Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/298 E. 2023/149 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/298
- Karar No
- 2023/149
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1174 KARAR NO : 2024/1929 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/03/2023 NUMARASI : 2021/298 E. 2023/149 K. DAVA KONUSU : Menfi Tespit KARAR YAZIM TARİHİ : 13/11/2024 İSTEM: Davacı vekili, ... Mah. .../... Sok. No:... .../... adresinde ... adıyla ekmek ve unlu mamuller üretim/satım faaliyeti ile uğraştığını, davacı adına kayıtlı 12117647 nolu tesisat ile ilgili olarak davalı şirket tarafından 12.03.2021 tarihli K063953 nolu Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlendiğini,sonrasında davacıya 19.03.2021 tarihli Z/00123072 nolu 385.947,44-TL tutarlı fahiş nitelikte faturanın düzenlendiğini,dava öncesinde davalı şirkete itiraz edildiğini ama yasal süresi içerisinde sonuç alınamadığını, davalı şirket tarafından yapılan kaçak elektrik işleminin haksız,dayanaksız, hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu,davacının hiçbir şekilde kaçak elektrik kullanmadığını,davalı tarafın kaçak elektrik kullanımına ilişkin somut bir tespitinin veya delilinin bulunmadığını, 12.03.2021 tarihinde saat 14:38’de davalı şirket çalışanlarının davacı adına kayıtlı 12117647 tesisatta bulunan ... marka 23833323 nolu sayacı ”AR-GE kapsamında ve kaçak şüpheli şok müdahale” açıklaması ile söktüklerini, davalı şirketin bu süreçte yönetmelik gereğince zorunlu olmasına rağmen sayaç değiştirme tutanağı, kaçak elektrik tutanağı ve kesme bildirimini davacıya iletmediğini, davacının durumu elektriği kesildiğinde ve davalıdan davaya konu fatura bilgisine ilişkin SMS’i aldıktan sonra öğrendiğini, davalı şirketin talepleri üzerine ilettiği bilgi ve belgelerin,sayaca ilişkin resimler veya sayaç değiştirme tutanağında “şok müdahale” ye ilişkin bir delil olmadığı gibi “sayaca müdahale edildiğine dair “ de bir bulgu, veri, delil veya bir tespitinde bulunmadığını, dolayısıyla ortada somut hiçbir delil veya emare yokken davalı şirketçe ön yargıyla hareket edilerek sayaca şok müdahale olduğu kanısına varıldığını ve sayacın söküldüğünü, sayaç inceleme raporuna bakıldığında ise manyetik müdahaleye ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığını, davalı tarafça talepleri üzerine iletilen sayaç bilgilerinde “manyetik müdahale” bölümünde herhangi bir kayıt bulunmadığını, sayaçların üretim süreçlerinde 400 mt’den büyük bir manyetik etkiye maruz kaldıklarında bunu tespit edecek ve kayıt altına alabilecek şekilde üretildiklerini, bu standardın altındaki sayaçların kullanılmasının ... sayaç teknik şartnamesine uymadığı gibi davalı şirketçe de kabul edilmediğini ve bu özellikleri taşımayan sayaçların kullanılmasına izin verilmediğini,dolayısıyla manyetik bir müdahale raporu ve tespiti bulunmadığı halde sadece resetleme hatasına dayanılarak sayaca manyetik müdahale olduğu sonucuna varılmasının doğru olmadığını, reset hatasının pek çok sebepten kaynaklanabildiğini ve sayaca müdahale edildiğini göstermediğini, diğer taraftan reset hatalarının başlangıç ve bitiş dakikalarına bakıldığında sayacın farklı günlerde POR-RESET hatası verdiğini ve en fazla 13-14 dakika aralığı içerisinde hata raporu kaydettiğinin görüleceğini,dolayısıyla sayaç inceleme raporunu yorumlayan kişinin mantığı ile gidildiğinde toplamda 13 dakikalık müdahale ile kaçak kullanım gerçekleştiğinin varsayılacağını,bu hataya rağmen sayacın endeksi sıfırlanmadığı gibi elektrik tüketimim ölçmeye devam ettiğini, elektrik faturalarında herhangi bir düşüş veya azalma yaşanmadığını, kaçak tespiti ve sonrasında davacının aylık tüketim miktarlarının değişmediğini, kaçak kullanımının bir an için doğru olduğu varsayılsa bile davalı şirketçe yapılan kaçak fatura hesaplamasının açık