Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/24754 E. 2022/39 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/24754
Karar No
2022/39

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/410 KARAR NO: 2025/401 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/11/2024 NUMARASI: 2024/88 Esas 2024/822 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 09/04/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalı borçlunun sahip olduğu dava konusu plakalı araç ile müvekkil şirket tarafından işletilen otoyoldan ihlalli geçiş yaptığını, ihlalli geçiş tarihinden itibaren 15 gün içinde de geçiş ücretlerinin ödenmemesi üzerine bu geçiş ücretlerine 4 katı oranında ceza işletildiğini, alacağın tahsili amacı ile, davalı borçlu adına İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyasından başlatılan icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile; finansal kiralama, operasyonel(filo) kiralamalardan tamamen farklı olup 6001 sayılı yasadan sonra yürürlüğe giren 6361 sayılı özel yasa hükümlerinin evleviyetle dikkate alınması gerektiğini, finansal kiralanan aracın her türlü faydası kiracıya ait olduğu gibi, zilyetliği ve fiili hakimiyeti de kanun gereği kiracıda olduğunu, aracın kullanılması dolayısıyla tüm ceza ve tazminatlardan kiracının sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın finansal kiracılara ihbar edilmesi gerektiğini ve 6361 sayılı yasanın 23. Maddesi uyarınca teminat amaçlı mülkiyeti elinde bulunduran müvekkil şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, diğer yandan davacı alacaklı takip talebi ve ödeme emrinde kaçak geçişlere ilişkin araç plaklarını bildirmediği gibi fotoğraf yada video da eklemediğini, ayrıca araçlarda OGS-HGS cihazı olup olmadığı, yeterli bakiye olup olmadığı, kaçak geçişten sonraki 15 gün içinde ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarında bilgisinin olmadığını beyanla davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, " ...Davacı vekili 08/11/2024 tarihli duruşmada; tüm borçların ödendiğini, davanın konusuz kaldığını, icra inkar tazminatı konusunda takdir mahkemenin olduğunu beyan etmiştir. Davalı vekili 08/11/2024 tarihli duruşmada; dava da pasif husumetin incelenmesini talep ettiklerini, ödemenin taraflarınca yapılmadığını beyan etmiştir. Her ne kadar davalı taraf ihlalli geçiş yapan araçları uzun süreli kiraya verdiği ve 2918 sayılı KTK 3. Maddesi anlamında işleteni olmadığı gerekçesi ile pasif husumetinin bulunmadığını iddia etmiş ise de ise de; geçiş ücreti ve ceza tutarlarının sorumlusu, araç sahibi olan davalı şirkettir. Davalının işleten olup olmadığı, uzun süreli kiralama ilişkisi olup olmadığı, ihlalli geçişlerden kimin sorumlu olacağı davalı ile kiracısı arasındaki iç ilişkiyi ilgilendiren hususlardır. (T.C İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 2021/948 Esas - 2024/858 Karar Sayılı İlamı) Davacı vekilinin beyanı ve icra dosyasının incelenmesi neticesinde dava konusu alacağa yönelik olarak icra dosyasına dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığı anlaşılmakla, dava konusu alacak yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilerek, yargılama giderleri yönünden tarafların haklılık durumlarına göre karar verilmesi gerektiğinden celp edilen provizyon kayıtları incelendiğinde davacı şirketin davalıdan ihlalli geçişler yönünden alacaklı olduğu hususu gözetildiğinde davalının iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle davalı yan aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine, arabuluculuk ücreti hükmedilmiştir. Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir." gerekçesi ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, icra inkar tazminatının alacak yargılamayı gerektirdiğinden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, otoyol geçiş ücreti ödenmeksizin geçiş yapıldığı iddiası ile geçiş ücreti ve ceza tutarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu ihtilaf, finansal kiralama sözleşmesine konu olan araçların, ihlalli geçişi nedeniyle davacı şirkete ödenecek geçiş ücreti ve ceza tutarından kimin sorumlu olacağı, husumetin kime yöneltileceği ile konusuz kalan davada HMK 331 maddesi uyarınca yargılama giderlerinden kimin sorumlu olacağı noktasında toplanmaktadır.6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30. maddesinde geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali hali düzenmiştir, 5. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) (…) (Ek cümleler: 1/7/2022-7417/53 md.) Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir." 6. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından ücretsiz geçiş yapan araçlar, işletici şirket tarafından bu maddenin yedinci fıkrasında öngörülen sürenin bitimini takip eden ilk iş gününde en yakın trafik kuruluşuna bildirilir." 