Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/5514 E. 2021/7833 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/5514
Karar No
2021/7833
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/542 - 2024/1054 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/542 KARAR NO : 2024/1054 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/10/2022 NUMARASI : 2016/794 Esas 2022/596 Karar DAVACI VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 18/09/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18/09/2024 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 29/06/2016 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın davacı ...'nin kullandığı motosiklete çarpması sonucunda kaza tarihinde yaşı küçük olan ...'nin yaralandığı ileri sürülerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 3.000,00-TL maddi tazminatın ve bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta Şirketi A.Ş.'den tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 02/11/2016 tarihli dilekçesi ile; davanın, ...’na karşı açılması gerekirken, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibarı ile geçerli ancak kaza saati itibarı ile geçerli olmayan ZMMS poliçesi ile teminat altına alan ... Sigorta A.Ş.’ye karşı açılmasında maddi hataya düşüldüğünü, davada, HMK m. 124’e dayalı olarak maddi hata düzeltme taleplerinin kabulü ile dava dilekçesinin davalı ...'na gönderilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde; sürekli iş göremezlik tazminatı alacağını 87.015,13-TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı alacağını 5.385,86-TL'ye, bakıcı gideri tazminatı alacağını 6.504,95-TL'ye yükselttiklerini, toplam 98.905,94-TL’nin, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından, usulüne uygun başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik nedeni ile doğan zararlara ilişkin maddi tazminat ve rücu taleplerinin teminat dışında olduğunu, davalı kurumun bu talepler nedeniyle sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacı yanın kaza tarihinde geçerli trafik sigorta poliçesi bulunmayan araç yönünden öncelikle davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açtığı davada yanılgıya düşmesi nedeni ile davanın HMK 124. maddesi uyarınca Güvence Hesabına yöneltmesi istemine yönelik talebinin kabul edildiği, kusur bilirkişisi raporunda, trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün, Trafik Kanunun 84/g maddesini ihlalle olayda asli ve tam kusurlu (%100) olduğu, davacının meydana gelen olayda herhangi bir kusurlu hareketinin bulunmadığının bildirildiği, itiraz üzerine alınan Adli Tıp Kurumu'nun 16/07/2018 tarihli raporunda, meydana gelen kazada, trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün karşı yönden gelen araç şeridine girmesi nedeni ile asli kusurlu (%100), davacının hatalı tutum ve davranışı olmadığından kusursuz olduğunun bildirildiği, maluliyet yönünden alınan Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 17/11/2017 tarihli raporunda, Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında birlikte değerlendirildiğinde, ...'nin 29/06/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle, 5 ay süreyle geçici iş ve gücünden kaldığı, bu süre içerisinde bakıcı ihtiyacının/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, vücut genel çalışma gücünden %10,3 oranında kaybettiğinin bildirildiği, davacının maluliyet raporunun, kaza tarihindeki yönetmelik olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenmediği anlaşıldığından, maluliyet yönünden alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 22/12/2020 tarihli raporunda, davacının, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esas alındığında, özür oranının %3 olarak hesaplandığı, erişkin olması halinde 4 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1 ay süresince başka birinin yardımına ihtiyacı olduğu, devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığının bildirildiği, SGK'nın yapmış olduğu ödeme ve tahkim komisyonunun vermiş olduğu karar da göz önünde bulundurularak, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve Yargıtay 17 HD'nin son içtihatları da nazara alınarak TRH 2010 yöntemine göre 1,8 teknik faiz uygulanmaksızın hesap yapılması için dosyanın yeni bir aktüer bilirkişiye tevdi edildiği, aktüer bilirkişi raporunda, davacının 29.06.2016 tarihinde yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazası nedeniyle, davacı lehine 4.084,87 TL geçici iş göremezlik tazminatı, TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak, progresif rant yöntemine göre, 81.160,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.647,00 TL geçici bakıcı gideri zararı hesaplandığı, ancak davalı tarafça yapılan 5.887,30 TL ödeme ile davacının geçici bakıcı zararının karşılandığının tespit edildiğinin bildirildiği gerekçesiyle; "1-Davanın Kısmen Kabulüne; 81.160,76 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı, 4.084,87 TL geçici iş gücü kaybı tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Bakıcı gideri tazminatı isteminin reddine, 3-Fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; Dava Şartı Yokluğu Nedeniyle Davanın Reddi Gerekirken Davanın Kabulüne Karar Verilmesinin bozma sebebi olduğunu, davacı tarafından maluliyeti sebebiyle tazminat talebine ilişkin olarak, dava öncesinde müvekkil kuruma başvuru yapıldığını, başvuru sırasında müvekkile sunulmamış olan ve tazminat hesabı için zaruri olan, davacının kazaya bağlı olarak gerçekleştirilen tedavi belgeleri ve mevzuata uygun SAĞLIK KURULU RAPORU'nun davacı vekilinden yazılı olarak talep edildiğini, davacı tarafın bu belgeleri müvekkil kuruma sunmadığını, müvekkil kurumun taraf olduğu ve 01.06.2015 tarihinden sonra gerçekleşen kazalara yönelik tazminat hesaplamalarında TRH-2010 tablosu ve 1,8/1,65 teknik