Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/681 E. 2024/528 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/681
Karar No
2024/528
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/681

KARAR NO: 2024/528

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 07/10/2020

NUMARASI: 2018/37 E. - 2020/440 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen Bayilik Sözleşmesinin 4. maddesi uyarınca davalının, müvekkili şirketçe kendisine bildirilen yerlerde, ürünlerin abonelik işlemlerini, dağıtımını ve sözleşmede belirtilen diğer hizmetleri yapmayı üstlendiğini, sözleşme ile davalının Kaynaşlı ilçesinde abone bayisi olduğunu, davalının işe başlaması ile düzenlenen sözleşmenin ödeme başlıklı 6.4. maddesinde, bayinin ürünlerin bedelini, komisyon tutarını mahsup ettikten sonra müvekkilinin belirlediği günlerde ödemesi gerektiğini, davalının sözleşme kapsamındaki doğmuş ve doğacak borçlarını ... Bayisine süresinde yapmaması halinde, ... Medyanın ödemeyi yaparak bu alacağa halef olacağının düzenlendiğini, buna göre davalının 29.287,62 TL borcu ödememesi üzerine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu alacağı ticari kayıtlar ile itiraz edilmeyen fatura ve irsaliyeler ile sabit olduğunu, davalının süresinde ödemeyi yapmadığını ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20'den az olmayacak icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; mahkememizin yetkisiz olduğunu, talebin zamanaşamına uğradığını, davacıya verilen 7.500,00 TL bedelli teminat senedinin tarih ve diğer kısımlarının davacı tarafından doldurulduğunu, hiçbir ihtar gönderilmeksizin değiştirilen senedin 10.000,00 TL bedeli olarak takibe konu edilerek tahsil edildiğini, takip konusu borcun kendisine ait olmadığını ve bu alacağın bu dönemde yapılan ... Gazetesi satışlarına ilişkin olduğunu, davacının o tarihlerde Düzce'ye satacakları kurumsal gazetelerin kendi adına gönderileceğini, ancak dağıtım ve tahsilat sorumluluğunun davacıya ait olduğunu beyan ettiklerini, bu kapsamda davacının resmi kurumlara ve Düzce Belediyesine toplu gazete satışı yaptığını, gönderimin ise davalı üzerinden gösterildiğini, bu nedenle davalı tarafından yapılmış bir satış ile buna bağlı bir ödeme bulunmadığını davacı ile kurumlar arasında yapılan bu satışlardan, görüşmelerden ve tahsilatlardan davalını haberinin dahi bulunmadığını, bu gazetelerin kime teslim edildiğine ilişkin irsaliye ve faturaların sunulmadığını, tiraj kaygısı ile karşılığı olmayan gazete yollanarak faturalandırıldığını ve bayinin bu işlemle ilgili yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını, anılan satışların yapılıp yapılmadığı ile ile bedellerinin tahsil edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, bayilik sözleşmesinin bildirimsiz ve haksız şekilde feshedilerek icra takibine başlanıldığını, davacının Düzce'de ki kurumlara ve Belediyeye yaptığı satışların yapılıp yapılmadığı savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucund; "...taraflar arasında yapılan bayilik sözleşmesi ile ... tarafından davalı bayiye ürünlerin satışının yapılacağı, bayinin sözleşme kapsamında süresi içinde borçlarını ... Bayi'ne ödememesi halinde, ... Medya'nın ödeme yaparak bu alacağa halef olacağının kararlaştırıldığı, taraflarca sunulan ticari defter ve belgelerin incelenmesinde, bayilik sözleşmesi kapsamında davalının teminat senedi bedeli haricinde 10.975,31-TL borcunun bulunduğunun tespit edildiği, 7.500,00 TL'lik teminat senedinin de tahsil edildiği davacı vekilince bildirilmiş olduğundan; davalının bakiye borcunun 3.475,31- TL olduğu tespit edilmiş olup, bu miktar yönünden davanın kısmen..