bir şekilde mevzuata, hukuka ve hakkaniyete aykırı ve hatalı olduğunu, davalı şirket tarafından kaçak kullanım süresi 23.12.2020 tarihi ile 12.03.2021 tarihi arası gösterilmiş olup 79 gün üzerinden kaçak bedeli hesaplandığını,davalı şirketçe kaçak işleminin Yönetmelik 42/1-c bendi kapsamında yani yasal şekilde tesis edilmiş sayaca müdahale edilerek tüketimin doğru tespitinin engellenmesi iddiası ile düzenlendiğini, kaçak tutanağının 12.03.2021 tarihinde düzenlenmiş olup bu tarihten yaklaşık 2 hafta önce yine davalı şirketçe 25.02.2021 tarihinde sayaç okumasının yapıldığını, dolayısıyla Yönetmelik gereğince kaçak tespit süresinin 15 gün üzerinden hesaplanmasının gerektiğini, geriye dönük tüketim hesabının Yönetmeliğin 45/1-ç bendi çerçevesinde son okuma tarihi olan 25.02.2021 tarihinden ilk tespit tarihi olan tarih arasında yapılmasının gerektiğini,bu tarihin kabul manasına gelmemek kaydıyla reset hatasının alındığı ilk tarih olan 18 Ocak 2021 tarihleri arasındaki süre olacağını, bunun da yaklaşık 36-37 günlük süreye tekabül ettiğini,Kaçak kayıt dökümünden görüleceği üzere 17.03.2020 tarihine kadar davalı şirketçe mevzuata aykırı bir şekilde geriye gidildiğini ve toplam 281 günlük geçmişe dönük tüketim hesaplandığını, her şey bir kenara bırakılırsa dahi 23833323 sayacın ilk kez takıldığı tarih olan 23.12.2020 tarihinden öncesine ek tüketim hesaplaması yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, 23833323 nolu sayaçtan önce ... marka 76206051 nolu sayacın davalı şirketçe 25.06.2020 tarihinde takıldığını, 23.12.2020 tarihine kadar kullanıldığını, eski sayaçla ilgili davalı şirketin kaçak tespitinin bulunmadığını, dolayısıyla geriye dönük 281 günlük tüketim hesaplamasının hatalı olduğunu, iptalinin gerektiğini, davalı tarafından yapılan ölçümlerde tesisattan 56640 watt enerji çekildiğinin tespit edildiğini ve kaçak ile geriye dönük tüketim hesabının bu güç üzerinden hesaplandığını, güç tespiti yapılırken davacının çalışanlarının tüm elektrikli cihazları çalıştırmalarının söylendiğini ve işletmedeki tüm cihazlar çalışırken çekilen güç tespiti yapıldığını, olağan çalışma koşullarında hiçbir işletmede tüm cihazların aynı anda çalışmasının mümkün olmadığını, kaçak tutanak tarihi itibarı ile tesisatın sözleşmede kurulu gücünün 8,44 kW,sözleşme gücünün ise 5,07 kW olduğunu,yönetmeliğin hiçbir yerinde anlık tespit edilen güce göre kaçak hesaplaması yapılacağı şeklinde bir düzenleme bulunmadığını,davalı şirketçe yapılan hesaplamada 3 vardiya ve günlük çalışma süresi 21 saat kabul edildiğini ve bunun üzerinden hesaplama yapıldığını,davalı şirketin davacının 3 vardiya ile çalıştığı tespitini neye göre yaptığının belli olmadığını,basit bir unlu mamül işletmesinin 3 vardiyalı bir fabrika gibi gösterilmesinin kabul etmelerinin mümkün olmadığını,davacının 2021 Ocak döneminde 11.892,66-TL, Şubat 2021 döneminde ise 13.628,10-TL elektrik faturası ödediğini,bu rakamın sözde kaçak tespiti sonrasında da değişmediğini ve 12.000,00-TL civarında fatura geldiğini,davacının sayacının 2020 yılında arızalandığını ve davalı şirket tarafından 25.06.2020 tarihinde söküldüğünü ve yerine yeni sayaç takıldığını,davalı tarafça yapılan incelemede davacının aylık ortalama 14.409 kWh enerji tükettiğinin tespit edildiğini ve bu kapsamda aylık bazda 7.492,00-TL olmak üzere toplam 82 gün için 34.974,68-TL ek tahakkuk faturası düzenlendiğini, yani aylık ortalama TL bazında 11.000,00-TL’lik fatura düzenlendiğini,bu tutarın davacının 2021 faturaları ile de uyumlu olduğunu,tüm bu somut veriler varken davalı şirketin 385.947,44-TL gibi çok yüksek bir fatura düzenlemesinin düşündürücü olduğunu, davalı şirket tarafından kaçak ve geçmişe dönük tüketim hesaplamasında esas alınacak birim fiyatların hatalı olarak alındığını ileri sürerek; 385.947,44-TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, dava öncesinde ödenen 97.126,34-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı vekili, davacı tarafa ait 12117647 nolu tesisatın bulunduğu .... Mah. .../.... Sok. No:... ... /... adresinde müvekkilinin elektrik tespit ekiplerince sayaçtan şüphelenilmesi üzerine sökülerek kontrol için sayacın üreticisi ....Tic. A.