Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/182 E. 2022/267 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/182
- Karar No
- 2022/267
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2074 KARAR NO : 2025/142 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/09/2022 NUMARASI : 2021/182 E. - 2022/267 K. DAVACI VEKİLİ DAVALI DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Tasarım Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/09/2022 tarih ve 2021/182 E. - 2022/267 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı Şirketin 2020 08971sayılı tasarım tesciline yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa dava konusu tasarımın müvekkili adına tescilli bulunan 2019 02802/1, 2, 3 ve 2020 04930/1, 2, 3 sıra numaralı tasarımlar ve 2019 07052 ve 2020 013110 sayılı patent tescilinde yer alan ürün görselleri karşısında yeni ve ayırt edici olmadığını ileri sürerek, 2021/T-423 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, müvekkilinin dava konusu tasarımının mesnet tasarım ve ürünlerden farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu 2020 08971 sayılı tescile konu “temizlik kovası” tasarımı ile hükümsüzlüğe gerekçe gösterilen 2019 02802/1, 2020 04930/1, 2, 3 sıra numaralı tasarımların ve de 2019 07052 ve 2020 13110 sayılı patent tescilinde yer alan ürün görünüm özelliklerinin farklı olduğu, davalı tasarımının koruma kapsamında temizlik kovasının iç kısmı bulunmadığı için 2019 02802/ 2 ve 3 nolu tasarımların incelemede dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu tasarımın müvekkiline ait 2019 02802-1 sayılı tasarım ile benzer olduğunu, bu yönden yapılan karşılaştırmanın hatalı olduğunu, tasarımların ortak özelliklerinden ziyade farklılarına odaklanıldığını, bahsi geçen tasarımların formlarının aynı olduğunu, müvekkilinin tasarımında yer alan 2 bölmeli ve T formunda hazırlanan kısmın dava konusu tasarımda aynı şekilde ve aynı yerde konumlandırıldığını, her iki tasarımda da aynı yerde ızgaralı form yer aldığını, her iki tasarımın alt kısmında tapa bulunduğunu, mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında yeterli, gerekli araştırma ve incelemenin yapılmadığını, raporlarda karşılaştırılan tasarımların benzerliklerinin ele alınmadığını, ayrıca dava konusu tasarımla ilgili dünyada yenilik ve ayırt edicilik araştırmasının yapılmadığını, itirazlarına mesnet 20196/07052 sayılı patent yönünden yapılan değerlendirmenin de yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava, YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı Yasa'nın 56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü üzere anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.04.2017 tarih ve 2015/13749 E. - 2017/2336 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olduğu hususları, tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Somut olayda, davaya konu tasarım, "temizlik kovası" tasarımıdır. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi kök ve ek raporunda, dava konusu tasarımın, ayırt edici olduğu açıklanmış, mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı yönünden bir değerlendirme ise yapılmamıştır. Davacı vekili, dava konusu tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olmadığını aşamalarda ileri sürmüş ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna da bu yönlerden itiraz etmiş olmasına karşın mahkemece davacının mutlak yenilik itirazları karşılanmamış, gerekçeli kararda da buna ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir. Bu itibarla, somut uyuşmazlığın çözümünde, yukarıdaki paragrafta belirtilen hususların araştırılması, işbu dava yönünden esasa etkili bir delil niteliğinde bulunduğundan, ek rapor veya yeni bir heyetten rapor alınmak suretiyle anılan hususlar değerlendirildikten sonra yeni bir karar verilmesi zorunludur. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/09/2022 gün ve 2021/182 E. - 2022/267 K. sayılı kararın KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 29/01/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/02/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...