Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2021/342 E. 2024/606 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/342
- Karar No
- 2024/606
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/342 Esas
KARAR NO: 2024/606
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/12/2020
NUMARASI: 2017/235 Esas, 2020/780 Karar
DAVA: RÜCUEN TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan)
KARAR TARİHİ: 16/05/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava dışı sigortalı ...AŞ'ye ait ticaret merkezinin 10/10/2015 - 10/10/2016 tarihleri arasında müvekkili nezdinde ... Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, davalının 11/06/2014 tarihli sözleşme ile ticaret merkezinin temizlik işini üstlendiğini, 30/05/2016 tarihinde yapılan temizlik çalışması sırasında, binanın sol yan cephesindeki üç adet camın temizlik sepetinin çarpması ile, temizlik imkanı olmayan tavandaki camın ise kuşların sert cisim bırakması gibi nedenlerle kırıldığını, hasar nedeniyle sigortalıya 08/08/2016 tarihinde 17.044,33 USD sigorta tazminatı ödendiğini, tavan camı hariç diğer camlarda oluşan hasarın temizlik çalışması sırasında meydana gelmesi nedeniyle bu hasardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile 39.230,84 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevabında; davada yetkili mahkemenin müvekkilinin yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul Anadolu Mahkemesi olduğunu, sigorta poliçesi gereği zarardan davacı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, sigortalı ile müvekkili arasındaki e-posta yazışmalarına göre hasarın müvekkili şirket çalışanlarının kusuru ile değil, ani çıkan rüzgarın temizlik sepetini savurması nedeniyle gerçekleştiğini, müvekkili şirket personelinin yüksekte çalışma ile ilgili her türlü eğitime ve donanıma haiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ikinci bilirkişi heyeti tarafından alınan rapor ve ek raporun hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğu, davalı şirket tarafından binanın dış cephe cam temizliği yapılırken, üç adet camın kırılması sonucu ortaya çıkan hasarın, rüzgarın aniden hızını arttırması nedeniyle, sepetin üç adet cama çarpması ile meydana geldiği, yapılan teknik incelemeye göre rüzgar hızının orta kuvvette olduğu, bu kategorideki rüzgarın hızının hasarı meydana getirebilecek nitelikte olmadığı, davalı şirket çalışanlarının çalışma sırasındaki kusurlu eylemi ile meydana gelen gelen zarar arasında illiyet bağı bulunduğu, davalı şirketin zararın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu davacı sigortacı tarafından dava dışı sigortalısına ödenen tutarın kadri maruf olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 39.230,84 TL'nin 08/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; ilk bilirkişi heyeti raporunda müvekkilinin kusurlu olmadığının belirtildiğini, iki bilirkişi heyeti raporu arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, 10 metre yükseklikte olan istasyonun ölçümlerine göre rüzgar hızının orta şiddette olduğunun belirlendiğini, hasar gören camların bulunduğu kat ve bu kattaki rüzgar hızının seviyesinin tespit edilmediğini, müvekkili şirket personelinin yüksekte çalışma hususunda gerekli eğitim ve donanıma sahip olduğunu, hükme esas alınan raporda ve mahkeme kararında bu hususun değerlendirilmediğini, hasar gören camlara ilişkin proje bulunmadığı halde dava konusu tutarın rayiç değeri yansıttığı yönündeki tespitin yerinde olmadığını, müvekkili şirketin TTK'nın 18/3 fıkrası gereği temerrüte düşürülmeden ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, ... Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen sigorta tazminatının hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacı şirket nezdinde ... Sigorta Poliçesi ile ile sigortalı ticaret merkezi binasının sol yan cephesindeki üç adet camın 30/05/2016 tarihinde kırıldığı, davacı sigorta şirketinin sigortalıya 08/08/2016 tarihinde 17.044,33 USD sigorta tazminatı ödediği ve tavan camı dışındaki camlarda meydana gelen hasarın davalıdan rücuen tahsili için işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece; davalının temizlik işini ifası sırasında ve davalının kusurlu eylemi ile hasarın meydana geldiği, sigortalıya ödenen hasar tazminatının piyasa rayiçlerine uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; yeni bilirkişi heyetinden raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için rapor alınması gerekip gerekmediği, sigortalı ticaret merkezinin camlarının kırılmasında davalı temizlik şirketinin kusurlu olup olmadığı, sigortalıya ödenen tazminatın piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığı, hükmedilen alacağa ödeme tarihinden itibaren faiz uygulanmasının yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. 1-Davalı vekili, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini ve olayda müvekkilinin kusurlu olmadığını belirterek hükmü istinaf etmiştir. 06/11/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; ani olarak çıkan aşırı rüzgar nedeniyle temizlik sepetinin cepheye çarparak camın kırılmasına neden olduğu, olayda davalının kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. İçerisinde meteoroloji mühendisi bilirkişinin de bulunduğu farklı bilirkişi heyetinden alınan 26/02/2020 tarihli raporda ise; mevcut rüzgar kayıtlarına göre hasarın meydana geldiği gün kaydedilen en yüksek rüzgar hızının orta kuvvet rüzgar kategorisinde olduğu, bu nitelikte rüzgarın hasarı meydana getirebilecek nitelikte olmadığı, zararın davalının temizlik işini ifası sırasında meydana geldiği ve hasardan davalının sorumlu olduğu belirtilmiştir. Sigortalı ticaret merkezindeki cam kırılmasının, davalı şirketin temizlik işini ifası sırasında, temizlik sepetinin bina cephesine çarpmasından kaynaklandığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı taraf, aniden çıkan şiddetli rüzgarın temizlik sepetini savurarak camlara çarpması nedeniyle hasarın gerçekleştiğini, bu nedenle olayda kusurlarının bulunmadığını savunmuştur. Ancak işin uzmanı olan davalı basiretli bir tacir gibi hareket etmek ve bu yükümlülük çerçevesinde, işin ifası sırasında her türlü önlemi almakla yükümlür. Sigortalı ile davalı ile yapılan sözleşmede, cam temizliğinin ekipman ve hava koşullarına bağlı olarak yapılacağı da belirtilmiştir. Buna göre davalının binanın yüksekliğini ve hava koşullarını değerlendirerek, yeterli ekipmanla ve her türlü önlemi alarak işi ifa etmesi gerekirken, bu gerekliliği yerine getirmediği, bu nedenle olayda kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Temizlik sepetini savurarak cam kırılmasına neden olan rüzgarın şiddeti davalının kusurunu kaldıracak nitelikte de değildir. Bu nedenle mahkemece olayda davalının kusurlu bulunmasında isabetsizlik bulunmayıp, mevcut dosya kapsamı ve alınan raporlara göre hakimin kusur durumunu tespit edebileceği ve ilk bilirkişi heyetinde meteoroloji uzmanının da yer almadığı gözetildiğinde, yeniden rapor alınmadan karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. 2- Davalı vekili, zarar miktarı yönünden de hükmü istinaf etmiştir. Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir.Somut olayda camın özellikleri ve fiyatını gösteren belgeler dosyaya sunulmuştur. Eksper raporu ile bilirkişi heyeti raporları dikkate alındığında, davacının sigortalıya cam hasarı olarak yaptığı ödeme piyasa rayiçlerine uygun olup, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği bedelin sigortalının gerçek zararı olduğu anlaşıldığından davalının bu yöndeki istinaf nedenlerinin de reddi gerekir. 3-Rücuen tazminat davasında, davacı sigorta şirketinin, sigorta ettirenine tazminatı ödediği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinden, mahkemece tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz uygulanmasında da isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/235 Esas, 2020/780 Karar ve 01/12/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 670,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 242,70 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 3-Davalının yaptığı istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.16/05/2024