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas nolu dosyasına yönelik itirazın 3.475,31 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin devamına, alacağın %20'si oranında 695,06 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı ile akdedilen 22.04.2014 tarihli bayilik sözleşmesinden kaynaklanan borcun ifa edilmemesi üzerine takip başlatıldığını, itiraz üzerine açılan davada mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın hatalı olduğunu, mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde davacının defterlerine göre 36.787,62 TL alacaklı olduğu, davalının defterlerine göre ise 33.740,98 TL borç bulunduğunu, tarafların defterleri arasında 24.367,44 TL fark bulunduğu, davacıya ait yayın genel ödeme raporunda 22.765,67 TL tahsilatın yer aldığı, ancak bu tahsilatın banka kayıtları ve dekontları ile teyit edilemediği, davalının yaptığı ödemelere ilişkin banka dekontlarını sunması gerektiği ile bu raporun doğru kabul edilmesi halinde davacı şirket tarafından tahsil edilen 7.500,00 TL'lik senet tutarı mahsup edildiğinde talep edilebilecek tutarın 3.475,31 TL olduğu, davacı lehine karar verilmesi halinde toplam alacağın 34.855,48 TL olduğunun belirlendiğini, Davalının ise gazetenin alım, satım ve dağıtım aşamalarında aktif olarak yer almadığını, gazete satışlarının ve tahsilatların davacı tarafından sağlandığını, dağıtımın "göstermelik" olarak kendisinin üzerinden yapıldığını ve bu sebeplerle davacının alacaklı olmadığının savunulduğunu, bu hususların haksız olduğunun raporla belirlendiğini, bayilik sözleşmesi kapsamında satış ve dağıtımı yapmak üzere gazete teslim almadığını ileri sürmesine karşın, bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere davalının ticari defterlerine 33.740,98 TL'lik faturanın kayıt edildiğini ve savunmaların hukuka aykırı olduğunun belirlendiğini, mahkemece bu hususun dikkate alındığını, ancak yayın genel ödeme raporunda tahsilat olarak yer alan 22.765,67 TL'lik tutarı ve davacının tahsil ettiği 7.500,00 TL'lik teminat senedi tutarını mahsup ederek davacının 3.475,31 TL talep edebileceğinin kabul edildiğini, bu miktardan 22.765,67 TL'nin mahsup edilmesinin yasaya aykırı olduğunu, yayın genel ödeme raporunda davalı taraftan 22.765,67 TL tahsilat sağlandığı yönünde bir kayıt bulunmasına karşın bu husus bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere hiçbir banka dekontu ve sair evrak ile teyit edilmediğini, davalının 22.765,67 TL'lik ödemeye ilişkin hiçbir belge sunmadığını, rapordaki tahsilat kaydının geçerli bir dekont veya tahsilat makbuzuna dayanmadığını, ödemenin davalı tarafından ibraz edilen dekont ile teyit edilemediği gibi, borçlunun da yargılamanın hiçbir aşamasında bu rapordaki ödemeyi yaptığını iddia etmediğini, buna rağmen mahkemece 33.740,98 TL'lik tutardan 22.765,67 TL'nin mahsup edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına v davanın tam kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında düzenlenen 22.04.2014 tarihli bayilik sözleşmesi ile davalı bayinin davacı tarafından ulusal ve yerel düzeyde yayınlanan Sabah gazetesi ile diğer yayınları bayilik sınırları içerisinde abonelere dağıtımını yaparak bedellerinin tahsili, yeni abonelik tesisi ve diğer hususlara ilişkin tarafların hak ve alacakları düzenlenmiştir. Sözleşmenin 4.maddesinde bayinin yükümlülükleri düzenlenmiş olup, buna göre kısaca bayi kendisine terk edilen ...ili ... ilçesinde davacıya ait ürünlerin satış, abonelik ve diğer hizmetlerini yerine getirmeyi üstlenmiştir. Sözleşmedeki mali hükümler 6.maddede düzenlenmiş olup, 6.4.maddedeki ödeme hükmüne göre, ürünlerin satışını ... Medya adına, ... Dağıtım başbayisi aracılığıyla bayiye yapılacağı ve bedelinin kendisine faturalandırılacağı, bayinin ürün bedelini, komisyon tutarlı mahsup ettikten sonra ... Medyanın belirlediği ödeme gününde yapacağı, sözleşmeden kaynaklı doğmuş doğacak borçların baş bayiye süresinde yapmaması halinde ... Medyanın borcu ödeyerek alacağa halef olacağı kabul edilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşme ile bayilik ilişkisinin kurulduğu tartışmasızdır. Ancak davalı bayi sözleşme ilişkisini kabul etmekle birlikte dava konusu edilen alacakların kendi iş ve faaliyetlerinden kaynaklanmadığını, 2014 yılında ... Medyanın Düzce'de bulunan