Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2022/1386 E. 2025/37 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1386
Karar No
2025/37
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2022/1386 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/37

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/04/2022 ESAS-KARAR NO : 2021/96 E 2022/307 K DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 31/01/2025 YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2025

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... Oto Pazarlama ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili Tüketici Mahkemesine hitaben düzenlediği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 10/05/2016 tarihinde davalıdan sıfır kilometre ... plakalı ... marka araç satın aldığını, aracı satın aldıktan kısa bir süre sonra araçta uğultu sesi gelmesi ve motor silkelemesi şikayeti ile 18/08/2016 tarihinde davalı şirketin yetkili servisine başvurduğunu, servis yetkilileri tarafından aracın tamir edildiği beyan edilmesine rağmen araçta aynı şikayetlerin devam ettiğini, aracın 23/11/2016, 03/11/2017, 31/07/2018, 26/09/2018 tarihlerinde diferansiyel kısmından ses gelmesi ve motor silkelemesi şikayetleri ile onarım amaçlı olarak defaaten servise götürüldüğünü, ancak araçtaki arızaların giderilemediğini, süregelen arızalarla ilgili olarak aracın 31/07/2018 tarihinde servise götürüldüğünde servis yetkililerinin aracın yağına su karıştığı, araçtaki süregelen arızanın bu olaydan kaynaklandığı ve bunun bir kullanıcı hatası olduğunu beyan ederek aracın onarımını yapmadığını, müvekkili tarafından aracın tüm bakım ve onarımlarının garanti kapsamında yetkili serviste yaptırıldığını, kullanıcı hatasının bulunmadığını, davalı tarafından 28/09/2018 tarihli ihtarnameye rağmen arızanın giderilmediğini, aracın gizli ayıp olduğunu belirterek aracın rayiç bedelinden ayıp oranında indirim yapılarak aradaki fark olarak şimdilik 100,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 07/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini kasko bedelinin %50'si olan 188.179,00 TL'ye yükselmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu aracın C plakalı olduğunu ve ticari amaçla kullanıldığını, mahkememizin görevsiz olduğunu, zamanaşımı süresinin geçtiğini, dava konusu araçta meydana gelen arıza/onarım ihtiyacının diferansiyel yağında dışarıdan su karışmasına bağlı olarak meydana geldiğini, yağın işlevini kaybetmesi sonucunda diğer parçalarda hasara neden olduğunu, aracın su birikintisine maruz kalması sebebiyle diferansiyel yağına su kaçtığını, aracın ayıplı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Ankara 8.Tüketici Mahkemesinin 12/11/2020 Tarih, 2018/415 Esas, 2020/255 Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davanın süresinde açıldığı, aracın gizli ayıplı olduğu, davacının seçimlik hakkının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, itirazların dikkate alınmadığını, arızanın neden kaynaklandığının teknik olarak açıklanmadığını, indirim olarak fatura bedelinin üzerinde bir bedele hükmedilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davaya konu aracın gizli ayıplı olup olmadığı, hükmedilen miktarın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ayıp iddiasına dayalı bedelden indirim istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davacının dava konusu aracı 10/05/2016 tarihinde 120.268,50 TL bedelle sıfır km olarak davalıdan satın aldığı, servis kayıtlarına göre birçok kez aracın servise götürüldüğü, 18/08/2016, 23/11/2016, 12/12/2016, 28/04/2017, 03/11/2017, 31/07/2018, 11/09/2018, 27/02/2019, 11/03/2019 tarihli kayıtlarda "aracın seyir halinde iken diferansiyelinden uğultu gelmesi, araç rölüntide iken motor kısmından hır hır ses gelmesi, motorun silkeleme yapması, vb" şikayetlerin yer aldığı, 23/11/2016 tarihli servis kaydında seslerin normal olduğunun belirtildiği, 03/11/2017 tarihli servis kaydında kontroller sonucu belirtilen şikayetlere rastlanmadığının belirtildiği, 31/07/2018 tarihli servis kaydında aracın diferansiyel dişlilerinde, rulmanlarında aşıntılar, deformasyonlar oluştuğu tespit edilerek ürün kaynaklı etken olmadığının belirtildiği görülmüştür. Mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan kök ve itiraz üzerine düzenlenen 2 ek raporda, serviste yapılan diferansiyel dişlilerinde ve rulmanlarda aşıntı ve deformasyonlar tespiti ile ortaya konulan arızanın kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, arızanın satıştan kısa bir süre sonra ortaya çıkması nedeni ile gizli ayıp niteliğinde olduğu, aracın tamir bedelinin 239.416,17 TL olup kasko bedelinin 376.358,00 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle ayrıntılı ve denetime açık bilirkişi raporu ile aracın gizli ayıplı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle davalının sorumlu olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ayıp nedeni ile satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde, doktrinde, "mutlak metod", "nispi metod" ve "tazminat metodu" adıyla bilinen değişik görüşler mevcutsa da gerek Yargıtay tarafından öteden beri uygulanan "nispi metod" olarak adlandırılan hesaplama yöntemi benimsenmektedir. Nisbi metoda göre; satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarı belirlenmektedir. Başka bir ifade ile satılanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oran, satış bedeline uygulanmaktadır (Aynı yönde Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 03/12/2024 Tarih, 2023/5678 Esas, 2024/4045 Karar, 19/04/2021 Tarih, 2020/5985 Esas, 20021/4238 Karar, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 08/12/2015 Tarih, 2014/45359 Esas, 2015/35873 Karar sayılı ilamları). Somut olayda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak davaya konu aracın satış bedelinden nisbi metod uygulanarak tespit edilecek ayıp indirimi bedeline hükmetmek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kasko bedelinin %50'si oranında bedele hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Oto Pazarlama ve Ticaret A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/96 Esas, 2022/307 Karar ve 27/04/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 31/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan... e-imzalıdır

Üye... e-imzalıdır

Üye... e-imzalıdır

Katip...e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1386, K. 2025/37, T. 31.01.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-22-hukuk-dairesi-2022-1386-e-2025-37-k-6ffd51e5d2f8