Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/16 E. 2024/1070 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/16
Karar No
2024/1070
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/16 KARAR NO : 2024/1070

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/05/2019 (Dava) - 13/10/2021 (Karar) NUMARASI : 2019/78 Esas - 2021/190 Karar DAVA : Tasarım Hakkının İhlali ve Haksız Rekabetin Tespiti - Men’i, Sonuçlarının Ortadan Kaldırılması - Maddi ve Manevi Tazminat BAM KARAR TARİHİ : 03/07/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/07/2024 İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/10/2021 tarih ve 2019/78 Esas - 2021/190 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 07.05.1999 tarihinde kurulduğunu ve kuruluş tarihinden bu yana soğutma sistemleri imalatı üzerine faaliyet gösterdiğini, ... numaralı soğutma ünitesi tasarımını da 16.01.2015 tarihinde TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, bu tasarım üzerindeki mutlak hak sahipliği ve ticari kullanım hakkının münhasıran müvekkiline ait olduğunu, davalının ise müvekkiline ait söz konusu tasarımının birebir aynısını kullandığını ve üreterek sattığını, bahsi geçen ürünlerin davalıya ait ... adlı internet sitesi üzerinden soğutma sistemleri linki altında ticarileştirildiğini, davalı tarafın bu kullanımının tespiti amacıyla İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/144 D.İş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti yaptırıldığını ve davalı ürünü ile müvekkilinin tasarımı arasında bilgilenmiş kullanıcılar üzerinde yarattığı genel izlenim bakımından farklılık bulunmadığının tespit edildiğini, davalının eylemlerinin müvekkilinin tasarım hakkından kaynaklanan haklarını ihlal ettiğini ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalının tasarım ihlalinin ve haksız rekabetin tespitine ve engellenmesine, dava konusu ürünlerin reklam ve tanıtım faaliyetlerinin, özellikle internet sitelerindeki tanıtımının engellenmesine, bu hususta karara riayet edilmediği takdirde ilgili sitelerin erişime kapatılmasına, masrafı davalıdan alınmak suretiyle dava konusu ürünlere, bu ürünlerin kalıplarına, bu ürün görsellerinin yer aldığı reklam ve tanıtım vasıtalarına, ticari evraklara el konulmasına, el konulan ürün ve araçların muhafaza altına alınmasına ve imhasına, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, davalı müvekkilinin adresinin İzmir olması nedeniyle davanın İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, müvekkilinin 2014 yılından beri soğutma ürünleri satışı üzerinde ticari faaliyetini yürüttüğünü, davacının tasarım tescili aldığını iddia ettiği ürünün Çin'den ithal edildiğini, dolayısıyla müvekkili tarafından davacının tasarım hakkının ihlal edilmediğini, kaldı ki müvekkiline ait ürünün boyutları ile davacı ürünün boyutlarının aynı olmadığını, ürünlerin menfez ve ızgara deliklerinin de birbirinden çok farklı olduğunu, müvekkilinün ürününde kumanda paneli bulunmadığını, oysa davacı ürününde kumanda panelinin yer aldığını, ürünlerin renkleri ve markalarının dahi farklı olduğunu, her iki ürün üzerinde iddia edildiği gibi kullanıcılar nezdinde bir ayniyet bulunmadığını, dolayısıyla haksız rekabetin de söz konusu olmadığını savunarak, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince; "... davalı ürünlerinin İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/144 Değişik İş sayılı dosyası kapsamında hazırlanan bilirkişi raporu tarihi itibari ile EP 60/3 olarak kodlandığı, değişik iş raporu sunumundan sonra aynı ürünün EP 60/2 olarak kodlandığı, bu ürünlerin davacıya ait ... tasarımı ile genel izlenim itibari ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve davacı tasarımına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu anlaşılmıştır. Muhasip bilirkişi raporu ve ek raporu dikkate alındığında davalının tasarıma tecavüz sebebiyle davacının SMK 'nın 151/2-b maddesi uyarınca Yoksun Kalınan Kazancının 35.537,54 -TL olduğu anlaşılmıştır. SMK'nın 149/1-ç maddesi uyarınca, sınai mülkiyet hakkı sahibi, tecavüzün tespit, önlenmesi ve maddi tazminat yanında manevi tazminat da talep edebilmektedir..." gerekçesiyle Davacının davasının kabulü ile Davalıya ait bilirkişi raporunda ep 60/3 ve ep 60/2 ürünlerin davacının ... nolu tasarımına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve engellenmesine Tecavüz oluşturan ürünlerin reklam ve tanıtım faaliyetlerinin, özellikle internet sitelerindeki tanıtımının engellenmesine, Masrafı davalıdan alınmak sureti ile; tecavüz konusu ürünlerin kalıplarına, bu ürün görsellerinin yer aldığı reklam ve tanıtım vasıtalarına, ticari evraklara, tecavüz konusu oluşturmayan ürünlerin üretiminin engellenmeyecek şekilde el konulmasına; el konulan ürülerin şekillerinin değiştirilerek tecavüz engelleniyorsa şekillerinin değiştirilmesine, aksi halde imhasına, 35.537,54 TL maddi tazminatın ve 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde, hüküm özetinin ulusal çapta yayın yapan gazetede giderleri davalıya yüklenerek, ilan edilmesine, ilan için kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde başvuru gerektiğine, 3 ay içinde başvurulmadığı takdirde ilan hakkının düşeceğine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın esası hakkında verilen kararın vekalet ücretine ilişkin kısımları dışında hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunu, mahkemece tanzim edilen gerekçeli kararda maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabul edilerek bu kalemler üzerinden vekalet ücreti hesaplandığını, müstakil bir dava konusu olabilecek nitelikteki tasarım ihlali ve haksız rekabetin tespiti davası bakımından ayrıca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yetkisizlik nedeniyle asıl mahkemece lehlerine vekalet ücreti hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin satışa sunduğu ve davaya konu ürünlerin imalatının müvekkili