Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/216 E. 2026/595 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/216
Karar No
2026/595
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/216 - 2026/595 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2021/216 KARAR NO : 2026/595

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 20/10/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/11 E., 2020/532 K.

DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 12/03/2026 YAZIM TARİHİ : 12/03/2026

Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Dava dışı ...'in işyerinin işyerim paket poliçesi ile müvekkili şirket nezdinde sigortalandığını, bu bölgede ...'ye ait kanalizasyon gider borusunun tıkanması neticesinde kanalizasyon sularının işyerinin içerisine dolması nedeniyle sigortalı işyerinde dava konusu hasarın meydana geldiğini, ekspertiz raporuna göre, ...'ye ait kanalizasyon alt yapısının yetersiz kalması nedeniyle yağmur sularının tahliye edilememesi neticesinde sigortalı taşınmazda zarar meydana geldiğini, dava dışı sigortalıya 04.06.2018 tarihinde 33.923,00-TL tutarında sigorta tazminatının ödendiğini, müvekkili şirket tarafından ödenen tazminatın davalıdan talep edildiğini, ancak kusurun kime ait olduğunun tespiti yapılmadan ve yargı kararı olmadan ödenemeyeceği gerekçesiyle istemin reddedildiğini, bunun üzerine Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2018/10061 E. sayılı dosyası üzerinden davalı yapı maliki ...'ye karşı başlatılan takibe yönelik haksız itiraz neticesinde takibin durduğunu, davalı ...'nin kendileri tarafından ödenen tazminattan sorumlu olduğunu ve müvekkili şirketin rücu hakkı olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili özetle: Dava konusu olay ile idare arasında illiyet bağının bulunmadığını, yolun eğimi, yapılışı, işyerinin mimari projeye uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı hususlarının iddia edilen su basması ile ilgili olduğunu, Deşarj Yönetmeliği'nin 10. maddesinin (m) bendi ile getirilen düzenleme neticesinde, iddia edilen su baskınından idarenin sorumlu olamayacağını ve talep edilen tazminatın maddi ve hukuki dayanağının olmadığını, iddianın yargılamayı gerektirdiğini, likit bir alacak söz konusu olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ve idari yargının görevli olması nedeniyle öncelikle bu yönden reddini talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "....Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde, dava, sigortalıya yapılan hasar ödemesinin T.T.K. 1472. m. uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkin olup, dava dışı ... Mobilya adlı işyerinin ... Sigorta A.Ş.'ne ait işyerim Paket Sigorta Poliçesi ile 26/07/2017 - 26/07/2018 tarihleri arasında dava konusu 06/05/2018 tarihli su baskını tarihinde de geçerli olmak üzere sigortalı olduğu, ilgili poliçenin dahili su, sel ve su baskını teminatı sağladığı, Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan 06/05/2018 tarihli raporda; yapılan çalışma ve hasar durumunun tespit edildiği, olayda davacı tarafın %20 oranında, davalı tarafın ise %80 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, eksper raporunun demirbaş ve dekorasyon zarar kalemler, taşınmaza ilişkin mimari proje tetkik edilerek, tahrip olan alana ilişkin hasar boyutu, hasar onarım usulleri tetkik edilerek hasara ve piyasa rayiçlerine uygunluk gösterdiği, heyet tarafından sunulan bilirkişi raporunda, eksper raporuna aynen iştirak edildiğinin belirtildiği görülmüştür. T.T.K.1472. hükmü gereği, sigortacı sigorta tazminatı ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının gerçekleşen zararda dolayı soru7mlularına karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Rücu hakkının doğabilmesi için geçerli ve yürürlükte bir sigorta sözleşmesinin teminatı kapsamında rizikonun gerçekleşmesi, hasar bedelinin sigortalı tazmini v e sigortalının zarar sorumlusuna karşı sözleşmeden yasadan veya haksız fiilde kaynaklı talep hakkının mevcudiyeti şartlarının birarada bulunması gerektiği düzenlenmiştir. Davacı sigorta şirketinin 31/05/2018 tarihinde sigortalısının zararının 33.923,00 TL olarak karşılandığı anlaşılmış olup, 27.138,40 TL tutarında bedelin davalı idareden talep edilebileceğinin belirtilen raporda değerlendirilmiş olup, davalının itirazının 27.138,40 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin devamına ve takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebinin reddine ve alacak likit olmadığı nedenle davacı lehine icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına...." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişilerin yaptığı açıklamaya rağmen sadece geri tepme ventilinin bulunmaması nedeniyle %10 kusur verildiği, çekvalf sisteminin yasal bir zorunluluk olmadığını kendilerinin de kabul ettiği, tüm sorumluluğun davalıda olduğu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Geri tepen pis su nedeniyle malik ve apartman yönetiminin Deşarj Yönetmeliği'ndeki gerekli tedbirleri almadığının bilirkişilerce tespit olunduğu, iddia edilen suyun geri tepme dışında zemin kat kapısından da giren sulardan oluştuğuna dair davacı iddiası dışında bu hususta dosyaya sunulan fotoğraf ya da tespit olmadığı, hasarı kabul etmedikleri, hasara dair fatura, irsaliye vb.delil bulunmadığı, sadece itfaiye ve eksper raporunun yeterli olmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, sigortalıya yapılan hasar ödemesinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-a) Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcından peşin alınan 54,40 TL'nın mahsubu ile bakiye 677,60 TL'nın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, b) Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 1.853,82 TL istinaf harcından peşin alınan 463,46 TL'nın mahsubu ile bakiye 1.390,36 TL'nın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-) Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 12/03/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/216, K. 2026/595, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-216-e-2026-595-k-b293a04e3e3c