Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/24836 E. 2023/2018 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/24836
Karar No
2023/2018
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:09/07/2021 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:02/05/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:02/05/2025 Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu, dava dışı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araca, davalı sigortalı diğer davalı ...'e ait ... plakalı aracın 27/01/2020 tarihinde çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü, hareket kabiliyetinin ortadan kalktığını, müvekkilinin kusursuz olduğunu, aracın kaza tarihinden itibaren kullanamadığını beyanla müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı karşılığı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL tazminatın, aracın tamir süresince kullanılamaması nedeni ile mahrum kalınan araç mahrumiyet zararının karşılığı olarak şimdilik, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve gerçek zarar belirlendiğinde belirsiz alacak dava yolu ile artırılmak üzere 100,00 TL tazminatın ...'den tahsilini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 3.000,00 TL araç hasarından kaynaklanan maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili olmak üzere toplam 3.200,00 TL'nin kaza tarihi olan 27/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, dava öncesi yazılı başvuru şartının yerine getirilmediğini, uyuşmazlığa konu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, araç mahrumiyet zararından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı talebinde bulunan davacının kazadan kaynaklanan zararın genel şartlara uygun olarak tespitinin gerektiğini, faizin yasal faiz olması gerektiğini beyanla usule yönelik itirazlarının karar bağlanmasını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmilini talep etmiştir. Davalı ... dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. Mahkemece aşağıdaki gerekçeyle; "mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı ... ... maliki olduğu, dava dışı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araca, davalı sigortalı diğer davalı ...'e ait ... plakalı aracın 27/01/2020 tarihinde çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, dosya kapsamına ve oluşa uygun bulunan bilirkişi raporuna göre sürücü ...'nın kural ihlalinin asli kusurlu hallerden olduğu, sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda diğer kusur maddesi olarak sayılan hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak başlıklı madde 52/1a-b sayılan kuralı ihlal ettiği, kusur raporunda oran belirtilmemiş olması sebebiyle mahkememizce yapılan değerlendirmede ...'nın %75, ...'ın %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, ... plakalı otomobilde 27/01/2020 tarihli kaza nedeniyle 34.129,72 TL değer kaybı, serbest piyasa hesaplamasına göre kaza tarihi itibariye 5.000,00 TL değer kaybı olduğunu, ... plakalı aracın araç mahrumiyet bedelinin 1.100,00 TL olduğunu, bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ayrıca 2918 sayılı KTK nun 97. Maddesi hükmü "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir" düzenlemesi uyarınca dava tarihinden önce kazanın sigorta şirketine ihbar edildiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, ayrıca kazaya karışan aracın hususi araç olması sebebiyle Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... Karar sayılı ilamı uyarınca yasal faiz uygulanarak, Davanın kısmen kabulü ile: kusur oranlarına göre hesap edilen 8.532,43 TL hasar bedeli, 1.250,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere 9.782,43 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu miktara davalı ... şirketinin poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere dava; davalı ... ... yönünden kaza tarihi olan 27.01.2020 tarihiden itibaren yasal faiz uygulanmasına, kusur oranına göre hesap edilen 275,00 TL araç mahrumiyet zararı tazminat bedelinin olay tarihi olan 27.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili, keşif yapılarak tanık dinletme taleplerinin mahkemece yerine getirilmediğini, ATK dan rapor alınıp davanın tam kabul edilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dava haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince; İstinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir. Mahkemece kusur raporunda oran belirtilmemiş olması sebebiyle mahkememizce yapılan değerlendirmede ...'nın %75, ...'ın %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma yeterli değildir. Öncelikle davacı vekili şahit bildirmiş ve keşif yapılmasını talep etmiştir. Buna göre mahkemece resen kusur dağılımı yapıldığı gözetilerek öncelikle taraf tanıkları ile keşif yapılıp dosyadaki tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için, ATK’dan veya üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli, oransal kusur dağıtımını gözetir şekilde rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. (emsal Yargıtay 4 . Hukuk Dairesi 2021/24836 E. 2023/2018 K. sayılı ilamı) HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, kararın 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince KALDIRILMASINA, sair istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacının peşin yatırdığı istinaf karar harcının isteği halinde iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek hükümde dikkate alınmasına, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 02/05/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/24836, K. 2023/2018, T. 27.01.2020, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-24836-e-2023-2018-k-121726417d87