İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/541 E. 2025/480 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/541
- Karar No
- 2025/480
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/541 Esas KARAR NO :2025/480
DAVA:Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BİRLEŞEN .... ATM ... ESAS SAYILI DOSYA
DAVA:Tazminat (Acentalık Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:21/09/2015 KARAR TARİHİ:24/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 06/12/2010 tarihinde akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme çerçevesinde davalı şirket lehine teminat mektuplarının tesis edildiğini, akabinde davalı şirketin sözleşme süresinin yarısında sözleşmeyi feshetme ve davacı şirketin işlettiği merkezi yeni bir şirkete devretme talebinde bulunduğunu,teminat mektuplarını ise iade etmediğini, akabinde cezai şarta mahsuben davacı şirkete de fatura kestiğini, davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, bu şartlarda davalının haksız yere tahsil etmiş olduğu 300.000 TL teminat mektubu bedelinin davacı şirkete iadesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; teminat mektuplarının haksız olarak nakde çevrilmediğini, davalının haklı bulunduğunu, satış taahhüdünün ihlali nedeniyle ... ATM'nin ... E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu dosyanın bekletici mesele sayılması gerektiğini,esasen davacının müvekkil şirkete kredi borcu ve cezai şart borcu bulunduğunu, bu nedenle açılan davanın reddi gerektiğini talep etmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı birleşen davada; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılarla 06/12/2010 tarihli " Bayilik Protokolü ve Ariyet Sözleşmesi" düzenlendiğini, sözleşmeye göre davalı bayinin her yıl 1100 m3 benzin, motorin ve dizel satmayı kabul ve taahhüt ettiğini, aksi halde eksik kalan her m3 için 60 USD cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının edimlerini yerine getirmediğini, 06/02/2010-30/12/2010 tarihleri arasında satış taahhüdü ihlalinden doğan cezai şart alacaklarından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 USD'nin işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin eksik taahhüt nedeniyle değil, tarafların karşılıklı ve ortak mutabakatı ile feshedildiğini, sözleşme 06/12/2010 tarihinde imzalanmışsa da, sözleşme sonrası eksiklerinin tamamlanarak hizmete çok sonra girebildiğini, davacının müvekkilini uyarmadığını, dosyaya sunulan uyarı yazılarının müvekkiline tebliğ edilmediğini, uyarı mektubu tebliğ edilmeden ve cezai şart faturası kesilmeden teminat mektuplarının 29/11/2013 tarihinde paraya çevrilerek ve sözleşmenin feshinden sonra 22/01/2014 tarihinde 139.962,81 TL cezai şart faturası kesilerek gönderildiğini, noterden faturanın iade edildiğini, MK 2 maddesine aykırı olarak cezai şart uygulaması kısmi olarak yapılarak, tahsilat sonrasında fatura içeriğinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığını, dava açmaları üzerine cezai şart talep edildiğini, davacı vekilinin kendilerinin açtığı davadaki cevap dilekçesinde bildirdiği alacaklarını ispat etmesi gerektiğini, davalılar Kemal ... ve ... yönünden de kefilliklerinin 150.000 TL ile sınırlandırıldığını, müvekkilinin teminat mektuplarının paraya çevrilmesi haklı ise, kefillerin sorumlu olduğu miktarın üzerinde para tahsil edildiğini, kefalet sözleşmelerinin kefalet tarihi ve kendi el yazısı ile yazma kuralına uyulmadığından geçersiz olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Asıl dava haksız olarak tahsil edildiği iddia edilen teminat mektupları bedelinin davacı tarafa iadesi ile birleşen dava ; taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı cezai şart talebine ilişkindir. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı ilamıyla verilen yetkisizlik kararı ile dosya mahkememize tevzi edilerek mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde davacısının işbu mahkemesinin davacısı, davalıların ise Kemal ..., ... ve işbu mahkeme dosyasının davalısı olduğu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyası arasında HMK'nın 166.maddesi doğrultusunda fiili ve hukuki irtibat bulunduğundan birleştirilmesine karar verilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alındığı anlaşılmıştır. Mahkememizce asıl davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, birleşen davanın reddine dair verilen hüküm asıl davada davalı ... A.Ş., vekilinin istinaf talebi üzerine BAM 16. Hukuk Dairesi'nin 2017/4567 esas, 2020/1399 karar sayılı ilamı ile; " 06/12/2010 tarihli satış taahhüdünde ; "..satış taahhüdüm ...'ten alacağım ilk petrol ürünü (herhangi bir petrol ürünü) alım tarihinden itibaren başlayacaktır" düzenlemesi bulunmaktadır. Birleşen davada davalı vekili cevabında, eksiklikler giderildikten sonra, sözleşmenin hizmete çok sonra girdiğini savunmuştur. Bu durumda, takvim yılının başlangıcının ve eksik satış yapılıp yapılmadığının ilk petrol ürünü alım tarihine göre belirlenmesi gerekirken, kaldı ki kabule göre de, sözleşme başlangıç tarihi 06/12/2010 olmasına rağmen bilirkişi raporunda 01/01/2013-30/12/2013 tarihinin esas alınması doğru olmamıştır. Bilirkişi raporundaki Bayilik Protokolünün 3.2.3 maddesinde düzenlenen Geri Dönüşümlü Kredi'ye ilişkin hesaplamaların ise denetime elverişli olmadığı, ilk derece mahkemesi tarafından yetersiz bilirkişi raporu ve eksik inceleme ile karar verildiği kanaatine varılarak asıl davada davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek Dairemizin kararında işaret edilen hususlarda yeniden ayrıntılı rapor alındıktan sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.'' denilmek suretiyle kaldırılmış ve mahkememizin 2020/541 esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Bilirkişiler... tarafından düzenlenen 15/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda; ''..a)Asıl dava konusu 300.000-TL'lik teminat mektupları bedelinin davalı tarafından tahsil edildiği noktasında taraflar arasında bir çekişme olmadığı, b)Bölge İdare Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi'nin bozma ilamına göre yapılan hesaplama sonucu, birleşen davaya konu olan , davacının sözleşme ile belirlenen alış taahhüdünden eksik almış olduğu miktarı için hesaplanan cezai şart tutarının 141.146,40-USD olduğu, bu tutarın dava tarihi itibariyle TL karşılığının ise (kur 2.6644) 376.070,50-TL olduğu, c)Asıl dava davalısı / birleşen dava davacısının ticari defterlerindeki ... kredi borcu ile ilgili olarak, dosyada herhangi bir doneye rastlanılmadığı, d)Yukarıda yapılan tespitlere nazaran; *Birleşen davada, davalının talep edebileceği cezai şart tutarının 141.146,40-USD'nin dava tarihi itibarıyla TL karşılığının 376.070,50-TL olduğu, asıl dava konusu teminat mektupları tutarının tenzili ile (376.070,50-TL - 300.000,00-TL=) 76.070,50-TL'lik cezai şart bedelinin ... Petrol ve Tic. A.Ş, tarafından ... ... ... .. Ltd. Şti'nden talep edebileceği, bu durumda asıl dava olan menfi tespit davacının davasının konusuz kaldığı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. ''..Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 11/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda; ''..A.1)Önceki raporlarımızdaki hesaplamalar dikkate alındığında; Birleşen davada, davalının talep edebileceği cezai şart tutarının 141.146,40-USD'nin dava tarihi itibariyle TL karşılığının 376.070,50-TL olduğu , asıl dava konusu teminat mektupları tutarının tenzili ile (376.070,50-TL - 300.000,00-TL=) 76.070,50-TL'lik cezai şart bedelinin ... Petrol ve Tic. A.Ş., tarafından ... ... ... LTD. Şti'nden talep edebileceği, A.2) Bölge İdare Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi'nin bozma ilamına göre , yapılan hesaplama sonucu , birleşen davada , davalının talep edebileceği cezai şart tutarının 137.006,28-USD'nin dava tarihi itibariyle TL karşılığının (365.039,53-TL - 300.000,00-TL=) 65.039,53-TL'lik cezai şart bedelinin ... Petrol ve Tic. A.Ş., tarafından , ... ... ... .. Ltd. Şti.'nden talep edebileceği, Bu yapılan iki hesaplamaya göre de borç bakiyesi kaldığından , asıl dava olan menfi tespit davasında davacının davacısının konusuz kaldığı, *Davacının ,belgeleri olmadığından dolayı ... kredi borcunun dikkate alınmaması ve hesaplamaya dahil edilmemesine ilişkin talebinin Sayın Mahkemece kabulü halinde ise; A.1) Kök ve ek raporumuzdaki hesaplanan tutardan kök raporumuzda tespit edilen, ödenmeyen ... borcu olan 156.300,00-TL'nin tenzili ile bu sefer davacının davalıdan (156.300,00-TL -76.070,50-TL =) 80.229,50-TL alacaklı hale geleceği menfi tespit talebinin yerinde olacağı, A.2) Bölge İdare Mahkemesi 16.Hukuk Dairesinin bozma ilamına göre, yapılan hesaplama sonucuna göre ise bu sefer davacının davalıdan (156.300,00-TL -65.039,53-TL=) 91.260,47-TL alacaklı hale geleceği ve menfi tespit talebinin yerinde olacağı, yönündeki tespitlerimizi sayın mahkemeniz takdirlerine arz ederiz."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 28/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda; ''..Davalı / karşı davacının sunduğu tablo, dekont ve açıklamalar ve gerekse tarafımızca davalı / karşı davacı ... ticari defterlerinde yapmış olduğumuz incelemelerdeki tespitlerin rakamsal olarak birbiri ile örtüştüğü görüldüğünden, heyetimizce takdir Mahkemenize ait olarak , davalı / karşı davacı ... vekilinin hatalı olduğunu ifade ettiği hesaplama bölümünün düzeltilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Buna göre , 11/01/2022 tarihli raporun 4.sayfasındaki sonuç bölümündeki ilk üç paragraftaki 76.070,50-TL'lik ve 65.039,53-TL'lik hesaplamaların dikkate alınması, yukarıda açıklanan sebeplere istinaden davacı ...'in halen 156.300-TL'lik ... Kredi borcu olduğu, bu nedenle önceki raporda yapılan tercihli hesaplama sonucunda bulunan 76.070,50-TL ve 65.039,53-TL'lik rakamlara bu tutarın da ilave edilmesi gerektiği, bu durumda, a)Tarafımızca önceki raporlarda hesaplanan 141.146,40-USD.lik cezai şartın dikkate alınması durumunda, TL karşılığı olan 376.070,50-TL'den 300.000-TL'lik teminat mektubunun tenzili ile kalan davacı / karşı davalı borcunun 76.070,50-TL olduğu, b)BAM 16.Hukuk Dairesinin bozma ilamına göre, hesaplanan 137.006,28-USD'lik cezai şartın dikkate alınması durumunda , TL karşılığı olan 365.039,53-TL'den 300.000-TL.lik teminat mektubunun tenzili ile kalan davacı / karşı davalı borcunun 65.039,53-TL olduğu, Bu yapılan iki hesaplamaya göre de davacı / karşı davalının borç bakiyesi kaldığından, asıl dava olan menfi tespit davasında davacının davasının konusuz kalacağı, c)Mahkemece davacı / karşı davalı ...'in ayrıca 156.300-TL.lik ... kredi borcunun olduğunun da kabul edilmesi durumunda, bu rakamın da yukarıdaki rakamlara ilavesi ile bu kere davacı / karşı davalı ...'in borcunun yine terditli olarak 76.070,50-TL + 156.300 = 232.370,50-tl YA DA 65.093,53 +156.3000 = 221.339,53-tl olacağı, Her iki hesaplamaya göre de davacı / karşı davalı ...'in BORÇ bakiyesi kaldığından, asıl dava olan menfi tespit davasında davacının davasının konusuz kalacağı, Yönündeki tespitlerimizi Sayın Mahkemenize arz ederiz. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 28.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda; ''..1.Taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre; 2.283,43 m3 eksik alıma istinaden cezai şart bedeli 137.005,80-USD olarak hesaplandığı, 2.Fesih tarihinden geriye dönük bir yıl için yapılan eksik alımlara göre 19.521,60-USD cezai şart bedeli hesaplandığı, 3.Teminat mektupları toplam miktarı olan 300.000,00-TL'nin tahsil edildiği, tarihler itibariyle kur karşılığı 154.277,99-USD olduğu, 4. 04.11.2016 tarihli bilirkişi raporunda ; davalı yanın 156.300-TL miktarında ... kredisi borcunun bulunduğunun tespit edildiği, 5.Yapılan hesaplamalara göre;
Cezai Şart Bedeli 137.005,80-USD Teminat Mektuplarından tahsil edilen (300.000,00-TL) 154.277,99-USD Kalan -17.272,19-USD TL karşılığı (Kur200211-TL) 34.908,82-TL ... Kredisi 156.300,00-TL Kalan Bakiye 121.391,18-TL a.Sayın Mahkeme tarafından ... Kredisinin davalı yana ödenmesine karar vermesi halinde ; Davalı / birleşen davada davacı ... Petrol ve Tic . A.Ş'nin davacı / birleşen davada ... ...Ür. Ltd. Şti'nden 121.391,18-TL alacağının bulunduğu, b.Sayın Mahkeme tarafından ... Kredisi davalı yana ödenmemesine karar vermesi halinde; Davacı / birleşen davada davalı ... ...Ür. Ltd. Şti'nin davalı / birleşen davacı ... Petrol ve Tic. A.Ş'nden 34.908,82-TL alacağının bulunduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Tüm dosya kapsamı ve toplanılan deliller bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; Taraflar arasında 06/10/2010 tarihli bir akaryakıt bayilik sözleşmesi ile yine aynı tarihli Bayilik Protokolü ve satış taahhütnamesinin düzenlendiği, sözleşmenin 30/12/2013 tarihli fesih protokolü ile sona erdirildiği, asıl davacı tarafça davalı tarafa teslim edilen ve asıl davaya konu toplam 300.000 TL bedelli 3 adet teminat mektubunun davalı tarafça tahsil edildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, 06.12.2010 Tarihli bayilik protokolü ve sözleşmesinin davalı ... AŞ ile davacı ... ... ... Ltd Şti arasında imzalandığı, birleşen dosyada davalı Kemal ...'ın sözleşmede garantör olarak yer aldığı, 06.12.2010 tarihli kefaletname ile birleşen dosya davalıları Kemal ... ve ...'ın ... ... ...Şti'nin cezai şartlar dahil her türlü borçlarına 150.000TL'ye kadar müşterek borçlu müteselsil kefil oldukları, 06.12.2010 tarihli satış taahhüdüne göre; davacı bayinin yıllık 1100M3 beyaz ürün satışı taahhüdü verdiği, aksi halde cezai şart ödenmesinin kararlaştırıldığı, Protokolün 3.1.2 maddesinde 5 yıl süreli 50.000TL bedelli, 3 yıl süreli 250.000TL bedelli teminat mektubu verilmesi hususu kararlaştırılmış olup 300.000 TL tutarlı teminat mektubunun nakde çevrildiği ,Sözleşmenin 3.1.4 maddesinde; ... tarafından kredi olarak 250.000 TL beyaz ürün karşılığında 12 ay ödemesiz, 24 ay 24 taksitle geri ödeme yapılması kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki 30.12.2013 Tarihli protokol ile sözleşmenin karşılıklı olarak sona erdirildiği, Protokolün 3.2.3 maddesine göre; ...'in, bayiye kredi olarak verilecek 250.000 TL tutarındaki beyaz ürünü bayinin tanzim edeceği fatura mukabilinde Bayiye teslim etmekle yükümlü olduğu, 06/12/2010 tarihli satış taahhütnamesinde; "..satış taahhüdüm ...'ten alacağım ilk petrol ürünü (herhangi bir petrol ürünü) alım tarihinden itibaren başlayacağını, gerek bayilik sözleşmesinin başlangıcında ve/veya gerekse de bayilik sözleşmesinin sonunda yer alan ve bir takvim yılından kısa dönemler için ise, ... tarafından yıllık satış taahhüdü miktarlarına göre kıstelyevm (gün hesabına göre) kriterinin uygulanmasını... kabul ettiğimi.." şeklinde düzenleme bulunduğu görülmüştür. İstanbul BAM 12. H.D nin 2019/2281 esas ve 2022/869 karar sayılı ilamında aynen ''.. Akaryakıt bayilik sözleşmelerinde (veya sözleşme eki taahhütnamelerde) yer alan “yıllık asgari alım taahhüdü”ne uymama halinde öngörülen ceza koşulu (cezai şart) hükümleri TBK'nun 179/II. (eski BK. md. 158/II) maddesindeki ifaya ekli ceza koşulu (cezai şart) niteliğindedir.TBK 179/II maddesine göre; ceza borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkca feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Anılan yasa hükmünden de açıkça anlaşılacağı gibi, ifaya eklenen ceza koşulunda, şart gerçekleştiği takdirde alacaklı, hem ifayı hem de cezayı talep edebilecektir. Buna göre iki halde alacaklı, ceza koşulunu isteyemez. Eğer alacaklı, ceza koşulunu isteme hakkından açıkça vazgeçmişse artık bu yönde bir talepte bulunamaz. Diğer yandan alacaklı, çekince koymadan ifayı kabul etmiş veya sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmişse bu takdirde de ceza koşulunu isteyemez. Yıllık asgari ürün alımı taahhüdü bulunmasına rağmen yıllar itibariyle bu taahhüde uyulmamış ise tedarikçi (sağlayıcı) firmanın, hem ifayı hem de ceza koşulunu talep edebilmesi için takip eden yılda henüz bayiye mal vermeden önce ceza koşulu ile ilgili “çekince” (ihtirazi kayıt) bildirmesi ya da bu konuda bayiye noterden bir ihtarname göndermesi gerekir. Çekince için bir şekil şartı getirilmemiştir. Tedarikçi, taahhüde aykırı davranılmış olan yılı takip eden yeni yıldaki ilk fatura ve irsaliyeye koyacağı bir açıklama (şerh) ile bu koşulu yerine getirebilir. Bu şekilde bir çekince (ihtirazi kayıt) konulduktan veya ihtar çekildikten sonra tedarikçi (sağlayıcı) firma, mal vermeye (ifaya) devam etse bile önceki yıla ilişkin ceza koşulu alacağını sözleşme zamanaşımı süresi içinde her zaman talep edebilir. Sonraki yıllarda da aynı kural geçerlidir. Bunlar yapılmadan müteakip yılın ifası gerçekleşmişse artık bir önceki yıla ait ceza koşulu istenemez. Çekince konmuş veya ihtar çekilmiş olan yıllarla ilgili ceza koşulunun istenebileceği ise kuşkusuzdur.Yargıtay HGK'nun 20.01.2013 T. 2012/19-670 esas 2013/171 karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, sözleşme süresi içinde çekince konmadan uzun süre ifaya devam edilmesi üzerine borçluda, “ceza koşulu istenmeyeceği” ne dair haklı bir güven oluşmuş ise oluşan bu haklı güven ve dürüstlük ilkesi nedeniyle önceki yıla veya yıllara ait ceza koşullarının talep edilemeyeceğinin kabulü gerekir (Yargıtay 19.HD'nin 17/12/2013 tarihli 2013/14654 esas, 2013/19950 karar sayılı emsal kararı)..''denilmiştir. Yine İstanbul BAM 43. H.D nin 2021/1959 esas ve 2025/630 karar sayılı ilamı da bu yöndedir. İstanbul BAM 16. H.D nin 2017/4725 Esas ve 2020/1177 karar sayılı ilamında''.. Öte yandan mahkemece, davacı tarafın eksik akaryakıt alım nedeniyle cezai şart talep hakkı bulunmadığı belirtilmiş ise de, davalının feshinin haklı olmadığı, ayrıca her ne kadar davacı tarafça sözleşme süresince eksik alımlara rağmen ihtirazi kayıt koymaksızın mal verilmeye devam edilmiş ise de, bu durumda davacının sözleşmenin son yılı için eksik alım nedeniyle cezai şart talep etme hakkı bulunmaktadır.''denilmiştir. Somut olayda; mahkememizin önceki kararının yalnızca eksik satış hususunda ilk alım tarihine göre hesaplama yapılması ve ... kredi borcu hesaplaması yönünden kaldırıldığı, dosya kapsamında alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan 28.