Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/4659 E. 2022/4558 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/4659
- Karar No
- 2022/4558
- Karar Tarihi
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : KARAR NO : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KONYA .ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/02/2022 NUMARASI : Esas Karar İSTİNAF EDEN DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1 2- VEKİLLERİ : Av. DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Alacak ve Mülkiyetin Tespiti İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 26/02/2024 YAZIM TARİHİ : 29/02/2024 Davacı tarafından, davalılar aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 01/02/2022 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı .....Hizmetleri ile arasında organik bağ bulunan diğer davalı şirket ....Tesisleri A.Ş ile 10.03.2016 tarihli "MR Cihazı Devir Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme gereğince müvekkili firma, davalı firmaya peşin ödeme, davalının söz konusu cihaza ilişkin leasing borcunun bir kısmının ödenmesi ve devir bedelinin kalan kısmının ise çek vasıtasıyla ödemesi yapılarak toplamda 2.162.530,00 TL tutarın ödemesinin gerçekleşmesi ile cihaza ilişkin devir bedelinin faturasının kesilerek müvekkil firmaya devredileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili firmanın sözleşmeden kaynaklı mali yükümlülüklerinin tamamının yerine getirildiğini, sözleşme süresinde müvekkili firma tarafından, davalı şirketlere gönderilen tutarların davalılardan alacaklı olan.....Kiralama A.Ş'ye ödenmediğinin şifaen tespit edildiğinden bahisle; müvekkili firmanın 10.03.2016 tarihli sözleşmeden dolayı yükümlülüklerini yerine getirdiğinin ve ilgili sözleşmeden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile MR cihazının müvekkili firmaya ait olduğunun tespitine, müvekkilinin devir bedelinden fazla olarak yaptığı 304.252,29 TL'nin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ....Hizmetleri A.Ş.vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın açılış tarihi olan 05.11.2018'de MR Cihazının mülkiyetinin, müvekkilinde olmadığını, müvekkilinin bu tarih itibariyle taraf sıfatlarının bulunmadığını, MR Cihazı konu edilerek kesilen, .... A.Ş.'nin 08.11.2018 tarih, ... nolu fatura dikkate alındığında müvekkili şirketin dava açılış tarihinde malik olmasının fiili olarak imkansız olduğundan, davanın husumetten reddinin gerektiğini, dava konusu MR Cihazının, müvekkili .... Sağlık Hizmetleri Tic. ve San. A.Ş. tarafından .... A.Ş.'den finansal kiralama yoluyla alındığını, söz konusu MR Cihazı leasing sözleşmesi yapılmasından günümüze kadar ..... Devlet Hastanesinde kamu faaliyetinde kullanıldığını, müvekkili şirketin ...... Hastanesi'nde ki ihalesi bittikten sonra yeni dönem ihalesini davacı taraf olan ... Sağlık Eğitim Şirketi'nin kazandığını, Leasing sözleşmesi yapılmasından itibaren .... Devlet Hastanesi'nde kurulu ve kullanılmakta olan cihazı kamu yararına hizmet aksamaması için davacı yanın leasing borçlarının, MR Cihazı sigorta bedellerinin zamanında ödenmesi ve müvekkili şirketin devir sözleşmesinden önce ödediği bedelin müvekkiline iadesi koşuluyla davacı şirkete devredilmesi konusunda anlaştıklarını, söz konusu anlaşma sonucu, .... A.Ş. ile borcun yapılandırılması için yapılandırma sözleşmesi yapılması gerektiği ve davacı ... A.Ş.'nin müvekkili ... Hizmetleri'ne kefil olmak isteğiyle .....Konya Bölge Müdürlüğü'ne müracaat ettiğini ancak .... tarafından davacı yanın kefilliğinin kabul edilmediğinin ve Dr. .. ...'nun kefil olarak gösterilmesi ile yapılandırılma sözleşmesinin yapılabildiğini, söz konusu MR Cihazı devir sözleşmesi 12/2015'te görüşülerek davacı şirket tarafından hazırlandığını, 10.03.2016 tarihinde imzalandığını, bu süreye kadar olan süreçte cihazın kullanımının müvekkili ...Sağlık A.Ş.'ye ait olduğunu, fakat davacı yanın devir sözleşmesindeki edimlerini zamanında ve tam yerine getirmeyerek leasing borçlusu müvekkili .... A.Ş. ile kefil Dr.......'nu temerrüde düşürerek ... A.Ş. tarafından idari takip süreciyle karşılaşmalarına neden olduğunu, .. kiralarının ve cihaz sigorta bedellerinden kalan gecikmiş ve temerrüde uğramış tüm bakiye borçlarını Dr.....'nun, ticari ve şahsi itibarının zedelenmemesi için ödemek zorunda kaldığını, söz konusu MR Cihazı devir sözleşmesinde müvekkilinin kendi üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı şirketin ödemesi gereken tutarın müvekkili şirket ve kefile çok ağır maliyetlere yol açtığını, her ne kadar davacı şirketin söz konusu MR Cihazının aidiyetinin kendisinde olması sebebiyle mülkiyet iddiasında bulunsa da, sözleşmeye kendisinin uymayarak sözleşmenin atıl kalmasını sağladığını, bu sebeple MR Cihazının müvekkili şirkete ait olduğunun kabul edip ödenen miktarın iadesini istemesi gerekirken, haksız bir şekilde sözleşmeye konu MR cihazının davacının aidiyetinde olduğunun tespiti ile fazla yapılan ödemelerin iadesini istemesinin yersiz olduğunu, davacı şirket tarafından Konya ... Noterliği .. yevmiye numaralı ihtarname ile söz konusu MR Cihazının kendilerine devredilmesi gerektiğinin ihtar edildiğinin, müvekkili şirketin Ankara ..Noterliği'nin 25.10.2018 tarih ve .. yevmiye numaralı cevabı ihtarı ile sözleşmenin davacı şirket tarafından atıl kaldığının, davacının üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğinin ihtar ettiklerini, bu sebeple davacı şirketin devir bedelinden fazla olarak yaptığı 304.252,29-TL'nin iadesini kabul etmenin mümkün olmadığından bahisle; Öncelikle husumet yönünden davanın reddedilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde; Müvekkili şirketin söz konusu MR Cihazı sözleşmesi uyarınca hak ve yükümlülüklerini yerine getirdiğinin, karşı tarafın bu sözleşme uyarınca hak ve alacağının olmadığının tespiti ile davaya konu sözleşmede belirtilen MR cihazının müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı .... Sağlık Malzemeleri Tic. ve San. A.Ş.vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın açılış tarihi olan 05.11.2018'de MR Cihazının mülkiyetinin müvekkilinde olmadığını, müvekkilinin bu tarih itibariyle taraf sıfatlarının bulunmadığını, MR Cihazı konu edilerek kesilen, .... A.Ş.'nin 08.11.2018 tarih, ... nolu fatura dikkate alındığında müvekkili şirketin dava açılış tarihinde malik olmasının fiili olarak imkansız olduğundan, davanın husumetten reddinin gerektiğini, her ne kadar söz konusu MR Cihazı devir sözleşmesinde müvekkili .. A.Ş. kefil olarak gösterilmiş ise de, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacı şirketin sözleşmede üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmeyerek, leasing taksitlerini düzenli ödemediğini, bu nedenle davacı şirket tarafından ödenen kısımlar için kira yansıtma faturasının kesildiğini, her ne kadar .. A.Ş. ile ...A.Ş. aralarındaki organik bağı kabul etmiş olsa da; Müvekkili .....A.