faiz oranının kullanılması gerektiğini, müvekkil kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğu bulunmadığını, ayrıca, davacı kaza tarihinde 16 yaşında olduğundan ve 18 yaşından önce çalışarak gelir elde edemeyeceğinden, geçici iş göremezlik tazminatı talep etme hakkı bulunmadığını, kaza sırasında motosiklet türü araç kullanmakta olan davacının alması gerekli koruyucu tedbirleri almamış olması sonucu yaralandığını, ayrıca, 16 yaşındaki davacının ehliyetinin bulunmadığını, davacının kazanın gerçekleşmesindeki kusuruna ek olarak yaralanmasında da ağır müterafik kusuru bulunduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, -maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumundan veya devlet hastanelerinden maluliyete ilişkin sağlık kurulu raporu alınması gerektiğini, davacının davaya konu maluliyetine ilişkin %10,3-%3 olmak üzere 2 ayrı maluliyet oranı tespiti bulunduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın, kaza tarihini kapsar şekilde, geçerli trafik poliçesi bulunduğunu, rizikonun meydan geldiği tarihte, ... plakalı aracın ... SİGORTA A.Ş. nezdinde sigortalı bulunduğunu, ilgili poliçenin kaza tarihi ve saatinde geçerli durumda olduğunun tespiti halinde gerçekleşen zarardan müvekkil kurumun hiçbir sorumluluğu bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen kararda, kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenlerin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle, geçici bakıcı gideri, geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı istemidir. Dava şartına yönelik istinaf yönünden; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvuru yapılmadan dava yoluna gidilmesi halinin dahi HMK'nın 115/2.maddesi gereği tamamlanabilir dava şartı olduğu Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamaları ile kabul edilmektedir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/5514 E. 2021/7833 K., 2021/3045 E. -2021/2666 K, 2021/2461 E. - 2021/3316 K. sayılı emsal kararları). Diğer yandan KTK'nın 97. maddesinde zarar görenin sigorta şirketine yazılı başvurusu yeterli görülmüştür. Davalı vekili, cevap ve istinaf dilekçesinde, kendisine eksik evrakla başvurulduğunu belirtmiş olup, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin uygulamalarında; başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda ise, usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin her halükarda tamamlanabileceği davanın bu nedenle reddedilemeyeceği belirtildiğinden, davacı tarafından, meydana gelen kaza nedeniyle zararının karşılanması hususunda davalıya müracaat edilmiş olmasına göre davalı vekilinin başvuru dava şartının yerine getirilmediğine yönelik istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir. Maluliyete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, kaza tarihi olan 29/06/2016 tarihi itibarıyla raporun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlemesi gerekmekte olup, bu rapora göre düzenlenen raporun hükme esas alındığı, dosya mevcut diğer raporun ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca düzenlendiği ve oran farkının farklı yönetmelik hükümlerinin uygulanmasından kaynaklandığı ve çelişki bulunmadığı anlaşılmakla, maluliyet raporuna ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. 18 yaşından küçük olan davacı hakkında geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği hakkında ise; yerleşik Yargıtay kararlarında, kaza tarihindeki yaşı itibariyle kazanç getiren herhangi bir işte çalışması ispat edilemediği veya statüsü gereği meslek okullarında eğitime devam ettiğinin belirlenememesi halinde geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceği belirtilmekte olup, (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 06.04.2023 tarih ve 2021/26224 Esas, 2023/5068 Karar sayılı ilamı) somut olayda ise,kaza tarihinde 16 yaşında olan davacıya ilişkin olarak “Develi Mesleki Eğitim Merkezi Müdürlüğü” tarafından prime esas kazancın bildirildiği anlaşılmakla, geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Davalı vekilinin hükmedilen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasına ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde; Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582). Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418). Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında kusurlu olması aranmaktadır. Somut olayda, dizlik ve kask takılıp takılmadığının tespit edilemediği ve yaralanmanın niteliği gözetilerek mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmaması isabetlidir. Davalı vekili tarafından aktüer hesap raporuna da itiraz edilmiş ise de; Sigorta Şirketinin de KTK'nın 90 ve TBK hükümleri gereğince "gerçek zarardan" sorumlu olmasına, sigortanın "Genel Şartlardaki" hesaplama yöntemine göre sorumlu tutulmasına yönelik KTK'nın 90. maddesindeki düzenlemenin AYM tarafından iptal edilmiş olmasına ve iptal hükümlerinin devam eden uyuşmazlıklarda uygulanmasının, AYM kararlarının geriye yürümezliği ilkesine aykırı olmadığının Yargıtay uygulamalarında da kabul edilmiş olmasına, bu durumda davalının da TRH2010 Yaşam Tablosu Ve "Progresif Rant Yöntemi" uygulanmak suretiyle hesaplanacak iş göremezlik zararlarından sorumlu olmasına göre, davalı vekilinin hesaplama yöntemine yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiş olup, kaza tarihi itibarıyla geçerli bir poliçe bulunmadığı da anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.823,13 TL istinaf karar harcının peşin alınan 6.003,03-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 179,90-TL harcın talep halinde davalıya iadesine, 3-İstinaf edence yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/5514, K. 2021/7833, T. 06.04.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-5514-e-2021-7833-k-e3489633e51c