Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/2731 E. 2025/718 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/2731
- Karar No
- 2025/718
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/2731
KARAR NO:2025/718
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:19/12/2019
NUMARASI:2018/678 Esas, 2019/1299 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:24/06/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yüklenici tarafından başlatılan icra takibine; davalı iş sahibi tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı yüklenici vekili; davalı iş sahibi aleyhine, borcundan ötürü icra takibi başlattıklarını ancak borca süresi içinde itiraz edildiğini, davacının, davalı için 544 konut inşaatı ile alt yapı ve çevre düzenlemesi işinde birçok alanda işler yapmak suretiyle hakedişlerinin söz konusu olduğunu, dosyaya ibraz edilecek olan davalı yanca imzalanmış hakediş formları, aylık imalat tespit raporlarının incelenmesi neticesinde durumun net olarak ortaya çıkacağını, davacı tarafından yapılan imalatların proje müdürü tarafından muayene edilerek teslim alındığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının; davacı yükleniciye takip tarihi olan 25/08/2017 tarihi itibariyle 30.046,19 TL ana para ve 22,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.068,42 TL tutarında borcu bulunduğunu belirterek; davalının haksız itirazının iptali ile alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı iş sahibi vekili; taraflar arasında, davalının yapımını üstlendiği 544 Konut İnşaatı ile Altyapı Çevre Düzenlemesi İşi için "Yalıtım İmalattan İşlerinin Yapılması" hususunda götürü bedel olarak 262.500,00TL bedelli anahtar teslimi sözleşme akdedildiğini, takibe konu 30.068,42 TL nin, sözleşmenin "İşin Teminatı" başlıklı 12. maddesi gereğince; davacının hakedişinden kesildiğini, işbu kesintinin davacı tarafa ödenmesi için gerekli şartların oluşmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 12. maddesinde; " Her hakedişte %5 nakit teminat kesilecektir. İşbu teminatlar; taşeronun çalıştırdığı işçilerden aldığı ve işçilerinde herhangi bir ücret, ihbar, kıdem vb. tazminat sorumluluğunun bulunmadığına ilişkin ibra belgelerini ibraz etmiş olması ve SGK'dan ilişiksizdir belgesini işverene getirmesi..." koşulu ile hakedişlerin iade edileceğinin hüküm altına alındığını, işbu maddeye istinaden davacı alacağının muaccel hale gelmediğini, sözleşmenin 12.4. Maddesinin; "taşeron taahhüt ettiği sözleşme konusu işi yerine getirmezse, işveren hatalı işi başkasına tekrar yaptırmaya ve meydana gelecek her türlü zarar ve ziyanı taşerondan tahsile veya işi aynen kabul ettiği takdirde, taşerondan kendi belirleyeceği uygun bîr nefaset farkı kesmeye yetkili ve bu şıklardan herhangi birini seçmekte serbesttir. " şeklinde olduğunu, davalı şirketin davacıdan, sözleşmenin 12. maddesinin 4. fıkrası gereği alacağı bulunduğunu, davacı tarafın bahsi geçen sözleşme kapsamında yapmış olduğu işlerin bir kısmında eksik ve ayıplı imalatlar bulunduğunu, bahsi geçen eksik imalatların; kapı eşik val itim işleri, süzgeç yalıtım işleri, duvar, tavan vs. tamir işleri olduğunu, bu imalatların ayıplı olduğunun derhal kendilerine bildirildiğini buna rağmen eksikliklerin giderilmediğini, bunun üzerine işin aciliyetine binaen eksik imalatların ... Şti. ile ... Şti, ve ... Şti. firmaları tarafından onarıldığını, davalı şirket tarafından davacı şirkete, 14.03.2018 tarihli ... Seri A sıra numaralı 57.794,01 TL tutarında eksik ve kusurlu imalat kesinti faturası tanzim edildiğini ve işbu faturanın 03.04.2018 tarihinde noter kanalıyla davacı tarafa gönderildiğini ancak davacı tarafın bu faturaya itiraz ederek iade ettiğini belirterek; davanın reddi ve davacının %20' sinden az olmayan kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.Mahkemece 19/12/2019 tarihli karar ile; taraflar arasında imzalanan 20.10.2015 tarihli eser sözleşmesi ile davacının, İstanbul İli, Başakşehir İlçesi, ... ada, ... parselde yer alan 544 adet konut inşaatı ile altyapı ve çevre düzenlemesi işinin yalıtım işini üstlendiği, davacı tarafça sözleşme konusu iş kapsamında 4 adet hakediş düzenlendiği ve taraflarca onaylandığı, davacı tarafın 2015-2016-2017-2018 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, taraflar arasında 13.02.2017 tarihinden sonra ticari ilişki bulunmadığı, takip tarihi olan 25.08.2017 tarihi itibari ile davacı tarafın davalı taraftan 30.046,19 