Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/85 E. 2021/2 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/85
- Karar No
- 2021/2
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/1048 Esas KARAR NO: 2025/101 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 15/11/2021 NUMARASI: 2021/85 E. - 2021/2 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin patentleri ile korunan ... etken maddelerine haiz ... ürünlerinin 11 Ocak 2016'dan beri ... Dışı İlaç Listesinde yer almakta olduğunu, talep ve ihtiyaç halinde Türk Eczacılar Birliği veya SGK tarafından yurt dışından tedarik edilerek stoklanmakta ve hastalara ulaştırılmakta olduğunu, Yurt Dışı İlaç Listesine 25/12/2017 tarihinden itibaren diğer yana ait ... isimli ürünlerin dahil edildiğini öğrendiklerini, ... ürünlerinin patent koruması altında olan ... ve ... etken maddelerini içermekte olduğunu, davalılardan ... firmasının, müvekkilinin patentli etken maddelerini içeren ''...' adlı ürünlerin üreticisi ve tüm dünyaya pazarlayan olduğunu, Türkiye pazarı için tedarik eden, ithal eden, elde bulunduran ve sözleşme için teklif verenin de ... ve ... olduğunu, ... adlı ürünlerin müvekkilinin dava konusu patentlerini tecavüz ettiğinin kesin ve tartışmasız olduğunu, Sağlık Bakanlığı'nın resmi yurt dışı ilaç listesinde ... adlı ürünlerin ... ve ... etken maddelerini ihtiva ettiğini ilan etmek ve kendileri tarafından üretilip ürünün satışına ilişkin aracı kişi/kurumlarla SGK'ya fiyat teklifinde bulunulmak suretiyle davacıyı zarara uğrattığını beyan ederek, ... ve ... etken maddelere haiz ... isimli ürünlerin müvekkiline ait ... ve ... sayılı patentlere tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesini, ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının ... isimli bir ilacın dünya çapında korumalı patentini aldığını, diğer davalı ...'nın distrübütörlüğü olan ... isimli ilacın bahse konu ilaçla aynı etken maddeleri içerdiğini, SGK ihalesine girmemesi gerektiğini ancak SGK'nın ruhsatsız ilaçlar için ihale yapmadığını, davacının ilacının Türkiye'de ruhsatlı olmadığını, her iki ilacın da ülkemizde ticarileştirilmediğini ve piyasada bulunmadığını belirterek haksız açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ... ilacının içeriğindeki iki etken madde Türkiye'de patentli olmasına rağmen, ilaca ülke içerisinde ruhsat/ pazarlama izni verilmediğini, hastaların ... ilacına erişimi yalnızca, insani amaçlı ilaca erken erişim sağlama hakkıyla sınırlı olduğunu, ...’nin fiyatının çok yüksek olduğunu ve ürünü satın alabilen ve bu ürüne erişimi bulunan hastanın mevcut olmadığını, davacı şirketin iddialarını ortaya koyarken, yabancı ülkelerde ruhsatlı ilaçların hangi yollarla ülkemizde satışa sunulduğu sürecini özetlediğini ancak bu satışın ülkemiz içinde yapıldığına dair bir kanıt dosyaya sunamadığını, Türkiye’de kistik fibroz hastalığına sahip yaklaşık 1000-1500 kişi bulunduğunu, müvekkiline ait ... ilacının şimdiye kadar kistik fibroz hastalarının çok kısa yaşam beklentilerini büyük ölçüde uzattığını ve aynı zamanda hastaların semptomlarını önemli ölçüde azaltarak yaşam kalitesini büyük ölçüde arttırdığını, davacı şirket ..., AB'nin diğer birçok ülkesinde (İngiltere, İspanya ve diğerleri gibi) aynı fiyatlandırma stratejisini benimsediğini, bu hastalığın çok yaygın olduğu İngiltere’de, hastalar davacı şirket ...’e ve İngiltere Hükümetine 3 yıldan fazla bir süredir baskı uyguladığını, ancak İngiltere Hükümeti’nin sunduğu önemli tekliflere rağmen, davacı şirket ... uzlaşma yoluna gidilmediğini, davacı tarafa ait ... ile yapılan tedavi yılda yaklaşık 130.000 ABD doları olduğunu, müvekkili şirketin ...’ bu, hacme bağlı olarak yıllık yaklaşık 18.000/25.000 ABD Doları olarak fiyatlandırıldığını, Eylül 2017’de, Müvekkili şirketin ...Arjantin’de ... ürününü piyasaya sürdüğünü, ancak müvekkil şirketin hiçbir zaman hiçbir ... ürününü Türkiye'de satmadığını beyan ederek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince;"Davalı vekilinin 15/11/2021 tarihli duruşmadaki kabul beyanı dikkate alınarak davanın kabulü ile davalıların ... ve ... etken maddelerini içeren ... adlı ürünü ile İvacaftor etken maddelerini içeren ... adlı ürününün her ne ad veya marka altında olursa olsun ... ve ... etken maddelerini içeren ürünlerin davacıya ait ... ve ... sayılı patent haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, bu tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda tecavüz teşkil eden ... ve ... (birlikte içeren) ve sadece İvacaftor etken maddesini içeren ürünlerin, üretilmesi, ithali, ihracı, stoklanması, dağıtımı, satış ve tanıtımı veya herhangi bir şekilde ticaret mevkiine konulması, satış için teklif edilmesinin veya bu etken maddeleri içeren ürünler ile ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunulmasının önlenmesine, ... ve ... adlı ürünlerin TİTCK yurtdışı ilaç listesinden çıkarılmasına, bu hususta TİTCK'ye müzekkere yazılmasına, davacıya ait ... ve ... sayılı patentlerin koruma süresi boyunca her ne ad altında olursa olsun patentler ile korunan ... ve ... adlı etken maddeleri içeren (birlikte içeren) veya sadece İvacaftor etken maddesini içeren ürünlerin yurtdışı ilaç listesine eklenmesinin önlenmesine, bu hususta TİTCK'ye müzekkere yazılmasına, hüküm özetinin Türkiye'de yayın yapan trajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalıya ait olmak üzere bir defa ilanına," şeklindeki gerekçeleri ile; Davanın kabulü ile, Davalıların ... ve ... etken maddelerini içeren ... adlı ürünü ile ... etken maddelerini içeren ... adlı ürününün her ne ad veya marka altında olursa olsun ... ve ... etken maddelerini içeren ürünlerin davacıya ait ... ve ... sayılı patent haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, bu tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda tecavüz teşkil eden ... ve ... (birlikte içeren) ve sadece ... etken maddesini içeren ürünlerin, üretilmesi, ithali, ihracı, stoklanması, dağıtımı, satış ve tanıtımı veya herhangi bir şekilde ticaret mevkiine konulması, satış için teklif edilmesinin veya bu etken maddeleri içeren ürünler ile ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunulmasının önlenmesine, ... ve ... adlı ürünlerin ... yurtdışı ilaç listesinden çıkarılmasına, bu hususta ...'ye müzekkere yazılmasına, Davacıya ait ... ve ... sayılı patentlerin koruma süresi boyunca her ne ad altında olursa olsun patentler ile korunan ... ve ... adlı etken maddeleri içeren (birlikte içeren) veya sadece ... etken maddesini içeren ürünlerin yurtdışı ilaç listesine eklenmesinin önlenmesine, bu hususta ...'ye müzekkere yazılmasına, Hüküm özetinin Türkiye'de yayın yapan trajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalıya ait olmak üzere bir defa ilanına, şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF: Davalı ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ... tarafından, dava konusu ... isimli ilaca yönelik olarak, müvekkili şirkete ait '' ...'' isimli ürünün, müvekkilleri şirkete ait patentli ... ve ... etken maddelerini içerdiğini, müvekkili ... adlı ürünlerin üreticisi ve tüm dünyaya pazarlayanı olduğunu, Türkiye pazara için tedarik eden, ithal eden, elde bulunduran ve sözleşme için teklif verenin de ... ve ... olduğu, ... adlı ürünlerin müvekkillerinin dava konusu patentlerini tecavüz ettiğinin kesin ve tartışmasız olduğu, Sağlık Bakanlığı'nın resmi yurt dışı ilaç listesinde ... adlı ürünlerin ... ve ... etken maddelerini ihtiva ettiğini ilan etmek ve müvekkili tarafından üretilip ürünün satışına ilişkin aracı kişi/kurumlarla SGK'ya fiyat teklifinde bulunmak suretiyle müvekkillerini geri döndürülemez ve telafisi zor zarara uğratıldığını, ... ve ... etken maddelerine haiz ... isimli ürünlerin müvekkillerine ait ... ve ... sayılı patentlere tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi talep ettiğini, davacı taraf, müvekkili şirket tarafından üretilen ... isimli ürünün 25 Aralık 2017 tarihinde Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) nezdinde bulunan Yurt Dışı İlaç Listesi'ne dahil edildiğini ve söz konusu ilaca ilişkin