Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/146 E. 2021/122 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/146
Karar No
2021/122
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/344 Esas KARAR NO: 2024/1688 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 30/06/2021 NUMARASI: 2021/146 E. - 2021/122 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/10/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan şirketin 2013 yılında ... markasını kurduğu, kahve, çikolata, sakız, şeker, yumuşak şeker gibi ürünleri ile dünya piyasasında nam saldığını, müvekkilinin ... markasının logo ve kurumsal kimliğini ... adı verilen ofis tarafından 27/05/2014 tarihinde tasarlandığını, Birleşik Arap Emirlikleri Ekonomi Bakanlığı markalar departmanında ... markasının 24/07/2014 yılında tescil edildiğini, ... markası ile 2016 yılından bu yana ..., ..., ... gibi dava dışı 3. Kişiler ile çalıştıkları, davalılardan ...'nun, müvekkilinin eski müşterisi ... Dış Tic. Ltd. Şti.’nin yetkilisi olduğunu, müvekkilinin eski müşterisi ... San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile yapılan sözleşmeyi Müvekkili adına davalılardan ...’in, ...Dış Tic. Ltd. Şti. adına ise davalılardan ...’nun imzaladığını, ... ve ...’nun danışıklı şekilde ... markasını hukuka aykırı şekilde kullandıklarını, davalılardan ... Dış Tic. Ltd. Şti.’nin kötü niyetli şekilde ... markasını 25/12/2017 tarihinde tescil ettirdiğini, davalılardan ... Dış Tic. Ltd. Şti.’nin ... markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin söz konusu marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, davalıların markaya tecavüz ve haksız kazanç elde etme noktasında bizzat müvekkili ile çalıştıkları dönemde tanıştıkları müvekkilin müşterileri ile çalıştıklarını, bir takım müşterileri yanlış yönlendirerek Müvekkilini milyonlarca zarara uğrattığını, bu nedenlerle ... tescil numaralı ... + şekil ibareli markanın tescil edildiği tüm sınıflar bakımından iptaline, davalılar aleyhine 1.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile, davalı müvekkili ...’nun Türkiye’de mukim ... Dış Ticaret Limited Şirketi’nin yetkili müdürü olduğunu, müvekkilinin temsilcisi olduğu ... isimli firmanın, 2013 yılından beri davacı ... ile ticari ilişki içerisinde olduğunu, ...’ın, davacıya bir kısım lisanslı şekerleme ürünlerinin üretilmesi, görsel tasarımlarının yapılması, marka tescili işlemlerinin gerçekleştirilmesi, depolama ve tanıtım işlerinin yapılması gibi geniş bir alanda hizmet verdiğini, davanın husumet yokluğu nedeni ile reddinin gerektiği, müvekkilinin işbu davada taraf olamayacağını, manevi tazminat bakımından lehine talepte bulunan tarafın davanın tarafı olmadığını, davalı müvekkilinin ... şirketi ile ticari ilişkisi olduğunu, ... şirketinin Türkiye, Çin, Hong Kong’taki temsilcisinin diğer davalılardan ... olduğunu, ... ... şirketinin bünyesindeki ... şirketlerinden bazılarına da ortak olduğunu, 02/10/2017 tarihinde ... tarafından ... adına ...’a ... adında bir ticari şirket kurulması ve ... ibaresinin ise ticari marka olarak tescil edilmesi bakımından talimat gönderildiğini, söz konusu talimat üzerine ... tarafından ... Dış Tic. Ltd. Şti.’nin kurulduğu, ... ibaresinin ise ticari marka olarak tescili için TPMK’ya başvuru yapıldığını, ... ve ... arasında ticari ilişki olduğu, Davalı müvekkilinin ortağı olduğu ... şirketinin ... adına üretim yaptığını, tasarımlardan, nakliye ve kalite kontrole kadar tüm süreçleri yerine getirdiğini, Türkiye pazarında iş yaptığını iddia eden davacının tek bir proforma faturası sunabildiği, Türkiye pazarına hâkim bir ticari faaliyetinin olmadığını, ...’in, ... şirketinin yetkilisi tarafından Türkiye’de yetkili olmak üzere görevlendirildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... adına dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davaya cevap vermedikleri anlaşılmakla davanın reddini istedikleri kabul edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Marka hakkına tecavüzün tespiti ile tazminat talebi yönünden ise; her ne kadar davacı vekili davalıların kullanımlarının tecavüz teşkil ettiğini beyan ve iddia etmiş ise de davalıların söz konusu markayı fiili olarak kullandığına dair bir delil dosyaya sunamadığı anlaşıldığından unsurları oluşmayan tecavüz iddiası yönünde davasının reddi" şeklindeki gerekçeleri ile; Davacının davalı ... Limited Şirketi aleyhine açmış olduğu hükümsüzlük davasının KABULÜ ile; -... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, Davacının davalılar aleyhine açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davasının REDDİNE, " şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF: Davacı istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilin, 2013 yılında "..." markasını kurduğunu, bu marka adı altında kahve, çikolata, sakız, şeker, yumuşak şeker gibi ürünleri ile dünya piyasasında önemli bir nam elde ettiğini, müvekkilin, bu markanın kurumsal kimliğine ilişkin çalışmalar ve logo tasarımları için binlerce dolar harcadığını ve Amerika'da bulunan "..." adı verilen tasarım ofisi ile anlaştığını, ... markası, logosu ve kurumsal kimliği "..." adı verilen ofis tarafından Müvekkil için 3.610,80 Dolar karşılığında 27 Mayıs 2014 yılında tasarladığına ilişkin faturalar ibraz edildiğini, TPE nezdinde "..." markasını Türkiye çapında da korumak amacı ile vekaleten tescil etmek üzere yapılan girişimlerde markanın gerçeğe aykırı ve kötü niyetli şekilde bir numaralı davalı şirket ... Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından 25.12.2017 tarihinde tescil edildiğini tespit etmiş bulunduklarını, TPE nezdinde "..." markasının tescil bilgileri dava dosyasında mevcut olduğunu, "..." markasını şirket üzerinden tescil ettirmesi yönünde bir yetki verilmediğini, davalı ...'in buna rağmen genel müdürü olması nedeni ile bildiği unvan ve marka adı bakımından davalı şirketi kurduğu, marka tescil talebinin davalı ... tarafından kurulan bu şirket tarafından gerçekleştirildiğini, davalı şirketin 04/12/2017 tarihli yazı ile süreçten haberdar olduğunu, kabulü gereken diğer davalı ... adına devirin gerçekleştirildiği, Mahkemenin hükümsüzlük davasının yalınzca tescil sahibi olan kişiye yöneltilebileceği, davacının hükümsüzlük talebinde davalının tescil sahibi olan ... Dış Tic. Ltd. Şti. bakımından kabul edilebileceğini, müvekkilin yarattığı, tüm itibar ve sermayesini üstüne kurduğunu, yıllarca emek verdiği markası eski bir çalışanı tarafından kopyalanarak eski bir müşterisi ile danışıklı şekilde bir numaralı davalı şirket lehine kötü niyetli olarak aynı ürünlerin sınıfında, aynı logo ve hatta aynı isimle tescil edildiğini, delillerin arasında dört numarada bulunan sözleşme incelendiğinde davalılardan ...'na ait ... Dış Tic. Ltd. Şirketi' ile imzalanan sözleşmede müvekkilin adına üç numaralı davalı ...'in imza attığı görüldüğünü, her iki davalının markadan haberdar olduğunu, markayı tanımalarına, gerçek sahibini bilmelerine rağmen danışıklı ve kötü niyetli hareket etmiş olduğunda şüphe olmadığını, davalılar müvekkilin aleyhine bir numaralı şirketi kurarak gerçeğe aykırı olarak ilgili markayı sicile tescil ettirdiğini, müvekkilin gerçek hak sahibi olduğunu, davalıların kötü niyetini gün yüzüne çıkarmışken tecavüzün ispatlanamadığını davalılar markaya tecavüz ve haksız kazanç elde etme noktasında bizzat müvekkil şirketle çalıştıkları dönemde tanıştıkları, müvekkilin müşterileri ile çalıştığını, hatta bir takım müşterileri özellikle yanlış yönlendirmeleri sebebi ile müvekkilin milyonlarca lira zarara uğrattığını, davalıların haksız kazanç elde etme amacı güden bu hukuka aykırı eylemlerinin tamamı müvekkilden gizlendiği için müvekkil şirket zararının tam boyutunu haliyle tespit edemediğini, bu nedenle belirsiz alacağa ilgili olarak 1.000,00-TL maddi tazminat talebin gerçek zararın bilirkişi marifeti ile tespit edilmesi ile birlikte talep edileceğini, defter