Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 2021/1713 E. 2025/367 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1713
Karar No
2025/367
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2021/1713

KARAR NO:2025/367

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:26/01/2021

NUMARASI:2017/766 Esas, 2021/79 Karar

DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:16/04/2025

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl dava; eser sözleşmesi kapsamında verilen çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine, Birleşen dava; asıl davaya konu çekin davalı ... tarafından kötü niyetli devir alındığından bahisle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı birleşen dosya davalısı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; alüminyum doğrama işleri yapan davalı ... adlı şirket ile davacı şirketin Ankara'da bulunan müşterisine ait fabrikanın alüminyum doğrama işlerinin yapımı konusunda alt taşeron olarak anlaştıklarını ve karşılığında davalıya 27/03/2017 tarihinde... Bankası ... şubesine ait ... numaralı ve 20.07.2017 keşide tarihli 26.000,00 TL tutarında çeki verdiğini, ancak davalı şirketin işi süresinde başlamadığını ve yanlış malzeme kullandığını, bu ayıplı hizmet sebebiyle davacının verdiği çek karşılıksız kaldığı gibi itibarının da sarsıldığını, belirterek; davalıya verilen... Bankası ... şubesine ait ... numaralı ve 20/07/2017 keşide tarihli 26.000,00 TL tutarında çek sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ile mezkur çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı yan davaya cevap vermemiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesi ile; 27/03/2017 tarihinde... Bankası ... şubesine ait ... numaralı ve 20.07.2017 keşide tarihli 26.000,00 TL tutarında çek nedeni ile borçlu olunmadığına ilişkin İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesince 2017/766 E. Sayılı dosyasında derdest olduğunu, ancak çekin ... A.Ş... Şubesinde bulunduğunu, davalı şirketin kötü niyetli olduğu ve meşru hamil olmadığını belirterek; davaya konu çekten dolayı davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı yan cevap dilekçesi ile; davacı aleyhine başlatılan ... Sayılı dosyada takip işlemlerinin devamına, usul itirazımızın kabulü ile taraf ehliyeti bulunmayan şubeye yöneltilen davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmesini, husumet itirazları yerinde görülmez ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine ve dava konusu çek tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 26/01/2021 tarihli karar ile; asıl dava yönünden, davacının, Ankara'da bulunan müşterisine ait fabrikanın alimünyum doğramı işi karşılığında davalıya çek verdiğini, davalının işi yapmadığını, çekin karşılıksız kaldığından bahisle ...bank... Şubesine ait ... seri numaralı, 27.03.2017 keşide tarihli, 26.000,00 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davalının davaya cevap vermeyerek davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayıldığı, birleşen davada davalı vekili tarafından dosyaya sunulan ve ... işlemine tabi tutulan ... ve ... numaralı iki adet irsaliyeli faturanın davalı tarafından davacı adına düzenlendiği, dolayısıyla dava konusu çekin eser sözleşmesi kapsamında verildiğinin mahkemece kabul edildiği, eser sözleşmelerinde, kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükünün yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibinde olduğu, faktoring işlemine tabi tutulan ... ve ... numaralı iki adet irsaliyeli faturanın teslim alan kısımlarında davacıya atfen imza bulunmadığı, bilirkişi raporunda söz konusu faturaların davacı defterlerinde olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla davalının fatura içeriği işi yapıp teslim ettiğini kanıtlayamadığı, birleşen dava yönünden ise; asıl davaya konu çekin, davalı ... firmasına ciro edildiği, davalının meşru hamil olmadığından bahisle davalıya borçlu olmadığının talep edildiği, davalı ... şirketinin, asıl dosya davalısı şirketten faturaya dayanan alacağı faktoring mevzuatına uygun olarak devir aldığını savunduğu, davalı ... açısından, faktoring işlemi alacağın temliki hükümlerine tabi olduğundan davacı borçlu, temlik eden şirkete karşı haiz olduğu def’ileri temellük eden davalı ... şirketine karşı dahi dermeyan edebileceği(TBK m. 188/f.1). bu nedenle alacağı temlik eden... Şirketine karşı ileri sürülebilen bedelsizlik iddiasının faktoring şirketine karşı da ileri sürülebileceği, dava konusu çekin faktoring işlemine tabi tutulan ... ve ... numaralı iki adet irsaliyeli fatura karşılığı verildiği, söz konusu faturaların teslim alan kısımlarında davacıya atfen imza bulunmadığı, bilirkişi raporunda söz konusu faturaların davacı defterlerinde olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla davalının fatura içeriği işi yapıp teslim ettiğini kanıtlayamadığı, dava konusu çekin banka sorumluluk tutarı olan 1.410,00 TL'nin 01.08.2017 tarihinde tahsil edildiği, tahsil edilen kısım yönünden davanın istirdat davasına dönüştüğü gerekçesi ile; asıl dosya yönünden; Davacının menfi tespit davasının KABULÜ ile, davaya konu keşidecisi .... Ştd. Olan, lehdarı ... yapı malzemeleri ... Şti olan, ...bank ... Şubesine ait 27/07/2017 keşide tarihli, ... çek numaralı 26.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Birleşen 2017/842 esas sayılı dosyası yönünden; Davacının menfi tespit davasının KABULÜ ile, ... sayılı dosyasında icraya konulan keşidecisi... Ştd. Olan, lehdarı ... yapı malzemeleri ... Ltd. Şti olan, ...bank ... Şubesine ait, 20/07/2017 keşide tarihli ... çek numaralı, 26.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davalı tarafça tahsil edilen 1.410,00 TL banka sorumluluk tutarının 01/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Birleşen dosya davalısı vekili istinaf dilekçesi ile; dava konusu çekin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, çekin davalı tarafa teslim edilmesinin işin teslim edildiğine dair karine tekil ettiğini, Yargıtay 19. H.D.'nin 2015/14474 Esas sayı ve 10/03/2016 tarihli kararında; "6098 sayılı TBK 'nun 207/2. Maddesi uyarınca, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür. Bu hüküm uyarınca davacı tarafından çekler verilmekle malların da aynı anda teslim edildiğinin kabulü gerekir. Davacı, malların teslim edilmediğini yazılı delillerle ispatlamalıdır.Mahkemece ispat yükünün tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

