Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2022/104 E. 2024/404 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/104
- Karar No
- 2024/404
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/104 KARAR NO : 2024/404 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/12/2021 NUMARASI : 2021/193 E. - 2021/403 K.
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Tasarım Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/12/2021 tarih ve 2021/193 Esas - 2021/403 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı Şirket tarafından "Ambalaj Deseni" tasarımları için 2020/05833 sayılı tasarım başvurusunun yapıldığını, başvuruya konu 2020/05833-9 ve 10 numaralı tasarımlarda yer verilen "+" şeklinin, İsviçre bayrağı ve arması ile neredeyse aynı olduğunu, bu nedenle müvekkilinin SMK'nın 58/4-ç maddesi uyarınca başvuruya itiraz edildiğini, müvekkili itirazını inceleyen YİDK tarafından itirazın reddine karar verildiğini, SMK'nın 58/4-ç maddesi hükmünün aynı markalara ilişkin SMK'nın 5/1-g maddesi hükmü gibi Paris Sözleşmesi'nin 2. mükerrer 6.maddesine atıfta bulunduğunu, İsviçre Bayrağı'nın hem kırmızı-beyaz hem de gri-beyaz renkleriyle WIPO nezdinde korunacak işaretler arasında kayıtlı olduğunu, bu işaretlerin taklitlerinin tasarımda da kullanılamayacağını, tasarımlar yönünden açıklanan hususun resen ret sebebi olarak düzenlendiğini, buna rağmen davaya konu tasarım başvurusunda, anılan işaretin kullanılmasına izin verildiğini, oysa davalı Kurum tarafından benzer durumlarda verilen kararların farklı bulunduğunu, ayrıca "artı" şeklinin, "Tıbbi Servis Sembolü" olarak yaygın kullanımının bulunduğu yönündeki gerekçenin de hatalı olduğunu, tıbbi servis sembolü olarak kullanılan işaretin, dava konusu işaretin tersi renklerden oluşan Kızılhaç sembolü bulunduğunu, davalı ürününde yer alan işaretin tüketicide ürünün İsviçre menşeli olduğuna dair etki yaratacağını, özellikle ilaç, kozmetik, kişisel bakım ürünleri bakımından İsviçre menşeli ürünlerin rağbet gördüğünü ileri sürerek, YİDK’in 2021/T-313 sayılı kararının iptaline, dava konusu 2020/05833-9 ve 10 sıra numaralı tasarımların tescilinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davaya konu tasarımların, itiraza gerekçe olarak gösterilen İsviçre bayrağı ve İsviçre armasından farklı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, davaya konu ambalaj desen tasarımlarının medikal ürünlerden "dezenfektan" için tasarlandığını, gerek yerli piyasada gerekse uluslararası piyasada medikal ürünlerin sağlık ile ilgili olması sebebiyle kırmızı zeminli artı işaretinin kullanıldığını, esasen kızıl haç figüründen türetilen bu işaretin harcıalem olduğunu, dava konusu şekillerin benzerlerinin internette satıldığını, müvekkilinin de söz konusu şekli ... isimli internet sitesinden satın aldığını, "+" işaretinin İngiltere, Gürcistan ve diğer ülke bayraklarında da yer aldığını, müvekkili tasarımlarında, ürünün İsviçre malı olduğuna dair algı oluşturabilecek tek bir figürün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, kırmızı zemin üzerine beyaz köşeli haç şeklinden ibaret İsviçre bayrağının farklı ürünlerde (rozet, küre, tişört vb.) kullanıldığı, toplumda gerek kırmızı yuvarlak zemin gerekse kırmızı kare zemin üzerindeki beyaz köşeli haç işaretinin, İsviçre ile bağlantılı imajı yarattığı, davalı tasarımında yer alan ve YİDK kararında belirtilen "İtiraza konu 2020/05833-9,10 sıra numaralı tasarımlarda yer alan artı şeklinin zemininin rengi ile itiraza mesnet İsviçre arması ve İsviçre bayrağının zemininin renginin farklı olduğu, başvuruda yer alan artı şekli ile itiraza mesnet İsviçre arması ve İsviçre bayrağında yer alan artı şeklinin köşelerinin farklı olduğu" tespiti kabul görmekle beraber dava konusu şekillerin genel izleniminin aynı bulunduğu, akıllı taklit olarak adlandırılan durumun huzurdaki davada gerçekleştiği, ayrıca "artı" şeklinin, tıbbi servis sembollü olarak yaygın kullanımının bulunduğuna dair herhangi bir kanaat