Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2022/1568 E. 2025/545 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1568
Karar No
2025/545
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO:2022/1568

KARAR NO:2025/545

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ:31/03/2022

NUMARASI:2020/66 E. - 2022/93 K.

DAVANIN KONUSU:Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/03/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle müvekkilinin 1997 yılından bugüne, sanayi sektöründeki yerini kendine özgü tasarım ve uygulamaları ile koruduğunu, müvekkilinin kalıp imalatı yapan ve mobilya aksesuarı üretimi ile iştigal ettiğini, davaya konu çoklu tasarımların TPMK nezdinde ..., ..., ..., ... ve ... tescil numarası ile müvekkili adına tescilli olduğunu, ancak hal böyle iken davalının, müvekkilinin tescilli "tepsi" ürününe konu tasarımlarının birebir aynılarını üreterek sattığını, bu ürünleri iş yerinde ve kataloglarında sergilediğini, bu hususun mahkemenin 2019/399 D.İş sayılı dosyası ile yapılan delil tespiti ile de sabit olduğunu, müvekkilinin piyasada ... tescil numaralı "..." ibareli marka ile hizmet verdiğini, davalının da ... numaralı "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, müvekkili markası ile davalı markasının telaffuz bakımından aynı olduğu gibi aynı zamanda mal ve hizmet sınıfları bakımından da aynı olduğunu, davalı markasının iltibasa sebebiyet verdiğini ve davalının tüm bu eylemlerinin müvekkilinin tescilli tasarım ve markadan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, müvekkilinin tescilli tasarımlarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasını, tecavüz teşkil eden ürünler ve münhasıran bunların imalinde kullanılan kalıp ve her türlü tanıtım malzemelerine el konularak imhasını, davalı adına tescilli ... tescil numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğünü ve şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın, tespit tarihi olan 09/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 21/03/2022 tarihli dilekçesi ile, 1.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 12.662,61 TL olarak ıslah etmiş ve harcını yatırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; davacı yanca dava konusu yapılan tasarım tescillerine konu ürünlerin yüzyıllardır ulusal ve uluslararası bazda tekstil, züccaciye, ev tekstili sektöründe ve benzeri alanlarda kullanılan ve kamuya arz edilmiş ürünler olduğunu, davacının TPMK nezdinde tescilli ..., ..., ..., ... ve ... tescil numaralı tasarım tescillerinin kanunda öngörülen yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine haiz olmadığını, bu nedenle davacı yanın bu tasarım tescillerinden herhangi bir hak talep edemeyeceğini, müvekkilinin tescilli tasarımına konu "tepsi" ürünü ile davacı ürünlerinin kenar ve orta kısımlarının bariz şekilde farklı olduğunu, davacının kötü niyetli olarak kendisine ait olmayan, yıllardır dünya çapında bilinen ve kullanılan tasarımları kendi adına tescil ettirerek bu yolla haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilinin herhangi bir tecavüz ve haksız rekabet eylemi içerisinde bulunmadığını ve davacı iddialarının soyut ve gerçek dışı olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalının "..." kod numarası verdiği ürün ile davacı adına tescilli ... (8) nolu tasarım tescili ile aynı/benzer ; davalının "..." kod numarası verdiği ürün ile davacı adına tescilli ... (1) nolu tasarım tescili ile aynı/benzer ; davalının "..." kod numarası verdiği ürün ile davacı adına tescilli ... (1) nolu tasarım tescili ile aynı/benzer ve davalının "..." kod numarası verdiği ürün ile davacı adına tescilli ... (2) nolu tasarım tescili ile aynı/benzer ürün üretmesinin ve satışa arz etmek suretiyle davacının bu tasarım tescillerinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin durdurulmasına, tecavüz teşkil eden ürünler ve münhasıran bunların imalinde kullanılan kalıp ve her türlü tanıtım malzemelerine el konularak, imhasına, 2-Davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, 3-Toplam 12.662,61 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın, tespit tarihi olan 09/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin REDDİNE," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait ... tescil numaralı "..." markası ile davalı müvekkiline ait ... tescil numaralı "..." markası arasında ortalama tüketiciler nezdinde iltibas ihtimali bulunmadığını, markaların harf konumlandırılması, logo farklılıkları ve fonetik özellikleri göz önüne