Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/141 E. 2022/364 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/141
- Karar No
- 2022/364
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1228 KARAR NO : 2025/223 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/06/2022 NUMARASI : 2022/141 E. 2022/364 K. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 12.02.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12.02.2025 Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.06.2022 tarih 2022/141 E. 2022/364 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacının kefil olarak imzaladığı 38.000 TL meblağlı bononun 10.000 TL'sini takipten önce ödediği halde senet bedelinin tamamı için Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/7100 E.sayılı dosyasında takip yapıldığını beyanla alacağın 10.000 TL'lik kısmında borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin 10.000,00 TL'lik bölümünün iptal edilmesi ve takibin 10.000,00 TL borç miktarı düşüldükten sonra hesap edilmek suretiyle borç miktarının belirlenmesine, %20 kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, dava konusu bono 10.06.2018 vadeli 38.000,00 TL bedelli olup, davacı tarafından ibraz edilen belgede 11.06.2018 vadeli bono şerhi bulunduğunu, davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini, banka dekontunda belirtilen senedin karşılığının ödenmesi nedeniyle davacıya iade edildiğini, yapılan ödemenin dava konusu 38.000,00 TL bedelli bono ile alakası bulunmadığını, davacı tarafından ödenen senede ilişkin delile ulaşıldığında mahkemeye ibraz edileceğini bildirerek, davanın reddine, %20 kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İZMİR BAM 17. H.D'NİN 17.02.2022 TARİH 2019/680 E. 2022/305 K. SAYILI DOSYASINDA KALDIRMA KARARINDAN ÖNCE VERİLEN İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, 13.06.2018 tarihli banka dekontunda belirtilen 10.000,00 TL'sının davacı tarafından davalı ...'ün oğlu ...'ün Türkiye ... Bankası hesabına "... bey 11.06.2018 tarihli senede mahsuben" açıklamalı olarak ödendiği, davalı tarafından 11.06.2018 tarihli başka bir senedin varlığının ispatlanamadığı, dekontta dava ve takip konusu bononun vade tarihinin 10.06.2018 yerine zuhulen 11.06.2018 olarak yazıldığı, kısmi ödeme halinde senet bedelini ödeyen tarafın senet aslını da alması gerektiği hususunun hukuka ve ticaret hayatına uygun düşmediği, böylece davacı tarafından davalıya yapılan 13.06.2018 tarihli 10.000,00 TL ödemenin dava ve takip dayanağı 10.06.2018 vadeli 38.000,00 TL bedelli bonoya mahsuben yapıldığı, davacının dava ve takip konusu 10.06.2018 vade tarihli ve 38.000,00 TL bedeli bononun 10.000,00 TL'sından borçlu ve sorumlu olmadığı, bu ödemeyi bilmesine rağmen davacı tarafın bu tutar yönünden de icra takibi yapmakla kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğünün 2018/7100 E. sayılı icra takibine konu edilen 06.03.2018 tanzim tarihli 10.06.2018 vade tarihli ve 38.000,00 TL bedelli bononun 10.000,00 TL'lik bölümünden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu bölüm yönünden sözü edilen icra takibinin iptaline, İİK.'nun 72/5.madde hükmü uyarınca, %20 kötüniyet tazminatı 2.000,00 TL'sının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İZMİR BAM 17. H.D'NİN 17.02.2022 TARİH 2019/680 E. 2022/305 K. SAYILI DOSYASININ VERİLEN KALDIRMA KARARI : İzmir BAM 17. H.D'nce dava ve takip konusu bonoda davacının kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, davalının lehtar-alacaklı olduğu, davacının davalı ...'