Ş.’ye gönderildiğini, üretici firma sayaç ayar istasyonunda yapılan incelemede sayacın şok müdahalesine maruz kaldığı ve log kayıt bilgilerine bakıldığında çok sayıda reset aldığının tespiti üzerine 23833323 seri numaralı sayaca dışarıdan elektroşok cihazı ile manyetik alana maruz bırakıp sayacın doğru çalışmasını engellemek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, 12.03.2021 tarihli K/063953 seri numaralı Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlendiğini, işletmenin fırın,imalathane ve soğuk hava deposu şeklinde çalıştığının tespit edildiğini, davacının kaçak elektrik kullanımının tutanakla sabit olduğunu, 18.03.2021 tarihli saha raporunda işletmenin fırın,imalathane,ısıtma fırını ve soğuk hava deposu olarak ve 3 vardiya olarak çalıştığı, 23833329 seri numaralı müdahaleli sayacın 23.12.2020 tarihinde tesisata takıldığı ve sayacın log kayıt bilgileri incelendiğinde müdahale tarihinin 31.12.2020 olduğunu, K/63953 seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden yapılan hesaplama sırasında 56.640 kW tespit gücü dikkate alınarak 12.03.2021-23.12.2020 tarih aralığı 79 günlük tüketim için 93.966 kWh kaçak tüketim ve 23.12.2020-17.03.2020 tarih aralığı 281 gün kaçak ek tüketim için 334.233 kWh kaçak ek tüketiminden davacıya 360 günlük dönemde tahakkuk eden 146.185 kWh tüketimin tenzil edildikten sonra 385.947,44 TL kaçak elektrik faturası düzenlendiğini, davacının 12072870 tesisatta davalı şirket kayıtlarında 2019/128248 muta numara ile kayıtlı kaçak elektrik kullanımı mevcut olduğundan mükerrer kaçak elektrik kullanımına ilişkin hükümler çerçevesinde kaçak tahakkukunun tarifenin 2 katı cezalı şekilde yapıldığını, davacının yaptığı itiraza istinaden Bölge Müdürlüğü Komisyonunca yapılan değerlendirme sonucunda kaçak elektrik tespit tutanağı ile kaçak kullanım faturasının ilgili yönetmelikler çerçevesinde düzenlendiği ve doğru olduğu kanaatinin oluştuğunu, bu itibarla Z/00123072 seri numaralı faturanın doğru olması nedeniyle itirazın reddedildiğini, davacı vekiline yazılı olarak bilgi verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmişlerdir. MAHKEME: " Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; abonenin 12.03.2021 tarihli tutanak kapsamında 355.297,75-TL tutarında kaçak elektrik kullanmadığı ve 24/05/2021 tarihinde 75.783,00 TL, 24/05/2021 tarihinde 1045,00 TL, 03/06/2021 tarihinde 75.925,00 TL ve 31/03/2021 tarihinde 69.350,31 TL ödeme yaptığı dikkate alarak abonenin kaçak elektrik tüketimi karşılığı tahakkuk ettirilen 355.297,75-TL'den sorumlu olmadığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile davacının 12117647 tesisat nolu elekronik aboneliğine ilişkin 12/03/2021 tarih ve k-063953 seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden 19/03/2021 tarih ve z/00123072 nolu fatura nedeniyle 355.297,75-TL 'lik kısmı nedeniyle davacı şirkete borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından ödenen 75.783,00-TLnin 24/05/2021 tarihinden itibaren, 1045,00-TL'nin 24/05/2021 tarihinden itibaren, 75.925,00-TL'nin 03/06/2021 tarihinden itibaren, 69.350,31-TL'nin 31/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya iadesine fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile; "1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davacının 12117647 tesisat nolu elektronik aboneliğine ilişkin 12/03/2021 tarih ve k-063953 seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden 19/03/2021 