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda belirlendiği üzere ve yukarıda anlatılan gerekçelerle; eksik satış konusunda ilk alım tarihine göre belirlenen dönemler için ve fesihten geriye dönük bir yılda eksik alımlar nedeniyle davalının talep edebileceği cezai şart tutarının 19.521,60-USD olduğu, bu tutarın asıl dava tarihindeki kur üzerinden karşılığı olan 52.019,21 TL'lik cezai şart bedelinin birleşen davacı ...'a ödenmesi gerektiği, ancak tahsil edilen tutarın 300.000 TL olduğu aradaki 300.000-52.019,21=247.980,79 TL nin asıl davada davacı tarafa iadesi gerektiği, ... kredi borcu bakımından her ne kadar birleşen davacı tarafça ödemenin ... tarafından çekle yapılacağı, ancak bir kısmının ödenmesine rağmen bir kısmının karşılıksız çıktığı iddia edilmiş ise de sunulan kısmi ödemeye ilişkin dekontların incelenmesinde, açıklama kısımlarında kredi ödemesi değil akaryakıt ödemesi yazdığı, yine sunulan çek listesinde borcun neye ilişkin olduğunun yazmadığı, bu sebeple ... kredi alacağının varlığının ve miktarının ispatlanamadığı anlaşılmakla; asıl davada davalı tarafça cezai şart bedeli olarak tahsil edilmesi gereken tutarın toplam teminat mektuplarından tenzili ile fazla tahsil edilen teminat mektubu bedelinin asıl davacıya iadesine, birleşen davacının mahsup sonrası bakiye bir cezai şart alacağı kalmadığından birleşen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile, 247.980,79-TL'nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, Fazlaya ilişkin talebine reddine, Birleşen davanın REDDİNE, 2-Asıl davada; Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 16.939,57-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 5.123,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.816,32-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, -Birleşen davada ;karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından davacı tarafın yatırdığı 451,24-TL'nin mahsubu ile arta kalan 164,16-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Asıl dava davacısı ... tarafından yapılan 12.973,40-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 10.723,81-TL yargılama giderinin davalı ...'tan tahsili ile anılan davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Asıl dava davalısı ... tarafından yapılan 1.261,00-TL yargılama giderinden davanın red oranına göre hesaplanan 218,66-TL yargılama giderinin ...'den alınıp ...'a ödenmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Asıl davada; Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 39.676,93-TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınıp davacı ...'e ödenmesine, Asıl davada; Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınıp davalı ...'a ödenmesine, 6-Birleşen davada; Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınıp birleşen davalılara ödenmesine, 7-Asıl ve birleşen davada; Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine, 8-Asıl davada; Davacı tarafça yatırılan 5.123,25-TL peşin ve 27,70-TL başvura harcı olmak üzere toplam 5.150,95-TLnin davalı ...'tan alınıp davacı ...'e ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/06/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır