Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1099 E. 2026/82 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1099
Karar No
2026/82
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1099

KARAR NO : 2026/82

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 01/07/2021

NUMARASI : 2017/399 Esas - 2021/628 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün temlik eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,müvekkili banka ile davalı şirket arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmeleri uyarınca davalıya krediler açılıp kullandırıldığını, diğer davalıların da sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından kredi hesabı kat edildiğini ve imzalanan sözleşmenin ilgili maddelerine dayanılarak bütün borçların muaccel hale geldiğini ve Kahramanmaraş 1. Noterliği'nin 10/08/2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borçlulara ihtar edildiğini, müvekkili banka tarafından keşide edilen ihtarnamenin usulüne uygun düzenlendiğini, borcun muaccel hale geldiğini ve borçlunun temerrüte düştüğünü, borcun ödenmemesi sebebiyle müvekkili tarafından İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından tebellüğ edilen ödeme emrine karşı icra müdürlüğü dosyasına 28/10/2016 tarihli dilekçeler ile itiraz edildiğini, kötü niyetli davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle haksız itirazın iptalini, İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibinin devamını, davalılar hakkında %20'den az olmayacak miktarda icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı ... Anonim Şirketi ve davalı ... cevap dilekçelerinde özetle; Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/360 Esas sayılı dosyasında 12/07/2016 gününde iflas erteleme talebinde bulunulduğunu, 13/07/2016 gününde bu talebin ihtiyati tedbir kararı ile karşılandığını, Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 16/09/2016 günlü ara kararı ile ihtiyati tedbir kararını kaldırmış ise de bu karara karşı Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu başvurularının bulunduğunu ve istinaf yasa yolu incelemesinin bekletici sorun yapılmasını talep ettiğini, Adaderya şirketinin maliki olduğu Bilecik İlindeki iki ayrı taşınmazı ... ...A.Ş.'ye ipotek ettiğini, İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi sürecinin başladığını ve ... İcra Müdürlüğü'nün... talimat sayılı icra dosyasında 13/07/2017 günü ... ...A.Ş.'ye ihale olunduğunu, davacının itirazın iptaline konu ettiği İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının alacak aslının bu ödeme ile ortadan kalktığını, bu nedenlerle davanın reddini, icra takibinin iptalini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Ticari kredi ilişkisinin doğumunda öncelikle bir temel ve çerçeve sözleşmesi olan genel kredi sözleşmesi (GKS) yapılmaktadır. GKS ile kredi kuruluşu kredi limiti çerçevesinde belirli bir miktara kadar nakdi veya gayrı bir nakdi bir kredi sağlama borcu altına girmektedir. GKS Borçlar Kanunu md 306 vd’da düzenlenen karz sözleşmesi niteliği taşır (Canaris, Bankvertragsrecht, Rn. 1206). Yüksek Yargıtay kararlarında da bu görüş savunulmaktadır." GKS'de her ne kadar TCMB'na bildirilen en yüksek faiz temerrüt faizinin belirlenmesinde ölçü olarak alınmış ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-1650 esas, 2019/507 karar sayılı ilamındaki "Ne var ki Yargıtay uygulamasında bankaların Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmekte olup sözleşmede ayrıca bir temerrüt faiz oranı da belirlenmemiştir. O hâlde, davacı bankanın kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak hesabın kapatıldığı tarih itibariyle davalının kullandığı ticari krediye uygulanan akdi faiz belirlendikten sonra temerrüt tarihine kadar bulunan alacağa akdi faiz işletilip, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar sözleşmesi uyarınca akdi faizin %100 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanıp takip tarihi itibariyle alacak tespit edilmeli ve takipten sonra da belirlenen temerrüt faizinin asıl alacağa uygulanmasını sağlayacak şekilde takibin devamına imkân sağlanması gerekmektedir. " şeklindeki gerekçe mahkememizce de kabul edilmekle taşıt kredisi ve taksitli kredi temerrüt faizinin tespitinde fiilen uygulanan akdi faiz baz alınarak bu faiz oranlarının % 100'ü hesaplanarak % 23,76 temerrüt faizi oranı bulunmuştur. Varılan bu hukuki sonca göre % 23,76 temerrüt faizi oranına göre hesaplama mahkememizce resen yapılmıştır : bilirkişisinin kök raporda hesapladığı gibi 821.369,36 TL temerrüt tarihi itibariyle asıl alacak ve 6.505,24 TLakdi faiz olup, 17.08.2016-12.10.2016 tarihleri arasında işliyen temerrüt faizi miktarı 821.369,36 TL x 23,76 x 100 x 360000 = 54.210,37 TL işlemiş temerrüt faizi, 3,035,78 TL BSMV, 1.268,58 TL ihtarname gideri olup toplamda davalıların 886.389,33 TL borçlu oldukları anlaşılmıştır. İcra inkar tazminatı yönünden;dava konusu alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından oluşturulan kararların kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde borcun ödenmemesi durumunda hangi faiz oranlarının uygulanacağının açıkça belirtildiğini, yerel mahkemenin temerrüt faiz oranına ilişkin kararının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, banka tarafından TCMB’ye bildirilen yıllık temerrüt faiz oranı kapsamında alacağın hesaplanması hususunda %100 temerrüt faiz oranının dikkate alınması gerektiğini, söz konusu faiz oranının Kahramanmaraş 1. Noterliği 10.08.2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi ile borçlulara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, borçluların temerrüde düşürüldüğünü, borçlular tarafından ihtarnameye karşı hiçbir itirazda bulunulmadığını, bu itibarla hesap kat ihtarnamesinde belirtili alacak ve faiz oranlarının kesinleştiğini, bu çerçevede ihtarnamede de açıkça belirtilen temerrüt faiz oranının hem taraflar arasındaki sözleşmeden doğan faiz oranı olduğunu, hem de davalı tarafça hiçbir itiraz sürülmeksizin kesinleşen ihtarnamede de yer aldığını, ihtarnamede belirtilen faiz oranından başka bir faiz oranın esas alınarak hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın aleyhe kısmının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan ilamsız icra takibine borçluların itirazının iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; temerrüt faiz oranının belirlenmesinde hata edilip edilmediği noktasındadır. Davalılar hakkında İstanbul 5. İcra müdürlüğün ...esas sayılı dosyası ile ferileri ile birlikte 963.062,04 TL nakdi alacağın tahsili ve 28.500 TL gayri nakdi alacağın depo edilmesi talebiyle " ihtiyaç kredisi, rotatif kredi" borcun sebebi gösterilerek ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluların itirazı üzerine duran takibe yönelik eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı görülmektedir. Davacı banka tarafından davalılara Kahramanmaraş 1. Noterliğinin 10/08/2018 tarihli kat ihtarının gönderildiği borcun ödenmesi için 24 saat süre verildiği, ihtarın davalılara 15/08/2018 tarihinde tebliğ edildiği verilen sürenin dolması ile temerrüdün 17/08/2018 tarihinde oluştuğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinin temerrüt faizi ve diğer mali yükümlülükler başlıklı 22. Maddesinde, müşteri; muaccel olan veya muaccel sayılan kredi borcuna temerrüt faizi uygulanacağını, temerrüt faizinin ise sözleşmede farklı bir oran belirtilmediği sürece, kredi borcunun muaccel olduğu tarihte cari olan “Bankanın TCMB'na uygulayacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına bu oranın yüzde yüzünün ilavesiyle bulunacak oran” üzerinden hesaplanacak oran olduğu düzenlenmiştir. Buna göre, davacı bankanın aynı nitelikteki ticari krediler için uygulayacağı ve Merkez Bankasına bildirilen faiz oranlarından, bankanın temerrüt tarihindeki aynı nitelikteki kredilere uyguladığı cari faiz oranı üzerinden sözleşme hükümlerine göre temerrüt faiz oranı tespit edilmelidir(Yargıtay 11. HD'nin 14/06/2021 Tarih ve 2020/4114 E.- 2021/5052 K. Ve 13.12.2022 Tarih ve 2021/8902 E.- 2022/8980 K.Yargıtay 11. HD'nin 13/01/2026 tarihe ve 2025/3191 E-2026/84K sayılı Kararları). Ancak davacı banka tarafından, temerrüt tarihindeki aynı nitelikteki kredilere uygulanan cari faiz oranına ilişkin bir delil dosyaya sunulmamıştır. Bu halde, bankanın söz konusu krediye fiilen uyguladığı cari faiz oranı esas alınarak sözleşme hükmünce bunun %100 fazlası ile tespit edilen %23,76 oranı üzerinden yapılan hesaplama ile kurulan hükümde bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden doğru olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 672,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/01/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1099, K. 2026/82, T. 27.01.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1099-e-2026-82-k-5558e9b2bc2d