Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/13429 E. 2022/6072 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/13429
- Karar No
- 2022/6072
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2021/980 KARAR NO:2024/1284 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2018/16 KARAR NO:2020/485 KARAR TARİHİ:30/09/2020 DAVA:Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ:09/10/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... tarafından fiilen müteahhit olarak ve diğer davalılar ... ve ... (...)'nin ise hukuki sorumluluğunda yürütülen Kurbağalıdere Dere Yatağı Islah Çalışmaları sırasında davalılarca dere yatağına konulan malzemeler ve iş makinalarının derenin akışını engellemesi nedeniyle derenin taştığını, sigortalıya ait restaurantta 16/06/2014 tarihinde hasar meydana geldiği ve hasar bedeli olarak 20.292,89-TL.’nin dava dışı sigortalıya ödendiği belirterek, 20.292,89-TL.'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılardan ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen olayın mücbir sebepten kaynaklanmış olması sebebiyle müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, söz konusu taşkının yaşanmasına dere yatağının darlığı, doğal afet olarak adlandırılan metrekareye düşen yağmur miktarının yoğun oluşu, derenin deşarj bölgesinde dere tabanında birikmiş teressübatın bulunması ve dereye atılan çöp malzemelerinin meydana getirdiği tıkanıklıkların sebep olduğunu, müvekkili şirketin gerekli olan tüm tedbirleri alarak ve iş sahibi idare tarafından verilen talimatlar doğrultusunda hareket ettiğini, bu nedenle de sorumlulğunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tazminat talebine dayanak gösterdiği olguların hizmet kusuru niteliğinde olduğunu, bu nedenle davada idare mahkemelerinin görevli olduğunu, derenin bakım ve ıslahından müvekkili ...’nin sorumlu olmadığını, derenin ıslahı konusundaki hizmetlerin bedelinin ilgili belediye tarafından karşılandığını, bu görevlerin idari bir karar ile idarelerine verilmesi halinde yerine getirildiğini, olayda imara kapalı olması gereken yerde imar izni vererek inşaat yapılmasına göz yuman ilgili belediyenin sorumlu tutulabileceğini, meydana gelen zararla müvekkili idare arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hizmet kusuru sebebiyle meydana geldiği iddia edilen zararın tazminine yönelik olduğunu, bu nedenle davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, söz konusu taşkının ıslah çalışması sebebiyle oluştuğunun tespit edilmesi durumunda doğabilecek hasar ve zararın önlenmesinden Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 9. maddesi gereğince yüklenici firmanın sorumlu olduğunu, dava konusu zarar ile müvekkili idarenin eylemi arasında nedensellik bağı bulunmadığını, dere yatağında yapılan çalışmaların yüklenici firmalar tarafından yürütülmekte olduğunu, meydana gelen hasarda idarelerinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılardan ... A.Ş. vekili ise cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili yargı alanı dışında açılmış olduğunu, HMK.'nun 16. maddesi gereğince davanın İstanbul Anadolu Mahkemeleri’nin yargı alanına girdiğini, iddia edilen hasarlardan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, meydana gelen olayın mücbir sebepten kaynaklandığını, müvekkili şirketin gerekli önlemleri almış olması ve idare tarafından verilen talimatlar doğrultusunda hareket etmesi nedenleriyle herhangi bir sorumluluğunun olmadığını ileri sürerek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece ''... dava konusu hasarın oluşmasına sebep olan Kurbağalıdere’de meydana gelen yağış ve sel olayı sıklıkla karşılaşılan nitelikte olası bir olaydır. Olası bir kuvvetli yağışa ve bu yağış nedeniyle meydana gelebilecek olumsuz sonuçlara karşı bilim ve teknoloji imkanları kullanılarak gereken tedbirlerin alınması, ortaya çıkacak zararları doğmadan bertaraf edebilecektir. Tüm dosya kapsamı ve meteoroloji mühendisinden alınan teknik görüşü de içeren bilirkişi kurulu raporuna göre; mahkememizce tüm davalılar yönünden 16/06/2014 tarihinde Kadıköy - Kurbağalıdere’de meydana gelen yağışın öngörülebilir bir yağış olduğu, buna bağlı olarak meydana gelen sel ve taşkın olayının sezilemeyen ve öngörülemeyen bir olay olmaktan çıktığı, olayda davalılar yönünden mücbir sebep koşullarının gerçekleşmediği ve artık davalıların mücbir sebep nedeniyle kusursuzluğundan söz edilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.Bilirkişi kurulu kök ve ek raporları, kusur konusundaki ayrık rapor, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevapları, hasar dosyası içerisindeki tüm belgeler, hasar ödemesine ilişkin ödeme belgesi (dekont) ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendiriliğinde; 16/06/2014 tarihinde yağan şiddetli yağmur neticesinde Kurbağalıdere yatağının taşması sonucunda davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı işyerinde su baskını meydana geldiği, sigortalı işyerinde 20.292,89-TL. tutarında hasar oluştuğu, 16/06/2014 tarihi itibariyle meydana gelen yağışla ilgili olarak Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden dosyaya gelen yazı cevabına göre; su baskınına sebebiyet veren yağışın sağanak yağış niteliğinde olduğu, yağışın illiyet bağını kesebilecek şekilde mücbir sebep veya doğal afet sayılabilecek boyuta ulaşmadığı, dere yatağına atılan çöp ve malzemelerin yağış sonrası birikerek köprü altlarına sıkıştığı, böylece yağmur sularının dere yatağından akıp gitmesini önlediği, suyun yükselerek taşkına sebebiyet verdiği, derenin aşırı yağışlarda taşmayacak şekilde ıslah edilmesinin öncelikle davalı ... ile ...’nin görevine girdiği, mevzuattan kaynaklanan görevlerini gereği gibi yerine getirmeyen davalıların meydana gelen zarardan sorumlu oldukları, bu davalılar (... ve ...) yanında Kurbağalıdere’nin ıslahı işini yüklenen davalı müteahhit şirketlerin ise; işin yapımı sırasında yeterince önlem almadıkları, dere yatağındaki çalışmalarını gerekli titizlikle yapmayarak meydana gelen zarardan sorumlu oldukları, davalılar ..., ... ve yüklenici şirketlerin (...) kusurları ile verdikleri zarardan sorumlu bulundukları, meydana gelen zarardan davalı ...’nin %25, ...’nin %25,... A.Ş.'nin %25 ve ... A.Ş.’nin %25 oranında kusurlu oldukları, TBK.’nun 61/1. maddesi uyarınca meydana gelen zarardan tüm davalıların davacıya karşı müteselsil olarak sorumlu oldukları, davalılar arasındaki sözleşme ve şartname hükümlerinde yer alan hasar ve zararın ödenmesinden yüklenicinin sorumlu olduğuna ilişkin hükmün davalılar arasındaki ıslah işine ait sözleşmeye göre 3. kişi konumunda bulunan davacıyı ilgilendirmeyeceği, dosyada mevcut 01/10/2014 tarihli banka dekontuna göre davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına 01/10/2014 tarihinde 20.292,89-TL. tutarında hasar ödemesi yapıldığı, buna göre ödeme tarihinin 01/10/2014 tarihi olduğu, 6102 sayılı TTK.’nun 1472. maddesine göre davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödeme yapmakla artık onun haklarına halef olduğu, dava dışı sigortalı tacir olduğundan, sigortalısının haklarına halef olan davacı şirketin ödediği hasar bedeline de ödeme tarihi olan 01/10/2014 tarihihden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; 2560 sayılı yasada derenin ıslahı ve İmar planlarının uygulanması konusunda idarenin doğrudan bir görev ve sorumluluğunun bulunmadığı, derelerin ıslahı ile ilgili göre belediyenin görev alanına dahil olduğu, söz konusu yerin dere yatağı olması sebebiyle imara açılmasının sakıncalı olduğu , dava dışı sigortalının kendi kusuru ile zarara sebebiyet verdiği ve zarar ziyan talep etmesi hukuki dayanağı bulunmadığı, zararın fahiş olduğu belirtilmiştir.Davalı ... Başkanlığı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davanın öncelikle husumetten reddinin gerektiği , davaya konu hasarın dere kesitinin yetersizliğinden mi yoksa ıslah çalışması sebebiyle olduğu konusunun tam olarak açıklanamadığı, Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 9. Maddesi uyarınca zararın yüklenici firma tarafından karşılanması gerektiği , İdari Şartname'nin 62. Maddesi uyarınca da davanın işbu davalı yönünden husumetten reddi gerektiği , zararın varlığının tek başına yeterli olmayıp aynı zamanda zarar idari eylem arasında illiyet bağının bulunmasının zorunlu olduğu, kusurun idareye atfının mümkün olmadığı ve faiz konusundaki karara da itiraz edildiği belirtilmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; yapılan çalışmada mevcut derenin kesitinin genişletilmesi ve su taşıma kapasitesinin artırılmasına yönelik iş birliği yapıldığı, davalının proje kapsamında işi yürüttüğü , kurbağalıderede biriken çöp ve malzemelerin temizlenmesi işinin sözleşme kapsamı dışında olduğu , dere yatağının temizlenmesi gibi görevlerin ... ve ... tarafından yapıldığı, davalıya kusur yüklenilemeyeceği, davacının tazminat talebinin haksız fiil iddiasına dayandığı , davacının tazmin ettiği taşkın ile davalı tarafından yürütülen inşaat çalışması arasında uygun bir illiyet bağı bulunmadığı , dava dışı sigortanın iş yerinin gerekli izin ve ruhsatlara sahip olup olmadığının, gerekli tedbirleri alıp/almadığının da araştırılmadığı , davacının ve dava dışı sigortalısının dava konusu zararın doğumuna yol açan tedbirsiz ve hareketsizlik kapsamında kusurunun değerlendirilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.Davalı .. A.Ş. vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Islah inşaatının dere yatağına genişlettiği , meydana gelen yağışın afet ya da aşırı yağmur olup olmadığının net olarak belirlenmediği , Kurbağalıdere ıslah çalışmasında davalı şirketin proje uygulamasına binaen duvarı yıkılmasının keyfi olmadığı aksine zaruret olduğu ve bu durumun kusur olarak değerlendirilemeyeceği , ıslah inşaatı olmasaydı daha büyük zararların oluşma ihtimalinin bulunduğu ve davalıya kusur isnat edilemeyeceği belirtilmiştir . DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE: HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca sorumlu davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nin "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. ... no'lu poliçenin incelenmesinde; davacı ile dava dışı ... Şti arasında30.04.2014-2015 dönemlerini kapsayacak şekilde ... Poliçesi düzenlendiği, dava konusu hasarın16.06.2014 tarihinde meydana geldiği anlaşılmaktadır.Ekspertiz raporunda özetle ; yapılan incelemede ... adlı restaurantın faaliyet gösterdiği ve iş yerinin Kurbağalıdere yanına kurulu olduğu, ... tarafından sürdürülen ıslah girişimleri ile dere yatağına konulmuş olan beton künklerin ve ıslah çalışmasında kullanılan vincin dere akışını engellemesi ve oluşan baraj etkisi nedeniyle Kurbağalıdere'nin taştığı ve çevredeki kısımları su bastığı, olay sonrasında çekilen fotoğraflardan iş yerinin zemin katında yaklaşık 15-20 cm yüksekliğinde , bodrum katında ise 1,5 m den yüksek seviyede su bastığının görüldüğü , bodrum katının mutfak ve depo olarak tanzim edildiği , diğer giriş ve üst katların ise müşteri bölümleri olarak kullanıldığı , suların ağırlıklı olarak merdiven ve boşluklar vasıtasıyla bodrum kata indiği, mutfak ve gıda depoları kısmında hasara sebebiyet verdiğini gözlemlendiği , sigortalının bodrum kat riski nedeniyle bodrum kata su tahliye pompaları yerleştirilmiş olduğu gözlenmiş ise de pompa motorunun su altında kalarak tahrip olduğunun anlaşıldığı , tüm mutfak sıhhi çelik ekipmanlarının pis su içerisinde kaldığı, sel ve su baskını hasarlarında sigorta bedelinin %2 tenzili muafiyetin uygulandığı ve toplam 5.000 euronun tazminat bedelini aşamayacağının kararlaştırıldığı belirtilmiş olup dosyada bulunan 01.10.2014 işlem tarihli Eft gönderili dekontunun incelenmesinde dava dışı sigortalıya oluşan hasar nedeniyle 20.292,89 TL hasar ödemesi yapıldığı tespit edilmiştir. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden, olay tarihindeki meteoroloji kayıtları cep edilmiş olup yağış miktarları dosyaya ibraz edilmiştir.Bilirkişi Raporları: -Meteoloji Yüksek Müh, Jeoloji Müh. Mali müşavir, Sigorta uzmanı, Sektör bilirkişisi ve İnşaat Mühendisi tarafından düzenlenen kök raporda özetle ; 16.06.2014 tarihinde meydana gelen yağışın miktarı nazara alındığında afet sayılamayacak miktarda olduğu ve mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği , yağışın meydana geldiği su basmasının, yağmurun yüzeysel suyunu/akışını tahliye edecek olan derenin, ıslah çalışmalarının imalat sırasında gelebilecek ani sellere karşı yeterli tedbirleri almadan , şantiye +imalat sahası kullanılması sonucunda taşkın suyun etrafa yayılması ve su basması nedeniyle dava konusu hasarın meydana geldiği , iş bu nedenle bu zarardan ... ve ...nin 1. Derece, ...ve ...'ın 2. Derece kusurlu oldukları , rücu edilebilecek toplam miktar 20.292,89 TL ve 1.181,57 TL avans faizi olmak üzere toplam rücu edilebilecek miktarın 21.474,46 TL olduğu belirtilmiştir .-Bilirkişi heyetince düzenlenen ek raporda ( inşaat bilirkişi tarafından ayrık rapor düzenlerek) özetle ; kök raporda yer alan bilgi ve tespitler tekrar edilmiştir. -İnşaat mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen 25.07.2019 tarihli ayrık raporda özetle ; 2560 sayılı yasanın 1. Maddesinde ve 5216 sayılı yasanın 7/r maddesi uyarınca tarafların kusur durumu incelendiğinde , hasara neden olan selin çevredeki yapılaşmanın dere yatağına daraltacak şekilde yapılmış olması ve dere yatağına yeterince ıslah edilmemesinin olayda etkili olması nedeniyle davalı ...'nin 2560 sayılı yasanın 1.,2. ve 25. Maddeleri ile davalı ...'nin 5216 sayılı yasanın 7/r maddelerinde belirtilen yükümlülükleri beklendiği ölçüde olmamasından dolayı meydana gelen zararda her birinin %25 oranda kusurlu olduğu , diğer davalı şirketin ise dere ıslah çalışmasında gerekli özeni göstermemeleri ve aşırı yağış ihtimaline karşı dere yatağından geçişini kısıtlayacak şekilde inşaat faaliyetlerini yürütmüş olmaları nedeniyle her birinin %25 oranında kusurlu olduğu görüşünde bulunulmuştur .Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş olup , davalılar tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur .Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanununun 2.maddesinde ...'nin görev ve yetkileri düzenlenmiş, b bendinde "Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek", d bendinde ise "Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak" ...'nin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Aynı kanunun 17.maddesinde "Kanalizasyon şebekesi bulunan cadde ve sokaklardaki her taşınmazın kanalizasyona bağlanması zorunludur. Bu bağlantılar, bedeli taşınmazın sahibinden alınmak suretiyle ... tarafından yapılır veya projesine uygun olarak yaptırılır.", 18.maddesinde "Yapı için belediyeden ruhsat isteyen gerçek ve tüzel kişiler, daha önce ...'den su ve kanalizasyon durumu hakkında belge almak zorundadır. ... o yerdeki su ve kanalizasyon şebekesine göre su ve kanalizasyon durum belgesi verir. Yapıların durum belgesi alınmadan veya tesisatın durum belgesine aykırı olarak yapılması hallerinde imar mevzuatının ruhsatsız yapılar hakkındaki hükümleri uygulanır. İmar planlarının hazırlık safhasında altyapı tesisleriyle uyum yönünden ...'nin de görüşünü almak şarttır.", 25.maddesinde ise "Yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili tesislerin yapılması veya bu tip tesislerin işletilmesi, gerekli harcamalar ilgili belediyelerce karşılanmak şartıyla ... tarafından yerine getirilir. Bu tesislerin yapılması veya işletilmesine ilişkin harcamalar tarifelere dahil edilemez." hükümleri yer almaktadır.5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7. maddesi'nde büyükşehir belediyesinin görev,yetki ve sorumlulukları düzenlenmiş olup ''r'' bendi ' su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek , bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak ,kurdurmak ve işletmek ; derede ıslahını yapmak ; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak '' hükmünü içermektedir. Dosya kapsamına göre; Kadıköy Kurbağalıdere ıslah çalışmasına ilişkin ihalenin ihbar olunan ... tarafından yaptırılarak, işin davalı yüklenici şirketlere verildiği, olay günü, dere ıslah çalışmalarını üstlenmiş bulunan davalı şirketin dere kesitini daraltması ve yağan şiddetli yağışlarla birlikte biriken suların derenin taşıyamayacak ölçüye ulaşıp taşması sebebi ile hasarın gerçekleştiği, derenin taşmasının ana sebebi aşırı yağıştan kaynaklı mücbir sebep olmayıp dere ıslah inşaatı sırasında tercih edilen yöntem nedeniyle derenin kesit alanının daralması ve bu sırada yağışlardan kaynaklı gelen taşkın sebebiyle yetersiz kalan dere kesitinde suyun kabararak etrafını sular altında bırakması olduğu, bu nedenle, derenin ıslahını yapmakla sorumlu olan davalıların kusurlu olduğu, dava dışı sigortalıya atfedilebilecek müterafik kusur bulunmadığı, ekspertiz raporunda da tespit edildiği üzere sigortalı bodrum kat riski nedeniyle bodrum kata su tahliye pompalarının yerleştirmiş olduğunun gözlemlendiği , emtia hasarı yönünden belirlenen hasar bedelinin sigortacılık tekniğine ve mevzuatına uygun bir biçimde tespit edildiği ve belirlenen miktarın sigortalının gerçek zararı olduğu anlaşıldığından davalıların bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Tazminat Miktarının Belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde, hakimin, tazminatın kapsamı ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiştir.Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/13429 E. 2022/6072 K. sayılı ilamında ''... 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Tazminat miktarının belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde (eski BK md. 43); hakimin, tazminatın kapsamı ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş, "Tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde (eski BK md. 44) de; zarar gören taraf zararı doğuran fiile razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına etkili olduğu ve zararı yapan kişinin durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminat tutarını indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmış; eğer zarar, zarar verenin hafif kusurundan doğmuş ve zarar veren, tazminatı ödemesi halinde yoksulluğa düşecekse ve hakkaniyet de gerektiriyorsa hakimin tazminatı indirebileceği'' yer almaktadır.Somut olayda, hasara sebebiyet veren su taşkını, salt davalıların ıslah çalışmasından kaynaklanmamaktadır. Bilakis, Kurbağalıderede, geçmiş yıllarda da zaman zaman yaşanan taşkınlıklar nedeniyle derenin ıslahının zaruriyeti nedeniyle ıslah çalışmaları sırasında aşırı yağışların etkisiyle meydana geldiği, olayın özelliği ve aşırı yağışların zararın artmasında etkili olması gözetilerek olay tarihinde yürürlükte olan TBK 51 maddesi uyarınca % 25 oranında indirim uygulanarak tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden tespit edilen 20.292,80 TL zarar miktarından TBK 51. Maddesi uyarınca % 25 oranında uygulanan takdiri indirim karşılığı 5.073,20 TL'nin tenzili ile toplamda 15.219,60 TL asıl alacağın ve bu miktara 01/10/2014 ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair hüküm tesis edilmesi gerekmektedir.HMK'nin 353/(1)-b-2 maddesinde, "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ..." duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.İş bu nedenle; davalıların istinaf kanun yolu başvurusunun ayrı ayrı kısmen kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nin 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davalıların istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜ ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/16 E. 2020/485 K. sayılı 30/09/2020 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİNE,a-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 15.219,60 TL'nin 01/10/2014 ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden,a-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.069,65 TL harçtan, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 346,56 TL'nin mahsubu ile bakiye 723,09 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,b-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 346,56 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,c-Davacı tarafından başlangıçta yapılan 6.398,96 TL yargılama giderinden, davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 4.799,20 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,ç-Davalılar tarafından yapılan 245,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 61,25 TL yargılama giderinin davacı taraftan tahsili ile davalılara ödenmesine, bakiye kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına,d-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesap edilen 15.219,60 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,e-Davalılar vekille temsil olunduğundan, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesap edilen 5.073,29 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,f-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,3-İstinaf yargılaması giderleri yönünden;a-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarının ayrı ayrı Hazineye gelir kaydına,b-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken (427,60x4)=1.710,40 TL istinaf karar harçlarının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, c-Davalılar tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde ayrı ayrı davalılara iadesine, ç-Davalılar tarafından sarfedilen 626,90 TL (istinaf başvru harcı ve posta masrafı) istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,d-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/10/2024