alındığında birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, bilirkişi raporlarında yalnızca markalardaki ortak harflerin ve aynı hizmet sınıfında yer almalarının dikkate alındığını, ancak bu değerlendirmelerin dar kapsamlı ve eksik incelemeye dayandığını, itirazlarına rağmen yeni bir bilirkişi raporu alınmadığını, müvekkili şirketin Suriyeli kuruculara sahip olduğunu ve müşteri kitlesinin ağırlıklı olarak Arap kökenli kişilerden oluştuğunu, "..." ibaresinin Arapçada özel bir anlamı bulunduğunu ve "..." markasıyla fonetik benzerlik taşımadığını, markaların logolarının tamamen farklı olduğu ve ortalama tüketicilerin öncelikle görsel unsurlara dikkat ettiklerinden iltibas ihtimalinin bulunmadığını, bu nedenle markanın tescil edildiğini, müvekkilinin uzun süredir bu markayı kullandığını ve davacının markanın tescilinden 2 yıl sonra dava açmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, taraf markalarının piyasada barışçıl şekilde birlikte var olma ilkesinin (coexistence) uygulanması gerektiğini, davacının uzun süre sessiz kaldığını, davacıya ait ...-8 numaralı tescilli tasarımın koruma süresinin sona erdiğini ve yenilenmediğini, bu nedenle davacının hukuki korumadan yararlanamayacağını, buna rağmen mahkeme ve bilirkişilerin bu hususu göz ardı ederek müvekkili aleyhine karar verdiğini, davacı adına tescilli ...-8 numaralı tabak tasarımı ile müvekkiline ait "...:514" kodlu ürünün haksız şekilde benzer olarak kabul edildiğini, oysa tasarımlar arasında belirgin farklılıklar bulunduğunu beyanla kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap ve katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; davalının iltibas yaratan tasarımları nedeniyle müvekkiline ait tasarım haklarına tecavüz ettiğini ve ... tescil numaralı "..." markasının tümden hükümsüzlük şartlarını taşıdığını, davalıya ait "..." ibareli markanın, müvekkiline ait ... tescil numaralı "..." markasıyla işitsel, kavramsal ve bütünsel marka algısı açısından birebir benzer olduğunu ve ortalama tüketiciler nezdinde iltibas yarattığını, davalının kötü niyetli olarak müvekkiline ait marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzer bir markayı tescil ettirdiğini ve Ortadoğu’da bilinen "..." markasının itibarı nedeniyle bu başvurunun yapıldığını, ayrıca müvekkilinin tasarımlarını da taklit ederek aynı ülkelere mal ve ürün sattığını ve müvekkiline ciddi zarar verdiğini ,müvekkiline ait "..." markasının şekil markası olduğu, davalıya ait ... tescil numaralı "..." markasının da şekil markası olduğunu, dolayısıyla görsel açıdan da büyük benzerlik taşıdığını , bilirkişi raporlarında da davalının "..." markasının tümden hükümsüzlük koşullarını taşıdığının belirtildiğini, müvekkiline ait ... ve ... numaralı tasarımlar ile davalının ... ve ... kod numaralı ürünlerinin birebir benzer olduğunu, davalının, önce müvekkiline ait markanın birebir benzerini tescil ettirdiği, ardından bu markayı kullanarak müvekkiline ait tescilli tasarımların aynısını uyguladığı ve tepsinin alt ve üst çerçeve figürlerinin bile birebir aynı olduğunu, tasarımlar arasındaki belirgin benzerliklerin, davalının kötü niyetli olduğunun açık göstergesi olduğunu , müvekkiline ait tasarımların yeni ve ayırt edici nitelikte olduğunu, kamuya ilk kez müvekkili tarafından sunulduğunu ve daha önce hiçbir tasarımla benzeşmediğini , müvekkiline ait tescilli tasarımların pazarlanması ve satışa sunulmasının müvekkilini manevi olarak zarara uğrattığını, davalının bu haksız eylemlerinin müvekkilinin ticari itibarını da zedelediğini ve güven kaybına sebep olduğunu büyük emekler harcayarak geliştirdiği tasarımların, davalı tarafından herhangi bir çaba sarf edilmeden birebir taklit edilmesi nedeniyle müvekkilinin manevi olarak zarar gördüğünü , mahkemenin yalnızca 10.000 TL manevi tazminata hükmettiğini, ancak bu miktarın davalının kötü niyetli eylemleri göz önünde bulundurulduğunda çok düşük olduğunu ve artırılması gerektiğini beyanla , davalı yanın istinaf taleplerinin reddine, kararının maddi ve manevi tazminat yönünden davacının talepleri doğrultusunda düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, tescilli tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, davalı adına tescilli ... tescil numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ve maddi-manevi tazminat taleplerine ilişkindir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile ,1.000 TL maddi tazminatı artırarak 12.662,61 TL maddi tazminatın tespit tarihi olan 09.08.2019'dan itibaren ticari faizi ile tahsilini talep etmiştir. ..., ..., ... ve ... tescil numaralı tasarımlar ile ... tescil numaralı "..." ibareli markanın 21. Sınıfta davacı adına, ... tescil numaralı "..." ibareli markanın 21. sınıfta davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.07.01.