Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/149 E. 2022/135 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/149
Karar No
2022/135
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2093 - 2025/182 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2093 KARAR NO : 2025/182 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/05/2022 NUMARASI : 2021/149 E. - 2022/135 K. DAVACI VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/05/2022 tarih ve 2021/149 Esas - 2022/135 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli başvurusunun, davalı Şirketin "..." ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek 3. Sınıf malların satışına özgü 35 sınıf satış hizmetleri yönünden kısmen reddedildiğini, müvekkilinin bu karara itirazının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını, tarafların markalarını farklı sektörlerde kullanıldığını, markalarda ortak yer alan "..." ibaresinin herkes tarafından kullanılan ayırt ediciliği zayıf bir ibare olduğunu ileri sürerek, 2021-M-2391 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescil işlemlerinin tescili istenen tüm mal ve hizmetler yönünden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, süresinde davaya vermemiş, yargılama sırasındaki beyanlarında davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının " ...+şekil " ibareli marka başvurusu ile davalı firmanın " ... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, redde mesnet marka kapsamında yer alan 3. sınıf mallar ile bu malların satışına özgü 35. Sınıf hizmetler benzer olduğundan, markalar arasında emtia benzerliği koşulunun da oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında iltibas koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin dava konusu markasının sadece ... Avm içerisinde kullandığını ve dava konusu markanın sadece çocuklara hitap ettiğini, bu yönde dosyaya sundukları delillerin dikkate alınmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin reddedilen hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, bir bütün olarak dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, markalar arasına emtia benzerliğinin de bulunmadığını, hedef tüketici kitlesinin farklı olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescili istenen tüm mal ve hizmetler yönünden tescili işlemlerine devam edilmesine karar verilmesi istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının dava konusu "..." ibareli başvurusu ile davalı şirkete ait 2018/106500 sayılı ve "..." ibareli redde mesnet marka arasında, başvuru kapsamında yer alan 32. mallar yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markanın asli unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak yer aldığı, başvuruda yer alan "çocuklar" ve "alan" anlamlarında gelen "..." ve "..." ibarelerinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, ayrıca markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin uyumazlık konusu 35 sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin zayıf olduğunun da söylenemeyeceği, ticari bir malı üreten işletmenin ürettiği malı satmasının, işin doğası gereği ve ticari faaliyetinin zorunlu bir sonucu olduğundan redde mesnet marka kapsamında yer alan 3 sınıf mallar ile başvurunun reddedildiği bu malların satışına özgü 35, sınıf hizmetlerin benzer olduğu, iltibas değerlendirmesinde marka kapsamları esas olduğundan, tarafların fiilen farklı sektörlerde faaliyet göstermelerinin sonuca bir etkisinin bulunmadığı, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararında kabul edildiği üzere iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olması karşısında davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığı yönündeki istinaf itirazının da yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 31/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/02/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/149, K. 2022/135, T. 08.06.2016, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-149-e-2022-135-k-ef92a410ea76