fiyat teklifinde bulunulduğunu, fiyat teklifinde bulunulmasının söz konusu ürünün depolanması, stoklanması, istenildiği anda tedarik edilmesi ve/veya satışa arz edilmesi anlamına geldiğini ileri sürdüğünü, müvekkili şirket 25 Aralık 2017 tarihi öncesi ve devamında ve de şu an dava konusu ürünü satmaya ilişkin hiçbir faaliyette bulunmadığını, bu kapsamda müvekkili şirket, davacı tarafın Türkiye'de haiz olduğu ... ve ... sayılı patentlerine karşı hiçbir tecavüz eyleminde ve tecavüz teşkil edecek hiçbir girişimde bulunmadığını, davacı tarafça, kabul anlamına gelmemekle birlikte, tecavüz iddialarına ilişkin destekleyici hiçbir belge ileri sürülmediğini, dava konusu ... isimli ürünün etki ettiği hastalık olan Kistik Fibroz hastalarının çok sayıda olduğu ve bu nedenle ilaca gereksinimin yoğun olduğunu, hal böyle iken, 2017 yılından bu yana Yurt Dışı İlaç Listesi'nde bulunan dava konusu ürünün yaklaşık 5 yıldır piyasaya hiçbir şekilde sürülmediği ve satış işlemine konu olmamış ve tedarik edilmemiş olmasından da anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin davacı tarafa ait patentli ürünlere ilişkin tecavüz fiilinde bulunmadığı ve bulunmaya yönelik hiçbir girişiminin olmadığını, müvekkili şirketçe herhangi bir tecavüz eylemi gerçekleştirilmediğini, müvekkili şirket dava konusu ürüne ilişkin hiçbir tedarik, stoklama, depolama, satış eylemlerinde bulunmadığını ve ürünü piyasaya sürmediğini, dava konusu ... isimli ürün hakkında müvekkili şirket ... ile gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde, bahse konu ürünün 2017 yılından bu yana piyasada bulunmadığını, aracı şirket tarafından ... isimli ürüne ilişkin SGK nezdinde gerçekleştirilen ihalelerde fiyat teklifinde bulunulmadığı ve bu duruma ek olarak işbu ürünün TİTCK nezdinde bulunan Pasif İlaç Listesi'nde yani bir diğer ifadeyle Piyasada Bulunmayan Ürünler arasında yer aldığı bilgisine ulaşıldığını, dosya içerisinde yer alan dilekçelerden de anlaşılacağı üzere, müvekkili şirket davacının ''ihlal'' ve ''tecavüz'' iddiaları aksine dava konusu ürünün pasifleştirilmesini ve pasif ürünler listesi'ne alınmasını açık ve net bir şekilde talep etmekte, ürününün piyasadan kaldırılmasını istendiğini,. hal böyle iken, somut olayda ihlal ve zarar meydana getiren hiçbir faaliyet gerçekleşmediği gibi müvekkili şirketin zarara sebep olacak herhangi bir girişimi de bulunmadığını, aksine kendisine ait ürünün yurt dışı aktif ilaç listesi'nden çıkarılmasını istediğini, dava konusu ... isimli ilacın yurt dışı aktif ilaç listesi'nden çıkarılarak pasif ilaç listesi'ne alınması kararı ile dava konusu ilaç davaya sebep yurt dışı ilaç listesi'nden çıkarılacak ve dava konusuz kalacağını, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16.03.2022 2021/85 E. 2021/2 K. sayılı kararının bozulmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davacı tarafından ikame edilmiş İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/219 D.İş 2018/239 K. Sayılı tedbir ve tespit talepli dosyasıyla müvekkili ...'un, davaya konu olaylarda yalnızca vekaletnameyle işlem yapan eski bir çalışan olduğundan bahisle husumetinin bulunmadığına karar verildiği ve bu husumet yokluğu kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. hukuk Dairesinin 2019/853 Esasında İncelenmek Suretiyle kesinleştiğini, İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/219 D.İş 2018/239 K. Sayılı kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2019/853 esas ve 2019/1185 karar sayılı ilamı İstinafa konu karar da Husumet Yokluğu kesinleştiği ve müvekkilinin de hükme eklenerek tüm davalılar aleyhine hüküm kurulduğunu, mahkemece, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin kesinleşmiş olan hükmüne rağmen, tarafları, dava sebepleri ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunu aynı olan kesin hükme aykırı şekilde tekrar karar verilmesi açık hukuka aykırılık oluşturduğunu, dosyada taraf sıfatı oldukları yurt dışı ilaç listeleri ...'in reçete bazlı talebine göre ... tarafından oluşturulduğunu, yani yurt