Bölge Adliye Mahkemesi · Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2022/146 E. 2023/716 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/146
- Karar No
- 2023/716
- Karar Tarihi
T.C. .... BAM ..... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .../... -.../... T.C. .. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A .... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : ../... KARAR NO : ../...
BAŞKAN : ... ÜYE : .. ÜYE : .. KATİP :...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : .../... KARAR NO : .../... KARAR TARİHİ : ... İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av.... DAVALILAR : 1-... 2-... 3-... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) B.A.M. KARAR TARİHİ : ... KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taraf dava dilekçesinde, davacının sigortacısı olan ....'ın maliki bulunduğu araçta 07/09/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sigortalının vefat ettiğini, bu kaza dolayısıyla sigortalının mirasçılarına 02/12/2019 tarihinde 298.636,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, müteveffanın aynı zamanda sigortalı olması sebebiyle vefat eden ........'ın üçüncü kişi konumunda olayıp sigortalı konumunda olduğunu, bu sebeple kimse kendi kusurundan menfaat edemez ilkesi gereğince davalıların tazminat hakkının bulunmadığını, ZMMS genel şartlarının A.3 maddesi uyarınca üçüncü şahısların ölümünün gerçekleşmesi gerektiğini, davacıların yanılması sonucunda sigortalının mirasçılarına ödeme yaptığını, bu nedenle ödenen bedelin davacıya iadesini talep ve dava etmişlerdir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde, tarafların arabuluculuk görüşmeleri sonrasında 22/11/2019 tarihli anlaşma tutanağı ile anlaşma ile görüşmeleri sonuçlandırdığını, anlaşma tutanağındaki hususlarla ilgili tarafların dava açmayacağını, kanunen zorunlu olduğunu, yanılma iddiasına dayalı olarak yapılan ödemenin geri iadesinin istenemeyeceğini, bu nedenle açılanın davanın reddini talep etmişlerdir. Mahkemece, davacının davalı .....'a yönelik davasının kabulü ile; 211.640,00 TL alacağın 02/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, diğer davalılar ... Ve .... 'a yönelik davasının reddine, karar verilmiştir. Davalı vekili istinafa başvuru dilekçesinde, arabuluculuk anlaşma tutanağının iptali istenmeden iş bu istinafa konu davanın açılması hukuka aykırı olduğunu, savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, hataen ödeme iddiasına dayalı sebepsiz zeginleşmeden ötürü alacak istemine ilişkindir. 07/06/2012 tarih ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “Arabuluculuk” müessesesi benimsenmiş, aynı Kanunu’nun 18. maddesinin 5. fıkrasında da “Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.” hükmü getirilmiştir Buna göre arabuluculuk faaliyeti sonunda ulaşılan anlaşma belgesinin taraflar için bağlayıcı olmasının yanı sıra dava açma yasağı teşkil etmesi etkisini doğuran bir düzenlemeye yer verilmiş olup arabuluculuk sonucunda ulaşılan anlaşma taraflar için bağlayıcı olup arabuluculuk sonucunda üzerinde anlaşmaya vardığı uyuşmazlıklar yönünden daha sonra dava yoluna gidemeyeceği anlaşılmaktadır. (Yargıtay 4. HD. 2021/19751 - 2021/11349 sayılı ilam) Dava konusu somut olayda, davalılar vekili ile davacı sigorta şirketi vekilinin 22.11.2019 tarihinde dava konusu rücu istemine konu ödemeye esas olacak şekilde, davalıların, yakınları ...........’ın ölümünden ötürü maddi tazminat alacağı bakımından arabuluculuk anlaşma tutanağı imzaladıkları, davacı sigorta şirketinin bu tutanağın imzalanmasına karşı irade fesadı oluşturan bir sebebin varlığını somut olarak ileri sürmeksizin hata hükümlerine dayalı eldeki davayı açtıkları, yukarıda değinilen yasanın 18/5 hükmü uyarınca, ara buluculuk sonucu anlaşılan dava konusu alacak bakımından taraflarca dava açılmasının mümkün olmadığı gözetilerek davanın reddi gerekirken yasal olmayan gerekçe ile davanın kısmen kabulü doğru olmamış, bu nedenle davalı .......... vekilinin istinaf isteminin kabulü ile davanın reddine dair aşağıdaki gibi düzelterek hüküm kurmak gerekmiştir. 6100 sayılı HMK 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeple esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile .... .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) ....tarih, .../...-.../... sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2- HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, a) Davanın REDDİNE, b) Alınması gereken 179,90.-TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 5.099,96.-TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 4.920,06-TL harcın davacıya iadesine, c) Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, e) Davalılar kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereği 9.200,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ....'a ödenmesine, f) Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 3- Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince ilgilisine iadesine, 4- İstinaf yargılaması sırasında davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kararın mahiyeti gereği davacı üzerinde bırakılmasına, 5- Karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce yapılmasına, 6- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere 09/03/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
... Başkan ..
.. Üye ..
.. Üye ..
.. Katip ..