oluşmadığı, Google arama motorunda "tıbbi servis sembollü" anahtar kelimesi ile yapılan araştırmada, anılan sembolün "+" işaretinin kırmızı, zemininin ise beyaz renk içerdiğinin görüldüğü, bunun davalının renk kullanımının tersi olduğu, davalı kullanımının yaygın kullanım olduğunu kabul etmenin gerçekçi bir yaklaşım olmayacağı, tüm bu tespit ve değerlendirmeler neticesinde, davaya konu 2020/05833-9, 10 sıra numaralı tasarımların, davacı itirazına mesnet İsviçre bayrağı/arması tasarımları karşısında yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2021/T-313 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2020/05833-9 ve 10 sayılı tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, her ne kadar ilk derece mahkemesince dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığı gerekçesiyle hükümsüzlüğüne karar verilmesi yerinde bir karar olsa da, söz konusu tasarımların hükümsüzlüğü gerekçesinin eksik oluşturulduğunu, davaya konusu tasarımların aynı zamanda SMK'nın 77/1-a maddesi atfı ile 58/4-ç maddesi uyarınca da hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, ayrıca dava konusu tasarımların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için verilen ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının sonucu değiştirilmeksizin anılan nedenle de davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, davaya konu 2020/05833-9, 10 sıra numaralı tasarımlarda yer alan artı şeklinin zemininin rengi ile itiraza mesnet İsviçre arması ve İsviçre bayrağının zemininin renginin farklı olduğunu, başvuruda yer alan artı şekli ile itiraza mesnet İsviçre arması ve İsviçre bayrağında yer alan artı şeklinin köşelerinin farklı bulunduğunu ve artı şeklinin tıbbi servis sembolü olarak yaygın biçimde kullanıldığını, bu nedenle davaya konu tasarımların, itiraza gerekçe olarak gösterilen İsviçre bayrağı ve İsviçre armasından farklı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı Şirket vekili, davacının müvekkiline karşı dava açma hakkının olmadığını, ilk derece mahkemesi kararında ve bu karara dayanak bilirkişi raporunda, davaya konu işaretin çok sayıda internet sitesinden satışa çıkartıldığı, tasarımcıların çok küçük farklılıklarla yaptıkları tasarımları sattıkları ve yurtdışı menşeli bu sitelere davacı tarafından bir dava açılmadığı hususlarındaki beyanlarının değerlendirilmediğini, müvekkilinin, söz konusu logoyu shutterstock.com sayfasından satın aldığını ve kullandığını, davacının öncelikle bu grafiğin satışını engellemesi gerektiğini, davacının belirtilen siteye dava açtığını ve bu davayı kaybettiğini, tüm taleplerine rağmen bu bilginin gizlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, YİDK kararındaki gerekçeler kabul edilmesine rağmen akıllı taklit kanaatine ulaşılmasının isabetsiz olduğunu, çünkü belirttikleri üzere bu grafiğin müvekkili tarafından üretilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :Dava, tasarım başvurusuna yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Her ne kadar davalı Şirket tarafından, davacının işbu davayı açma hakkının olmadığı hususu bir istinaf nedeni olarak ileri sürülmüş ise de SMK'nın 67/2 maddesinde, üçüncü kişilerin tasarım tesciline itiraz edebileceklerinin ve 78/1 maddesinde, tasarımın hükümsüzlüğünün menfaati olanlar tarafından istenebileceği düzenlendiğinden, İsviçre menşeli ürün ve hizmetlerle bağlantılı sınai mülkiyet haklarının korunması amacıyla faaliyet gösteren davacının, eldeki davayı açmakta aktif husumet ehliyetine sahip olduğu kabul edilmiş ve işin esasının incelenmesine geçilmiştir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalı Şirket tarafından 2020/05833 sayılı çoklu ambalaj deseni tasarımı başvurusu yapılmış, davacı tarafça başvuruya konu 2020/05833-9 ve 10 nolu tasarımlarda, İsviçre bayrağı ve armasının neredeyse aynısının kullanıldığı gerekçesiyle tasarım başvurusuna itiraz edilmiş, davalı Kurum tarafından bu itirazın reddine karar verilmiş, işbu kararın iptali ve söz konusu