TL alacaklı olduğu, davalı tarafça eksik ve ayıplı işlerin olduğu iddia edilmiş ise de dosyada ayıp ihbarının yapıldığına dair belge sunulmadığı, davalı tarafça eksik ve ayıplı işler olarak iddia edilen boru geçişleri için açılan deliklerin davacı taşeron firmanın üstlendiği yalıtım işinden önce mi sonra mı olduğunun tespit edilemediği, işin teslim tarihinin ne zaman olduğu belirtilmediğinden ayıplı imalatların teslimden ne kadar süre sonra meydana geldiğinin tespit edilemediği, somut olarak ayıplı imalatın kimden kaynaklandığının tespit edilemediği, davacı tarafça icra takibinden önce davalı tarafın temerrüde düşürmediğinden takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığı, alacağın faturaya dayalı olduğundan asıl alacağın davalı tarafından belirli ve bilinebilir olduğu, itirazın haksız olduğu gerekçesi ile; davanın kısmen kabulü ile ...Sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin 30.046,19 TL olarak takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile devamına, fazlaya dair talebin reddine, alacak faturaya dayalı olduğundan asıl alacak miktarı 30.046,19 TL'nin % 20'si olan 6.009,24 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; mahkemece tespit edilemeyen unsurların, davanın esaslı unsurları olduğunu, belirsiz ve ihtilaflı durumlar varken hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemece, 4. celsede, ihtarata rağmen süresinde ticari defterlerini bilirkişi heyetine sunmadığımız ve yerinde incelemesi için talebimiz olmadığı gerekçesi ile ek rapor taleplerinin reddine karar verildiğini ancak 31.10.2019 tarihli dilekçe ekinde bilirkişiler tarafından istenen ticari defter ve kayıtları mail olarak gönderdiklerini, uyuşmazlık konusu olan eksik ve ayıplı işlerin yalıtım işinden önce mi sonra mı olduğunun tespit edilmediğini, bilirkişiler tarafından davacı tarafça gönderilen fotoğraflara göre rapor düzenlendiğini, keşif yapılmadığını, alacak likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini,sözleşmenin 12.maddesine göre davacının, hakedişlerini almak için sözleşmede koşulan artları yerine getirmediği gibi eksik imalatlarını da tamamlamadığını, işin aciliyetine binaen eksik imalatların dava dışı ...Şti. İle ... Şti ve ... Şti.' ne tamamlatıklarını, buna ilişkin iade faturası gönderdiklerini belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında 20.10.2015 tarihli "yalıtım imalatları yapılması işi" sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı yüklenici; davalı iş sahibi aleyhine, borcundan ötürü icra takibi başlattığını, ancak borca süresi içinde itiraz edildiğini, davacının, davalı için 544 konut inşaatı ile alt yapı ve çevre düzenlemesi işinde birçok alanda işler yapmak suretiyle hakedişlerinin söz konusu olduğunu,davacı tarafından yapılan imalatların proje müdürü tarafından muayene edilerek teslim alındığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının; davacı yükleniciye takip tarihi olan 25/08/2017 tarihi itibariyle 30.046,19 TL ana para ve 22,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.068,42 TL tutarında borcu bulunduğunu belirterek; davalının haksız itirazının iptali ile alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiş, davalı iş sahibi; taraflar arasında, davalının yapımını üstlendiği 544 Konut İnşaatı ile Altyapı Çevre Düzenlemesi İşi için "Yalıtım İmalattan İşlerinin Yapılması" hususunda götürü bedel olarak 262.500,00TL bedelli anahtar teslimi sözleşme akdedildiğini, takibe konu 30.068,42 TL nin, sözleşmenin "İşin Teminatı" başlıklı 12. maddesi gereğince; davacının hakedişinden kesildiğini, işbu kesintinin; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 12. Maddesine göre davacı tarafa ödenmesi için gerekli şartların oluşmadığını, işbu maddeye istinaden davacı alacağının muaccel hale gelmediğini, davacı tarafın bahsi geçen sözleşme kapsamında yapmış olduğu işlerin bir kısmında eksik ve ayıplı imalatlar bulunduğunu, bahsi geçen eksik imalatların; kapı eşik val itim işleri, süzgeç yalıtım işleri, duvar, tavan vs. tamir işleri olduğunu, bu imalatların ayıplı olduğunun derhal kendilerine bildirildiğini; buna rağmen eksikliklerin giderilmediğini, bunun üzerine işin aciliyetine binaen eksik imalatların ... Şti. ile ... Şti, ve ... Şti. firmaları tarafından onarıldığını, davalı şirket tarafından davacı şirkete, 14.03.2018 tarihli ... Seri A sıra numaralı 57.794,01 TL tutarında eksik ve kusurlu imalat kesinti faturası tanzim