Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 2021/928 E. 2024/2050 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/928
- Karar No
- 2024/2050
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2021/928
KARAR NO:2024/2050
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:16/02/2021
NUMARASI:2017/1372 Esas - 2021/110 Karar
DAVANIN KONUSU:Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/12/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin maliki olduğu davalıya kasko poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın 15.08.2012 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin çalışanı ...'in vefat ettiğini, ...'in hak sahipleri tarafından müvekkili şirket aleyhine açılan tazminat davasının, İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi'nin 2017/454 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılaması neticesinde 105.172,87-TL maddi ve 125.000,00-TL manevi tazminata hükmedildiğini, alacaklı tarafça ilamın icraya konulduğunu, müvekkili şirkete ait kazaya karışan aracın zorunlu trafik sigortacısı ... Sigorta A.Ş. tarafından tazminatın kendi sorumluluk alanında bulunan 190.876,90-TL'sinin ödendiğini, bakiye 246.500,00-TL'sinin ise davalıya ihbar edilmesine rağmen ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 246.500,00-TL tazminatın icra dairesine yapılan ödeme tarihi 23.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; kazaya karışan aracın müvekkili nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olması, ehliyetnamesinin bulunmaması gibi rücu sebeplerinin mevcut olması halinde davacı tarafın talep hakkı bulunmayacağını, davacı tarafça ödemenin ispatı gerektiğini, kaza tarihinden itibaren işletilen faizi kabul etmediklerini, müvekkilinin temerrüdünün ihbar ile oluştuğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; dosya kapsamına alınan, sigortacı bilirkişi, mali müşavir ve kusur yönünden makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, bilirkişi raporu ile, İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi'nin 2013/495 E. 2017/416 K. sayılı dosyasında manevi tazminata ilişkin hükmolunan 125.000,00-TL tutar yönünden icra takibinde kesinleşen 197.778,64-TL tutarın, icra dosyasındaki 01.12.2018 tarihli kapak hesabı dikkate alınarak ferileriyle birlikte 246.016,66-TL alacaktan davalının sorumlu olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, tazminat miktarına ödeme tarihinden itibaren avans faiz işletilmesi gerektiği kanaati ile; "1-DAVANIN KISMEN KABUL- KISMEN REDDİ İLE,İstanbul Anadolu 21. İş mahkemesi tarafından hüküm olunan 125.000,00 TL tutar yönünden icra takibinde ki kesinleşen kapak hesabı da dikkate alınarak, ferileri ile birlikte 246.016,66 TL alacağın ödeme tarihi olan 23/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davaya konu kazanın sigortalı araç sürücüsünün kasti hareketi ve istiap haddinin aşılmasından kaynaklandığı, İMMS Genel Şartları gereğince istiap haddinin aşılmasının ve sigortalı araç sürücüsünün kasti hareketi neticesinde kazanın meydana gelmesinin sigortalıya rücu sebebi olduğu, davaya konu kazaya binaen düzenlenen iddianamede sigortalı ... plaka sayılı aracın kazaya karışan ... plaka sayılı aracı kaza meydana gelmeden evvel kasıtlı olarak takip ettiği, TEM Güney paralı yolu 1 nolu tünel girişinde dava dışı ... yönetimindeki sigortalı ... plaka sayılı aracın dava dışı ... yönetimindeki... plaka sayılı aracı solladığı, şerit ihlali yaptığı, öne kırarak fren yapıp hız kestiği ve sağ arkasındaki aracı durmaya zorladığı bir sırada ... yönetimindeki aracın sigortalı araca arkadan çarpması üzerine her iki aracın kontrolden çıkması ile meydana gelen kaza neticesinde sigortalı araçta yolcu olarak bulunan dava dışı ...'in vefat ettiğinin belirtildiği, yine İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi'nde yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda ve mahkemece alınan bilirkişi raporunda sigortalı araçta istiap haddinin aşıldığının belirtildiği, davacı tarafça ödeme yapıldığına dair herhangi bir belge sunulmadığı, davaya dayanak mahkeme ilamının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılmadığı, temerrüt tarihlerinin farklı olması nedeniyle faizin tazminat tutarı yönünden ayrı hesaplanması gerektiği, temerrüt tarihinin hatalı belirlendiği ve ticari faize hükmedilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir. Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan artan mali sorumluluk manevi tazminat teminatı kapsamında dava dışı hak sahibine ödenen tazminatın sigortacıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Dosya içerisinde yer alan sigorta poliçesinin incelenmesinde, taraflar arasında kazaya karışan ... plaka sayılı araç için "motorlu kara taşıtları birleşik kasko sigortası poliçesi" düzenlendiği ve poliçede artan mali sorumluluk manevi tazminat klozunun de yer aldığı görülmüştür. İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi 2013/495 Esas ve 2017/416 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davaya konu kaza neticesinde vefat eden ...'in hak sahipleri tarafından dosyamız davacısı aleyhine maddi ve manevi tazminat istemli dava açıldığı, mahkemece dosya kapsamına alınan 04.06.2015 tarihli bilirkişi heyeti kusur raporunda, kazanın meydana gelmesinde dosyamız davacısının işverenlik sıfatı nedeniyle %50, kazaya sebep olan araç sürücüsü...'in %40 ve vefat edenin %10 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, mahkemece söz konusu kusur raporunu dikkate alarak hesaplama yapan rapor hükme esas alınmak suretiyle 26.09.2017 tarihinde; 105.172,87-TL maddi tazminatın ve 125.