Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/137 E. 2023/34 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/137
Karar No
2023/34

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/638 - 2025/838 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/638 KARAR NO : 2025/838 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/01/2023 NUMARASI : 2022/137 E. - 2023/34 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali.Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/01/2023 tarih ve 2022/137 E. - 2023/34 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, yüz yıllık bir şirket olan ve ilaç sektöründe faaliyette bulunan müvekkilinin 400 den fazla tescilli markasının mevcut olup ... ve ... markalarının bu markalar arasında bulunduğunu, hal böyle iken davalı şirketin 2020/93906 sayılı "..." markasının 3, 5, ve 35. sınıflarda tescili talebine yönelik müvekkilinin itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, davalı şirketin markasının tescilini istediği sınıflar ile müvekkiline ait markaların tescilli olduğu sınıfların benzer mal ve hizmetleri kapsadığını, davaya konu "..." ibareli markanın müvekkiline ait "..." ve "..." markalarının orta kısımları değiştirilerek ve harf değişikliği ile oluşturulduğunu, dolayısı ile markalar arasında işitsel ve görsel benzerliğin mevcut olup emtia ve hizmet benzerliği de nazara alındığında ilişkilendirilme ihtimalinin yüksek olduğunu, her iki marka ilaç sektöründe kullanıldığından bu markayı taşıyan ürünlerin önceden bilinçlenmiş tüketici kesimi tarafından kullanıldığı kabul edilse dahi, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ve müvekkiline ait markayı bilmemesi mümkün olmayan davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-1157 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/93906 başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, markaların görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadıklarını, müvekkilinin ticari unvanı içinde yer alan "..." ibaresinin ilk üç harfi ve antiseptik kelimesinden türetilen "..." ibaresinin birleştirilmesi ile "..." markasının oluşturulduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, her iki markada yer alan “-...” ibaresinin medikal sektör içerisinde sıklıkla kullanılan ve mikrop veya toksinden meydana gelen, bulaşık, mikroplu anlamına gelen “...” / “...” ibaresinin kısaltması olduğu, ayırt edici gücünün bulunmadığı, markalarda öne çıkan, vurgunun toplandığı kısmın “...” ve “...” ibareleri olduğu, şekil unsuru yer almadığından markaların şekilsel olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, sesçil olarak davalı markanın yazıldığı gibi ...-... şeklinde ve davacının itiraza mesnet markalarının da ...- ... ve ...- ... olarak okunduğu, markaların ilk sesleri "A" harfi ile başlamakla birlikte orta seslerinin "..." şeklinde farklılaştığı, "..., ..., ..." şeklinde bir sesçil benzerlik ortaya çıkmakta ise de, markaların orta seslerinin farklılığı nedeni ile farklılaştıkları, markaların kapsamında benzer bulunan 05. sınıf emtialara yönelik tüketici kesiminin bilinç düzeyi yüksek olan eczacı ve doktorlardan oluştuğu ve kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ilk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan 27/12/2022 tarihli bilirkişi raporuna yönelik itirazları uyarınca ek bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, müvekkiline ait olan ... ve ... markaları ile davaya konu ... markasının okunuşu itibariyle neredeyse aynı ve görsel olarak benzer olduklarını, markaların iki harf dışında tamamen aynı harflerden oluştuğunu, bu benzerliğin yanı sıra mal ve hizmet benzerliğinin iltibasa neden olduğunu, markalar arasında benzerlik bulunmadığı şeklindeki tespitin anlaşılır olmadığını, müvekkilinin ...” ibareli markasının halihazırda alanının en çok kullanılan ve bilinen ilaçlarından biri olduğunu, davaya konu markanın tescil edilip ilaç sektöründe kullanılması ihtimalinde karıştırılmaya neden olacağını, işitsel olarak yalnızca tek harfi değişen, görsel olarak da aynı sayıda harf içeren, aynı harf dizilimine sahip dava konusu marka ile müvekkiline ait tescilli markaların önceden bilgilenmiş kesim tarafından dahi ilk bakışta doğru olarak ayırt edilmesinin mümkün olmayacağını, dava konusu markanın 5. sınıf için dosyalanmış olması nedeniyle ilaç emtiaları için kullanılacağını ve müvekkilinin ... ve ... markalarının muadili olarak kullanılma/önerilme riski bulunduğunu, dolayısıyla sektörde halihazırda 5. sınıfta yer alan mallar için tescilli markalar mevcut iken, bu markalar ile karıştırılma ihtimali son derece yüksek olan "... "ibareli markanın tescili halinde bu markanın da müvekkiline ait bir diğer marka olduğu veya başvuru sahibi ile müvekkili arasında ticari bir ilişki olduğu yönünde bir yanılgıya meydan vereceğini ve müvekkilinin iltibas durumuna katlanma mecburiyetinde bırakılmasının telafisi mümkün olmayan zararlara neden olacağını, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)|Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta davaya konu markalar arasında anlamsal benzerliğin mevcut olmadığı, markaların ilk sesi "A" harfi ile başlamakla birlikte orta seslerin farklılaştığı, ibarelerin sonunda yer alan " ...", "..." unsurunun ilaç sektöründe sık kullanılan ayırt edici niteliği bulunmayan mikrop veya toksnden meydana gelen bulaşık, mikroplu anlamına gelen "..." teriminin kısaltması olduğu, ortalama tüketicilerin eczacı, doktor gibi yüksek dikkate sahip kişilerden oluştuğu nazara alındığında markalar arasında karıştırılma ihtimaline sebebiyet vermeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/04/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/137, K. 2023/34, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-137-e-2023-34-k-4f7140281b64