Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/826 E. 2023/254 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/826
Karar No
2023/254
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/11 Esas KARAR NO: 2024/416 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 14/03/2023 NUMARASI: 2021/826 E. - 2023/254 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacının 07.05.2021 düzenleme tarihli 20.11.2021 vade tarihli 250.000-TL bedelli davalı ... adına düzenlenmiş bononun varlığından ... Bankası Taşdelen şubesine protesto edilmek üzere teslim edildiğinde haberdar olduğu, her ne kadar müvekkil davalıyı tanısa da bahse konu senet müvekkilim tarafından verilmemiş olup senet üzerindeki imza da müvekkilimizin eli ürünü olmadığı, davacının dava konusu bono ile hiçbir alakası olmadığı, iş bu nedenle de müvekkilin borçlu olmadığının tespiti için huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğumuz hasıl olduğu, davacının işbu dava konusu icra takibine konu bono ile herhangi bir ilgisi ve sorumluluğu bulunmadığı, tüm bu nedenlerle müvekkilimin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, İcra takip alacaklısı davalının kötü niyetle hareket ettiği açıkça ortada olduğu, hal böyle iken davalının bono miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı ..., müvekkilden birçok defa borç para almış ve bu almış olduğu paralar ile; kripto borsasında ve inşaat piyasasında kendisine sermaye oluşturduğu, para gönderme işlemlerinde müvekkil ve müvekkilin arkadaşının (...) kız kardeşi (...) ve erkek kardeşi (...) zaman zaman davacı ...'ın kendi kişisel banka hesabına havale / EFT yaptığı gibi zaman zaman da davacı ...'nın yanında çalıştırdığı kişilere; şirket genel koordinatörü vb. kişilerin ya da abisi - köylüsü - yeğeni vb. kişilerin banka hesaplarına havale/ EFT olarak para gönderdiği, keza müvekkil, kendi kripto hesabından davacının abisi ve şirket genel koordinatörü vb. gibi kişilerin kripto cüzdanlarına kripto para da gönderdiği, kabul anlamına gelmemekle birlikte; bir an için davacının senedi, şirketinde çalışan kişilere imzalatması halinde dahi ilgili mevzuat ve yargıtay kararları gereği ilgili kişi/kişilerin hem cezai hem de hukuki sorumluluğu söz konusu olacağı, davacının yanındaki kişi ya da kişiler yetkisi olmadığı halde senedi imzalamış ve kişiler arasındaki bu bir uygulamaya ya da bir teamül haline elmiş ise; kısacası ilgili kişi/kişiler bu duruma ses çıkartmıyor ise bu işe göz yuman kişinin ilgili senetten baştan itibaren sorumlu olacağı yargıtay kararları gereği sabit olduğu, davacı tarafından ve alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla açılan haksız ve mesnetsiz işbu huzurdaki davanın reddini, davacının talep ettiği kötü niyet tazminat talebinin reddini, senet üzerinde var olan ve senedin 3. Şabıslara ödenmemesi ve takibe konu edilmemesine ilişkin; mahkemenin ara karardan dönmesini, kötü niyetli davacının İİK md. 72/4 uyarınca alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına ve alacağın %10' undan az olmamak üzere para cezasına mahkum edilmesini, yargılama ve vekalet ücretinin karşı yan uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davalı vekilinin cevap dilekçesinde taraflar arasında İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/677 esas sayılı dosyası da bulunduğunu belirttiği, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede dosyanın derdest olduğunun anlaşıldığı, bunun üzerine dosyanın UYAP üzerinden mahkememize gönderilmesinin istendiği, dosyanın yapılan incelemesinde, iş bu davaya konu bonoyla ilgili aynı istemle menfi tespit davası açıldığı, yapılan yargılamada davanın reddine karar verildiği ve kararın henüz kesinleşmediği istinaf incelemesinde olduğu görülmüştür. Derdestlik dava şartı yönünden yapılan incelemede; İstanbul Anadolu 6. ATM'nin 