Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/283 E. 2022/172 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/283
Karar No
2022/172
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2098 KARAR NO : 2025/178 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/06/2022 NUMARASI : 2021/283 E. - 2022/172 K. DAVACI : VEKİLİ DAVALI : DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/06/2022 Tarih ve 2021/283 Esas - 2022/172 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı, davalılar ..., ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili adına tescilli "..."" asıl unsurlu markaların bulunduğunu, davalı gerçek kişinin 2020/09355 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen yerinde görüldüğünü ve başvuru kapsamından 19. sınıfta yer alan mallarla, 35. Sınıfta yer alan bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru kapsamında bırakılan tüm mal ve hizmetler yönünden iltibas koşullarının oluştuğunu, davalının birden fazla marka başvurusunda davacının markalarıyla iltibas yaratacak derecede benzer ibareler kullandığını ve bu durumun davalının kötü niyetinin açık bir tezahürü olduğunu, müvekkilinin SMK'nın 6/3 maddesi anlamında eskiye dayalı kullanımının bulunduğunu, yine aynı Kanun'un 6/5 maddesi kapsamında müvekkili markalarının tanınmış olduklarını, öte yandan "..." ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanının da kılavuz unsurunu oluşturduğunu ileri sürerek, YİDK'ın 2021-M-6426 sayılı kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, dava konusu edilen markanın içerdiği farklı renk, şekil ve kelime unsurları itibariyle davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markalardan bütüncül algı çerçevesinde çok farklı olduğunu, davacının sınırlı sınıflarda marka korumaları olmasına rağmen markalarının tanınmış olduğunu ileri sürmesinin ve seri marka koruması kapsamında olduklarını belirtmesinin davacının huzurdaki davayı kötü niyetle açmış olduğunun açık bir tezahürü olduğunu, davacının ticaret unvanından anlaşıldığı üzere metal ve madeni döküm konularında faaliyet gösterdiğini, davalının ise davacı ile aynı iş kolunda faaliyet göstermediğini, “...” esas unsurlu binlerce markanın farklı kişi ve kuruluşlar adına tescilli olduğunu, dolayısıyla davacının tanınmışlık iddialarının dinlenemeyeceğini ve somut uyuşmazlıkta markaların karıştırılma ihtimalinden bahsedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının 2012/97879 ve 2009/60455 sayılı markaları hariç markaları ile dava konusu başvuru arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerli bulunduğu, davalının markasının kapsamına giren 17. Sınıftaki tüm emtialar ile 35. Sınıftaki 07 ve 20. sınıflara giren emtiaların toptan/perakende satışı/mağazacılık hizmetleri yönünden somut olayda emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının da gerçekleştiğinden, bu mal ve hizmetler özelinde somut olayda markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davalının markasının kapsamına giren diğer hizmetler açısından ise karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının SMK' nın 6/3 ve 6/5 maddesine dayalı iddialarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TÜRKPATENT YİDK nın 2021-M-6426 sayılı kararının 17. sınıfın tamamı ile 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 07. Sınıf Ahşap, metal, cam ve plastik malzemelerin ve madenlerin işlenmesi, bunlara şekil verilmesi için makineler, takım tezgahları ve bu amaçla kullanılan endüstriyel robotlar, üç boyutlu yazıcılar. İş makineleri: dozerler, kepçeler, ekskavatörler, yol yapım ve kaplama makinaları, sondaj makinaları, kaya delme makinaları, süpürme makinaları ve aynı işleve sahip robotik mekanizmalar. Kaldırma, taşıma ve iletme makineleri: asansörler, yürüyen merdivenler, vinçler, aynı işleve sahip robotik mekanizmalar. Tarım, hayvancılık, ziraat sektörlerinde ve tahıl/meyve/sebze/gıda işlenmesinde kullanılan makineler ve robotik mekanizmalar, içecek yapım ve işleme makineleri. Kara taşıtları için olanlar hariç motorlar, elektr i kli motorlar, bunların parçaları ve tertibatları: hidrolik, pnömatik kontroller, kara taşıtları için olanlar hariç frenler, balatalar, krank milleri, dişliler, silindirler, pistonlar, türbinler, filtreler; kara taşıtlarında kullanılan ve bu sınıfta yer alan parçalar: taşıtlar için yağ, yakıt ve hava filtreleri, egzozlar, egzoz manifoldları, silindirler, silindir başları, pistonlar, karbüratörler, yakıt dönüşüm cihazları, enjektörler, yakıt tasarruf cihazları, pompalar, valfler, marşlar, dinamolar, bujiler Rulmanlar, bilyalı veya masuralı yataklar. Lastik sökme ve takma makineleri. Alternatörler, jeneratörler, elektrik jeneratörleri, güneş enerjisi ile çalışan jeneratörler. Boya makineleri, otomatik boya püskürtme