Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1787 E. 2024/1886 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1787
- Karar No
- 2024/1886
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1787
KARAR NO: 2024/1886
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/12/2020
NUMARASI: 2018/918 Esas - 2020/956 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/11/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 04.07.2007 tarihinde, müvekkillerinin murisi yaya ...'a, dava dışı ...'nin sürücüsü olduğu, davalıya ZMM sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucunda ...'ın vefat ettiğini, davalı ... şirketine başvurduklarını, ancak davalının başvuruya karşı herhangi bir cevap vermediğini, müvekkillerinin zarar gören 3. kişi olarak destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 11.06.2018'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, kusur oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini ve müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''..somut olayda; dava ve ceza davası kapsamında alınan bilirkişi raporlarında davalı ... Sigorta A.Ş’ye sigortalı aracın sürücüsü dava dışı ...'nin meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı, destek ...'ın ise %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalının sigortalısının kusuru olmadığının belirlenmiş olması karşısında, TBK. ve KTK. hükümlerine göre davalı sigortacının sorumluluğunun bulunmadığının kabulünün gerektiği; tüm dosya kapsamındaki delil durumu ve alınan denetime elverişli bilirkişi raporları doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerektiği'', gerekçesiyle, Davanın reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hükme esas alınan 11.06.2020 tarihli kusur raporunun maddi gerçeğe aykırı tespitleri nedeniyle hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, raporda sürücünün hızının, desteğin sürücünün görüş açısında olup olmadığının, sürücünün desteğe klakson çalmak suretiyle uyarıda bulunup bulunmadığı gibi hususların raporda değerlendirilmediğini; bundan ayrı kusur husunundan bağımsız olarak davacılar zarar gören 3. kişi konumunda olup kusur davacılara yansıtılamayacağından davanın reddinin hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; her ne kadar kaza tespit tutanağında sürücü ...'nin araç hızını kavşaklara, dönemeçlere yaklaşırken azlatmadığından tali kusurlu, yaya ...'ın ise demir bariyerlerle yaya trafiğine kapalı yola girme nedeniyle asli kusurlu olduğu belirtilmiş ve dosya kapsamında alınan 08.07.2019 tarihli trafik bilirkişi raporuna göre müteveffa yayanın araçlara ilk geçiş hakkını vermemek, yola birden bire çıkmak, yol içinde yürümek kurallarını ihlal ettiğinden %75 asli kusurlu, sürücü ...'nin hızını azlatmaması, yayayı klakson çalarak uyarmaması nedeniyle %25 tali kusurlu olduğu belirtilmiş ise de; yine iş bu dosya kapsamında alınan ve ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen ve sürücü beyanı, kaza mahalli, yolun yaya trafiğine kapalı oluşu, kaza tespit tutanağı içeriği, İstanbul Büyükşehir Bedlediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı'nın 14.11.2008 tarihli cevabi yazısı, iş bu dosya kapsamında alınan raporlar, ceza dosyası kapsamında alınan raporlar ( 21.07.2008 tarihli rapor, 10.03.2008 tarihli ATK raporu ve 25.05.2009 tarihli ATK Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu raporu) irdelenerek hazırlanan 11.06.2020 tarihli raporda, ehliyetsiz sürücü ...'nin, orta refüjde demir bariyerler bulunan yolda seyri sırasında yolun sağında bulunan otobüsün önünden karşıya geçmeye çalışan müteveffa yayaya çarptığı olayda kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığı, müteveffa yayanın orta refüjde bariyerler bulunan ve yayaların geçişine yasaklanmış olan yolda duran otobüsün önünden nizamlara aykırı şekilde yeterli kontrolü sağlamadan geçiş yaptığı, kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, ilk geçiş hakkını seyir halindeki vasıtalara bırakmadığından %100 kusurlu olduğu belirtilmiş olmakla, yerel mahkemece hükme esas alınan 11.06.2020 tarihli ATK raporunun, somut olaya ilişkin temyizde onanarak kesinleşen ceza dosyasındaki ( İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/ 465 Esas, 2009/ 343 Karar sayılı dosyası) maddi vakıanın gerçekleşme biçimine ve somut olayın özelliklerine uygun olmasına, kesinleşmiş maddi vakıanın hukuk hakimine bağlayacak olmasına; ceza dosyasında hükme dayanak yapılan 25.05.2009 tarihli ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporunda davacının istinafa konu itirazlarının irdelenmiş bulunmasına; bundan ayrı zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olup, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olmakla, işletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulmasının mümkün olmamasına; başka bir deyişle somut olayda yaya ve aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası söz konusu olup davacıların destekten yoksun kalan 3. kişi konumunda bulunmamalarına, neticede KTK'nun 86/1. maddesi gereğince işletenin sorumluluğunun eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusursuzluğu oranında sorumluluğunun kalkacağı açık olduğundan, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ( Bknz. Yargıtay 17.HD'nin 2018/2455 Esas, 2019/12431 Karar sayılı ilamı); davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılardan alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin yatırılan (59,30-TLx 3) 177,90-TL harcın düşümü ile bakiye 249,70-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.21/11/2024