dışı ilaçlar şirketlerin isteğine göre değil devletin talebine göre tedarik edilmediğini, kaldı ki ...'dan dosyaya gelen cevaptan görüleceği üzere, dava konusu ürünün satışı gerçekleştirilmediğini, somut olayda ticari bir durum söz konusu olmadığını, hal böyle iken herhangi bir patent tecavüzü ve ihlalden bahisle hüküm kurulması hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/85 E. 2021/2 K. sayılı hukuk ve usule aykırı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden inceleme yapılarak davanın reddi karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi özetle; müvekkili ... araştırma ve geliştirme faaliyetlerine çok önem veren, insanların sağlığına ve yaşam kalitesine katkıda bulunmak amacıyla özellikle sağlık konusunda yenilikçi çözümler üretmeyi hedef alan buluşçu ilaç üreticisi (innovatör) firmalardan birisi olduğunu, müvekkili ... sayılı ve ... sayılı patentlerin sahibi olduğunu, müvekkiline ait ... sayılı patent, ... sayılı Avrupa Patenti'nin ülkemizde valide edilmesi sonucu ulusal safhaya girmiş ve tescil edildiğini, ... sayılı patent ... etken maddesini açıkladığını ve koruduğunu, ... sayılı patent 11 Ağustos 2026 yılına dek geçerli olduğunu, müvekkilinin her iki patenti de etken maddeyi yani molekülün kendisini koruduğunu, dolayısı ile bu iki molekülün ticari şekilde herhangi bir şekilde davalı yan tarafında kullanılması patent tecavüzü fiili oluşturulduğunu, müvekkili buluş faaliyetleri neticesinde bulunan, ... ve ... etken maddeleri, müvekkilinin ... ticari adı ile piyasaya sunduğu ve ... etken maddesi ... ticari adı ile piyasaya sunduğu yenilikçi ürününde kullanıldığını, Türkiye'deki uygun kistik fibroz hastalarının ilaç talepleri müvekkile ait ... ürünleri ile karşılandığını, “Tedarik Edilebilen İlaç Listesi'nde güncel olarak bulunan beşeri tıbbi ürün ..., ... Hizmetleri AŞ. veya SGK Ecza Deposu stoklarında bulundurulabileceği ve doğrudan hastaya teslim edilebileceğini, stokta olmayan ilaçların ise reçete bazında yurt dışından ithali gerçekleştirileceğini, davaya konu karşı yana ait ... ve ... isimli ürünler ise sırasıyla 25 Aralık 2017 ve 29 Temmuz 2019 tarihinden bu yana bahsi geçen “Tedarik Edilebilen İlaç Listesinde” yer almakta, ki bu husus yerel mahkeme tarafından yazılan tezkereye istinaden gelen resmi yanıtla da teyit edildiğini, halihazırda ..., ... Hizmetleri A.Ş. veya SGK depolarında stoklanmış olabileceği gibi ithalatı da her an gerçekleştirilebildiğini, söz konusu resmi Yurt Dışı İlaç Listesi'nde açıkça belirtildiği ve ilan edildiği üzere ... adlı ürün müvekkilin patentleri ile korunan ... ve ... adlı etken maddelerini ve ... adlı ürün ... adlı etken maddeyi içerdiğini, müvekkilin patentlerine vaki açık tecavüz durumunu engellemek ve durdurmak için ... isimli ürünlerin üreticisi olan davalı ... adlı firmaya karşı İstanbul 2. PSHHM nezdinde 2018/42 D.İş sayılı dosya ile gıyapta bir tespit ve ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, söz konusu D.İş dosyası içinde alınan bilirkişi raporunda ve SGK'ya ve Sağlık Bakanlığı'na gönderilen müzekkerelere verilen yanıtlarda aşağıdaki hususlar resmi olarak tespit edildiğini, bilirkişi raporunda müvekkile ait ... ve ... sayılı patentler ile ... ve ... etken maddelerinin koruma altına alındığı, davalıya ait ... isimli ilacın da ... ve ... etken maddelerini içerdiği tespit edildiğini, Sağlık Bakanlığı ...'ya mahkeme aracılığıyla gönderilen müzekkereye verilen yanıtta ... adlı ürünlerin Yurt Dışı İlaç Listesi'ne dahil edildiği teyit edildiğini, dava konusu ürünlerin satışının yapılmadığı iddiası gerçeği yansıtmadığını, somut uyuşmazlıkta tecavüze konu edile ... Ve ... adlı ürünlerin müvekkilin ayrı ayrı moleküllerin kendisini koruyan ... ve ... sayılı patentleri ihlal ettiği teknik bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, dosyada mübrez delillerden görüleceği üzere, patentler ile koruma altında olan moleküllerin dava konusu ... Ve ... adlı ürünlerde bulunduğu resmi olarak teyit edildiğini, 63 davaya konu ürünler yurt dışından temin edilmek üzere “Tedarik Edilebilen İlaç Listesinde” yer almakta, halihazırda ..., ... A.