tarih ve z/00123072 nolu fatura nedeniyle 355.297,75-TL 'lik kısmı nedeniyle davacı şirkete borçlu olmadığının tespitine, Davacı tarafından ödenen 75.783,00-TL'nin 24/05/2021 tarihinden itibaren, 1045,00-TL'nin 24/05/2021 tarihinden itibaren, 75.925,00-TL'nin 03/06/2021 tarihinden itibaren, 69.350,31-TL'nin 31/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya iadesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar vermiştir. BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ: Davacı vekili, müvekkilce yapılan ödemelerin THY gereğince gecikme faizi ile iadesine karar verilmesi gerektiğini, sayaç inceleme raporunda manyetik müdahalenin görünmediğini, dolayısıyla manyetik bir müdahale raporu ve tespiti bulunmadığı halde sadece resetleme hatasına dayanılarak sayaca manyetik müdahale olduğu sonucuna varılmasının doğru olmadığını, bu rapora itibar edilmemesi gerektiğini, çalışma saatinin THY 45/3. maddesi gereğince 8 saat üzerinden hesaplanması gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı tespit ve değerlendirmeler içerdiğini, hesaplamanın esas gün olarak son sayaç okuma tarihinin dikkate alınmasının mümkün olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda normal tüketim hesabına esas gün sayısı olarak sayaç değişim tarihi 23/10/2020 ile son endeks okuma tarihi olan 25/02/2021 tarihleri arasına ek tüketim hesabı yapılması gerektiği zira sayaç değişiminden önceki sayaca müdahale olduğuna dair tespit olmadığının belirtildiğini ancak bu hususun hatalı olduğunu, tesisatta kaçak tespitinden önceki son 1 yıl içerisinden kaçak tespit edilen sayaç harici 2 defa daha sayaç değiştirilmiş olup sayaçlar "Çalışmıyor. İşlemci Arızası.'' ve "Çalışmıyor. Enerji Altında Ekran Yok Değer Kaydetmiyor'' olarak raporlanmış olduğundan değişen önceki sayaçlarda da şok cihazı müdahalesi şüphesi bulunduğundan, kaçak hesaplaması Yönetmeliğe mevzuata uygun olarak 281 gün ek tahakkuk hesaplaması yapılarak, tahakkuk 360 gün üzerinden yapıldığını, bilirkişinin ek tüketime esas gün bakımından tespitlerinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda çalışma saati 2 vardiya ‘'14'' çalışma saati alınması gerektiğinin belirtildiğini ancak tesisatın bulunduğu işletmenin fırın, imalathane ve soğuk hava deposu olarak 3 vardiya çalışan bir işletme olduğunu, raporun bu yönüyle denetime elverişsiz olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. GEREKÇE: Dava, davalı kurum bünyesinde abone olarak bulunan davacıya Mart 2021 tarihli kaçak elektrik kullanım bedeli, borç dökümünden kaynaklı kesilen fatura nedeniyle elektrik piyasası yönetmeliğe aykırı olduğu iddiasıyla borçlu olunmadığının tespiti ile ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Davalının istinaf itirazının değerlendirilmesi; İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına, özellikle, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan18.07.2022 tarihli uzman bilirkişi heyetinden alınan taraf ve yargı denetimine olanaklı bilirkişi heyet raporuna göre; ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacının istinaf itirazlarının değerlendirilmesi; İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına, özellikle, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan18.07.2022 tarihli uzman bilirkişi heyetinden alınan taraf ve yargı denetimine olanaklı bilirkişi heyet raporuna göre; ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun aşağıda yer alan husus hariç olmak üzere reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacı tarafından yapılan ödemelerin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereğince gecikme faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf itirazının değerlendirilmesi; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 47/2.Maddesi " Tüketici, söz konusu kaçak faturasına ilişkin