Ş.'nin sözleşmenin kefili konumunda olduğunu ve davacı yanın dava konusu olan" MR Cihazının mülkiyetinin devrini kefilden istemesi, 10.03.2016 tarihli MR Cihazı devir sözleşmesinden kaynaklı olarak edimlerini yerine getirmediğinin tespiti ile ilgili sözleşmeden dolayı davacı firmanın borçlu olmadığının tespiti ve sözleşmeye konu MR cihazının davacının aidiyetinde olduğunun tespiti" istemlerinin kefile karşı yöneltilmesi hukukun mantığı ile uyuşmadığının, kabul etmemekle birlikte davacının talebini değiştirip yaptığı ödemelerin iadesini istemesi halinde dahi ilk aşamada müvekkili şirket ...Sağlık A.Ş.'ye başvuramayacağını, söz konusu devir sözleşmesindeki kefaletin adi kefalet olduğunu, BK.'nu 585.maddesinde ise borçluya başvurulmadan kefilin takip edilemeyeceği, ancak sınırlı hallerde doğrudan doğruya kefile başvurulması gerektiğinin yazıldığını, müvekkilinin davada taraf sıfatının mevcut olmadığını ve davanın müvekkili yönünden reddinin gerektiğinden bahisle; Öncelikle husumet yönünden davanın reddedilmesini, davalı müvekkilinin kefil olması nedeniyle husumet sıfatının olmadığı gerekçesiyle davanın reddilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde; Müvekkili şirketin söz konusu MR cihazı sözleşmesi uyarınca hak ve yükümlülüklerini yerine getirdiğini, karşı tarafın bu sözleşme uyarında hak ve alacağının olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince "... Davacı ....... Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davalı ..... Sağlık Hizmetleri ile arasında organik bağ bulunan diğer davalı şirket .....Sağlık Tesisleri A.Ş ile 10.03.2016 tarihli "MR Cihazı Devir Sözleşmesi"nin imzalandığı, sözleşmenin 1. Maddesinde amaç ve konunun düzenlendiği, sözleşmenin üçüncü maddesinde tarafların hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiği, sözleşmenin 4. Maddesinde bedel ve ödeme koşullarının belirlendiği, taraflar arasındaki sözleşmenin finansal kiracı davalı ....Sağlık Hizmetleri Aş'nin kiralamaya konu MR cihazının kira sözleşmesi konusunda satın alma hakkının doğması sonrası taşınır mülkiyetinin kendisine geçmesi ile birlikte davacı şirkete mülkiyetinin geçirmeye yönelik sözleşme olduğu, taraflar arasındaki imzası inkar edilmeyen sözleşmenin geçerli ve taraflar açısından bağlayıcı olduğu, ancak 6361 sayılı Kanun'un 26. Maddesi gereğince dava dışı ..... Kiralama Aş'den herhangi bir muvafakatın alınmaması nedeniyle kiracılık sıfatı ile sözleşmeye konu cihazın zilyetliğinin sözleşme kapsamında davacı şirkete geçmediği, davalı ..... Sağlık Hizmetleri Aş'nin satın alma hakkı doğduktan sonra dava dışı ..... Kiralama Aş. Tarafından 08/11/2018 tarihinde fatura düzenlendiği, bu tarih itibariyle sözleşmeye konu MR cihazının mülkiyetinin bu davalıya geçtiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.4.4. Maddesinde Mr cihazının davacı şirkete leasing taksitlerinin tamamı bittikten sonra ve davacının davalı şirkete vereceği 9 adet çekin tamamı davacı tarafından ödenip bittikten sonra devrinin yapılacağının düzenlendiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 15/02/2021 havale tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre davacı tarafından davalı ... Hizmetleri Aş'ye 676.000,00 TL, diğer davalı ........ Lab.Sağlık A.Ş.ye 480.000,00 TL, davalı ........Sağlık A.