Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 2021/2394 E. 2025/470 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2394
Karar No
2025/470
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO:2021/2394

KARAR NO:2025/470

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:14/09/2021

NUMARASI:2017/1007 Esas - 2021/873 Karar

DAVANIN KONUSU:Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:24/03/2025

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.12.2016 tarihinde, davalıların sürücü, işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu ... plakalı aracın, davacı...'ün sürücüsü olduğu, davacılar ... ile ...'ın ve diğer davacıların murisi ...'ın yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada ..., ... ve ...'ın yaralandıklarını, yolcu ...'ın ise vefat ettiğini, ...'ın eşi ...'ın destekten yokun kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı olmak kaydıyla eşi ...'ı kaybeden davacı ... için 10.000,00- TL maddi tazminatın ( belirsiz alacağın) tüm davalılardan, 50.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...'ten; babalarını kaybeden ..., ..., ... ve ... için için ayrı ayrı 25.000,00'er-TL manevi tazminatın ... ile ...'ten; davacı ... için 500,00-TL maddi tazminatın ( belirsiz alacağın) tüm davalılardan ve 20.000,00 TL manevi zararın ... ile ...'ten;davacı ... için 15.000,00-TL ve davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...'ten tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiş; 26.11.2020 tarihli dilekçesi ile talebini toplam 115.518,37-TL olarak artırmıştır.Davalılar ... Ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde kusurunun belirlenmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, destek durumunun somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, belirterek, reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''.. 27/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ün %100 oranında kusurlu, davacı sürücü ...'ın ise kusursuz olduğunun tespit edildiği; İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 17.08.2020 tarihli rapora göre; davacı ...'ın 20/12/2016 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle "Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde vücut fonksiyon kaybı oranının %0 olduğu, iş göremezlik süresinin (1) aya kadar uzayabileceği tespit edildiği; bilirkişi ... tarafından düzenlenen 26.10.2020 tarihli raporda; ...'ın vefatı nedeniyle eşi ...'ın TRH-2010 yaşam tablosu ve yıllık%1,8 teknik faiz oranına göre 118.691,73-TL, PMF yaşam tablosu ve progressif rant tekniğine göre ise 115.518,37- TL destekten yoksun kalma zararınını oluştuğu, davacı ...'ın sürekli iş göremezlik zararı oluşmadığının tespit edildiği; destek ...'ın kaza tarihinde emekli olduğu, davacı ...'ın muhtemel yaşam süresinde eşinin desteğinden mahrum kaldığı, hesaplanan zarardan davalıların müteselsilen sorumlu olduğu; kaza tespit tutanağında, destek için emniyet kemeri belirlemesi yapılmadığı ve emniyet kemeri takmadığına dair dosyada delil bulunmadığı, emniyet kemerinin varlığı ile vefat olayı arasında illiyet bağı bulunmadığı gözetildiğinde, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasının söz konusu olmadığı; davacı vekilince verilen 19.02.2020 tarihli beyan dilekçesinde, davacı ... için talep edilen maddi tazminatın geçici iş göremezlik zararına ilişkin olduğunun belirtildiği; davacı ... kaza tarihinde 20 yaşında olup, hükme esas alınan ATK raporuna göre davacının sürekli maluliyet oranı tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin 1 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceği ve %100 malul sayılması gerektiği tespit edildiği, davacı, kaza tarihinde öğrenci olup gelir getiren bir işte çalıştığının iddia ve ispat edilemediği, dolayısıyla tedavi süreci boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığı, geçici işgöremezlik zararı bulunmadığı anlaşıldığından bu yönden davanın reddine karar vermek gerekiği; somut olayda; maddi tazminat davası yönünden alınan bilirkişi raporlarının olaya ve denetime uygun olduğu, manevi tazminat davasının konusuz kaldığı, davalı sigorta şirketine 17/07/2017 tarihinde başvurulduğu, yasal faiz talebinin yerinde olduğu; davacı vekili tarafından verilen 14.09.2021 tarihli beyan dilekçesi ile "Sulh Protokolü" sunulduğu, 14.09.2021 tarihli oturumda taraf vekillerince manevi tazminat davası yönünden sulh olunduğunun beyan edildiği, vekaletnamede buna ilişkin özel yetkinin bulunduğu; uyuşmazlıkların çözümünde en hakkaniyete uygun yol olan sulh ile tarafların manevi tazminat tutarını belirlediği anlaşıldığından manevi tazminat yönünden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği'' gerekçesiyle,1-a)Davacı ... tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine,b)Davacı ... tarafından davalı... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacı ... tarafından davalı... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasında karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı ... tarafından davalı... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasında karar verilmesine yer olmadığına, 4-a)Davacı ... tarafından davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne, 115.518,37 TL [destek ...'ın vefatı nedeniyle] destekten yoksun kalma tazminatının davalılar... ve ... yönünden 20.12.2016 kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise 27.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, davacıya ödenmesine (davalı sigorta şirketi 290.000,00 TL limit ile sınırlı sorumludur), aşan istemin reddine, b)Davacı ... tarafından davalı... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasında karar verilmesine yer olmadığına,5-Davacı ... tarafından davalı... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasında karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı ... tarafından davalı... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasında karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı ... tarafından davalı... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasında karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı ... tarafından davalı... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş; davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İstinaf nedenleri:Davalı sigorta şirketi vekili; sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, müteveffanın anne ve babasının sağ olup olmadığının araştırılmadığını,sağ iseler onlar yönünden destek payı ayrılmadan hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, zarar görenin müterafik kusurunun değerlendirilmediğini, tazminata ıslah yada rapor tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini, harç ve yargılama giderlerinin müvekkili yönünden sadece maddi tazminata göre belirlenmesi gerektiğini,belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm ve cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nın taraf ehliyetini düzenleyen 50. maddesinde, "medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın, davada taraf ehliyetine de sahip olduğu", TMK 28. maddesinde de "kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayacağı ve ölümle sona ereceği" düzenlenmiştir.Dosya kapsamından, her ne kadar yerel mahkemece davacılar vekilince 14.09.2021 tarihli beyan dilekçesi ile "Sulh Protokolü" sunulduğu, 14.09.2021 tarihli oturumda taraf vekillerince manevi tazminat davası yönünden sulh olunduğunun beyan edildiği, vekaletnamede buna ilişkin özel yetkinin bulunduğu gerekçesiyle davacıların manevi tazminat talepleri hakkında sulh nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, davacı ...'ın yargılama sırasında 27.01.2019 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. İlgili 13/09/2021 tarihli sulh protokolü davacılar vekili Av ... ile davalılar vekili Av. ... arasında imzalanmış olup, bu halde davacı ...'ın ölümü ile kişilik hakkının sona erdiği ve Av. ... ile vekalet ilişkisinin de sona erdiği belirgindir.Bu halde; Ölüm ile kişilik hakları son bulduğundan yargılama sırasında 27.01.2019 tarihinde öldüğü anlaşılan davacı ...'ın mirasçılarının davaya dahil edilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması suretiyle yargılamaya devam edilmesi ( ölümü ile vekalet ilişkisinin de son bulduğu gözetilerek ve sulh sözleşmesinin sıhhati davacı ... yönünden tartışılarak ) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ölü kişi hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (Bkz. Yargıtay 17. HD'nin 2020/1863 Esas, 2020/5167 Karar sayılı ilamı) Bu itibarla, yerel mahkeme kararının HMK 'nın 355 ve 353/1.a.4 madde hükümleri gereğince re'sen kaldırılmasına; kararın kaldırılma sebep ve şekline göre davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/ İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/09/2021 tarih ve 2017/1007 Esas 2021/873 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/4 madde hükmü uyarınca re'sen KALDIRILMASINA,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,-Kararın kaldırılma sebep ve şekline göre davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına3/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/03/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/2394, K. 2025/470, T. 24.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-8-hukuk-dairesi-2021-2394-e-2025-470-k-4ad403e6f393