"şeklinde gerekçeyle karineden açıkça bahsedildiğini, davacı üzerinde olan ispat yükünün Mahkeme tarafından hatalı değerlendirmeyle davalı tarafa çevrildiğini, davacının eldeki davada iddiasının, işin ayıplı yapıldığı yönünde olup bu iddiaya göre işin diğer davalı tarafça teslim edildiğinin anlaşıldığını, bu durumda davacının işin ayıplı olarak teslim edildiğini yazılı delille ispatla yükümlü olduğunu, ayıp ihbarının da süresinde yapılıp yapılmadığını ayrıca ispat etmesi gerektiğini, davacının, davalı...'un iş esnasında yanlış malzeme kullandığını iddia ettiğini, davacı da tacir olduğuna göre sipariş etmiş olduğu işle ilgili malzemeleri gözden geçirmek ve incelemekle yükümlü olduğunu, istirdat yönünden kurulan hükümde hata yapıldığını, çek yaprak bedelinin ödenmesinin, muhatap banka tarafından yapılmasına rağmen, davacı bu bedeli ödemiş gibi istirdatına hükmedildiğini, ayrıca davacının birleşen 2017/842 E. sayılı davada istirdat talebinin de bulunmadığını, talebin aşıldığını, bilirkişi raporu ile davalı şirketin çeki faktoring mevzuatını uygun biçimde temlik aldığını, alacağı tevsik eden fatura içeriğindeki malın veya işin teslim edilip edilmediğini araştırma yükümlülüklerinin olmadığını, fatura ilişkisinin de doğrudan tarafı olmamaması sebebiyle böyle bir araştırma yapmasının da madden ve hukuken olanaksız olduğunu, dosyada mübrez Alacak Bildirim Formu (ABF) ve faturalar incelendiğinde; söz konusu faktoring işlemi ile 01/03/2017 düzenleme tarihli olan ... ve ... numaralı fatura alacağının temlik alındığını, alacak bildirim formunun ilk sayfasında yer aldığı üzere; ... numaralı faturadan, bu fatura alacağının tamamı olan 25.998,94 TL, ... seri numara ve 826,00 TL tutarındaki fatura alacağının ise 1,06 TL'lik kısmı olmak üzere 26.000,00 TL'lik fatura alacağının temlik alındığını, yine ABF'de yer aldığı üzere bu faktoring işleminin teminatı olmak üzere dava konusu ... seri numara ve 26.000,00 TL'lik çekin ciro yoluyla temlik alındığını, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2020 tarihli kararında "...mahkemece İİK.’nun 72/3maddesi uyarınca icra dairesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyatî tedbir kararıverilmiş olması ve söz konusu tedbir kararı icra müdürlüğünce uygulanmış olduğundan İİK.’nun 72/4maddesi uyarınca davalı alacaklı ihtiyatî tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunduğundan bu madde uyarınca takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatına hükmedilmesi" gerekeceğine hükmedildiğini, davacının icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi gerektiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan iş sahibi, davalı yan ise yüklenicidir.Davacı iş sahibi; asıl davada, davalı yana yapacağı iş karşılığı verdiği çekten dolayı, işin süresinde bitirilemediği ve yanlış malzeme kullanılarak ayıplı iş yaptığı gerekçesi ile borçlu olmadığının tespitini istemiş, birleşen dosyada da aynı davacı, asıl davadaki davalı yüklenicinin çeki ciro yolu ile devrettiği faktoring şirketine karşı aynı çek nedeni ile borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, birleşen dosyada davalı ... vekili, çeki iyi niyetle iktisap ettiğin, belirterek; davanın reddini istemiş, mahkemece davalının fatura içeriği işi yapıp teslim ettiğini kanıtlayamadığı, birleşen dava yönünden ise; davalı ... açısından, dava konusu çekin faktoring işlemine tabi tutulan ... ve ... numaralı iki adet irsaliyeli fatura karşılığı verildiği, söz konusu faturaların teslim alan kısımlarında davacıya