Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1446 E. 2023/727 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1446
Karar No
2023/727
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/21 KARAR NO : 2025/966 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18.10.2023 NUMARASI : 2022/1446 E. - 2023/727 K. DAVANIN KONUSU : Genel Kurul Kararının İptali İstemli KARAR TARİHİ : 23.06.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23.06.2025 Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.10.2023 tarih 2022/1446 E. - 2023/727 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacılar vekili, ... Ticaret A.Ş'nin dava dışı ... tarafından TTK'ya aykırı şekilde, hileli davranışlarla müvekkillerine ait taşınmazı ele geçirmek amacı ile kurulduğunu, şirketin %50 hissesinin ... ve müteveffa ...'ın mirasçıları ..., ... ve ... olup diğer %50 hissenin ise ...'in sahibi ve tek ortağı olduğu ... Sanayi Ticaret A.Ş'ye ait olduğunu, ...'ın vefat etmesi üzerine şirket hisselerinin ..., ...ve ...'a intikal ettiğini, şirketin yönetim kurulunun ve görev süresinin belirlenmesi amacıyla 19.09.2022 tarihinde Genel Kurul toplantısı yapılacağına dair müvekkillerine ihtar çekilerek olağan genel kurul toplantısına çağrı yapıldığını, toplantıya davet için müvekkillerine gönderilen ihtarnameler ile Ticaret Sicili kayıtlarında görülen toplantı tarihlerinin farklı olup, 125 pay sahibi ...'ın vefatı sonrasında pay sahibi varisleri ..., ... ve ...'ın toplantı yerinde hazır bulunsa da yönetim kurulu kararıyla pay dağılımı yapılarak haziruna yazılmadığı, varislerin aralarından veya dışarıdan noter vasıtasıyla bir temsilci atamadığından toplantıya katılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle katılım isteklerinin hukuka aykırı bir şekilde reddedildiğini, bu duruma karşı davacı ... tarafından muhalefet şerhi konularak tutanağa geçirildiğini, ...'in müvekkillerini genel kurul toplantısına davet etmesine karşın, ...'ın varislerini toplantıya almayarak kendisini şirket yönetim kurulu başkanı seçtirdiğini belirterek Genel Kurulda alınan 1,2,3 ve 4 numaralı kararların iptalini istemiştir. CEVAP :Davalı vekili, davanın kötüniyetle açıldığını, davacı ...'ın eski yönetim kurulu başkanı olduğunu, diğer yönetim kurulu üyesi ... tarafından 15/02/2022 tarihinde ihtarname gönderilerek genel kurul çağrısı yapılmasının talep edilmesine rağmen çağrının yapılmadığını, bunun üzerine 2022/558 E sayılı dosyasının açıldığını ve yetki alındığını, alınan yetki üzerine 22/09/2022 tarihinde toplantının yapıldığını, davacıların bu toplantıdan haberdar olduklarını, davacıların temsilci atamadıklarından dolayı toplantıya katılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle toplantıya katılamadıklarını, davacıların toplantıya katılamamalarının kendilerinden kaynaklandığını, TTK ve Genel Kurul Toplantılarının usul ve esasları ile ilgili ve bu toplantıda bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğe göre bir pay birden çok kişinin ortak mülkiyetinde ise bunlar ancak kendi içlerinden veya dışarıdan seçecekleri bir temsilci vasıtasıyla genel kurula katılıp oy kullanabileceğinin belirtildiğini bu nedenle bu koşul yerine gelmediğinden toplantıya katılamadıklarını, bu konuda bakanlık temsilcisinin görüşü alındığını, davacıların temsilci atayamamalarının sebebinin şirket yönetim kurulunun o tarihte bulunmadığını belirttiğini ancak şirketin vefat tarihinde yönetim organına sahip olduğunu, esas sözleşmeye göre görev süreleri dolmuş olsa dahi davacı ... ve ...'in yönetim kurulunu oluşturduklarını ancak davacıların buna rağmen temsilci atamadıklarını haziruna yazılmayı talep etmediklerini, muris ...'ın ölümünden 6 ay geçmiş olduğu tarihte dahi mirasçıların murisin şirkette bulunan paylarının devri için başvuru yapmadıklarını, davacıların üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, davacılar ..., ... ve ... yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, 125 payı olan murisin genel kurul tarihinden evvel mirasçılara genel kurul tarihine kadar hisselerinin intikalinin yapılması hususunda bir başvuru yapılmadığını, tüm bu nedenlerle ilk aşamada geri bırakılması talebinin reddine karar verilerek öncelikle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda, gündemin 4. Maddesinde, 31.12.2020 ve 31.12.2021 tarihleri itibariyle yönetim kurulu faaliyet raporları ve bilanço ve gelir tablolarının 125 ret, 250 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiği, 06/07/2020 tarihinden itibaren Yönetim kurulu üyesi olan dava dışı ...'in kendi ibrasında oy kullanmayacağı, dolayısıyla toplantıya katılan ve oy kullanan 375 paydan, 250 payın geçersiz olup, geriye kalan 125 pay sahibin de red oyu vermesi nedeniyle alınan kararın TTK 436. Maddesine aykırı olduğundan davanın kısmen kabulü ile davalı şirketi'nin 22/09/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısı nedeniyle davacılar murisi ...'ın mirasçıları davacı ..., ... Ve ...'ın genel kurul kararına karşı iptal talebi yönünden açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine, davacı ... tarafından açılan davada genel kurul toplantısında alınan 1 nolu divan heyetinin seçimi, 2 nolu genel kurul tutanaklarının imzalanması için divan heyetine yetki verilmesi ve 3 nolu yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin iptal talebinin reddine, 4 nolu yönetim kurulu faaliyet raporlarının oylanması ve bilanço gelir ve gider tablolarının oylanması ile ilgili alınan kararın iptaline karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davacılar vekili, davalı tarafından müvekkillerine gönderilen ihtarnamede yazılı toplantı tarihi ile ticaret sicil kayıtlarında görülen toplantı tarihlerinin farklı olduğunu, çağrının usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmediğini, bu sebeple müvekkillerinin toplantıya temsilci atayamadıklarını, müvekkillerinin 22.09.2022 tarihinde toplantı adresine gidip, toplantıya katılmak istemelerine karşın, pay sahibi varislerin yönetim kurulu kararıyla pay dağılımı yapılarak haziruna yazılmadığı, varislerin temsilci de atamadıkları gerekçesiyle toplantıya katılmalarının mümkün olmadığı belirtilmiş ise de, TTK madde 414'e göre genel kurul toplantısına çağrının, esas sözleşmede gösterilen şekilde şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılacağı, bu çağrının ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılacağı, davacılara söz konusu çağrının ... 9. Noterliği'in 09.09.2022 tarihli ve 11969, 11970,11971 ve 11972 Yevmiye numaraları ihtarnameleri ile 19.09.2022 tarihinde genel kurul yapılacağının belirtildiği, dolayısıyla davalı tarafından yapılan çağrı usulsüz olduğunu, ...'ın varisleri olan bir kısım davacıların pay defterine kaydedilmesini engellemek maksadıyla toplantıya çağrıyı usulsüz yaptığını, davaya konu genel kurulun ihtarda belirtilen 19.09.2022 tarihinden farklı olarak 22.09.2022 tarihinde toplandığını, genel kurul toplantı tarihinin hatalı bildirilmesi nedeniyle gerekli iş ve işlemlerin yapılamadığını, müvekkillerin temsilci atayamamasının en büyük nedeninin davalı şirketin yönetim organının bulunmaması ve genel kurul toplantısı için bildirilen tarihin hatalı olması olduğunu, bunun sonucunda yönetim kurulu üyeliği için aday gösterilen ...'ın yönetim kuruluna seçilemediğini, bu bakımdan müvekkillerin miras yolu ile elde ettikleri hisselerin pay defterine kaydedilmesi talebinin kötü niyetli davalı tarafından engellendiğini, genel kurul toplantısı için usulsüz çağrı yapmak suretiyle müvekkillerin toplantıdan önce yapılması gereken hazırlık işlemlerini yapmasına engel olup, genel kurul toplantısına katılamamalarına sebebiyet verdiğini, bu nedenle 1, 2, ve 3 numaralı kararların da iptali gerektiğini, pay sahiplerinin genel kurula girişinin engellenmesinin oylamaya kesin şekilde etki ettiğini, seçim sonucunun ... lehine çıkmasını sağladığını, TTK'nın İptal davası açabilecek kişiler başlıklı 446/b Maddesinde toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri iptal davası açabilir." hükmüne göre davacıların aktif husumetinin bulunduğunu, bu nedenlerle genel kurula katılmalarına ve oy kullanmalarına haksız olarak izin verilmeyen müvekkilleri ..., ... ve ...'