Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/177 E. 2022/51 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/177
- Karar No
- 2022/51
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/684 KARAR NO : 2024/972 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/02/2022 NUMARASI : 2021/177 E. - 2022/51 K. DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/02/2022 tarih ve 2021/177 E. - 2022/51 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, "..." markasının 07. sınıf mallara 19.11.2008 tarihinden beri müvekkili adına yurt dışında birçok ülkede ve WIPO nezdinde müvekkili adına tescilli olduğunu, "..." markası ile ilgili ilk faaliyetin 1919 yılında müvekkilinin halefi olan ... ... tarafından başlatıldığını ve şirket olarak 1927 yılında kayıtlara geçtiğini, bu marka altında müvekkilinin, kağıt ve folyo kaplama işlemlerinde kullanılmak üzere ambalaj kutularının ve şişelerin, kapsüllerin üretiminde kullanılan makinelerin ve ayrıca bu ambalaj kutularının, şişelerin ve kapsüllerin kaplama üretimini ve işlemlerini yaptığını, bu ürünleri ... markası altında başta Türkiye olmak üzere Çin, Güney Kore, Avrupa Birliği Ülkeleri, ABD ve Rusya gibi bir çok ülkeye ihraç ettiğini, ... markasının dünya çapında tanınmış bir marka halini aldığını, dünyanın neresine gidilirsen gidilsin, özellikle ambalaj kağıtlarına, mantar şişe kapaklarına şekil ve form veren makinelerin üretimi alanında ilk akla gelen isimin ... markası olduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2019/122211 sayılı "... web" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa davaya konu başvurunun tesciline karar verilmesi durumunda, müvekkiline ait markanın itibarının zarar göreceğini, markanın ayırt edici karakterinin zedeleneceğini, müvekkilinin markasından haksız bir yarar sağlanacağını, tanınmış markanın farklı mal ve hizmetlerde de korunması gerektiğini, davaya konu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-2401 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı markasının Türkiye'de tanınmışlık düzeyine ulaştığını ispat edecek yeterli delilin sunulmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., yazılım ve web geliştirme alanlarında kullanmak amacı ile dava konusu başvuruyu yaptığını, herhangi bir benzerlik veya kasten yapılan bir işlem olmadığını, amacı ve planları arasında yer almaktan çıkan ... WEB markasından feragat edeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı ve davacı arasında ticari vekil/temsilci ilişkisi bulunmadığı, davacının eskiye dayalı kullanımı nedeniyle dava konusu marka bakımından bu tescil engeli ile ilgili aranan şartların oluşmadığı, davacı yan markalarının tanınmışlığı iddiasına yönelik dosya kapsamına sunulan delillerin, tanınmışlık kapsamında bir koruma elde etmesini sağlamaya elverişli olmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığına dair emarelerin dosyada mevcut bulunmadığı gerekçesiyle, YİDK kararının iptali talebinin reddine, hükümsüzlük talebine ilişkin dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, yalnızca YİDK kararının iptalini talep etmelerine rağmen mahkemece taleple bağlı kalınmayarak marka hükümsüzlüğü yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, bu durumun HMK'nın emredici hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, davalı gerçek kişinin 12.07.2021 tarihli dava dilekçesinde, dava konusu marka başvurusundan feragat edeceğini bildirdiğini, buna göre anılan davalının davayı zımnen kabul ettiğini, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, müvekkilinin yoğun çaba ve faaliyetleri sonucunda "..." markasının dünya çapında tanınmış bir marka haline geldiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitin aksine "..." markasının, Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 nci maddesi bağlamında tanınmış marka olduğunu, ülkemizde birçok kişinin kullandığı Türkiye’nin ilk ve en büyük matbaa-reklam portalı olan "....com" sitesi üzerinden müvekkilinin satış yaptığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davanın yalnızca YİDK kararının iptali istemi ile açıldığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince, davacının talebi aşılarak marka hükümsüzlüğü yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru değil ise de bu durumun davacı aleyhine bir sonuç yaratmadığı, dolayısıyla anılan yanlışlığın ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektirmediği, öte yandan davanın YİDK kararının iptali istemine ilişkin olması karşısında davalı ...'nın davayı kabul etmesinin hukuki sonuç doğurması mümkün olmadığı gibi esasen anılan davalının açık ve şartsız bir kabulünün de bulunmadığı, SMK'nın 6/3 maddesi koşullarının oluşmadığı, yine davacı markasının tanınmış olduğunun da dosya kapsamındaki delillerle ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/05/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...