Ş. Ve dava dışı ... Kiralama Aş'ye 26/03/2016-25/01/2018 tarihleri arasında 1.181.800,00 TL, 25/01/2018 tarihinden sonra 128.982,29 TL olmak üzere toplam 2.466.782,29 TL ödeme yapıldığı, davacının sözleşme kapsamında dava tarihi itibariyle davalılara her hangi bir borcunun kalmadığı, dava tarihi itibariyle sözleşmeye konu MR cihazının mülkiyetinin henüz davalı şirkete geçmediği, dava tarihinden sonra 08/11/2018 tarihi itibariyle mülkiyetinin davalıya geçtiği, malik olmayan davalı şirket tarafından davacı şirkete mülkiyetin devredilmesi söz konusu olamayacağından davacı şirketin mülkiyet tespiti talebinin yerinde olmadığı, yine sözleşme kapsamında taraflarca MR cihazının devir bedelinin 2.162.530,00 TL olarak belirlenmesine rağmen davacı şirket tarafından davalılara ve dava dışı finansal kiralama şirketine toplam 2.466.782,29 TL ödeme yapılmak suretiyle 304.252,29 TL fazla ödeme yapıldığı, davacının fazla yaptığı bu ödemeyi davalılardan talep edebileceği anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Davacı şirket ile davalı şirketler arasında düzenlenen 10/03/2016 tarihli sözleşmeden dolayı davacı şirketin yükümlülüklerinin yerine getirdiğinin ve davalı şirketlere ilgili sözleşmeden kaynaklı olarak borçlu olmadığının tespitine, davacı şirketçe 10/03/2016 tarihli sözleşme gereğince 304.252,29 TL fazla ödemenin davalı şirketlerden alınarak davacı şirkete verilmesine, davacı şirketin 10/03/2016 tarihli sözleşmeye konu AERA model sıemens marka .... seri nolu MR cihazının mülkiyetinin davacı şirkete ait olduğunun tespitine yönelik talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin bugüne kadar almış olduğu raporlar ve taşınır malın hakkına ilişkin istihkak davası dosyasında verilen karar sabit olduğu üzere, sözleşmeye uygun olarak yapılan ödemeler sebebiyle mülkiyetin müvekkili şirkete tamamen geçmiş durumda olduğunu, mahkemenin verdiği 3 numaralı kararın eksik inceleme neticesinde usule ve hukuka aykırı olarak verildiğini belirterek istinaf talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava; menfi tespit, alacak ve mülkiyetin tespiti istemlerine ilişkin olup mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı tarafça, sözleşme konusu tıbbi cihazın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespiti taleplerinin reddine dair verilen karara yönelik olarak istinaf isteminde bulunulduğu, davalılarca istinaf başvuru dilekçesi sunulmuş ise de; harç ikmal muhtırasına rağmen istinaf harçlarının yatırılmamış olması nedeniyle mahkemenin, 28.04.2023 tarihli ek kararı ile davalıların istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 344.maddesi gereğince yapılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür. Y.1.HD'nin 2021/4659 E. - 2022/4558 K. Sayılı kararında taşınır mülkiyetinin kazanılmasına ilişkin alarak; Taşınır mülkiyetinin kazanılması bakımından devren kazanma ve aslen kazanma (sahiplenme, buluntu, karışma v.s.) söz konusudur. Devren kazanma; mülkiyetin bir kişiden diğerine geçtiği hallerdeki kazanmadır. 4721 numaralı Türk Medeni Kanunu'nun 763'üncü maddesine göre; taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri gerekir. Bir taşınırın zilyetliğini iyiniyetle ve malik olmak üzere devralan kimse, devredenin mülkiyeti devir yetkisi olmasa bile zilyetlik hükümlerine göre kazanmanın korunduğu hallerde o şeyin maliki olur. Görüldüğü üzere madde zilyetliğin teslim yolu ile devrini mümkün kılmıştır. Zilyetliğin devrinin mülkiyeti kazanana geçirmesi için bu hususta tarafların anlaşmış olması gerekir. Ayrıca zilyetliği devredenin mülkiyeti devre yetkisi bulunmalıdır. Fakat MK.m.763 devir yetkisi bulunmasa bile bir kişiden mülkiyetin kazanılabilmesi imkanını tanımıştır. MK.m.763'ün 2'nci cümlesine göre, kazanan kimse iyiniyetli ise ve zilyetlik kuralları kazanmasını koruyorsa, devir yetkisi bulunmayan bir kimseden mülkiyetin kazanılması mümkündür. Devri yapanın bu devri yapmaya yetkili olmadığını