tasarımların iptali nedeniyle eldeki dava açılmış, ilk derece mahkemesince de davaya konu tasarımların, davacı itirazına mesnet İsviçre bayrağı/arması tasarımları karşısında yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı Yasa'nın 56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır. Ayırt edicilik ise maddenin 5. bendinde düzenlenmiş, bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenimin, tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğunun kabul edileceği belirtilmiştir. Öte yandan, tasarım korumasının kapsamı ve koruma dışı hallerin düzenlendiği SMK'nın 58/4-ç maddesinde, "Paris Sözleşmesinin 2'nci mükerrer 6'ncı maddesi kapsamında yer alan hükümranlık alametleri ile bu kapsam dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, dinî, tarihî ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği işaretlerin, armaların, nişanların veya adlandırmaların uygunsuz kullanımını içeren tasarımlar." tasarım korumasının kapsamı dışında tutulmuştur. Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; davaya konu tasarımların, el ve cilt dezenfektanlarının ambalaj deseni olduğu, tasarım başvurusunda yazı, renk ve şekillerden oluşan çok sayıda unsurun bulunduğu, ayrıca yuvarlak kırmızı zemin üzerinde beyaz artı işaretine de tasarımda yer verildiği, tasarımın bütününde bu işaretin ön plana çıkmadığı, öte yandan dava konusu tasarımlarda yer alan "artı" şeklinin köşelerinin, davacının itirazına mesnet İsviçre arması ve İsviçre bayrağından farklı olduğu gibi esasen bu işaretin tıbbi servis sembolü olarak da yaygın biçimde kullanıldığı, davaya konu tasarımların da sağlıkla ilgili dezenfektan ürününün ambalajına ilişkin olmaları nedeniyle tıbbi servis sembolüne tasarımlarda yer verildiği, her ne kadar dosyada mevcut bilirkişi raporunda, Google arama motorunda yaptıkları araştırmada, tıbbi servis sembolünde, artı işaretinin kırmızı, zemininin ise beyaz renk içerdiği belirtilmiş ise de bunun tersinin de, yani somut olayda olduğu gibi artı işaretinin beyaz, zeminin ise kırmızı olduğu tıbbi servis sembollerinin de bulunduğu, dolayısıyla bilirkişi heyetinin bu değerlendirmesinin yerinde olmadığı, sonuç olarak davaya konu tasarımların bir bütün olarak yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşıdıkları, tasarımlarda harcı alem hale gelmiş tıbbi servis sembolünün kullanılmasının, tek başına tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini ortadan kaldırmadığı, ayrıca SMK'nın 58/4-ç maddesi kapsamında bir aykırılığın da somut olayda gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kaldırılmış, hükmün gerekçesine yönelik yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı şirket vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 16/12/2021 gün ve 2021/193 Esas - 2021/403 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL’nin düşümü ile kalan 368,30 TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2 maddesi uyarınca belirlenen 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirket ile davalı ...verilmesine, 6-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 7-Davalı şirket ile davalı ... tarafından ilk derece mahkemesinin yargılaması sırasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333), 9-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğinden; alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 10-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 11-İstinaf aşamasında davalı şirket tarafından yapılan 46,00 TL posta ücreti, 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 208,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalı şirkete verilmesine, 12-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalı ... verilmesine, 13-Davalı şirket ile davalı ... tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalılara iadesine, 14-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 01/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/03/2024
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...