gönderilen ödeme bildirimine, kaçak elektrik enerjisi tüketmediği veya hesaplamalara esas miktar ve sürenin 44 ve 45 inci maddeler dışında olduğu veya uygulanan tarife ve diğer parametrelerde yanlışlık olduğuna ilişkin hususlara ait kanıt ve belgeleri ile birlikte, bildirim tarihinden itibaren 6 ay içerisinde itiraz edebilir. Bu itiraz en geç 10 iş günü içerisinde sonuçlandırılır. İnceleme sonucuna göre; tüketicinin haklı olduğunun anlaşılması ve tüketicinin gönderilen ödeme bildiriminde yer alan tutarı ödemiş olması halinde, dağıtım şirketince iade edilecek tutara, tüketicinin ödeme tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, gecikme zammı günlük olarak uygulanarak iade işlemi gerçekleştirilir." Şeklinde düzenlenmiş olup, aynı yönetmeliğin 4/1/i bendinde gecikme zammını" 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammını," olarak tanımlanmış olup, davacı tarafça borçlu olmadığının tesbitine karar verilen miktar yönünden 6183 sayılı kanunun 51.maddesinde yer alan oranlar üzerinden gecikme faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru bulunmamış davacı vekilinin buna ilişkin istinaf itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Anlatılan nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun değinilen yönlere ilişkin olarak kabulüne, HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; A)1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacının istinaf başvurusunun kabulüyle; İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2023 tarih, 2021/298 E. 2023/149 K. sayılı ilamının, HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASINA ve ESAS HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE; B)1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -Davacının 12117647 tesisat nolu elektronik aboneliğine ilişkin 12/03/2021 tarih ve k-063953 seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden 19/03/2021 tarih ve z/00123072 nolu faturanın 355.297,75-TL 'lik kısmı nedeniyle davacı şirkete borçlu olmadığının tespitine, -Davacı tarafından ödenen 75.783,00-TL'nin 24/05/2021 tarihinden itibaren, 1.045,00-TL'nin 24/05/2021 tarihinden itibaren, 75.925,00-TL'nin 03/06/2021 tarihinden itibaren, 69.350,31-TL'nin 31/03/2021 tarihinden itibaren 6183 sayılı kanun 51.maddesinde yer alan oranlar uygulanmak suretiyle işleyecek gecikme faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya iadesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 24.270,39-TL karar ve ilam harcından, davacıdan alınan 6.592,02-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 17.678,37-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacının peşin olarak yatırdığı 6.592,02-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 163,20-TL elektronik tebligat, 86,00-TL posta ücreti, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 59,30-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.308,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranı dikkate alınarak 3.023,31-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 56.847,64-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davanın ret oranı dikkate alınarak 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7- Kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine, C)1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde iadesine, 2-Alınması gereken 24.270,39-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 5.890,36-TL'nin mahsubu ile bakiye 18.380,03-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacının yapmış olduğu 492,00-TL istinaf başvuru harcının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 4-İstinaf gider avansı bakiyelerinin HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine, Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13.11.2024 günü oy birliği ile karar verildi.