tarafından yapılmadığını, davaya esas alınan ve davacının da patent aldığını iddia ettiği ürünün Çin'de ithal edildiğini, Çin'de tescilli ve geçerli patent belgesine dayalı dış mekan soğutma makinasına ilişkin hakların Türkiye'de ithalinden söz edilemeyeceğini, herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğunun kabul edileceğini, ancak ürünlerin incelenmesi ve değerlendirilmesinde bu durumun tespit edebilecek yeterli bir araştırma ve inceleme dahi yapılmadan eksik bir raporla hüküm kurulduğunu, söz konusu raporu kabul etmediklerini, bilirkişi raporunda, yenilikten ve ayırt edicilik kriterlerini taşıyıp taşımadığı hususunda yapılan açıklamaların da davadaki ürünlerin bizzat incelenmeden resimler üzerinde bir incelemeye dayalı olduğundan kabul etmediklerini, davacının, tescilli olduğunu iddia ettiği ürünü yurt dışından ithal etmekte iken kendi ürünüymüş gibi gösterme çabasını kabul etmediklerini, tescillenen tasarımın, davacının kendi tasarımı ve üretimi olmadığı gibi, söz konusu TPE nezdindeki başvurudan önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulması halinde söz konusu tasarımın yenilik özelliğini yitirmiş olması ,ayrıca tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim itibariyle de ortak özellikleri değerlendirildiğinde ayırt edicilik kriteri taşımadığını, davacının davasına dayanak olan tescilinin yasal olmadığını, dosyada tasarım ihlali söz konusu olmadığından haksız rekabet şartlarının oluşmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tasarım hakkının ihlali ve haksız rekabetin tespiti, men’i, sonuçlarının ortandan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. 1-) Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davalı her ne kadar davacı tasarımının ayırt ediciliğinin bulunmadığını savunmuş ise de davacının tescilli tasarım hakkına dayalı olarak eldeki davayı açabileceği, dosya kapsamına göre davacı tasarımının hükümsüzlüğüne yönelik açılmış bir davanın da bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddi gerekmiştir. 2-) Dava, tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacının, her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiş olması 6100 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesi gereğince davaların yığılması niteliğinde olup, kabul edilen istemlerin her biri için ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca ayrı bir vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesinin hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, davacının istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Bu nedenlerle; yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle davacı lehine kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından Dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE; İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/78 Esas - 2021/190 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-1-b-2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE, "a-Davacının davasının kabulü ile, Davalıya ait bilirkişi raporunda ep 60/3 ve ep 60/2 ürünlerin davacının 2015/00231 nolu tasarımına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve engellenmesine, Tecavüz oluşturan ürünlerin reklam ve tanıtım faaliyetlerinin, özellikle internet sitelerindeki tanıtımının engellenmesine, Masrafı davalıdan alınmak sureti ile; tecavüz konusu ürünlerin kalıplarına, bu ürün görsellerinin yer aldığı reklam ve tanıtım vasıtalarına, ticari evraklara, tecavüz konusu oluşturmayan ürünlerin üretiminin engellenmeyecek şekilde el konulmasına; el konulan ürülerin şekillerinin değiştirilerek tecavüz engelleniyorsa şekillerinin değiştirilmesine, aksi halde imhasına, 35.537,54 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde, hüküm özetinin ulusal çapta yayın yapan gazetede giderleri davalıya yüklenerek, ilan edilmesine, ilan için kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde başvuru gerektiğine, 3 ay içinde başvurulmadığı takdirde ilan hakkının düşeceğine, Alınması gereken 3.110 TL karar harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 777,76 TL harçtan mahsup edilerek, eksik 2.332 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 777,76 TL peşin harcın da davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, Manevi tazminat talebi yönünden; davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT.’ne göre belirlenen 1.500,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, Maddi tazminat talebi yönünden; davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT.’ne göre belirlenen 5.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, Tasarım Hakkının İhlali ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men’i, Sonuçlarının Ortandan Kaldırılması talebi yönünden; davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT.’ne göre belirlenen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 2.361 TL ve İstanbul anadolu 2018/144 d.iş pul parası 14 TL eklenerek yapılan toplam 2.570 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacı tarafa ödenmesine, Davalı tarafından yapılan toplam 240,10 TL yargılama giderinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili yanlara iadesine," ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 3-İstinaf İncelemesi Yönünden Harç ve Yargılama Masrafları; a-Davacı istinafı yönünden; davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL ve posta gideri 53,00 TL olmak üzere toplam 215,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Davalı istinafı yönünden; alınması gerekli 3.110,66 TL harçtan peşin alınan 777,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.333,16 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, d-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03/07/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/16, K. 2024/1070, T. 03.07.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-16-e-2024-1070-k-651bbd287527