Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/557 E. 2022/554 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/557
- Karar No
- 2022/554
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1861 KARAR NO : 2025/59 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21.06.2022 NUMARASI : 2021/557 E. - 2022/554 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 15.01.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 15.01.2025 İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.06.2022 tarih 2021/557 E. - 2022/554 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş.vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, davacıya ait olan ... plaka sayılı araç ile davacının eşi ...'ın 24.04.2021 günü seyir halindeyken davalılardan ...'ye ait olup, diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın hızla ve kontrolsüz olarak gelip davacıya ait araca arkasından çarpması ile büyük maddi hasar meydana geldiğini, kaza nedeniyle ... A.Ş. tarafından otoyol korkuluklarına verilen zarardan dolayı 11.929,82.TL ödenmesi için taraflarına maddi hasar tazmin talebinde bulunulduğunu, ancak kazanın oluşunda davalılara ait araç sürücüsü asli ve tam kusurlu olmakla bunun da davalılarca ödenmesi gerekeceğini, kazanın davalı sigorta şirketine ihbar olunduğu, sigorta eksperi tarafından davacıya ait aracın ağır hasarlı olduğu yönünde rapor düzenlenerek çekme belgeli pert olarak işlem görmüş aracın perte ayrılmasına karar verildiğini, kazalı araç üzerinde İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/83 D. İş sayılı dosyasıyla hasar tespiti yaptırıldığını, bilirkişi tarafından davacıya ait araçta 121.500.00 TL araç hasar ve tamir bedeli, 20.000.00 TL araçta meydana gelen değer kaybı , 10.000.00 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 151.500.00.TL hasar, değer ve ikame araç bedeli tespit edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 121.500.00 TL araç hasar ve tamir bedeli, 20.000.00 TL araçta meydana gelen değer kaybı, 10.000.00 TL ikame araç bedeli, 1.500.TL çekici ücreti olmak üzere toplam 153.000.00.TL ile davacının ödemek durumunda kalacağı başka zararların, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili, davalı şirketin Karayolları Trafik Kanunun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğunun poliçe limiti (41.000,00 TL) ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, kabul anlamına gelmemekle davacının öncelikle kusur ve zarar olgularını ispat etmesi gerektiğini, davanın haksız fiile dayalı olup davacı tarafın sigortalı araç sürücüsüne raci kusur ve zararı kanıtlayamaması halinde davalı şirketin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, aracın kullanılmamasına ilişkin boşta geçen süreye ilişkin talep dolaylı zarar kapsamında olup poliçe genel şartları gereği teminat dışı haller arasında olduğunu, bu nedenle davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar usulüne uygun olarak çıkartılan tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, davalılardan ... kendisini vekille temsil ettirerek bir kısım duruşmalara vekili aracılığıyla katılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu kazada davalı sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK 52/a-b ve 56/c maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumunda %75 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/A maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğu, kaza sonrası oluşan hasar miktarının, araç rayicinin %50'sini aştığından tamirinin ekonomik olmadığı, aracın ağır hasarlı olduğu, mevcut hali ile pert - total edilmesinin teknik ve ekonomik açıdan uygun olacağı, buna göre araç piyasa değeri 300.000,00-TL- aracın sovtaj (hurda) değeri 185.000,00-TL= toplam gerçek hasarın 115.000,00-TL olduğu, değer kaybının, aracın piyasa değerindeki azalma olduğu, buna göre pert kabul edilen aracın, piyasa değeri göz önüne alınarak zarar hesaplandığından, araç sahibinin bir zararı oluşmaması nedeniyle değer kaybı oluşmadığı, söz konusu ... plaka sayılı aracın çekici ücretinin 1.500,00.-TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 115.000,00-TL hasar bedeli maddi tazminatı ile 1.500,00 TL çekici ücretinin davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde 12/07/2021 tarihinden itibaren, davalı ... ve ... yönünden 24/04/2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, değer kaybı talebi oluşmayacağından reddine, 6.000,00 TL ikame araç bedelinin davalı ... ve ... yönünden 24/04/2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş.vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, taraflarınca mahkeme dosyasına 21/02/2022 tarihinde vekaletname sunulduğunu ve bilirkişi raporuna itiraz için ek süre talebinde bulunulduğunu, 28/02/2022 tarihli ara karar ile taleplerinin reddedildiğini, gerekçesinde ek süre talebinin yasal süresi içerisinde talep olunmadığının belirtildiğini, bu gerekçenin gerçek durumu yansıtmadığını, bilirkişi raporunun davalı ...'ye 07/02/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, rapora itiraz süresi olan 2 haftalık itiraz süresinin ise 21/02/2022 tarihinin nihayetiyle sona erdiğini, davalının ve vekil olarak taraflarının Bursa'da mukim oluşu, dosyayı haricen (mahkeme kaleminde) incelemelerinin mümkün olmayışı, uyap sistemi üzerinden vekaletnameyi itiraz süresi içerisinde (21/02/2022 tarihinde) göndermelerine rağmen uyap vekil kayıtlarının sisteme itiraz süresinin bitimine denk gelen 23/02/2022 tarihinde yapılmış olması ve bu sebeple dosyayı itiraz süresi içerisinde incelemelerinin mümkün olmaması sebebiyle süre uzatım talepleri haklı sebeplere dayanmakta iken hatalı gerekçe ile reddedilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, mahkemenin 28/02/2022 tarihli ara kararına nihai kararla beraber itiraz ettiklerini, bilirkişi raporuna ve kusur durumuna ilişkin ara karara karşı itirazlarını tekrarladıklarını, yapılan yargılamada ilk olarak aydınlatılması gereken hususun olayın oluşu ve kusur durumu olduğunu, dava konusu olayın oluşunda davalı üzerine kayıtlı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunu, ... plakalı araca ait tüm fotoğraflar incelendiğinde