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda;"Davacı tarafa ait tasarım tescillerinin “Tabak” tasarımı olduğu, davacıya ait tasarım tescilleri ile davalıya ait ürünler karşılaştırıldığında, sunulan deliller ve tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan teknik değerlendirmeler doğrultusunda; -Davacı tarafa ait ... – 8 numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait dava dosyasına delil olarak sunulan ... kod numaralı ürün arasında kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, -Davacı tarafa ait ... – 1 numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait dava dosyasına delil olarak sunulan ... kod numaralı ürün arasında kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, - Davacı tarafa ait ... –2 numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait dava dosyasına delil olarak sunulan ... kod numaralı ürün arasında kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları,- Davacı tarafa ait ...– 5 numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait dava dosyasına delil olarak sunulan ... kod numaralı ürün arasında kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları,- Davacı tarafa ait ...– 1 numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait dava dosyasına delil olarak sunulan ... kod numaralı ürün arasında kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, -Davacı tarafa ait ... – 2 numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait dava dosyasına delil olarak sunulan ... kod numaralı ürün arasında kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davalı yanın tespit edilen kullanımlarından davacı yanın tescilli tasarımları ile bilgilenmiş kullanıcı nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğu davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğu, davalı adına tescilli ... numaralı marka bakımından, davaya konu markalar arasında tali unsurlar bakımından farklılıklar olsa da, söz konusu markaların esas unsuru olan harflerin okunuşlarının nerede ise birebir olduğu, her iki markanın 21. Sınıfta aynı emtialar için tescilli oldukları , davalı markasının iltibas teşkil ettiği tümden hükümsüzlüğünün şartlarının oluştuğu" belirtilmiştir.Ek raporda aynı görüşler tekrarlanmıştır. 23.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda; "Davalı firmanın 26.08.2016 yılında kurulduğu ve incelenen 2016-2017-2018-2019-2020 yılı ticari defterlerinin usulüne göre uygun tutulduğu ,davacının talebi olan SMK 151/2-b kapsamında davalının 2018 ve 2019 yılında dava konusu ...-...-... ve ... no.lu tasarımlara ait satışları olduğu, bu satışlar üzerinden genel giderler hesaba katılmaksızın 12.662,61 TL brüt satış karı elde ettiği " tespit edilmiştir. Tasarım hakkına tecavüz davası yönünden yapılan inceleme ve değerlendirme;SMK'nun 55.md'sine göre tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Burada kanun koyucu patent ve faydalı modelden farklı olarak fonksiyona değil, görünüme koruma bahsetmiştir. Bu nedenle tecavüz iddiaları da ürünün "görünümü" nazara alınarak değerlendirilmelidir. Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı gözünde oluşturduğu genel izlenim ile bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımların birlikte dikkate alınması gerekir. Kıyaslanan tasarımlar arasında sadece küçük ayrıntılarda farklılık varsa tasarımların aynı olduğu kabul edilir. Yine bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcı üzerinde oluşturduğu genel izlenim arasında genel bir farklılık varsa tasarım ayırd edici niteliğe sahip demektir. Burada, tasarım alanında, özellikle dikkat edilmesi gereken husus korumanın, görünüm, şekil, doku ve ergonomi gibi özelliklere hasredilmesidir. Tasarım hakkı ürün ve eşyaların teknik işlevini değil, dış görünümünü konu etmektedir.SMK 59. Maddesi hükmüne göre"Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz." şeklinde düzenlenmiş aynı kanunun 81.maddesinde, tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak ,tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller arasında gösterilmiştir.Dosya kapsamına göre, davacıya ait tasarımların tabak tasarımı olduğu , tasarım uzmanı bilirkişinin de yer aldığı heyet raporu ve ek raporunda ; davalının "..." kod numaralı ürününün davacı adına tescilli ... (8) nolu tasarım tescili ile, "..." kod numaralı ürünün ... (1) nolu tasarım tescili ile, "..." kod numaralı ürünün ... (1) nolu tasarım tescili ile, "..." kod numaralı ürünün ... (2) nolu tasarım tescili ile bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıkları tespit edilmiştir. Seçenek özgürlüğü kapsamında, ürünün nihai kullanım sırasındaki görünümü itibariyle bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim dikkate alınarak değerlendirme yapılması ve farklılıklara bakılmakla birlikte ağırlığın, kıyaslanan tasarımların ortak özelliklerine verilmesi gerektiğinden söz konusu davalı ürünlerindeki ayrıntı düzeyindeki farklılıkların tasarıma ayırt edicilik katmadığı, geniş bir seçenek özgürlüğü olmasına ve teknik zorunluluk olmamasına rağmen satışa sunduğu ürünlerin davacı adına tescilli tasarımına göre farklılık içermediği, genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları dolayısıyla tasarımın uygulandığı ürününün genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini ticari amaçlı üretmek/ satışa sunmak şeklindeki davalı fiilinin SMK 81. maddesi kapsamında tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmıştır.Davalı tarafça davacı tescilli tasarımlarının yeni olmadığı defi olarak ileri sürülmüş ise de, davacı tasarımlarının tescilli olduğu hükümsüz kılınmadığı sürece sahibi yönünden koruma sağlamaya devam edeceğinden davacı tasarımlarının yenilik özelliği olmadığına ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Davacı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde müvekkiline ait ... ve ... numaralı tasarımlar ile davalının ... ve ... kod numaralı ürünlerinin birebir benzer olduğunu, tecavüz teşkil ettiğini ileri sürmüş ise de , yukarıda yapılan açıklama çerçevesinde istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. SMK 150/1 maddesine göre, Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür.Tazminat talebi için kusur ve zarar şartının gerçekleşmesi gereklidir. SMK 151/1 maddesine göre,Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. Somut olayda davacı taraf, yoksun kaldığı kazancını, SMK'nın 151/2-b "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" üzerinden hesaplanmasını istemiştir.Davalının incelenen ticari kayıtlarında davaya konu olan ihlal teşkil ettiği belirlenen ürünlerin satışlarına ilişkin elde ettiği gelirden satış maliyetlerinin düşüldüğü ve net kazancın 12.662,61 TL olduğu tespit edilmiş olmakla bu satışlara ilişkin olmayan giderlerin düşülmesi gerektiğine yönelik istinaf sebebinin yerinde görülmediğinden , davacının maddi tazminat talebinin bu miktar üzerinden kabul edilmesinde bir isabetsizlik söz konusu değildir. Davalının tasarım hakkına tecavüz teşkil eden eylemi nedeniyle davacının manevi tazminat talep hakkı bulunduğu somut olayın özelliği kusur ve zarar durumunu göre 10.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmıştır. Marka hükümsüzlüğü davası yönünden yapılan inceleme ve değerlendirme;Davacının davaya dayanak ... tescil numaralı "..." ibareli markasının 21. Sınıfta tescilli olduğu, davalının sonraki tarihli hükümsüzlüğü talep olunan ... tescil numaralı "..." ibareli markanın 21. Sınıfta davacı markası ile aynı emtialarda tescilli olduğu, markaların esas unsurunu kelime ve harf grubu olduğu, bunların telaffuzlarının aynı olduğu, arap ülkelerinde davalı markasının farklı telafuz edileceğine ilişkin iddianın benzerliği ortadan kaldıracak bir savunma olarak dikkate alınamayacağı , markalardaki tali nitelikteki şekil unsurlarının bütüncül izlenimde markaları farklılaştırmaya yeterli olmadığı, markaların esas unsurları arasında yüksek benzerlik nedeniyle ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu , iltibasa sebebiyet vereceği dikkate alındığında SMK'nun 6/1 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, mahkemece davalı markasının hükümsüzlüğüne dair verilen kararın dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 31/03/2022 tarih ve 2020/66 E. 2022/93 K. Sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar harcı ve 220,70 TL İstinaf kanun yoluna başvurma harcının, davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.548,08-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 390,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.158,08-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/03/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2022/1568, K. 2025/545, T. 27.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-44-hukuk-dairesi-2022-1568-e-2025-545-k-9a66c505c88f