ş. veya SGK depolarında stoklanmış olabileceği gibi ithalatı da her an gerçekleştirilebildiğini, mütecaviz ürünlerin Yurt Dışı İlaç Listesi'ne eklenmesi, davalıların ilgili ürünlerin tedariği için sözleşme yapmak üzere öneride teklifte bulunduğu, belli bir fiyatta SGK ile anlaştığı anlamına geldiğinden, tek başına SMK md. 141 anlamında tecavüz fiilini teşkil ettiğini, kaldı ki ... İsimli ürün için, SGK'ya fiyat teklifinde bulunulduğu SGK tarafından bizzat teyit edildiğini, davalı ...'un ne taleplerinin gerekçesi ne de iddialarının temeli anlaşılmayan istinaf talebinin reddi gerektiğini, davalının dayanaktan yoksun usule ve esasa ilişkin istinaf taleplerinin reddi ile; 4 FSHHM'nin usul ve yasaya uygun 2021/85 E. 2021/2 K. sayılı kararının onanmasına, karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu Patent Hakkına Tecavüzün Tespiti Önlenmesi davasıdır.Davacı tarafından dava dilekçesi ile; müvekkilinin patentleri ile korunan ... ve ... etken maddelerine haiz ... ürünlerinin 11 Ocak 2016'dan beri ... Yurt Dışı İlaç Listesinde yer aldığını Yurt Dışı İlaç Listesine 25/12/2017 tarihinden itibaren diğer yana ait ... isimli ürünlerin dahil edildiğini öğrendiklerini, ... ürünlerinin patent koruması altında olan ... ve ... etken maddelerini içermekte olduğunu, belirterek müvekkiline ait ... ve ... sayılı patentlere tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesini, ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İstanbul 2 FSHHM'sinin 2018/42 D.İş sayılı dosyasında mevcut 25/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " rapor ile tespite konu ilacın ... tablet isimli ürün olduğu, tespite konu ilacın ...'nın internet sitesinde sitesinde yayınlanan Yurt Dışı İlaç Listesine 25/12/2017 tarihinde eklendiği, ... tablet isimli ilacın ... ve ... etkin maddelerini içerdiği, ... ve ... etken maddelerinin talep sahibine ait ... ve ... sayılı patentler ile koruma altına alındığı, tespite konu ... tablet isimli ürününün , talep sahibine ait ... ve ... sayılı patentleri kapsamına girdiği " belirtilmiştir. Davalı ... vekili 15/11/2021 tarihli duruşmadaki beyanında," ... VE ... isimli ürünler bakımından yurt dışı aktif ilaç listesinden geri çekilmesi ve pasif ilaç listesine alınmasına ilişkin ivedi bir şekilde talepleri bulunduğunu bu nedenlerle açılan davanın kabulüne karar verilmesini ve bir an önce ...'ya müzekkere yazılmasını talep ettiklerini beyan ederek beyanının imzası ile tasdik etmiştir. 6100 sayılı HMK.nun 308 ve devamı maddelerinde davayı kabul ve şekli açıkça belirtilmiştir. HMK 308. Maddesi düzenlemesine göre kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul beyanı dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır, hüküm ifade etmesi için karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı değildir (HMK 309. Madde). Kabul hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK 310. Madde). Mahkemece Davalı vekilinin 15/11/2021 tarihli duruşmadaki kabul beyanı dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de; 15/11/2021 tarihli duruşmada beyanda bulunan vekilin davalılardan ... Vekili olduğu, diğer davalı ...'u temsil etmediği, davalı ...'un ayrı vekilinin bulunduğu ve dilekçelerinde, bu davadan tefrikine karar verilen davalı ... şirketinin eski çalışanı olduğunu ileri sürdüğü, mahkemece husumet itirazının değerlendirilmediği gibi, bu davalı yönünden kabul beyanı varmış gibi hüküm kurulmasının da usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edilen hususlarda yargılamaya devam edilmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine, davalılardan ... vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/11/2021 tarih, 2021/85 E. 2021/2 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı ....vekilinin istinaf başvurusunun İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA 5-İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde iadesine, 6-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2025