Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/1192 E. 2024/1666 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1192
- Karar No
- 2024/1666
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1192 Esas - 2024/1666 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1192 KARAR NO : 2024/1666
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/03/2022 NUMARASI : 2020/474 Esas 2022/159 Karar DAVACI : VEKİLLERİ DAVALI
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 07/10/2020
KARAR TARİHİ : 31/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2024
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin 2007/286 Esas, 2009/638 karar sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda, 4.831,00-TL ve yargılama giderlerinin davalılardan müşterekene ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, kararın SGK tarafından Diyarbakır 7. İcra Müdürlüğünün 2010/15739 sayılı dosyası ile icra takibine konulması neticesinde dava dışı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından yapılan 13.377,62-TL ödemenin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi uyarınca rücuen tahsili istemiyle, ... ... tarafından davacı Genel Müdürlük aleyhine Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/612 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne dair verilen 13.12.2017 tarih ve 2017/885 karar sayılı karar ile davanın kabulüne karar verildiğini, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Ankara BAM 21. Hukuk Dairesinin 2018/428 Esas, 2018/331 karar sayılı ve 05.04.2018 tarihli kararı ile reddine karar verildiğini, karar üzerine toplam 28.820,43-TL'nin ... ...'ın banka hesabına 15.10.2018 tarihinde yatırıldığını, Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin 2017/286 Esas ve 2009/638 sayılı kararına konu olayda ...'ın %50, sigortalının %20 ve ...'ın %30 oranında kusurlu olduklarının tespiti ile %80 işveren kusuru gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından verilen 2010/16259 Esas ve 2010/16738 karar sayılı kararda, "Gerekçeli karar başlığında, davalı ... Genel Müdürlüğüne yer verilmemesine ilişkin yanlışlık HUMK 459. Maddesi gereğince mahallen düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan bozma nedeni yapılmadığı belirtilerek kararın onandığını iddia ederek Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/612 Esas, 2017/885 karar sayılı kararına istinaden davacı ... tarafından dava dışı ... ...'a ödenen 28.820,43-TL'den yargılama gideri, masraf ve vekalet ücreti düşüldükten sonra asıl alacak ve faiz tutarı 26.277,57-TL'nin %30'una isabet eden 9.854 08-TL'sinin ödeme tarihi olan 15.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'tan rücuen tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıları ... Elektrik Dağıtım Müessese Müdürlüğü ile ... olan Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin 2007/286 Esas sayılı dosyasında davalılardan müteselsilen tahsiline hükmedilerek, Diyarbakır İcra Müdürlüğünün 2020/15739 sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu edilen 13.377,62-TL alacak tutarı 24.01.2011 tarihinde ödendiğini, söz konusu tutarın rücuen tahsili için ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Tarafından Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/612 Esas sayılı dosyası üzerinden ... Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davada İşletme Hakkı Devir Sözleşmesine dayanılması nedeniyle davanın kabulüne karar verildiğini, davacının dava dışı ...'a yaptığı ödemeyi davalı şirketten tahsili için açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 73. ve 82. maddesine göre, davanın zamanaşımına uğradığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava konusu iş kazasının meydana geldiği 14/12/1998 tarihinde davacı ... ve davalı şirketin aynı tüzel kişilik içerisinde faaliyetini sürdürmüş olmaları, İş mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın %30 oranında kusurlu olduğu, İş mahkemesinin kararında zarardan davalıların müteselsilen sorumlu olduklarına hükmedildiği, ve onama kararı ile ...'ın davalı olarak kararda gösterilmemesinin düzeltilebilir bir yanlışlık olduğuna hükmettiği ve ...'nin de müteselsil borçlu olarak zarardan sorumlu olduğu, Borçlar Kanunun 62.maddesi hükümleri çerçevesinde kendi payına düşenden fazlasını ödeyen müteselsil borçlu davacının davalıya kusuru oranında rücu hakkının bulunduğu, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, hükme esas alındığı, davacının davasında haklı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, 9.854,08 TL'nin ödeme tarihi olan 15/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıları ... Elektrik Dağıtım Müessese Müdürlüğü ile ... olan Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin 2007/286 Esas sayılı dosyasında, davalılardan müteselsilen tahsiline hükmedilerek Diyarbakır 7. İcra Müdürlüğünün 2010/15739 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu edilen 13.377,62 TL alacak tutarı 24.01.2011 tarihinde ödendiğini ve ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından, söz konusu tutarın rücuen tahsili istemiyle Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/612 Esas sayılı dosyası üzerinden ... Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davada, işletme hakkı devir sözleşmesine dayanılması nedeniyle davanın kabulüne karar verildiğinin görüleceğini, davacının dava dışı ... ...'a yaptığı ödemeyi müvekkilinden tahsili talebiyle açılan iş bu dava sonucunda verilen kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, SGK'ya iş kazası nedeniyle ödenmek durumunda kalınan tutarın, ... ... tarafından 24.01.2011 tarihinde ödendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil şirkete rücu etme hakkı bulunan tarafın olsa olsa ... ... olduğunu, müvekkilden talep etmesi için zamanaşımının da geçtiğini, iş kazası tarihinde mevcut bulunmayan 02.03.2001 tarihinde kurulan müvekkil şirketten alacağın talep edilmesi haksız olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; müteselsil sorumlulardan birinin ödediği miktarın diğer müteselsil sorumludan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Diyarbakır 1. İş Mahkemesi'nin 12/11/2009 tarih, 2007/286 Esas, 2009/638 karar sayılı ilamının incelenmesinde; davacısının SGK, davalısının ... Elektrik Dağıtım Müessese Müdürlüğü dava tarihinin 17/05/2004 tarihi olup, 14/12/1998 tarihinde meydana gelen iş kazası neticesinde sigortalıya gelir bağlandığından bahisle rücuen tazminat davası olduğu, mahkemece dava konusu olayda ...'in %50 oranında, sigortalının %50 oranında ve davada taraf olmayan 3.kişi ...'ın %30 oranında kusurlu olduğu ve davalıların müteselsilen sorumlu oldukları gerekçeye yazılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalılardan ... Genel Müdürlüğü ile ... Elektrik Dağıtım Müessese Müdürlüğünce kararın temyizi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 16/12/2010 tarih 2010/16259 esas, 2010/16738 kararı ile "Gerekçeli karar başlığında davalı ... Genel Müdürlüğüne yer verilmemesine ilişkin yanlışlığın HUMK'un 459.maddesi gereğince mahallen düzeltilebilir niteliğinde olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır" gerekçesiyle düzeltilerek onanması ile kesinleştiği, bu ilamın ... ve ... Diyarbakır İl Müdürlüğü aleyhine Diyarbakır 7. İcra Müdürlüğü'nün 2010/15759 Esas sayılı dosyası ile takibe konulması sonucu ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından mahkeme ilamında hükmedilen 1.084,61 TL vekalet ücreti tenzil edildikten sonra 24/01/2011 tarihinde 13.377,62 TL alacaklı SGK'nun ... Bankası hesabına ödendiği anlaşılmıştır. Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/612 Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtlarının incelenmesinde; davacının ... Elektrik Dağıtım A.Ş. davalısının ... A.Ş. olduğu, davanın Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin 2007/286 sayılı dosyası ile açılan rücuen tazminat davası üzerine davacı şirket tarafından 24.01.2011 tarihinde toplam 13.377,62-TL'nin davacı şirket tarafından ödendiği belirtilerek, dava konusu olayın davacı şirket ile davalı ... arasında akdedilen 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi öncesinde gerçekleştiği ileri sürülerek 13.377,62-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline ilişkin olarak açıldığı, yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile 13.377,62-TL'nin ödeme tarihi olan 24.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararda 685,37-TL harcın, 384,46-TL yargılama giderinin ve 1.980,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedildiği, kararın gerekçesinde, rücuya esas dosyanın incelenmesinde, davanın davalı ... aleyhine açılan dava olduğu, dava sebebinin iş kazası nedeniyle rücuen tazminat istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama sonunda kurulan hükmün kesinleşmesi nedeniyle davacı tarafından ödeme yapıldığı, davacıyla davalı arasında 24.07.2006 tarihinde imzalanan işletme hakkı devir sözleşmesinin 7,4 maddesine göre, dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerinin bütün sorumluluğu ...'a ait olduğu, ... tarafından yürütülmüş bulunan bu faaliyetler nedeniyle 3. kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu, bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülük ... tarafından karşılanacağı, dava konusu alacakla ilgili olay işletme hakkı devir sözleşmesinin imza tarihinden önce gerçekleştiğinden davacı tarafından 3. kişiye ödenen bedelden davalı ...'ın sorumlu olduğu ve davacıya ödemesi gerektiği gerekçelerine dayanıldığı anlaşılmıştır. 6102 Sayılı TTK'nun 61.maddesinde; "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.", 62.maddesinde; "Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur. ", hükümleri düzenlenmiştir. Dosya kapsamından, dava konusu iş kazasının meydana geldiği 14/12/1998 tarihinde davacı ... ve davalı şirketin aynı tüzel kişilik içerisinde faaliyetini sürdürmüş olmaları, İş mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın %30 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek, İş mahkemesinin kararında zarardan davalıların müteselsilen sorumlu olduklarına hükmedildiği ve onama kararı ile ...'ın davalı olarak kararda gösterilmemesinin düzeltilebilir bir yanlışlık olduğuna hükmettiği, böylelikle TBK'nun 61 ve 62.maddelerindeki düzenlemeler ve özellikle 62.maddedeki "..... bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur" şeklindeki düzenleme karşısında müteselsil sorumlu olan davalının meydana gelen zarardan kusuru oranında sorumlu olduğu, davacı tarafından ödemenin 15/10/2018 tarihinde yapıldığı, davanın 07/10/2020 tarihinde açıldığı, zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 673,13 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 31/12/2024
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -