Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2021/1146 E. 2024/1593 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1146
- Karar No
- 2024/1593
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1146 Esas
KARAR NO: 2024/1593
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/12/2017
NUMARASI: 2016/223 Esas, 2017/1264 Karar
DAVA: TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
KARAR TARİHİ: 19/12/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; ... Tekstil'in ... AVM'de kiracı olarak bulunduğu işyerinin 11.07.2014 - 11.07.2015 döneminde müvekkili tarafından Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, 18.09.2014 tarihinde, sigortalı mahalden geçen AVM'nin teras çatı yağmur suyu tahliye borularının yerinden çıkması sonucu sigortalı işyerine sirayet eden suların, işyerindeki emtia, demirbaş ve dekorasyona zarar verdiğini, ekspertiz ve tespit raporunda, hasarın yağmur boruları ve süzgeçlerinin suyu taşıyamamasından kaynaklandığının belirtildiğini, ekspertiz raporuna binaen sigortalıya 30.09.2014 tarihinde 50.000,00 TL, 02.12.2014 tarihinde 66.200,02 TL ve 18.12.2014 tarihinde ise 7.648,47 TL olmak üzere toplam 123.848,49 TL ödendiğini, hasarın yağmur suyu borularının yetersiz olması ve yanlış yerleştirilmesinden kaynaklanması nedeniyle davalı ... Yatırım AŞ'nin zararda tamamen kusurlu olduğunu, davalı ... Sigorta AŞ'nin AVM'de meydana gelebilecek hasarlar için diğer davalı ile yaptığı sigorta poliçesi gereği teminat limiti ile sınırlı olarak hasardan sorumlu olduğunu ileri sürerek davalı sigorta şirketi poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere 123.848,49 TL'nin ödeme tarihlerinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı ... Yatırım AŞ vekili cevabında; hasara uğrayan işyeri ile ilgili müvekkili ile kiracısı arasında kira sözleşmesi bulunduğundan ve dava kira sözleşmesine dayandığından davada Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunu; müvekkilinin sigortalı işyerini davacının sigortalısına değil, dava dışı ... Satış ve Pazarlama AŞ'ye kiraladığını, davacının sigortalısı ile müvekkili arasında herhangi bir ilişki bulunmadığını, bu nedenle davacının sigortalısı müvekkilinden herhangi bir hak talep edemeyeceğinden, sigortalıya halef olan davacı sigorta şirketinin de hak talep edemeyeceğini; müvekkili ile ... AŞ arasında yapılan kira sözleşmesinin 26. maddesi gereği, kiracı tarafından yapılan tüm sigorta poliçelerinde, kiracının kiralayana ve ilgili durumlarda mal sahibine karşı sigortalanan risklerden doğan her türlü zarar talebinden feragat ettiğine dair hüküm yer alacağını, müvekkili şirketin AVM'yi mevzuata ve tüm teknik gerekliliklere uygun yaptığını, ancak mevsim normallerinin üstündeki aşırı yağışın hasara neden olduğunu, mücbir sebep niteliğindeki yağıştan kaynakla hasarda sorumlulukları bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevabında; müvekkilinin sigortalısı diğer davalının kiracısı, davacının sigortalısı ... Tekstil olmayıp, ... Satış ve Pazarlama AŞ olduğundan, zarar talebinin ... AŞ tarafından yapılması gerektiğini, davacının sigortalısına poliçe kapsamında ödeme yaparak sigortalının haklarına halef olduğunu kanıtlaması gerektiğini, kira sözleşmesinde müvekkilinin sigortalısı diğer davalıya rücu edilemeyeceği kararlaştırıldığından, diğer davalı ile müvekkiline rücu edilemeyeceğini, mücbir sebep niteliğindeki yağıştan kaynaklı hasarın öngörülemez ve kaçınılmaz olması nedeniyle sorumlu olmadıklarını, aşırı yağış mücbir sebep kabul edilmezse bile beklenmedik durum niteliğinde olduğundan tazminatta indirim yapılması gerektiğini, hasar miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; sigorta sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde olması nedeniyle görev itirazının reddi gerektiği, kiralayan ile asıl kiracı arasında doğrudan bir ilişki kurulması, alt kiracının asıl kiracının koruması altında olması ve davacının sigortalısı ... Tekstil'in hasara uğrayan emtialardan dolayı ... AŞ'nin zarar görmesi dikkate alındığında davalıların husumet itirazlarının da reddi gerektiği, alınan rapor ve ek rapora göre, hasarın davalı ... Yatırım AŞ'nin kusurundan kaynaklandığı ve zarar miktarının 117.254,19 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 117.254,19 TL'nin davalı ... Yatırım AŞ yönünden haksız fiil tarihi olan 18.09.2014 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise son ödeme tarihi olan 18.12.2014 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; poliçeye göre sigorta tazminatının envanter giriş çıkış kayıtlarına göre ödeneceğini, mahkemece faturasız emtia bedeli olarak reddedilen 6.591,34 TL emtia bedelinin sigortalının envanter kayıtlarına göre sigortalıya ödendiğini, söz konusu emtiaya ilişkin faturanın da beş yıllık sürenin geçmesi ile imha edildiğini, bu nedenle reddedilen miktar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... Yatırım AŞ vekili istinaf nedenleri olarak; davada Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkili kiralayanın alt kiracıya karşı ayıba karşı tekeffül borcundan söz edilemeyeceğini, kira sözleşmesindeki sorumsuzluk kaydı gereği müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin olayda hiçbir kusuru ve ihmali bulunmadığını, hasarın öngörülmesi mümkün olmayan mücbir sebep niteliğinde olan yağıştan ve beklenmedik durumdan kaynaklandığını, hasarın ne şekilde oluştuğu belli olmadığı gibi hükmedilen miktarın fahiş olduğunu, davacının talebi aşılarak hasar tarihinden itibaren alacağa faiz uygulandığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın tamamen reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin diğer davalının mal sigortacısı olup, diğer davalının üçüncü kişilere karşı sorumluluğu için teminat verilmediğinden müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, diğer davalının sorumluluk sigortacısı ... Sigortaya husumetin yöneltilmesi gerektiğini, su baskınından kaynaklanan zararın teminat kapsamında olmadığını, davacının sigortalısının diğer davalı ile yapılan kira sözleşmesinin tarafı olmadığını, bu nedenle davacının diğer davalıdan ve mal sigoracısı müvekkilinden zarar talebinde bulunamayacağını, davalı kiralayan ile ... Satış ve Pazarlama AŞ arasındaki kira sözleşmesine aykırı olarak yerin davacının sigortalısına kiralandığını, alt kira sözleşmesi geçerli olmadığından alt kiracının zararının müvekkilinden rücu edilemeyeceğini, davacının ödemeye ilişkin belge sunmadığını, diğer davalı ile ... Satış ve Pazarlama AŞ arasındaki kira sözleşmesi gereği, kiracının zararının kiralayandan rücu edilemeyeceğini, hasarın mücbir sebep niteliğindeki yağıştan ya da kabul edilmezse beklenmedik durumdan kaynaklandığını, hükmolunan tazminatın fahiş olduğunu, poliçe limiti ve muafiyet kaydının dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, hasardan davalı ... Yatırım AŞ'nin sorumlu olduğu, davalının sigortacısı diğer davalı sigorta şirketinin de poliçe gereği sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar yasal süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.3.1944 tarih 37 Esas 9 Karar R.G.3.7.1944 sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun “Sulh Hukuk mahkemelerinin görevi” başlığı altındaki 4. maddesinde de “(1) Sulh Hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakiminin görevlendirdiği davaları, görürler.” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, davacı sigorta şirketi olup, davalıdan rücuen tazminat talebinin nedeni, davalı ile davacının sigortalısı arasındaki alt kira ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Yargıtay 17. HD'nin 2015/7712 Esas, 2018/229 Karar sayılı kararında, davalının kiralayan, sigortalının ise alt kiracı olması durumunda, uyuşmazlığın kira ilişkisine dayandığı ve davada görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlük tarihinden sonra açıldığı ve yukarıda belirtilen yasa hükmüne göre kira ilişkisine dayalı uyuşmazlıklarda Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu nedenlerle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esasa ilişkin itirazlar ve sair yönler incelenmeksizin yukarıda açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/223 Esas, 2017/1264 Karar ve 20/12/2017 tarihli kararının HMK 353.1.a.3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava dilekçesinin usulden REDDİNE, a)6100 sayılı HMK.20 maddesi uyarınca karar verildiği anda kesin olduğundan tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli NÖBETÇİ İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, b)Kararın tebliginden itibaren iki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, c)6100 sayılı HMK 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin davanın açıldığı mahkemenin dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, d)Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA, e)Sair işlemlerin yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.003,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.575,40 TL harcın talep halinde davacıya İADESİNE, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı n...A.Ş tarafından peşin olarak yatırılan 2.002,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.574,90 TL harcın talep halinde adı geçen davalıya İADESİNE, 6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş tarafından peşin olarak yatırılan 2.002,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.574,90 TL harcın talep halinde adı geçen davalıya İADESİNE, 7-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate ALINMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-3 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/12/2024