Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 2021/1999 E. 2025/338 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1999
- Karar No
- 2025/338
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1999
KARAR NO: 2025/338
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/01/2021
NUMARASI: 2018/950 Esas, 2021/8 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 09/04/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara taraf davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili , müvekkili ile davalı arasında müvekkilinin inşa etmiş olduğu ve işletmesine başlanan ... isimli otel projesinde odalarda kullanılmak üzere perde jakar fon, astar blackout, kumaş dik, kumaş kuşak, ranır-duble dik, korniş, tül-kurşunlu, dik, yastık (dolu) ve fon demiri imalat ve montajı hususunda anlaşma yapıldığını, anlaşma uyarınca yapılacak kumaş ürünlerinin tamamının yasal zorunluluk gereği yanmazlık özellikli (apreli) olacağını, sözleşmenin kurulmasından sonra müvekkilinin çek keşide etmek suretiyle sözleşme gereği ödemenin tamamını yaptığını, aradan bir yılı aşkın süre geçmesine ve otelin müşteri kabulüne başlamasına rağmen 30/05/2018 tarihli tespit talebine kadar yüklenicinin sözleşme konusu ürünlerin yarısından fazlasını teslim etmediği gibi teslim edilen ürünlerin de sözleşmede taahhüt edilen özellikleri haiz olmadığının anlaşıldığını, teslim edilen ürünlerin kesim, ölçü ve estetik bakımından hatalı olduğu gibi en önemlisi ürünlerin yanmazlık özelliğini haiz olmadığını dolayısıyla ürünlerde gizli ayıplı olduğunu, bu durumun davalıya sözlü ve yazılı olarak birçok defa bildirilmiş olmasına rağmen davalının ürünlerin siparişe uygun olduğunu beyan ettiğini , ufak kesim ve boyut ayarlamamalarının yapılacağını söylediğini, davalının ürünlerdeki eksik ve hataları taleplere rağmen gidermemesi üzerine, ürünlerin usulüne uygun üretilip üretilmediğinin ve sözleşmede yazılı özellikleri haiz olup olmadığının uzman bilirkişi tarafından da tespiti için İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/71 Değişik İş sayılı dosyasından talepte bulunulduğunu , ürünlerin tamamının eksik ve hatalı olduğu alanında uzman kurumca (İntertek) yapılan 20/06/2018 tarihli teste göre ürünlerin yanmazlık özelliği bulunmadığının tespit edildiğini, davalı ile yapılan şifahi görüşmelerden bir sonuç elde edemeyen müvekkilinin sözleşmeden dönme hakkını kullanmak üzere davalı aleyhine Beyoğlu ... Noterliği vasıtasıyla 03/09/2018 tarihinde ... yevmiye numarasına kayıtlı ihtarı keşide ettiğini , ancak davalının herhangi bir cevap vermediğini belirterek , sözleşmeden dönme taleplerinin kabulü ile bu hak çerçevesinde sözleşme bedelinin davalıdan ihtarname talep tarihi olan 08/09/2018 tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, mümkün olmazsa terdiden ayıp oranında indirim taleplerinin kabulüne ve bu haklarına istinaden davalıdan ihtarname talep tarihi olan 08/09/2018 tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, her iki talepleri esasında ileride artırılmak üzere şimdilik 10.000,00TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından 14/10/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değeri 102.350,00-TL'sına artırılmıştır. Davalı Tarafça cevap dilekçesi sunulmamış olup , 08/05/2019 tarihli duruşmada bulunulan beyanında; biz 2017 yılında davacı tarafa perde yapımı konusunda anlaştıklarını, davacı taraf 2 ay içeresinde perdeleri teslim etmelerini söylediğini ancak bu süre içeresinde otelin inşaatı bitmediğinden dolayı perdeleri teslim almadıklarını , ayrıca 2 ay içeresinde perdeler için yanmazlık özelliğinin sağlanamayacağı davacı tarafa bildirildiğini, ama 8 ay sonrasında davacı taraf kullanıma açtıkları 30 oda için perdelerin yetiştirilmesini istediklerini, 15 gün içeresinde ürünü teslim ettiklerini ama yanmazlık özelliğinin daha sonra tamamlayacaklarını söylediklerini, bu konu ile ilgili yazışmalar olduğunu , ayrıca bu sürece ilişkin olan olaylar hakkında da danışman ...'yi tanık olarak dinletmek istediklerini belirtmiştir. Mahkemece , tarafların iddiaları ile toplanan deliller ve usulüne uygun olarak alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı ve yukarıda yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; sözleşme konusu ürünlerin yanmazlık özelliğinin bulunmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, sözleşme konusu ürünlerin ayıplı olduğu ve davacının sözleşmeden dönme hakkını kullandığı anlaşılmakla, davacı tarafından davalı tarafa elden yapıldığı