ın TTK 446.maddesine göre iptal davası açabilecek kişiler olduğunu, genel kurulun 1, 2 ve 3 numaralı gündem maddelerinde iptali gerektirecek bir bulguya rastlanılmadığı sonucu hatalı olup söz konusu kararların iptali gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili, yerel mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda 31.12.2020 ve 31.12.2021 tarihleri itibariyle yönetim kurulu faaliyet raporları ve bilanço ve gelir tablolarının 125 ret, 250 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiği, yani yönetim kurulunun kendi kendini ibra ettiğini, bu durumun TTK 436. Maddesine uymadığını belirtmiş ise de, müvekkili şirketin dava tarihindeki yönetim kurulu başkanı şirketin ortağı olan ... ve ... Ticaret Anonim Şirketi yetkilisi ... olduğunu, ancak mahkemece iptaline karar verilen yönetim kurulunun kendi kendini ibra ettiği dönem olarak bahsedilen 31.12.2020 ve 31.12.2021 tarihlerinde yönetim kurulu başkanının davacılardan ... olduğunu, yani davacının kendisi kendi sorumlu olduğu cari yıla ait dönemi ibra etmediğini, ayrıca davacılardan ...'ın yine ibra etmediği, sorumlu olduğu cari yıla ait detaylı nizam ve hesap cetvelinde şirketin üçüncü kişilere karşı herhangi bir borç veya alacağı da bulunmadığını, yine şirketin hesap hareketlerinde kuruluş masrafları hariç herhangi bir harcamanın yapılmadığını,dolayısıyla şirketin aktif bir hesap hareketi bulunmadığı gibi davacının kendisinin sorumlu olduğu cari yıla ait ibra etmeme durumunun da mahkemece değerlendirilmesi gerekmekte iken bu durumun değerlendirilmeden 4 numaralı genel kurul kararının iptaline karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. GEREKÇE :Dava, davalı şirketin 22.09.2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan 1,2,3 ve 4 numaralı kararların iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacılar vekili, davalı şirketin 22.09.2022 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararlardan 1,2,3 ve 4 numaralı kararların iptali istemiyle dava açılmıştır. Davalı vekili, muris ...'ın ölümünden 6 ay geçmiş olduğu tarihte dahi mirasçıların murisin şirkette bulunan paylarının devri için başvuru yapmadıklarını, müvekkillerin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediklerini bu sebeple de ..., ... ve ... yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Somut olayda, yerel mahkemece alınan 15.08.2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davalı şirkette 125 pay sahibi ...'ın vefatı sonrasında pay sahibi varisleri ..., ... ve ...'ın toplantı yerinde hazır bulunmalarına karşın, şirket hazirun listesinde isimlerinin bulunmadığı, hissedar olarak şirket pay defterine kaydedilmeye yönelik herhangi bir talepte bulunduklarının ve şirket yönetim kurulu tarafından davacıların bu talebinin değerlendirildiğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanmadığı, bu itibarla davacılar ..., ... ve ...’ın TTK 446. Maddesine göre iptal davası açabilecek kişiler arasında olmadığı yönündeki değerlendirmenin yerinde olduğu, 31.12.2020 ve 31.12.2021 tarihleri itibariyle yönetim kurulu faaliyet raporları ve bilanço ve gelir tablolarının oylanmasına ilişkin genel kurul toplantısının 4 nolu kararının ise, 125 red oyuna karşılık 250 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiği, 06/07/2020 tarihinden itibaren yönetim kurulu üyesi olan dava dışı ...'in kendi ibrasında oy kullanmayacağı, dolayısıyla toplantıya katılan ve oy kullanan 375 paydan, 250 payın geçersiz olup, geriye kalan 125 pay sahibinin de red oyu vermesi nedeniyle alınan kararın TTK 436. maddesine aykırı olduğu, bu gerekçeye dayalı yerel mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere göre; netice itibariyle ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmadığı, bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1446, K. 2023/727, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1446-e-2023-727-k-2d75882ad665