tabancaları, elektrikli, hidrolik ve pnömatik zımbalama makineleri ve tabancaları, elektrikli yapıştırıcı tabancalar, basınçlı hava veya sıvı püskürtücü makineler için tabancalar, elektrikli el matkapları, motorlu el testereleri, dekupaj makineleri, spiral makineler, basınçlı hava üreticiler, kompresörler, araç yıkama makineleri ve yukarıda sayılan makine ve araçlarla aynı işleve sahip robotlar. Elektrikli ve gazlı kaynak makineleri, elektrikli ark kaynak cihazları, elektrikli lehim cihazları, elektrikli ark kesme cihazları, elektrikli kaynak makine elektrotları ve bunlarla aynı işleve sahip robotlar. Matbaa makineleri. Ambalajlama makineleri, doldurma-tapalama ve kapatma makineleri, etiketleme makineleri, tasnifleme makineleri ve yukarıda sayılan makinelerle aynı işleve sahip robotlar ve robotik mekanizmalar (elektrikli plastik kapama/mühürleme cihazları [paketleme] dahil). Tekstil makineleri, dikiş makineleri ve bunlarla aynı işleve sahip endüstriyel robotlar. Makine veya motor parçası olmayan pompalar (akaryakıt dolum ve dağıtım pompaları ve bunların tabancaları dahil). Doğrama, öğütme, ezme, çırpma ve ufalama için mutfakta kullanılan elektrikli aletler; yıka ma makineleri (çamaşır/bulaşık yıkama makineleri, ısıtmalı olmayan santrifüjlü çamaşır kurutma makineleri dahil); zemin, halı veya döşeme temizleme amaçlı elektrikli makineler, elektrikli süpürgeler ve bunların parçaları. Otomatik satış makineleri. Galvanizle kaplama ve elektroliz (akımla kaplama) makineleri. Elektrikli açma kapama mekanizmaları. Makine ve motorlar için silindir contaları. 20. sınıf Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, deniz yatakları (kampçılar için uyku tulumları hariç). Aynalar. Arı kovanları, suni petekler ve petek çıtaları. Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebek beşikleri, yürüteçler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar. Ahşap veya sentetik malzemelerden mamul hırdavat (nalburiye) eşyası, mobilya bağlantıları, açma kapama tertibatları. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Sepetler, balıkçı sepetleri. Ev hayvanları için kulübeler, yuvalar, yataklar. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul portatif merdivenler, hareketli merdivenler. Bambu perdeler, stor perdeler (iç mekan), şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları. Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar. malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” emtialar yönünden kısmen iptaline dava konusu markanın sayılan mal ve hizmetler yönünden kısmenn hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Mahkemece 01/11/2022 tarihli ek karar ile davalı ... vekili tarafından, 02.09.2022 tarihli başvuru dilekçesi ile verilen hükmün istinaf edildiği, istinaf harçlarının 24.09.2022 tebliğ tarihli ihtaratlı tebligata rağmen yatırılmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, tarafların markları arasında başvuru kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden iltibas koşullarının gerçekleştiğini, somut olay bakımından SMK'nın 6/3 ve 6/5 maddesi koşullarının da oluştuğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu, bu iddiaları yönünden değerlendirme yapılmadığını, davalı tarafın, müvekkilin markalarıyla iltibas yaratacak birden çok benzer marka başvurusu yapıp müvekkilin markası ile gerek görünüş, gerek yazı fontu gerek yazı karakteri gerekse okunuş ile karışıklık yaratıp müvekkilin müşteri çevresini ele geçirme amacında olduğunu, bu hususa ilişkin olarak davalıya karşı müvekkil şirket tarafından açılmış birden çok dava olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile davacının mahkemece benzer görülen "..." ibareli markaları arasında, başvuru kapsamında bırakılan mal ve hizmetler yönünden iltibas koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili mahkemenin 01/11/2022 tarihli ek kararına karşı istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece harcın tamamlanmadığı iddiası ile istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilse de işbu kararın hukuka aykırı olduğunu, nitekim mahkemece çıkarılan tebligatta harcın nereye yatırılacağının müvekkiline bildirilmediğini, bu halde tebligatın geçersiz olduğunun açık olduğunu, tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. GEREKÇE :1-İlk derece mahkemesinin davalı ... vekilnin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair 01/11/2022 tarihli ek kararı, anılan davalı vekiline 06/11/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı ... vekilinin 01/11/2022 tarihli ek karara istinaf başvurusu ise 6100 sayılı HMK'nın 346/2. maddesinde düzenlenen yasal iki haftalık süre geçtikten sonra 15/11/2024 tarihinde yapılmış ve istinaf dilekçesinde de 01/11/2022 tarihli ek kararın kendisine usulsüz olarak tebliğ edildiği ve karardan daha sonraki bir tarihte haberdar olunduğu yönünde itirazda bulunulmamıştır. HMK'nın 346/1. maddesi uyarınca, bu durumda, ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, aynı Kanun'un 352. maddesi uyarınca, ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince de karar verilebileceğinden, davalı ... vekilinin vekilinin ilk derece mahkemesinin 01/11/2022 tarihli ek kararına yönelik istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2009/60455 ve 2012/97879 sayılı markları dışında kalan diğer itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında, başvuru kapsamında kalan 17. sınıf mallar ile 07, 20. sınıf mallarına satışına özgü 35. sınıf hizmetleri yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacının bahsi geçen markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı ve başvuruda farklı olarak yer verilen ibarelerin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, karar yerinde belirtilen mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği koşulunun da oluştuğu, nitekim yine aynı taraflar arasında görülen başka bir uyuşmazlık hakkında verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/4481 E-2022/8433 sayılı ilamında da davacının markaları kapsamında yer alan 6. ve 19. sınıftaki mallarla, işbu davada da uyuşmazlık konusu olan 17 sınıf malların benzer olduğunun kabul edildiği, ayrıca ticari bir malı üretenin bu malı satışa sunması ticari hayatın gereği olduğundan, davacının markalarının kapsamında bulunan 7 ve 20 sınıf mallar ile dava konusu başvuru kapsamında yer alan, bu malların satışına özgü 35. sınıftaki perakendecilik hizmetlerinin de benzer olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 3-Davacının istinaf itirazlarının incelenmesine gelince, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarında açıklandığı üzere mal ve hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı değerlendirilirken her iki grup mal ve hizmetlerin aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, birbirine alternatif olup olmadıkları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olup olmadığı, hammadde-mamül ilişkisinin bulunup bulunmadığı, birbirlerini bütünleyici/ tamamlayıcı olup olmadıkları gibi hususlarının dikkate alınması gerekmektedir. Bu kapsamda somut olay değerlendirdiğinde, davacının (2009/60455 ve 2012/97879 sayılı markaları dışında) itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan 6 ve 19 sınıf mallar ile dava konusu başvuru kapsamında yer alna 17. sınıf malların satışına özgü 35. Sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden benzerlik bulunduğu kanaatine varıldığından, mahkemece iltibas bulunduğu kabul edilen mal ve hizmetler yanında dava konusu başvuru kapsamında yer alan 17. sınıf malların satışına özgü 35. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden de iltibas koşullarının oluştuğu kabul edilmiş, davacının bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmüştür. Nitekim yukarıda yer verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/4481 E-2022/8433 sayılı ilamında da davacının markaları kapsamında yer alan 6. ve 19. sınıftaki mallarla, 17 sınıf malların satışına özgü 35. sınıf perakendecilik hizmetlerinin benzer olduğu kabul edilmiştir. Diğer taraftan davacı tarafça, marka başvurusuna itiraz ve dava dilekçesinde, diğer iddiaların yanında dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu da ileri sürülmüş olup, bu hususta ilk derece mahkemesince olumlu-olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır. SMK'nın 6/9. maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Tescil başvurusu sırasında kötü niyetin başlı başına bir itiraz sebebi olarak öne sürülebilmesi mümkün olduğu gibi, sonradan aynı nedenle hükümsüzlük davasının açılabilmesi de mümkündür. Yargıtay HGK'nun 16.07.2008 gün ve 2008/11-501 E.-507 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi marka hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir. Kötü niyetin varlığı, her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak belirlenmelidir. Yine Yargıtay HGK.'nun 21.09.2005 gün ve 2005/11-501 E.-507 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca iyiniyetin asıl, kötüniyetin istisna olması sebebiyle davalının kötüniyetli olduğunun delil ve gerekçelerinin gösterilmesi gerektiğinden davacı, davalının kötü niyeti bulunduğunu kanıtlamalı ve mahkemece de bunun delil ve gerekçesi gösterilmelidir. Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; davacı vekilinin davalının ve onunla birlikte hareket eden ... ile ... San. Tic. A.Ş.'nin çok sayıda "..." ibareli benzer marka başvurularında bulunması nedeniyle kötüniyetli olduğunu ileri sürdüğü, dosya kapsamında yer alan 01/04/2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ... San. Tic. A.