belirtilen 6.500,00-TL'sı ödemenin yapıldığı hususunda yazılı belge sunulamadığından ve davacının 97.500,00-TL'sı ödeme yaptığı ispatlanabildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulü ile 97.500,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinafında , 30 oda için perdelerin yetiştirilmesini davalı müvekkilinden istediklerini , müvekkilinin 15 gün içinde ürün teslim edebileceğini , yanmazlık özelliğinin daha sonra tamamlanacağını mail yoluyla bildirdiğini , davacının bu durumu kabul ettiğini , müvekkilinin perdeleri teslim ettiğini , daha sonra yanmazlık özelliğini tamamlamak için perdeleri müvekkilinin almak istediğini , otele sokulmadığnı , tanık ...'nin beyanları ile sabit olduğunu , süresinde davacı tarafça ayıp ihbarı yapılmadığını , ayıplı olduğunu iddia ettiği tüm hususların davacının talebiyle perdelerin zamanında teslim alınmamasından kaynaklandığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasında Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp sebebiyle alacak davasıdır. Davacı iş sahibi , davalı yüklenicidir. Davacı oteli için davacı ile perde işi anlaştıklarını ancak perdelerin yanmazlık özelliği olmadığını ayıplı olduğunu bedelin çeklerle ödendiğini , sözleşmeden dönmenin kabulüne , ödenen bedelin iadesine bu mümkün olmadığında ayıp sebebiyle indirim talep etmiştir.Davalı cevap vermemiş. Ancak davalı vekili 08/05/2019 tarihli duruşmadaki beyanında; 2017 yılında davacı tarafa perde yapımı konusunda anlaştıklarını, davacı taraf 2 ay içeresinde perdeleri teslim etmelerini söylediğini ancak bu süre içeresinde otelin inşaatı bitmediğinden dolayı perdeleri teslim almadıklarını , ayrıca 2 ay içeresinde perdeler için yanmazlık özelliğinin sağlanamayacağı davacı tarafa bildirildiğini, ama 8 ay sonrasında davacı taraf kullanıma açtıkları 30 oda için perdelerin yetiştirilmesini istediklerini, 15 gün içeresinde ürünü teslim ettiklerini ama yanmazlık özelliğinin daha sonra tamamlayacaklarını belirtmiştir. Yerel mahkeme , sözleşme konusu ürünlerin yanmazlık özelliğinin bulunmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, sözleşme konusu ürünlerin ayıplı olduğu ve davacının sözleşmeden dönme hakkını kullandığı anlaşılmakla, davacı tarafından davalı tarafa elden yapıldığı belirtilen 6.500,00-TL'sı ödemenin yapıldığı hususunda yazılı belge sunulamadığından ve davacının 97.500,00-TL'sı ödeme yaptığı ispatlanabildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulü ile 97.500,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Somut olayda taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi olup sözleşmenin varlığı tarafların kabulündedir. Ayrıca taraflar perdelerin kanunen yanmazlık özelliğine sahip olması gerektiği ve teslim edilen ürünlerde yanmazlık özelliği olmadığı hususunda uyuşmazlık içinde değildir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden ve gelen cevaplardan 97.500,00 TL.'nin davalı tarafa çeklerle ödendiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafın layihalar aşamasında cevap vermediği anlaşıldığından ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı defini , layihalar aşamasından sonra davalı ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı defini ileri süremez. Davalı taraf cevap layihasını zamanında vermediği için delil ve tanık bildirmiş durumda olmadığından , tanık da dinletemez. Davalı vekili yanmazlık özelliğini daha sonra tamamlanacağını belirtmişse de , iş sahibi bu hususu kabul etmemektedir. Davacı tarafça Beyoğlu ... Noterliğinin 03 Eylül 2018 tarihinde .. yevmiye nolu ihtarı davalıya göndererek ayıpları bildirdiği ve haklı sebeple sözleşmeden dönme hakkını kullandığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki ayıbın tespit dosyası ile yanmazlık özelliğine perdelerin sahip olmadığı hususunun tespit edildiği , fiyat teklifinde yanmazlık özelliğinin ürün özelliği olarak ayrıca belirtildiği , alınan bilirkişi raporu ve diğer deliller dikkate alındığından davacı tarafça çeklerle ödenen bedelin iadesine yerel mahkemenin karar vermesinde hukuka ve usule bir aykırılık olmadığından , davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/01/2021 tarih ve 2018/950 Esas, 2021/8 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - Alınması gereken 6.660,23 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.665,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.995,18 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3 - Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.