ün oğlu ...'ün ... Bankası hesabına (... bey 11.06.2018 tarihli senede mahsuben ödeme) açıklamalı olarak 13.06.2018 tarihinde 10.000,00 TL ödeme yaptığı, dava dayanağı icra takibinin 10.000,00 TL ödeme düşülmeksizin bono bedeli 38.000,00 TL üzerinden yapıldığı hususlarında ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafça istinaf dilekçesi ile yargılama aşamasında verilen sürede sunulmayan 11/06/2018 tarihli bono fotokopisi sunulmuş ise de istinaf aşamasında yeni delil ibraz edilemeyeceğinden değerlendirmeye esas alınmadığı, 13.06.2018 tarihli banka dekontunda belirtilen 10.000,00 TL'sının davacı tarafından davalı ...'ün oğlu ...'ün ... Bankası hesabına "... bey 11.06.2018 tarihli senede mahsuben" açıklamalı olarak ödendiği, davalı tarafından 11.06.2018 tarihli başka bir senedin varlığının ispatlanamadığı, dekontta dava ve takip konusu bononun vade tarihinin 10.06.2018 yerine zuhulen 11.06.2018 olarak yazıldığı, kısmi ödeme halinde senet bedelini ödeyen tarafın senet aslını da alması gerektiği hususunun hukuka ve ticaret hayatına uygun düşmediği, böylece davacı tarafından davalıya yapılan 13.06.2018 tarihli 10.000,00 TL ödemenin dava ve takip dayanağı 10.06.2018 vadeli 38.000,00 TL bedelli bonoya mahsuben yapıldığı kanaatine varılmasında bir isabetsizlik olmadığı, davalı tarafça yapılan 10.000,00 TL'lik ödemenin takibe konu bono için yapılmadığını başka bono için yapıldığını savunduğunu, mahkemece davacı tarafından yapılan ödemenin takip konusu bono için yapıldığının kabulüyle 10.000,00 TL için borçlu olmadığının tespitine dair hüküm kurulmuşsa da; davalı taraf yapılan ödemenin başka borç için yapıldığı iddiasında bulunmuş olup, açıkça yemin deliline dayandığından; mahkemece davalı tarafa yemin delili hatırlatılmadan hüküm tesis edilmesinin doğru olmadığını, oysa yemin delilinin kesin delillerden olduğunu, davalı tarafa yemin delili hatırlatılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle, davalı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. İZMİR BAM 17. H.D'NİN 17.02.2022 TARİH 2019/680 E. 2022/305 K. SAYILI DOSYASINDA VERİLEN KALDIRMA KARARINDAN SONRA VERİLEN İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tensip zaptı ile birlikte davalı vekiline, yemin teklif etme hakkını kullanıp kullanmayacağını bildirmek, şayet yemin teklif etme hakkını kullanmak istiyorsa yemin metnini düzenleyip ibraz etmek üzere süre verildiği, davalı vekilince sunulan 16/03/2022 tarihli yemin metnine istinaden mahkemenin 02/06/2022 tarihli duruşmasında davacı asil ...'ın; "davalı tarafın yemin teklifini kabul ediyorum yemini eda edeceğim, bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum" şeklindeki beyanının akabinde, "dava konusu 38.000,00 TL'lik senede ilişkin 13.06.2018 tarihinde 10.000,00 TL ... hesabına ödeme yapılmış olup davalıya yahut ... e dava konusu senetten başka başka bir borcum veyahut ticari alışverişten dolayı da borcum bulunmamaktadır. Dolayısı ile ödemenin icra dosyasına konu borçtan mahsup edilmek üzere yaptığıma, davalıya ya da ... e başka bir borcum olmadığına, banka dekontunda belirttiğim vade tarihli senedim olmadığı gibi bu senedi de geri almadığıma davalı taraf ile davaya ve takibe konu senet dışında başkaca bir alışveriş-alacak-borç ilişkim olmadığına, davaya konu senetten başka bir senedin olmadığına, bankadan gönderdiğim 10.000,00 TL'nin davaya konu senet olduğuna dair