Ş.'nin başvuru tarihini kapsar şekilde tek ortağı ve yetkilisinin davalı ... olduğu, dava dışı ... San. Tic. A.Ş. ile davacı arasında Dairemize yansıyan 2020/587 Esas, 2021/1639 Karar sayılı dosyada davalı ... San. A.Ş.'nin “...” ibareli başvurusunun, davacının "..." ibareli markaları ile benzer bulunduğu, anılan kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/09/2023 tarih, 2022/1598 Esas, 2023/4876 Karar sayılı kararı ile onandığı, yine Dairemizin 2019/1596 Esas, 2021/822 Karar sayılı dosyasında ... San. A.Ş.'nin “...” ibareli başvurusunun, davacının "..." ibareli markaları ile benzer bulunduğu, anılan kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 17/01/2023 tarih, 2021/5724 Esas, 2023/326 Karar sayılı kararı ile onandığı, öte yandan yine davacı ile Uyap'tan ulaşılabilen nüfus kayıtlarına göre davalı ...'ın kardeşi olduğu anlaşılan dava dışı ... arasında Dairemize yansıyan 2020/1003 Esas, 2022/415 Karar sayılı dosyada, "davalı başvuru sahibi ...'ın dava konusu başvurudan önce çok sayıda yaptığı "..." ibareli marka başvurularının davacının itirazı üzerine reddedildiği, davacının itirazına mesnet hem “...” hem de “...” ibareli markalarının bir araya getirmek suretiyle oluşturduğu görülen dava konusu "..." ibareli başvurunun , davacının markalarına özel bir yanaşma çabası içerisinde bulunduğu, dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğu" kabulüyle verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20/02/2024 tarih, 2022/4959 Eas, 2024/1258 Karar sayılı kararı ile onandığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, her ne kadar benzer marka başvurusunda bulunmak tek başına kötü niyetin varlığını ispata yeterli değilse de davalı ile yetkilisi olduğu ... Son. A.Ş.'nin ve davalının kardeşi ...'ın, ayrı ayrı çok sayıda "..." asli unsurlu marka başvuruları yaparak davacı markalarına yaklaşma gayretleri gözetildiğinde, davalı gerçek kişinin dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğu kabul edilmiştir. Esasen kötü niyetli başvuru durumu mal ve hizmetlerle ilgili olmayıp, markanın tamamı ile ilgili olabileceğinden, kötü niyetli başvuru iddiası ile açılan davada, marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı kanaatine varıldığında, kötü niyet tescilin tamamını kapsar ve bölünemez (Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, İstanbul, Eylül 2018, s.953). Bu nedenle davalının kötü niyetli başvurusunun bütün sınıflar yönünden reddinin gerektiği kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davacı taraf SMK'nın 6/3 ve 6/5 maddesi uyarınca da dava konusu başvurunun tescili engeli olduğunu ileri sürmüşse de davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğu belirlendiğinden, davacının bu iddiaları sonuca etkili görülmemiş, bu nedenle incelenmesine gerek görülmemiştir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ilk derece mahkemesinin 01/11/2022 tarihli ek kararına yönelik istinaf dilekçesinin HMK'nın 352. maddesi uyarınca süre yönünden REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Yukarıda (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/06/2022 gün ve 2021/283 Esas - 2022/172 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, 4-Davanın KABULÜ ile TÜRKPATENT YİDK nın 2021-M-6426 sayılı 2021-M-6426 sayılı kararının İPTALİNE, 5-Davalı ... adına tescil edilen 2020/09355 sayılı "..." ibareli markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜ ile sicilden TERKİNİNE, 6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 556,10-TL'nin davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.300,00-TL bilirkişi ücreti, 163,00-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 110,00-TL tebligat ve posta ücreti, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.793,70-TL yargılama giderine, 59,30-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 2.912,30-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 11-Davacıdan peşin olarak alınan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 12-Davalı ... Kurumundan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davalı kurumdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 13-Davalı ...'dan alına 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine, 14-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 31/01/2025 tarihinde, davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine dair "1"nolu karar yönünden, HMK'nın 366. maddesinin atfıyla, aynı Kanunun 346/2. maddesi gereğince, "2" ve"3" nolu kararlar yönünden HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/02/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/283, K. 2022/172, T. 21.09.2005, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-283-e-2022-172-k-2afcff46e09c