Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/92 E. 2022/102 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/92
Karar No
2022/102
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1719 - 2024/1889 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1719 KARAR NO : 2024/1889 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/03/2022 NUMARASI : 2021/92 E. - 2022/102 K. DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/03/2022 Tarih ve 2021/92 Esas - 2022/102 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ... ile ... Kuruyemiş Gıda Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." asıl unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin "..." ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile kısmen kabul edilerek, başvuru kapsamından 35. sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, oysa tarafların markaları arasında SMK'nın 51-ç maddesi anlamında benzerlik bulunduğu gibi başvuru kapsamında bırakılan 29, 30 sınıf mallar yönünden iltibas koşullarının da oluştuğunu, müvekkilinin marklarının tanımış olduğunu, bu yönde emsal mahkeme kararları bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’ ın 2021-M-1054 sayılı kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, tarafların markları arasında iltibasa bulunmadığını, Türkçe’de "Mutlu" anlamına gelen "..." ibaresinin ticari hayatta sıklıkla kullanılan ayırt edici gücü düşük bir ibare olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 29 ve 30. sınıf malların tümünün davacının itirazına mesnet 2010/46486, 2010/70138, 2011/57602, 2018/99521 sayılı marklar kapsamında yer alan emtialarla aynı/aynı tür olduğu, davacının itirazına mesnet 2011/93850, 2014/71536, 2014/75161, 2019/113713 sayılı markaları kapsamında yer alan ve bahsi geçen malların satışı hizmetlerinin de 29. ve 30 sınıf mallarla benzer bulunduğu, tarafların marka işaretleri arasında SMK'nın5/1-ç maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı, ancak dava konusu "..." ibareli marka ile davacıya ait "... ...", "... ...", "..." ibareli markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan "29.SINIF: Kuru Bakliyat. 30.SINIF: Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç." emtiaları bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira bu emtialar bakımından "..." ibaresini gören tüketici kesiminin "..." ibaresini marka olarak algılamayacağı, zira bu ibareyi "Nohutlar" olarak algılayacağı ve bunları belirten, bunlarla yakın ilişkili emtialar bakımından bu ibareye markasal ayırt edici etki izafe etmeyeceği, bu durumda, söz konusu emtialar bakımından dava konusu markanın esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, davacıya ait yukarıda belirtilen markaların esaslı unsurunun da, yukarıda belirtilen emtiaların niteliği de gözetildiğinde "..." ibaresi üzerinde toplandığı, buna göre, daha önce davacıya ait yukarıda belirtilen markaları gören, işiten, bu markalı mal ve hizmetlerden yararlanan ortalama tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu "..." markasını, yukarıda belirtilen emtialar üzerinde gördüğünde veya işittiğindi, davaya konu emtialardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı davacıya ait sözü edilen markalarla ilişkilendireceği, sözü edilen markaların serisi niteliğinde bir marka zannederek tüketim tercihinde bulunacağı, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı kuracağı, dolayısıyla yukarıda belirtilen emtialar bakımından, belirtilen markalar arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, sayılan mallar dışında diğer davaya konu emtialar bakımından ise dava konusu marka ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik bulunmadığı, davacının tanınmışlık iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile "29.SINIF: Kuru Bakliyat. 30.SINIF: Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç." emtiaları bakımından 2021-M-1054 sayılı YİDK kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının iptaline, dava konusu 2019/131375 sayılı markanın "29.SINIF: Kuru Bakliyat. 30.SINIF: Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç." emtiaları bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markları arasında iltibas koşullarının oluşmadığını, davacının 210736 sayılı markası kapsamında dava konusu başvuru kapsamında yer ala mallardan farklı ve mal hizmetler yer aldığını, diğer markalar yönünden de işaretler bakımından benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, bütün olarak başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Şirket vekili, dava konusu başvuru ile mahkemece iltibas bulunduğu kabul edilen davacı markları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "... ...", "..." ibareli markalarI arasında, başvuru kapsamında yer alan 29. sınıf "Kuru Bakliyat" ve 30. sınıf "Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç." malları bakımından, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira sayılan mallar yönünden, dava konusu başvuru ile davacının bahsi geçen markaları arasında emtia benzerliği olduğu gibi marka işaretleri arasında da "..." ibaresinin asli unsur olarak yer almasından kaynaklı benzerlik bulunduğu, başvuruda farklı olarak yer alan "..." ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03.07.2024 tarih ve 2023/3333 E.-2024/5496 K. sayılı kararında "... ...", 02.07.2024 tarih ve 2023/3544 E.-2024/5433 K. sayılı kararında da "... ..." ibareli markaların davacının "..." ibareli markalarıyla benzer kabul edildiği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90-TL bakiye harcın davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 27/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/92, K. 2022/102, T. 02.07.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-92-e-2022-102-k-bb6d076a732c