kazanın trafik kaza tutanağında zikredildiği şekilde olmadığının ve karşı taraf araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun anlaşılacağını, mahkemenin 24/01/2022 tarihli taraflarına asli kusur atfeden ara kararına da itiraz ettiklerini, bilirkişi raporunda ... plakalı aracın kaza tarihinde rayiç değerine ilişkin 300.00TL olduğu hususunda yapılan tespite itiraz ettiklerini, bilirkişi raporunun ekinde yer alan, rapor tarihi itibariyle bahse konu aracın değerine ilişkin ilanlara bakıldığında ortalama 470.000TL olduğunun görüleceğini, faturalandırılmayan ve bu suretle ispat edilmeyen ikame araç bedeli ve çekici ücreti taleplerinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple reddi gerektiğini, kazada asli kusurlu olan davacıya ait araç sürücüsünün korkuluklara çarpması sonucu verdiği zarardan davalının sorumlu tutulamayacağını, mahkemece kusur durumunun tespiti için uzman bilirkişilerce rapor tanzim ettirilmediğini, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kusur tespiti yapıldığını, bu hususa da itiraz ettiklerini, asli kusurlu olduklarını kabul etmediklerini, mahkemenin 24/01/2022 tarihli ara kararında davacı tarafın kazanın oluşunda %25 kusurlu olduğuna hükmedildiğini, buna karşın kusur oranında indirime gidilmediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava, 24.04.2021 tarihinde meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı, ikame araç ile çekici ücretine ilişkin maddi tazminatın karşı aracın ZMM sigortası, işleteni ve sürücüsüne yönelik olarak maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Her ne kadar davalı sigorta tarafından dosyaya 20.09.2022 tarihi itibariyle istinaf dilekçesi sunulmuş ise de; davalı ... Sigorta A.Ş.vekiline gerekçeli kararın 03.09.2022 tebliğ edildiği, ancak iki haftalık istinaf süresinden sonra 20.09.2022 tarihinde istinaf yoluna başvurulduğu görülmekle, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin istinaf başvurusunun süresi içerisinde olmadığı anlaşılmıştır. Dosya üzerinden yapılan incelemede, Yerel Mahkemece taraf delillerinin toplanılmasından sonra dosyanın trafik ve otomotiv bilirkişilerinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek, 19.01.2022 tarihli bilirkişi raporunun alındığı, davalı ...'ye bilirkişi raporunun 07.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, vekaletname ve bilirkişi raporuna itiraz hususunda ek süre talebinin ise iki haftalık itiraz süresinin son günü olan 21.02.2022 tarihinde dosyaya gönderildiği, mahkemece 28.02.2022 tarihli ara kararla ''her ne kadar davalı ... vekili bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunmak için ek süre verilmesini talep etmiş ise de yasada belirlenmiş sürede talep edilmediği, bu noktada yasal sürelerin uzatılamayacağı, vekil yetkilendirme süresinin mahkeme bakımından hukuken önem arzetmediği'' gerekçesiyle davalı ... vekilinin talebinin reddine karar verilerek bilirkişi raporuna karşı davalı yanca yapılan itirazların değerlendirilmediği görülmüştür. Davaya konu kazanın, davacı taraf sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile yağmurlu havada O 5-010 otoyolunu takriben Mudanya kavşağından Görükler Kavşağı istikametine seyir halinde km 04+950m'si yol çalışma alanına geldiğinde aracının ön kısımlarını çalışma alanındaki plastik dubalara çarpıp hızı azalttığı esnada aracının arka kısımlarına arkasından gelen davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracının ön kısımları ile çarptığı, çarpmanın etkisi ile öne doğru savrulan davacı aracının ön kısımlarını orta refüj demir bariyerlere çarpması sonucu meydana geldiği, 19.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda, davalı sürücü ...'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/a-b ve 56/c maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna hatası ile etken olduğu, davacı taraf sürücü ...'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/a maddesi ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna diğer sürücüye göre az da olsa hatası ile etken olduğunun belirtildiği görülmüş, mahkemece 24.01.2022 tarihli ara kararla bilirkişiler tarafından teknik açıdan yapılan belirleme göz önüne alınarak kusur oranlarının mahkemece yapılması gerektiği gerekçesiyle davalı sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK 52/a-b ve 56/c maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumunda %75 oranında kusurlu olduğuna, davacı sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/A maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğuna yönelik ara kararı oluşturulmak suretiyle, işbu kusur durumuna yönelik yapılan itirazların verilen kararda irdelenmemiş olduğu anlaşılmaktadır. İstinafa gelen taraf vekilince süresi içerisinde bilirkişi raporuna itirazda bulunulmuş olmasına, yine mahkemece 24.01.2022 tarihli ara kararı ile belirlenen kusur durumuna yönelik itirazlara rağmen bu itirazları karşılar şekilde teknik bilirkişilerden rapor alınmaksızın yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi isabetli görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesince, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden, Karayolları Fen Heyetinden veya İTÜ'de görevli öğretim üyelerinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, tarafların kusur oranlarının ve talep edilen her bir tazminat kaleminin belirlenmesi amacıyla ve bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazları karşılar şekilde açık, anlaşılır, denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususlar yerine getirilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının bu nedenle kabulü gerekmiştir. Kabule göre ise; Mahkemece ara kararıyla kusur oranları belirlenmesine rağmen hesaplanan tazminat bedelinden kusur indirimi yapılmaması hatalı olmuştur. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş.vekilinin süresinden sonra istinaf yoluna başvurulduğu görülmekle, istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 3-İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.06.2022 tarih 2021/557 E. - 2022/554 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 4-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.