atfen imza bulunmadığı, bilirkişi raporunda söz konusu faturaların davacı defterlerinde olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla davalının fatura içeriği işi yapıp teslim ettiğini kanıtlayamadığı, dava konusu çekin banka sorumluluk tutarı olan 1.410,00 TL'nin 01.08.2017 tarihinde tahsil edildiği, tahsil edilen kısım yönünden davanın istirdat davasına dönüştüğü gerekçesi ile; asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.Somut olayda davacı yan asıl davada, davalı yanın işi ayıplı yaptığı iddiasına dayanarak, iş için verdiği dava konusu çekin bedelsiz kaldığından bahisle bu çek dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiş ve bu konuda ispat yükünü üstüne almıştır, davalının işi yaptığı ve işin davacı yan tarafından teslim alındığı dava dilekçesindeki beyanlara göre davacının da kabulündedir ancak davacı yan; davalının işi ayıplı yaptığı iddiasına dayanmış ise de dosya kapsamından, davalı yana süresinde yapılmış bir ayıp ihbarını dosyaya sunamadığından, asıl dava yönünden davacı yan davasını ispatlayamamış olduğundan mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış ise de asıl dosya davacısı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmamış olması sebebi ile karar aynen korunmuştur.Birleşen dosya açısından da davalı ... şirketinin kötü niyetle çeki iktisap ettiği davacı yan tarafından ispat edilemediğinden ve davalının usulüne uygun şekilde davaya konu çeki ciro yolu ile devraldığından mahkemece davanın reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi de doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, birleşen dosya davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Birleşen dosya davalısı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE 2-İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 26/01/2021 tarih ve 2017/766 Esas, 2021/79 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Asıl davanın KABULÜ ile, Davacının menfi tespit davasının KABULÜ ile, davaya konu keşidecisi... Ştd. Olan, lehdarı ... yapı malzemeleri... Şti olan,...bank ... Şubesine ait 27/07/2017 keşide tarihli, ... çek numaralı 26.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 4-Birleşen davanın REDDİNE

B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN ASIL DAVA YÖNÜNDEN:1-Asıl dava dosyası yönünden alınması gerekli 1.776,06 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 444,02 TL harçtan mahsubu ile eksik bakiye 1.332,04 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına 2- Asıl dava yönünden davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 480,02 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Asıl dava yönünden davacı tarafından sarfedilen 392,10 TL posta ücreti ve 750,00 TL bilirkişi ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 26.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN:1-Birleşen dava yönünden alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 31,40 TL harçtan mahsubu ile eksik bakiye 584,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA, 2-Birleşen dava dosyası yönünden; davacı tarafından sarfedilen 180,00 TL posta ücretinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 26.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN:1-Birleşen dosya davalısı vekilince yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere16/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/1713, K. 2025/367, T. 16.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-15-hukuk-dairesi-2021-1713-e-2025-367-k-e7f64c17d4f8