edildiğini ve işbu faturanın 03.04.2018 tarihinde noter kanalıyla davacı tarafa gönderildiğini ancak davacı tarafın bu faturaya itiraz ederek iade ettiğini belirterek; davanın reddi ve davacının %20' sinden az olmayan kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiş, mahkemece, davacı tarafça sözleşme konusu iş kapsamında 4 adet hakediş düzenlendiği ve taraflarca onaylandığı, davacı tarafın 2015-2016-2017-2018 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, taraflar arasında 13.02.2017 tarihinden sonra ticari ilişki bulunmadığı, takip tarihi olan 25.08.2017 tarihi itibari ile davacı tarafın davalı taraftan 30.046,19 TL alacaklı olduğu, davalı tarafça eksik ve ayıplı işlerin olduğu iddia edilmiş ise de dosyada ayıp ihbarının yapıldığına dair belge sunulmadığı, davalı tarafça eksik ve ayıplı işler olarak iddia edilen boru geçişleri için açılan deliklerin davacı taşeron firmanın üstlendiği yalıtım işinden önce mi sonra mı olduğunun tespit edilemediği, işin teslim tarihinin ne zaman olduğu belirtilmediğinden; ayıplı imalatların teslimden ne kadar süre sonra meydana geldiğinin tespit edilemediği, davacı tarafça icra takibinden önce davalı tarafın temerrüde düşürmediğinden takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığı, alacağın faturaya dayalı olduğundan asıl alacağın davalı tarafından belirli olduğu, itirazın haksız olduğu gerekçesi ile; davanın kısmen kabulü ile ... Sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin 30.046,19 TL olarak takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile devamına, fazlaya dair talebin reddine, alacak faturaya dayalı olduğundan asıl alacak miktarı 30.046,19 TL'nin % 20'si olan 6.009,24 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalılar ise arsa sahibidir.Somut olayda; taraflar arasında, davalının yapımını üstlendiği 544 Konut İnşaatı ile Altyapı Çevre Düzenlemesi İşi için "Yalıtım İmalattan İşlerinin Yapılması" hususunda götürü bedel olarak 262.500,00TL bedelli anahtar teslimi sözleşme akdedilmiş, davacı yan eser sözleşmesine dayalı olarak işi tamamladığından bahisle bakiye hakediş alacağını talep ve dava etmiş, davalı yan ise ayıplı işlerin olduğunu, buna dair ihtar gönderdiğini, işi dava dışı 3. Kişiye yaptırdığını, faturasını davacı yükleniciye tebliğ ettiğini ancak davacının bu faturayı iade ettiğini belirterek; davanın reddini istemiş, mahkemece davacı yüklenici tarafından sözleşme konusu iş kapsamında 4 adet hakediş düzenlendiği ve taraflarca onaylandığı, davacı tarafın 2015-2016-2017-2018 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, taraflar arasında 13.02.2017 tarihinden sonra ticari ilişki bulunmadığı, takip tarihi olan 25.08.2017 tarihi itibari ile davacı tarafın davalı taraftan 30.046,19 TL alacaklı olduğu, davalı tarafça eksik ve ayıplı işlerin olduğu iddia edilmiş ise de dosyada ayıp ihbarının yapıldığına dair belge sunulmadığı, davalı tarafça eksik ve ayıplı işler olarak iddia edilen boru geçişleri için açılan deliklerin davacı taşeron firmanın üstlendiği yalıtım işinden önce mi sonra mı olduğunun tespit edilemediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dosya kapsamından davalı iş sahibinin, işin ayıplı olduğunu iddia ettiği görülmüştür. Ancak davalı iş sahibi tarafından dava öncesinde bu konuda yapılmış bir tespit raporu veya taraflarca tutulan bir tutanak sunulamamıştır. Davacı yan sözleme tarihinden 2,5 yıl sonra 23.04.2018 tarihinde ihtarname ile ayıp ihbarında bulunmuşsa da; bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere tarafların 13.02.217 tarihinden sonra ticari ilişkileri bulunmamaktadır. Bu durumda davalı yanın süresinde ayıp ihbarında bulunduğundan bahsedilemez. Davalı yan eksik ve ayıplı işleri 3. Kişiye tamamlattığını belirttiğinden keşif ile davacının yaptığı işlerin ayıplı veya eksik olduğunun tespiti de mümkün değildir. Davalı yan ticari defterlerini süresinde e- mail ile sunduğunu iddia etmiş ise de bilirkişinin mailinde davalı yan belgelerini 15.10.219-20.10.2019 tarihleri arasında sunmasını istediği ancak davalı vekili tarafından gönderilen mailin bilirkişiye 21.10.2019 tarihinde iletildiği anlaşıldığından; davalı vekilinin bu hususa dair istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere; mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/12/2019 tarih, 2018/678 Esas sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/06/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.