ve kayıtları incelenmediğini gibi vergi dairelerinden şirket faaliyetlerinin dahi sorulmadığını, müvekkilin kar elde etmekten alıkonulduğunu, bu hususların müvekkilin ünvan ve ticari itibarı zedelediğini, pazar kaybettiğini ve repütasyonu olumsuz etkilendiğini, müvekkilin bu noktada manevi olarak da ciddi bir elem ve keder ile karşılaştığını müvekkil lehine manevi tazminata hükmedilmesi zaruri iken bu hususta değerlendirme dahi yapılmadığını, gerekçesiz ve incelemesiz şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı karar verildiğini gösterdiğini belirterek istinaf incelemesinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu; davalı adına tescilli ... tescil numaralı ... + şekil ibareli markanın tescil edildiği tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece, Davacının davalı ... Ticaret Limited Şirketi aleyhine açmış olduğu hükümsüzlük davasının KABULÜ ile; ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, Davacının davalılar aleyhine açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davasının REDDİNE karar verilmiş olup iş bu karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup inceleme bu yönden yapılacaktır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 23/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "markanın iptali/hükümsüzlüğü davasının neticeten yalnızca ihtilaf konusu markanın halihazırda (marka tescil başvurusunun gerçekleştirildiği andan itibaren kesintisiz bir şekilde) sahibi olan davalılardan ... Dış Ticaret Limited Şirketi'ne yöneltilebileceği, davalılar ... ve ...'nun iptal/hükümsüzlük istemli davanın tarafı olamayacakları, ... kod numaralı ... ibareli görseline haiz markanın hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, dosya mündercatında taraflarınca detaylı olarak incelemesi neticesinde her 3 davalının da dava konusu marka bakımından yaptıkları markasal kullanımlara ve ticari faaliyetlere ilişkin bir veriye erişilemediği, bu minvalde davacı yanın tecavüz ve maddi-manevi tazminat talepleri bakımından taraflarınca herhangi bir değerlendirme yapılamadığı" belirtilmiştir. Somut olayda, davacı şirketin davalılardan ...'i 18/07/2017 tarihinde Türkiye, Çin ve Hong Kong ülkeleri için genel müdür olarak yetkilendirdiği, davacı şirketin yönetim kurulu başkanı ... tarafından 18/12/2017 tarihinde kendisine Türkiye, Çin ve Hong Kong'da iş ilişkisi olan imalat şirketleriyle ilişki içerisinde imalat sözleşmelerini imzalama ve uygulama yetkisi verildiği, davacı şirketin Türkiye'nin de dahil olduğu ülkeler bakımından genel müdürü olarak atanan ...'e, davacı şirket tarafından kendi adına "..." kelimesini içeren unvanla başka bir şirket kurarak "..." markasını o şirket üzerinden tescil ettirmesi yönünde bir yetki verilmediği anlaşılmıştır. Davacı istinafında; davalıların markaya tecavüz ve haksız kazanç elde etme noktasında bizzat müvekkil şirketle çalıştıkları dönemde tanıştıkları, müvekkilin müşterileri ile çalıştığını, hatta bir takım müşterileri özellikle yanlış yönlendirmeleri sebebi ile müvekkilin milyonlarca lira zarara uğrattığını, davalıların haksız kazanç elde etme amacı güden bu hukuka aykırı eylemlerinin tamamının müvekkilden gizlendiği için müvekkil şirket zararının tam boyutunu haliyle tespit edemediğini ileri sürdüğü anlaşılmakla ayrıca davaya konu markanın kötü niyetli tescil edildiği ve bu tescil sürecinde diğer davalıların fiillerinin kararın gerekçesinde açıklanan gerekçeye yönelik davalılar tarafından istinaf başvurusu bulunmadığından mahkemece taraf delilleri toplanarak, tanıklar dinlenerek ticari defterler incelenerek tazminat hesaplaması yapılması gerekir iken eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/06/2021 tarih, 2021/146 E. 2021/122 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.17/10/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/146, K. 2021/122, T. 25.12.2017, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-146-e-2021-122-k-81a2f61293f2