Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1855 E. 2026/362 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1855
- Karar No
- 2026/362
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO : 2021/1855 KARAR NO : 2026/362
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 14/03/2018 ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/745 E., 2018/164 K.
DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 18/02/2026 YAZIM TARİHİ : 18/02/2026
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, HMK 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ile genel temizlik ve bakım işinin davalı firmaya verildiğini, davalının işçi ...'ün sözleşmesinin feshedilmesiyle müvekkili aleyhine açtığı davanın kabulüne karar verildiğini ve Yargıtay'ca onanarak kesinleştiğini, icra takibine geçilmesi üzerine toplam 16.500,00 TL'nin icra dosyasına ödenmek zorunda kalındığını ve sorumluğun davalıya ait olduğunu ileri sürerek ödenen 16.500,00 TL'nin ödeme tarihleri olan 05/08/2015 ve 26/08/2015 tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatlarının ilgili kamu kurumları tarafından ödenmesi gerektiğini, aynı konuda mahkeme kararı bulunduğunu, davacının teknik şartname ve sözleşmede hüküm olduğunu iddia ederek dava konusu alacak taleplerinde bulunamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince "...sözleşme ve şartnamelerde işçi alacaklarında sorumluluğun kime ait olacağına ilişkin açık bir hükmün bulunmadığı görülmüştür. Yargıtayın yerleşmiş uygulamaları doğrultusunda açık hüküm bulunmaması halinde sorumluluğun % 50 oranında olacağından...." bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Sözleşmenin 12.2.maddesi ve Teknik Şartname uyarınca işçilik ödemelerinin tamamından davalının sorumlu olduğunun sabit olduğunu, bu hususta Yargıtay kararları bulunduğunu ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, cebri icra ile ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili taleplidir. "Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin ferileri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir." (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25.01.2021 tarih ve 2019/2330 E., 2021/175 K., Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.09.2021 tarih ve 2021/697 E., 2021/355 K.,11.11.2021 tarih ve 2021/1623 E., 2021/1446 K., 20.12.2022 tarih ve 2021/5300 E., 2022/5935 K., 02.11.2023 tarih ve 2022/5380 E., 2023/3645 K. sayılı kararları) Somut olayda; davalının ihaleyi alan en son şirket olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 22.maddesinde yüklenicinin işçilik masraflarından sorumlu olduğu açıktır. Üst işveren, ödenen bedelin tamamını yukarıda açıklanan ilke kapsamında rücu edebilir. Hal böyle olunca; dosya kapsamındaki bilirkişi raporu ile hesaplanan miktarın tahsiline karar verilmesi gerekirken yarı oranda sorumluluğu hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK 353/(1)-b.2. madde uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını kaldırarak davanın kısmen kabulü yönünden yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK 353/1.b.2 madde gereğince, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2018 tarih, 2016/745 E., 2018/164 K. sayılı KARARINI KALDIRARAK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, "Davanın KABULÜNE, toplam 16.500 TL'dan, 12.461,18 TL'nin 05.08.2015, 4.038,82 TL'nin 26.08.2015 ödeme tarihlerinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline, Alınması gereken 1.127,11 TL harçtan peşin alınan 281,78 TL harcın düşümü ile eksik kalan 845,33 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 310,98 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 16.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından sarfedilen 970,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde artan avansın iadesine," 3-) Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin harcının talep halinde yatırana iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 18/02/2026
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...