namusum, şerefim ve kutsal saydığım tüm inanç ve değerlerim üzerine yemin ederim." şeklinde yemin eda ettiği, gerek İzmir Bölge Adliye mahkemesinin 7.Hukuk Dairesinin 17/02/2022 tarih, 2019/680 Esas, 2022/305 Karar sayılı kaldırma gerekçesinde mahkemenin kaldırma kararına konu gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığının belirtilmesi, gerekse davalının yemin teklifini davacı asilin kabul ederek yemini eda etmesi birlikte değerlendirildiğinde, yeminin mahiyeti ve niteliği gereği kesin delil niteliğinde olması da göz önünde bulundurularak davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davacının iddiasının 10.000,00 TL ödemenin dava konusu senede mahsuben yapıldığı, ancak hata sonucunda açıklama kısmında senet vadesinin yanlış yazıldığı iddiası olduğunu, davacı, "hata" hukuksal sebebine dayandığını, Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince "herkes iddiasını ispat ile mükelleftir." bu nedenle davacının hata iddiasını ispat etmesi gerektiğini, davacının bu yöne ilişkin tek iddiasının davalıdan işyeri devraldığını, bu devir sırasında diğer borçlunun eşine ihtiyaç duyduğu için diğer borçlunun davalıya olan borcuna kefil olduğu ve dava konusu senedi imzaladığı taraflar arasında başkaca ticari ilişki olmadığı iddiası olduğunu, bu şekilde taraflar arasında tek ilişkinin olmadığının davacının itirafı ile sabit olduğunu, bunun dışında senet borçlusu ... ile davalı arasında, Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü'nün 2018/8665 E sayılı dosyası yapılan takibin dayanağını oluşturan senet de taraflar arasındaki ilişkisinin sadece dava konusu senet ve devir sözleşmesi olmadığını açıkça ispat ettiğini, senede karşı senetle ispat kuralının istisnalarından biri olan "hata" nedeniyle taraflar iddialarını tanık ile ispatlamak hakkına sahiptir, mahkemece bu bağlamda gerek davacıya ve gerekse davalıya tanık isimlerini bildirmek üzere süre verildiği, süresi içinde davalının tanık isimlerini bildirdiği, davacının ise bildirmediğini, dava konusu 10.000,00 TL nin başka bir senede mahsuben yapıldığı, davacı tarafından sunulan banka dekontu ile sabit olduğunu, davacı, bu dekonttaki kaydın hatalı olduğunu, taraflar arasında başka bir ilişki olmadığını, bu iddiaları tanıkla ispatlamak istediğini beyan ettiğini, ancak tanık bildirmemek suretiyle iddiasından vazgeçtiğini, bu aşamadan sonra ve sadece davacının beyanına itibar etmek suretiyle hatanın varlığını kabul etmenin mümkün olmadığını, bunun yanında davacının hata etmediği hususunda davalı tarafından bildirilen tanıkların dinlenmemiş olmasının tek başına kararın kaldırılması için yeterli olduğunu, tanıklarımızın dinlenme talebi reddedilmeden ve neden reddedildiği hususu bildirilmeden sözlü yargılayama geçilerek hüküm tesis edilmesinin usul veyasaya aykırı olduğunu, davacı yanın ödemenin dava konusu bonoya ilişkin yapıldığını ispat etmesi gerektiği halde ve banka dekontunda dava konusu bonoya atıf yapılmadığı halde ve somut her hangi bir delile dayanmaksızın, sadece davacının iddialarına itibar etmek suretiyle mahkemece "zuhulen hata sonucu farklı bir vade tarihinin yazılarak ödemenin dava konusu bonoya karşılık yapıldığını" kabul etmesi sonucu davalının iddiası ödemenin banka dekontunda olduğu gibi başka bir senede karşılık yapıldığı iddiası olup banka dekontu dahi ödemenin başka bir senede karşılık yapıldığı hususunu doğruladığını, banka dekontunda ödemenin hangi vade tarihli senede karşılık yapıldığı açıkça yazılı