2021/677 E. Sayılı dosyasının 19/10/2021 tarihinde açıldığı, iş bu davanın ise mahkememizde 02/12/2021 tarihinde açıldığı, dolayısıyla yetki ve görev yönünden mahkememizin yetkili ve görevli olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamakla birlikte , tarafları aynı ve aynı konuya ilişkin başka bir mahkemede derdest bir dava varken bizim mahkememizde dava açılması Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 (1)- I açık hükmü gereği mümkün olmadığından davanın usulden reddine" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Derdestlik kararı verilen İstanbul Anadolu 6. ATM'nin 2021/677 E. sayılı dosyasındaki senet ile işbu davaya konu senedin aynı olmadığını, bu davanın konusu senedin 07.05.2021 düzenleme tarihli 20.11.2021 vade tarihli 250.000-TL bedelli davalı ... adına düzenlendiğini, 6. Asliye Ticaret Mahkemesindeki senedin ise 07.05.2021 Düzenleme Tarihli 20.10.2021 vade tarihli olduğunu, menfi tespit davasına konu icra takip dosyası incelendiğinde iki adet 250.000 TL lik senet olmak üzere toplam 500.000 TL üzerinden açıldığını, iki farklı bonodan müvekkilinin haberdar olduğunu, sonrasında davalı tarafından her iki bono için tek bir dosya üzerinden icra takibine konu edildiğini, müvekkilinin işbu dava konusu icra takibine konu bono ile herhangi bir ilgisi ve sorumluluğu bulunmadığını, davalının bono miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, dava konularının farklı olduğunu, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Derdestlik 6100 Sayılı HMK'nın 114/I-ı. maddesinde olumsuz bir dava şartı olarak düzenlenmiş olup, davanın görülmekte olması anlamına gelmektedir. Derdestlik bir dava şartıdır, bir dava görülürken, konusu, dava sebebi ve tarafları aynı olan dava yeniden açılırsa bu ikinci dava, dava şartı eksikliği sebebiyle reddedilir. Bir davanın derdestlik sebebiyle reddedilebilmesi için; ilk açılan dava görülmekte iken ikinci bir dava açılması ve her iki davanın aynı dava olması gerekir. Birinci dava görülmekte iken ikinci davanın açılmış olması, birinci davanın (ilk açılan) davanın görülmekte (derdest) olması demek, ikinci davanın açıldığı tarihte birinci davanın henüz karar bağlanmamış olması veya karar bağlanmakla birlikte verilen kararın henüz şekli anlamda kesinleşmemiş olması demektir. Dava dosyası incelendiğinde ,davacının 07.05.2021 düzenleme tarihli 20.11.2021 vade tarihli 250.000-TL bedelli davalı ... adına düzenlenmiş bono yönünden borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği, İstanbul Anadolu 6. ATM'nin 2021/677 E. sayılı sayılı dosyasının ise dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde dava konusu ... lehine tanzim edilmiş 07.05.2021 düzenleme tarihli 20.10.2021 vade tarihli 250.000-TL bedelli bono üzerinde bulunan imzanın davacıya ait olmadığının ve dava konusu senetten borçlu olmadığının tespiti ile senedin ve buna bağlı icra işlemlerinin durdurulmasının talep edildiği, işbu dava dosyasındaki senedin vade tarihinin 20.11.2021 olduğu, İstanbul Anadolu 6. ATM dosyasındaki senedin ise vade tarihinin 20.10.2021 tarihli olduğu, davaya konu senetlerin farklı olduğu, icra dosyasında her iki bonoya yönelik takip başlatıldığı, dava konularının farklı olduğu anlaşılmakla Mahkemece davanın usûlden reddine yönelik kararda bir isabet bulunmadığı, bu haliyle dosyanın esasına girilerek yargılama sonucunda varılacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu sonucuna varılmıştır.Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4-6. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2023 tarih, 2021/826 E. 2023/254 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 29/02/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/826, K. 2023/254, T. 20.10.2021, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-826-e-2023-254-k-81418fac9bc8