7. fıkrasında "Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz. (Ek cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) Otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara uygulanan idari para cezaları için bu fıkrada belirlenen on beş günlük süre beklenmez. (Ek cümle:23/7/2020-7252/9 md.) Ancak, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde idari para cezası tahsil edilmez." düzenlemesi yer almaktadır. Davacı şirket tarafından geçiş ücretlerinin ve ceza bedellerinin tahsili noktasında uygulanması gereken yasal düzenleme, yasanın 30. maddesinin 5, 6 ve 7. fıkralarıdır. Her ne kadar davalı vekili ihlalli geçiş yapan araçların finansal kiralama sözleşmesi ile kiralandığını, sorumluluğundan kiracılara ait olduğunu ileri sürmüş ise de; 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca, finansal kiralama konusu malın mülkiyeti kiralayana aittir. Ancak taraflar sözleşmede, sözleşme süresi sonunda kiracının, malın mülkiyetini satın alma hakkını haiz olacağını kararlaştırabilir. 6361 sayılı Kanun’un 24. maddesi uyarınca, kiracı, sözleşme süresince finansal kiralama konusu malın zilyedi olup, sözleşmenin amacına uygun olarak her türlü faydayı elde etme hakkına sahiptir. 6361 sayılı Kanun’da, sigorta hariç, vergi ve diğer benzeri kamusal borçlarla ilgili bir düzenleme bulunmamaktadır. Sigorta prim borçlarıyla ilgili olarak 6361 sayılı Kanun’un 24. maddesinin 5. fıkrasında özel bir düzenleme mevcut olup, işin doğası gereği malın sigorta ettirilmesi zorunlu tutulmuş, sigorta ettirme sorumluluğunun kimde olacağı tarafların kararına bırakılmış, ancak sigorta priminin ödenmesi sorumluluğu her durumda kiracıya bırakılmıştır. 6098 sayılı TBK’nın “Vergi ve benzeri yükümlülüklere katlanma borcu” başlığı altındaki 302. maddesi uyarınca, kiralananla ilgili zorunlu sigorta, vergi ve benzeri yükümlülüklere, aksi kararlaştırılmamış veya kanunda öngörülmemiş ise, kiraya veren katlanır. Maddede öngörülen yükümlülükler, kiralananın malik olmasının bir sonucudur. TBK’nın 302. maddesi emredici bir hüküm olmadığından, kiralayanın vergi yükümlüsü sıfatına etki etmemek üzere, sözleşmede vergi ve benzeri yükümlülüklerden kiracının sorumlu olacağı kararlaştırılabilir. Böylece kiralayan vergi yükümlüsü olarak, gerekli ödemeleri yaptıktan sonra sözleşme hükmüne dayanarak kiracıya başvurabilecektir. Bu cümleden olarak, davalı kiralayan ile ihbar olunan kiracı arasında akdedilen 12/03/2018 tarihli finansal kiralama sözleşmesinin 6.1 maddesinde de, her türlü giderler ile yasal olarak gerek kiracı ve gerekse kiralayan tarafından, hangi sebep suret ve gerekçe ile olursa olsun ödenmesi gereken her tür ve kategorideki mevcut veya sonradan çıkarılan her türlü vergi, harç, fon, masraf ve ücretlerin kiracıya ait olacağı, kiralayanın bunları talep ve tahsile, rücuen tahsile yetkili olduğu düzenlenmiştir. Böylece kiralayan/araç maliki söz konusu ödemeleri yaparak sözleşme hükümleri uyarınca kiracıya rücu etme imkanına sahip olabilmektedir. Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 10/01/2022 tarih 2021/24754 E. 2022/39 K. Sayılı ilamında ifade edildiği gibi trafik sicilinde araç maliki olarak görünen kişi, bu aracını finansal kiralama sözleşmesi uyarınca kiracıya teslim ettikten sonra trafik kazası meydana gelmesi halinde, malın zilyedi olan kiracı, 2918 sayılı KTK’nın 3. maddesi uyarınca işleten sıfatıyla zarar gören üçüncü kişilere verilecek zararlardan sorumlu olacaktır. Ancak somut olaya konu alacak, 2918 sayılı Kanun hükümlerine göre aracın trafik kazası sonucu üçüncü kişilere verdiği zararlardan işletenin sorumlu tutulduğu bir eylemden kaynaklı olmayıp, davacı şirket tarafından işletilen otoyoldan davalı adına kayıtlı ve ihbar olunan şirketin finansal kiralama sözleşmesi uyarınca kiracısı olduğu aracın ihlalli geçiş eyleminden kaynaklı bir alacaktır. Yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem, ücret ödenmeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olmakta, ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme, oluşan neticeyi ortadan kaldırmaktadır. O halde, davaya konu ihlalli geçişten kaynaklı alacak yönünden husumetin araç sahibi/kiralayan davalıya yöneltilebileceğinden davalı vekilinin husumet itirazı yerinde görülmemiştir. Davacı vekili 08/11/2024 tarihli duruşmada; tüm borçların ödendiğini beyan etmesi üzerine davanın konusuz kaldığı anlaşılmaktadır. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30.maddesi ile 05/07/2022 tarihli 31887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7417 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yeni eklenen hükümler bir arada değerlendirildiğinde; davalıya ait araçların ihlalli geçiş yaptığı dosya kapsamında yer alan provizyon kayıtları, CD görüntüleri ile sabit olup davanın açılmasına davalı taraf sebebiyet verdiğinden HMK 331. Maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcın mahsubuna, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/04/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/24754, K. 2022/39, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-24754-e-2022-39-k-98fdd6d1dca6