Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/15 E. 2021/428 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/15
Karar No
2021/428
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/898 KARAR NO : 2024/1180 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/11/2021 NUMARASI : 2021/15 E. - 2021/428 K. DAVACILAR : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Tasarım Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/11/2021 tarih ve 2021/15 E. - 2021/428 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacılar vekili, müvekkili Şirket ve sahibi ...’un spor malzemeleri sektöründe faaliyet gösterdiklerini, ... olarak bilinen ve dünya üzerinde mevcut olan antrenman standına ilişkin yeni nesil bir tasarım için 26.02.2020 tarihinde 2020/02995 başvuru numarası ile faydalı model başvurusu yaptıklarını, davalının ilgili ürün için tasarım sahibi olduğu iddiası ile 04.03.2020 tarihinde 2020/01806 başvuru numarası ile tasarım tescil başvurusunda bulunduğunu ve tescil belgesi aldığını, davalıya ait dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımadığını, davalının tasarımının ilk defa 2018 yılında Çin’de kamuya sunulduğunu, 19.06.2018 tarihinde ilgili ürün için Çin’de patent başvurusu yapıldığını ve 11.01.2019 tarihinde ürünün patentinin alındığını, ilgili ürünün satışının davalının tasarım başvurusundan çok önce yapılmaya başlandığını, ürünün piyasaya sunulma tarihinin 2018 yaz ayları olarak görüldüğünü, davalının tescilinin aynı zamanda müvekkillerine ait daha önceki tarihli faydalı model başvurusuna da benzediğini, bu açılardan davalının tasarımının mutlak yenilik ölçütlerini karşılamadığını, faydalı model süreçlerinin tasarım tescil süreçlerinden uzun olması sebebi ile daha önce başvuru yapan müvekkilleri olmasına rağmen şu anda ilgili tasarımın davalıya ait görüldüğünü, bu durumun kötü niyet göstergesi olduğunu ileri sürerek, 2020/01806 sayılı çoklu tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıların menfaat sahibi olduklarını ispatlamaları gerektiğini, müvekkiline ait tasarımların yeni ve ayırt edici olduğunu, tasarım tescilinde bilgilenmiş kullanıcı gözünden bakılması ve tasarımların onun üzerinde bıraktığı genel izlenim ile incelenmesi gerektiğini, somut uyuşmazlıkta bilgilenmiş kullanıcıların tekvando hocaları ve tekvando öğrencileri olduğunu, bu grubun tekvandoya yoğun mesai harcadığını, bu ürünlere bakarken ürünlerin tüm yönleri ile ilgilendiklerini ve tasarımın açıları, duruş ve ayrıntı görünüşleri üzerinde fikir yürüttüklerini, davacının iddiası içerisinde yer alan patent ve satış kanalları içerisinde yer alan ürünlerden özellikle raketlerin açıları ile müvekkil tasarımının ayrıştığını, Ankara 3. FSHHM 2020/62 D. İş sayılı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda bu durumun tespit edildiğini, müvekkili tasarımı açısından açısal raketin ayırt edicilik barındıran bir unsur olduğunu ve bu tasarıma şirket sahibi ve eşinin uzun yıllar alan tecrübelerinden yola çıkarak ulaştıklarını, müvekkili şirketin ilgili tasarımını ilk kez 11.03.2019 tarihinde satışa sunduğunu, davacının faydalı model başvurusunun ise bu tarihten sonra gerçekleştiğini ve kötü niyetli olduğunu, davacıların müvekkilinin sattığı ürünü kopyalayıp, üreterek satışa sunduklarını ve faydalı model başvurusunda bulunduklarını, davacılar tarafından mesnet gösterilen tüm ürünler karşısında müvekkili tasarımının yeni ve ayırt edici olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 6769 sayılı SMK'nın 78/1 maddesi uyarınca tasarımın hükümsüzlüğünün, menfaati olanlar tarafından istenebileceği, somut olayda davacı ... adına 2020/02995 sayılı "..." buluş başlıklı faydalı model başvurusunun bulunduğu, ...'un diğer davacı şirketin yetkilisi olduğu, buna göre davacıların, dava konusu çoklu tasarım ile benzer olduğunu iddia ettikleri önceki başvuru