olduğuna göre bunun aksini yani takip konusu bonoya ilişkin yapıldığını ispatın davacıya ait olduğunu, ödeme banka dekontunda da belirtildiği üzere 11/06/2018 tarihli 10.000,00 TL lik bonoya karşılık yapılmış, senet aslı borçluya iade edilmiş olup yapılan araştırmada dilekçeleri ekinde sunulan senet fotokopisi bulunduğunu, senet bedelinin 10.000,00 TL olduğundan davalı tarafça senedin borçlu davacıya iade edildiği, 10.000,00 TL lik senede yönelik yapılan ödemenin senet tutarının tamamını teşkil edip kısmi ödeme olmadığından borçluya iade edildiği, banka dekontu başlı başına ödemenin dava konusu bonoya karşılık yapılmadığının ispatı olup davacı yanın dava konusu bonoya ilişkin ödeme yapıldığını ispat edemediğini, kısmi ödemenin kanıtlanması için senet üzerinde bu hususta şerh ve borçlu elinde makbuz olması gerektiğini, borçlunun bu koşulların birlikte gerçekleştiği üzere ödeme iddiasını kanıtlayamadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/7100 E.sayılı dosyasında davalı alacaklı tarafından davalı borçlu ve dava dışı borçlu .... aleyhine 06/03/2018 tanzim 30/06/2018 vade tarihli, lehdarı ..., keşidecisi ..., avalisti ... olan 38.000 TL bedelli senede istinaden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığı görülmüştür. Dava ve takip konusu bonoda davacının kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, davalının lehtar-alacaklı olduğu, davacının davalı ...'ün oğlu ...'ün ... Bankası Hesabına (... bey 11.06.2018 tarihli senede mahsuben ödeme) açıklamalı olarak 13.06.2018 tarihinde 10.000,00 TL ödeme yaptığı, dava dayanağı icra takibinin 10.000,00 TL ödeme düşülmeksizin bono bedeli 38.000,00 TL üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafça istinaf dilekçesi ile yargılama aşamasında verilen sürede sunulmayan 11/06/2018 tarihli bono fotokopisi kararın ilk istinaf aşamasında sunulmuş ise de istinaf aşamasında yeni delil ibraz edilemeyeceğinden hükme esas alınamayacağı değerlendirilmiştir. 13.06.2018 tarihli banka dekontunda belirtilen 10.000,00 TL'sının davacı tarafından davalı ...'ün oğlu ...'ün ... Bankası hesabına "... bey 11.06.2018 tarihli senede mahsuben" açıklamalı olarak ödendiği, davalı tarafından 11.06.2018 tarihli başka bir senedin varlığının ispatlanamadığı, dekontta dava ve takip konusu bononun vade tarihinin 10.06.2018 yerine zuhulen 11.06.2018 olarak yazıldığı, kısmi ödeme halinde senet bedelini ödeyen tarafın senet aslını da alması gerektiği hususunun hukuka ve ticaret hayatına uygun düşmediği, böylece davacı tarafından davalıya yapılan 13.06.2018 tarihli 10.000,00 TL ödemenin dava ve takip dayanağı 10.06.2018 vadeli 38.000,00 TL bedelli bonoya mahsuben yapıldığı, dava konusu senedin bedeli ve dava değeri dikkate alındığında davacının davasını tanıkla ispat edemeyeceği yazılı delillerle davanın ispatının gerektiği, bu bağlamda davacı tarafın kesin delilleri içerisinde yer alan yemin delili nedeniyle İzmir BAM 17. H.D'sinin 17.02.2022 tarih 2019/680 E. 2022/305 K. Sayılı kaldırma kararı doğrultusunda davalı tarafa yemin teklifi hakkının hatırlatıldığı, davalı yanca yemin teklifinde bulunulması üzerine davacının usulüne uygun olarak duruşmaya daveti ile 02.06.2022 tarihli oturumda davalının yemin teklifinde belirttiği hususlarda yeminin eda kılındığı anlaşılmıştır. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 683,10 TL'den peşin alınan 170,78 TL'nin mahsubu ile bakiye 512,32 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.