resmi kurumlara ve belediyeye yaptığı doğrudan toplu satışlardan kaynaklandığını, ancak kendisinin bu satışta yeri olmamasına rağmen gönderim ve faturalandırmanın davacının talebi ile bayi hesapları üzerinden yapıldığını, aslında yer almadığı ve doğrudan davacı tarafından yapılan satış nedeniyle borçlu olamayacağını savunmaktadır. Davacı, İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 29.287,62 TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla takip başlatmıştır. Davalının borç ve ferilerine yönelik itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. Mahkemece tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 21.01.2019 tarihli raporda davacının ticari defterleri ile davalının işletme defteri incelenmiştir. Raporda, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve davalının defterlerinde kayıtlı olan fatura miktarının 33.740,98 TL olduğu, davacı tarafından düzenlenip davalı defterinde kayıtlı olmayan fatura toplamının 24.367,44 TL olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi raporunun 5.1.3maddesinde ayrıca davacı tarafından inceleme sırasında sunulan yayın genel ödeme raporuna göre, davalı tarafından 23.08.2014 ile 13.12.2014 tarihleri arasında toplam 22.765,67 TL ödeme yapıldığı, ancak bu ödemelere ilişkin makbuz veya dekont bulunmadığı belirtilmiştir. Sözleşme kapsamında davalı tarafından davacıya bir adet teminat senedi verildiği ve 7.500,00 TL bedelli teminat senedinin İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilerek tahsil edildiği anlaşılmıştır. Bu takibin cari hesap borcuna mahsuben yapıldığı tartışmasızdır. Dava konusu uyuşmazlıkta davacının cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı ile bulunuyorsa miktarı uyuşmazlık konusudur. Taraflar arasında bayilik sözleşmesi ilişkisi bulunduğu sabit olmakla bu sözleşme kapsamında ne miktarda emtianın davalıya teslim edildiğinin davacı tarafından kanıtlanması gerekir. Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde davacının, davalının defterinde kayıtlı olan 33.740,98 TL alacaklı olduğu sabittir. İstinaf başvurusunda da bu husus kabul edilmiştir. Bu miktarı aşan bir ürünün davalıya teslim edildiği kanıtlanmamıştır. Bu nedenle, davacı kayıtlarına göre belirlenen 36.142,75 TL miktarında alacak bulunmadığına ilişkin mahkeme kabulü yerindedir. Davalı kendi defterlerine göre, bu miktarda emtia alarak borçlanmıştır. Ancak, davacı tarafından sunulduğu sabit olan ve bilirkişi raporunun 20.sayfasında değerlendirilen yayın genel ödeme raporlarına göre davalının 23.08.2014 ile 13.10.2014 tarihleri arasında çeşitli tarihlerde toplam 22.765,67 TL ödeme yaptığı, davacı tarafından sunulan belge ile kanıtlanmıştır. Davacı, belgeyi kendisi delil olarak sunduğundan, ayrıca bir tahsilat makbuzu aranmaksızın, davalının bu miktarda borcundan kurtulduğu kabul edilmelidir. Bu belgenin sahte olduğu veya başka bir nedenle geçersiz belge ibraz edildiği davacı tarafından ileri sürülmemiştir. Sadece bilirkişi raporundaki, yayın genel ödeme raporundaki tahsilat dekontu veya banka ekstresinin bulunmadığına ilişkin açıklama tekrar edilerek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacıdan sadır olan ve davacının sunduğu, zamana yaygın şekilde yapılan tahsilatların gösterildiği listenin dikkate alınarak davacı alacağının belirlenmesi yerindedir. Bu nedenle davalının toplam cari hesap borcundan yayın genel ödeme raporundaki 22.765,67 TL ile davacı tarafından cari hesap borcuna mahsuben tahsil edilen 7.500,00 TL bedelli teminat senedinin bedeli mahsup edildikten sonra bakiye kısma hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin tüm bu yönlere ilişkin istinaf başvuru nedenlerinin reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 373,20 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 28.03.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/681, K. 2024/528, T. 28.03.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-681-e-2024-528-k-a80c730be827