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, maddi tazminat yönünden 11.163.83-TL vekalet ücretinin, manevi tazminat yönünden 12.750,83-TL vekalet ücretinin, 14.529,88-TL bakiye karar harcı ile, 866,43-TL yargılama giderinin dosyamız davacısından tahsili ile hak sahibine ödenmesine karar verildiği, mahkeme kararının Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 12.11.2019 tarihli 2019/2135 Esas ve 2019/6806 Karar sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştiği, İstanbul Anadolu 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05.11.2013 tarihili 2013/561 E. - 2013/385 K. Sayılı ilamının incelenmesinde; dosyamız davacısı tarafından, davalısı aleyhine, davaya konu kazaya karışan sigortalı ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasarın tazmini için dava açıldığı, davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve UYAP sisteminden Dairemizce yapılan sorgulama neticesinde mahkeme ilamının taraflarca kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle 24.12.2013 tarihinde kesinleştiği, Davaya konu kazaya ilişkin görülen İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/360 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; kazaya karışan araç sürücüleri ... ve ... hakkında taksirle bir kişinin ölümüne sebep olmak suçunu, dava dışı Bülent Karahancı hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda; davacı şirketin işçisi ve dava dışı ...'in yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü ...'in kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, adı geçenin yönetimindeki kamyon ile arka trafiği kontrol etmeksizin tehlikeli şekilde şerit değiştirdiği ve diğer kazaya karışan aracı takip ettiği ve sıkıştırdığı, bu eylemlerinin bilinçli taksir oluşturduğu gerekçesi ile ...'in üzerine atılı bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet verme suçundan mahkumiyetine, karşı araç sürücüsü ...'ın beraatine karar verildiği, mahkeme ilamının araç sürücüsü ... yönünden taksirle adam öldürme suçuna ilişkin kurulan mahkumiyet hükmü ve sürücü ... yönünden taksirle adam öldürme suçuna ilişkin kurulan beraat hükmü yönünden Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 19.12.2018 tarihli 2017/1250 Esas ve 2018/12435 Karar sayılı onama ilamı üzerine kesinleştiği anlaşılmıştır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın "Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlığını taşıyan B.4.a maddesinde; "Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise" sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına alınmıştır. Yargıtay 4. Ve 17. Hukuk Daireleri ile Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre; Genel Şartların bu maddesinde “tam kusur” dan değil, “kasıt” veya “ağır kusur”'dan söz edilmekte olup, ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmektedir.Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; davaya konu kazaya ilişkin görülen ceza yargılamasında derecattan geçerek kesinleşen mahkeme ilamı ile, kazaya karışan araç sürücüsü dava dışı ...k'in şerit ihlali yaptığı, karşı aracı takip ettiği ve sıkıştırdığı kabul edilerek mahkumiyetine karar verildiği, kazanın oluş şekline ilişkin tespit edilen maddi vakıanın 6098 sayılı TBK'nın 74. madde hükmü gereğince hukuk hakimi için bağlayıcı olduğu, bu hali ile, kazanın, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ağır kusur niteliğindeki eylemi nedeniyle meydana geldiği ve davalı sigorta şirketinin davacı sigortalıya rücu hakkının bulunduğu, davalı vekilince cevap dilekçesinde Genel Şartların B.4. madde hükmü gereğince sigortalıya rücu hakkının bulunması halinde davanın reddi gerektiği savunulduğu gibi yargılama aşamasında sunulan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de açıkça kazanın oluş şekli itibariyle sigortalı araç sürücüsünün eyleminin kasti ve ağır kusur niteliğinde olduğunun savunulduğu göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, davalı vekilinin istinaf talebi yerindedir.Ne var ki, Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince, davanın reddine karar verilmek suretiyle yeniden hüküm kurmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE,a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 4.201,35-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine, b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer giderlerin ise takdiren üzerinde bırakılmasına, c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 2/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a/Davanın REDDİNE, b/Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, c/Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'nin 13/4. madde hükmü uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ç/Davacıdan alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının peşin ödenen 4.209,61-TL harçtan mahsubu ile arta kalan 3.782,01-TL harcın istek halinde davacıya iadesine, d/Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan ve arta kalan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 12/12/2024