tarihli faydalı model başvuruları bulunduğundan, eldeki davayı açabilecekleri, davalı tarafından sunulan faturalarda ortak olarak “...” ibareli ürünün kaydının olduğu, en eski tarihli faturanın 11.03.2019 tarihli bulunduğu, bu tarihin dava konusu çoklu tasarımın tescil başvuru tarihi olan 04.03.2020'den geriye dönük 12 aylık hoşgörü süresi içerisinde kaldığı, bununla birlikte söz konusu faturalar üzerinde ürün görseli olmadığı gibi davalı tarafından, savunmanın genişletilmesi yasağı başlamadan önce, süresinde dosyaya sunulan belgeler arasında da tasarım ile faturayı doğrudan ilişkilendirebilecek herhangi bir delile rastlanılmadığı, bu sebeple davalı tarafın, dava konusu çoklu tasarımın kendileri tarafından 11.03.2019 tarihinde satışa sunulduğu biçimindeki savunmasının ispatlanamadığı ve davalının çoklu tasarıma dair hak sahipliği ile ilgili olarak tescil başvuru tarihi olan 04.03.2020 tarihinin dikkate alınması gerektiği, dava konusu 2020/01806-1 sayılı tasarım ile önceki tarihli kamuya sunulduğu tespit edilen bilirkişi kök raporunun 20 ve 21.sayfalarında yer verilen ve mutlak yenilik araştırmasına da tabi tutulan tasarım görsellerine dava dilekçesi ekinde, EK 5 olarak belirtilen doküman içeriğinde yer verildiği, bu nedenle, davacının iddianın genişletilmesi yasağı başlamadan önce önceki tarihli bu tasarımlara delil olarak dayandığı, bu tasarımlar ile dava konusu 2020/01806-1 sayılı tasarımın bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edici olmamaları nedeniyle davacıların söz konusu tasarımın hükümsüz kılınmasını talep edebilecekleri, dava konusu çoklu tasarımların mutlak anlamda yeniliğini öldürücü nitelikte önceki tarihli kamuya sunulmuş başkaca bir doküman tespit edilmediği, davaya konu tasarımlar ile hükümsüzlüğe mesnet tasarımların bir kısmının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibariyle benzer olmalarının haricinde, dava konusu çoklu tasarımın kötü niyetle tescil başvurusuna konu edildiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2020/01806-1 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, bilirkişi heyeti tarafından mutlak yenilik araştırmasında tespit edilen ürünler ile müvekkiline ait 2020/01806-1 sayılı tasarım arasında ayırt edici unsurlar bulunduğunu, bilirkişi heyetinin hatalı biçimde oluşturulduğunu, mutlak yenilik araştırmasının ... tarafından re'sen yapıldığını, dava konusu tasarımların, davacıların faydalı model başvurusundan 11 ay önce kamuya arz edildiğini, mahkemenin, üzerinde açık şekilde ürün adı olarak ''...'' yazan faturalarda yer alan satış konusu ürünün enteresan bir şekilde dava konusu tasarım olan ''...'' olduğunu anlayamadığını, söz konusu belgelerin yeni delil olduğunun kabulü halinde dahi HMK'nın 145. maddesi gereği bu delillerin dosyaya sonradan sunulmasında hiçbir engel olmadığını, davacıların kötü niyetli oldukları hususunun gözetilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, içinde tasarım uzmanı ile beden eğitimi ve spor uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan kök ve ek bilirkişi raporlarında, davaya konu 2018/01806-1 nolu tasarımın ayırt edicilik özelliğini taşımadığının, buna karşılık 2018/01806-2 nolu tasarımın ise yeni ve ayırt edici olduğunun açıklandığı, söz konusu raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, buna göre dava konusu 2018/01806-1 nolu tasarımın ayırt edici olmadığı ve hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, davalı tarafından sunulan faturalarda yer alan ürün ile dava konusu tasarımın aynı olduğunun davalı yanca usulünce ispat edilemediği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/06/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/06/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/15, K. 2021/428, T. 04.03.2020, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-15-e-2021-428-k-67d78f58c52e