Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 2021/2017 E. 2025/404 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2017
Karar No
2025/404
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2021/2017

KARAR NO:2025/404

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:15/12/2020

NUMARASI:2018/769 Esas, 2020/881 Karar

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali

KARAR TARİHİ:22/04/2025

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talebine ilişkin olup; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili , müteahhit sıfatıyla müvekkili firma ile işveren sıfatıyla davalı/borçlu firma arasında 01.05.2018 tanzim tarihli ‘Boru, Tank, Ekipman ve Yüzey İzolasyon İşleri Sözleşmesi' imzalandığını, sözleşme çerçevesinde tarafların iş ilişkilerinin devamı sürecinde davalı/borçlu firma 9. maddede yer alan fesih prosedürüne uymaksızın sözleşme konusu işi üçüncü bir şirkete devrettiğini, müvekkili firmanın hakediş alacağı ile ayrıca elektrot bedelleri ödenmediğini, 4/2. maddeye aykırı şekilde işin devamı sürecinde işçilere yemek hizmeti verilmediğini, işçilerin yemek ihtiyaçları müvekkili şirket tarafından bedeli ödenmek suretiyle dışarıdan temin edildiğini, müvekkili firmanın, 01.05.2018 tarihli sözleşme gereği düzenlediği ve davalı/borçlu firma tarafından itiraz edilmeyen faturaların toplam tutarı olan 35.635,38 TL hakediş alacağı yanında, yine icra takibine konu ettiğimiz 36 adet 2,5 rutil elektrot bedeli olarak 1.260 TL ve işçilerin tükettiği 372 porsiyon yemek bedeli olarak 3.720 TL alacağı bulunduğunu belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline , icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili , ... Sayılı dosyası incelendiğinde görüleceği üzere; ... A.Ş, müvekkil şirketten 47.029,75-TL alacaklı olduğu iddiası ile icra takibi yaptığını, takip talebinde ve ödeme emrinde belirtilen bu tutara itirazları tekrar ettiğini, müvekkili şirketin -... A.Ş.’ne takip talebinde belirtilen bu miktarda bir borcu bulunmadığını, davacının yemek bedeli ve/veya elektrot bedeli alacağı bulunmadığını, davacının müvekkili şirket cari hesaplarında, ödeme emrinde belirtilen tutar kadar değil 35.635,38-TL alacak bakiyesi bulunduğunu, ...'in müvekkiline dair yasal süreç başlattığını, müvekkili şirket tarafından, sözleşmelere istinaden blokaj konulduğunu, davacının sözleşme hükümlerine göre talep hakkı bulunmadığını belirterek karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece , elektrot bedeline ilişkin alacak talebi yönünden ,davacı tarafın delil olarak sunmuş olduğu ... Tavsiye Edilen Fiyat Listesi başlıklı belgenin alacağın varlığını ispat yönünde yeterli olmadığı ,elektrot bedeline ilişkin usulüne uygun şekilde kesilip davalıya tebliğ edilen fatura da bulunmadığı ve bu sebeplerden ötürü bu alacak yönünden ispat faaliyetinin yerine getirilememiş olduğu,bilirkiş,i raporuna beyan dilekçesi sunan davacı vekili de bilirkişi raporunda yer alan bu yöndeki tespitlere yargılamanın uzamaması adına itiraz etmediklerini bildirdiği ,yemek bedeline ilişkin alacak kalemi yönünde ise çalışanların yemek ihtiyacının davacı tarafından sağlandığının kanıtlanamadığı görülerek bu talep yönünden de ispat faaliyetinin gerçekleşmediği ,faturalara bağlı 35.635,37 TL miktarınca alacak için çözülmesi gereken husus ,davalının blokaj hakkı olup olmadığı konusu olduğu , ...'ya yazılan müzekkere ile blokaja gerekçe gösterilen ... isimli kişinin 05/12/2016 -17/03/2017 tarihleri arasında davacı bünyesinde çalıştığının anlaşıldığı , blokaja neden olan eski işçinin işçilik alacağına ilişkin derdest davasının bulunmaması gözetildiğinde taraflar arasında akdedilen sözleşmede blokaj hakkını sınırlayan herhangi bir sürenin bulunmaması da dikkate alındığında davalının eski işçinin alacağını tahsil için hukuki yollara başvuru ihtimali dahilinde alacağa blokaj koymasının uzun süreler alabileceği,bu durumun süresinin taraflarca öngörülebilir bir durum olmadığı ve takip ile dava tarihleri gözetildiğinde dava dışı işçinin dava açmamış bulunması dikkate alındığında ,davalının alacağa blokaj koymasının hakkaniyete aykırı olacağı kabul edilmiş ve davanın üzerinde miktar yönünden çekişme bulunmayan kısmı açısından kabulüne karar verildiği ,davalının kabul edilen asıl alacağa itiraz sebebinin sözleşmeden kaynaklı blokaj hakkına dayandığı,sözleşmede belirtilen blokaj hakkına ilişkin herhangi bir süre belirtilmediği,blokaj hakkının var olup olmadığı hakkaniyet ölçüleri içerisinde hakimin takdir yetkisi ile belirlenebileceği göz önüne alındığında alacağın varlığı hususundaki çekişmenin taraf iradelerinden ziyade hakimin takdir yetkisi ile çözümlenebileceği görülerek icra-inkar tazminatına hükmedilmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile kabul edilen asıl alacağa takip talebindeki talep doğrultusunda takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek takibin devamına karar verildiği belirtilerek , davanın kısmen kabulü ile,... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 35.635,37 TL üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren kabul edilen asıl alacak miktarına yasal faiz işletilerek takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin alacak belirli olmadığından reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında , gerekçede KDV alacağından hiç bahsedilmediğini , hangi gerekçe ile reddedildiğinin anlaşılmadığını , KDV'ninde ödenmesi gerektiğini , davalı şirketin alacağı ödememe gerekçesi olarak gösterdiği kişinin bugüne kadar dava açmadığını , alacağın belirli olmadığı gerekçesiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinafında , sözleşme gereği müvekkilince alacak bakiyesine blokaj koyulduğunu , davacının hiç bir alacak talep etme yetkisi bulunmadığını ,35.635,37 TL.'nin talep koşulları oluşmadığını, sözleşmelerin 3.5,3.6,3,8 ve 10. Maddelerinin açık olduğunu , ödemezlik defini ileri sürerek icra takibine itiraz ettiklerini , davanın açılmasının haksız olduğunu , davacının aksi yönde bilgi ve belge sunamadığını , davacının her hak edişi ile birlikte Maliye ve ...'dan borcu yoktur yazısı alarak sunamadığını davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itiraz iptali davası olup , davacı yüklenici , davalı iş sahidir.Davacı vekili dava dilekçesinde yüklenici müvekkilinin 1.05.2018 tarihli Boru Tank Ekipman Yüzey İzolasyon İşleri sözleşmesini davalı iş sahibi ile yaptığını ve davalı iş sahibinin sözleşme konusu işi dava dışı 3. firmaya devrettiğini , 35.635,38 TL. hak ediş alacağı olduğunu , davalının ödemesi gereken yemek parası 3.720,00 TL. yi ödediğini , elektrot ücreti olarak 1.265,00 TL. alacağı olduğunu belirtmiştir.Davalı vekili ise davacının 35.635,38 TL .hak ediş alacağı olduğunu ancak davacı çalışanı ... tarafından müvekkiline karşı hukuki süreç başlatıldığını , KDV'ye KDV işletildiğini , yemek ücreti ve elektrot parasına dair alacak taleplerini de kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Yerel mahkeme , bilirkişi raporuna dayanarak , elektrot alacağı ve yemek ücretlerini ispatlayamadığından reddine , 35.635,38 TL. hak ediş alacağında , ... tarafından açılmış bir dava olmadığını , blokaj yapılamayacağını belirterek davanın kısmen kabulü ile 35.635,37 TL. üzerinden icra takibinden işleyecek yasal faizi ile takibin devamına karar vermiştir. İcra inkar tazminatı talebini de reddetmiştir.Dosya kapsamındaki 03.11.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda , davacı tarafından düzenlenen faturaların usulüne uygun olarak davalı kayıtlarında mevcut olduğu , borç alacak miktarı üzerinde tarafların mutabık olduğu ,davacının 35.637,37 TL. alacaklı olduğunu , davacının icra takibi ile 35.635,38 TL. 18.09.2018 tarihli fatura , 1.260,00 TL. elektrot bedeli , 3.720,00 TL. yemek ücreti , +6.414,37 TL. KDV alacağı olmak üzere toplamda 47.029,79 TL. asıl alacak talep ettiğini , talep ettiği KDV tutarının 35.635,38 TL. %18 =6.414,37 TL. şeklinde olduğu , faturalarda KDV tutarının usulüne uygun tahakkuk ettirildiği , icra dosyası ile tekrardan talep edilen 6.414,37 TL. tutarındaki KDV'ni mükerrer olduğu belirtilmiştir. Yerel mahkemece 03.11.20202 tarihli bu rapor karara dayanak yapılmıştır.Bilirkişi raporu denetime açık ve kanuna uygundur.Somut olayda davacının çalışanı olduğu tespit edilen ... tarafından açılmış bir dava dosyası bulunmadığı gibi , davalı iş sahibi tarafından bu hususla ilgili yapılmış bir ödemede bulunmadığından , davalı iş sahibinin tarafların mutabık olduğu 35.635,37 TL. alacağı bloke etmesi mümkün değildir.Davacı yüklenicinin yemek ücretini sözleşmeye göre davalı iş sahibinden talep etme hakkı var ise de , bu hususa dair ispat yükü davacı tarafta olup , dosya kapsamı itibariyle yemek ücreti ve elektrok tutarına dair alacağını ispatlayamamıştır.Dosya kapsamında davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesi yasal olarak mümkün değildir. Davacının icra takibi açarken kötü niyetli olduğu ispatlanmamıştır. Ayrıca , icra takibine konu asıl alacak likit durumda olmayıp yargılamayı gerektiren bir alacak olduğundan yerel mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddi doğru olup , yerel mahkemece verilen karar dosya kapsamına hukuka ve usule uygun olup taraf vekillerinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2020 tarih ve 2018/769 Esas, 2020/881 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yatırılması gereken 2.434,25 TL nisbi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 549,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.884,99 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 22/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/2017, K. 2025/404, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-15-hukuk-dairesi-2021-2017-e-2025-404-k-887b9d11ddf5