kazanan kişinin bilmemesi ve bilmesinin gerekmediği hallerde devralan iyiniyetlidir. Bu, tasarruf yetkisi sınırlanmış malik bakımından, kısıtlamayı bilmemek, malik olmayan üçüncü kişilerin yaptıkları devirde ise, ya onların malik olmadıklarını bilmemek yahut da malik olmadıklarını bilmekle beraber, bunların tasarruf yetkileri bulunduğuna güvenmiş olmak tarzında ortaya çıkar (Oğuzman, Seliçi, Oktay-Özdemir, Eşya Hukuku, Filiz Kitabevi, İstanbul, 2011, s.588 vd.). Şeklinde temel ilkeler belirlenmiştir. Somut olayda, sözleşme konusu cihazın davacıya devrinin, Leasing taksitlerinin tamamı bittikten sonra ve davacının, davalı .... Sağ. Hizm. A.Ş.'ye vereceği 9 adet çekin tamamı ödenip bittikten sonra gerçekleşecektir, şeklinde belirlendiği, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında yapılan inceleme sonucu, dava tarihi itibariyle davacının sözleşme kapsamında ödemelerini yerine getirdiği yine dava dışı ..... Kiralama A.Ş. ile davalı ......Sağ. Hizm. A.Ş. arasında dava konusu MR cihazına yönelik olarak yapılan 22.05.2013 tarihli Kiralama Sözlemesi kapsamında belirtilen ödemelerin, dava tarihinden önce 26.03.2016 - 25.01.2018 tarihleri arasında yapıldığının anlaşıldığı, bu durumda taraflar arasında imzalanan 10.03.2016 tarihli sözleşmenin 3.4.4. maddesinde belirlenen şartların gerçekleştiği, yukarıda belirtilen yargıtay kararında da ifade edildiği üzere, dava tarihi itibariyle dava konusu cihazın mülkiyetinin davacı tarafça kazanılmış olduğu, bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1/b.2 maddesi gereğince, dava konusu MR cihazının davacıya ait olduğunun tespitine dair, yeniden hüküm kurularak karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A) Davacının istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2022 tarih ... Esas - ... Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, 1-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 58,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 550,00 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, 1-Davanın KABULÜ ile; davacı şirket ile davalı şirketler arasında düzenlenen 10/03/2016 tarihli sözleşmeden dolayı davacı şirketin yükümlülüklerinin yerine getirdiğinin ve davalı şirketlere ilgili sözleşmeden kaynaklı olarak borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-Davacı şirketçe 10/03/2016 tarihli sözleşme gereğince 304.252,29 TL fazla ödemenin davalı şirketlerden alınarak davacı şirkete VERİLMESİNE, 3- 10/03/2016 tarihli sözleşmeye konu AERA model Sıemens marka ..... seri nolu MR cihazının mülkiyetinin Davacı Şirkete ait olduğunun TESPİTİNE, 4-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 168.493,60 TL harçtan peşin alınan 42.126,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 126.367,12 karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T gereğince 261.330,10 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan, 42.126,48 TL peşin harç, 35,90 TL başvuru harcı 5.100,00 TL bilirkişi gideri, 628,10 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 47.890,48 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-HMK'nın 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gider avansını yatıran tarafa iadesine, C)İlk derece mahkemesince 28/04/2023 tarihinde yazılan harç tahsil müzekkeresinin bila ikmal iadesinin ilk derece mahkemesince istenmesine, D)Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına, E)Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 26/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır