Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/101 E. 2021/633 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/101
- Karar No
- 2021/633
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/319 KARAR NO: 2024/1628 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/09/2021 NUMARASI: 2021/101 E. - 2021/633 K. DAVANIN KONUSU: Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/10/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava dışı ... Tic. A.Ş arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu (mülga 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu) çerçevesinde, T.C. Beyoğlu ... Noterliğince düzenlenen, 26/07/2010 tarih ... yevmiye sayılı ve ... numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi ile yine aynı noterlikte 18/10/2010 tarih ... yevmiye sayılı ve ... numaralı tadil sözleşmesi akdedildiğini, davalı ...'ünde işbu finansal kiralama sözleşmesini müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanacak borçlara müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduğunu, kiracı firma ve davalı ...'un da aralarında bulunduğu diğer kefillerin Finansal Kiralama Sözleşmesinden doğan kira bedelleri toplamını ve vadesinde ödemediğinden temerrüte düştüklerini, aleyhlerine; Beyoğlu ... Noterliği’nin 09/03/2012 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarı keşide edildiğini, borçluların ihtarnameye rağmen borçlarını ödemediklerini, bunun üzerine kiracı ve kefiller hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas (eski ... Esas) sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe geçildiğini, icra takibinin devam ettiği aşamada davalı/borçlu ... ilgili icra takibinin zamanaşımına uğradığı iddiası ile İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından dava ikame ettiğini; ilgili davada Mahkemenin de zamanaşımı dolayısıyla icranın geri bırakılmasına karar verdiğini, kararın kesinleştiğinin ilgili icra dosyasından gönderilen tebligat ile taraflarına bildirildiğini beyanla, davanın kabulü ile, İİK 33/a maddesi gereği alacağın zamanaşımına uğramadığının tespitini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmesinden kaynaklanan borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması “ifa uğruna edim” niteliğinde olduğunu, alacaklının bu iki ayrı talep hakkı için seçimlik yetkiye sahip olup seçimlik yetkisini kambiyo takibi yapmak suretiyle kullandığını, kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından kambiyo senetlerinde yer alan hakkın, temel borç ilişkisinden bağımsız olduğunu, temel borç ilişkisinden doğan defilerin kambiyo ilişkisinde ileri sürülemeyeceğini, zira temel borç ilişkisinin kendi hukukuna, kambiyo ilişkisi de kendi hukukuna tabi olduğunu, bu davada alacaklının temel borç ilişkisine dayanmasının mümkün olmadığını, her kambiyo ilişkisinin bir temel borç ilişkisine dayandığını, kambiyo ilişkisinde ortaya çıkan zamanaşımına karşı alacaklının temel borç ilişkisine dayanarak kambiyo ilişkisinin zamanaşımına uğramadığı iddiası kabul edildiği takdirde TTK'da kambiyo senetleri için öngörülen zamanaşımı sürelerinin anlamını yitireceğini, bu davaya konu takipte zamanaşımı definde bulunmaları üzerine alacaklının, kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarını kaybettiklerini, davacı alacaklının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasını 3 yıldan fazla takipsiz bıraktığını, İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesi 2018/803 Esas sayılı dosyasından icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, davacının İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesi 2018/803 Esas sayılı kararını bu davada ileri sürdüğü gerekçelerin dışında başka gerekçelerle istinaf ettiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2019/2527 Esas sayılı kararı ile davacının istinaf talebini esastan reddettiğini, bu kararın temyiz yolu açık olmasına rağmen davacı tarafından temyiz edilmeyerek 14/07/2020 tarihinde kesinleştiğini, İcra Hukuk Mahkemesi yargılaması sürecinde ve istinaf sürecinde ileri sürülmeyen savunma sebeplerine dayanılarak açılan bu davanın reddi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın REDDİNE," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Finansal Kiralama Sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklarının genel zamanaşımı süresine tabi olmakla zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin alacağının finansal kiralama ilişkisine dayanmakta olup, zamanaşımı hususunun bu ilişkiden bağımsız değerlendirilemeyeceğini, yerel mahkeme tarafından yapılan kambiyo takibinin asıl borç ilişkisinden bağımsız değerlendirmeden işin esasına girmesi gerekirken, aksi yönde gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin dava dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaları istinaf dilekçesinde tekrar ettiğini, bozulmasını talep ettiği kararın hangi hukuka aykırılıklar sebebiyle bozulmasını istediğini belirtmediğini, istinaf edilen kararın konusunun bonoya dayalı icra takibinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespitine yönelik olduğunu, davacı vekilinin cevaplanan istinaf dilekçesinde dayanılan Yargıtay kararlarının temel ilişkiye dayalı olarak açılan alacak davaları ile ilgili kararlar olduğunu, bu kararlara cevaba cevap dilekçesinde de dayanıldığını ve 16/09/2021 tarihli ikinci cevap dilekçelerinde cevap verildiğini, davanın bonoya dayalı takipten kaynaklanmakta olup davacının temel ilişkiyi ileri sürerek dava açmakta hukuki yararı olmadığını, belirterek davacı tarafın istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, icra takibine konu edilen alacağın İİK 33/a maddesi gereğince zamanaşımına uğramadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyası yönünden İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/803-2019/767 E/K sayılı, 26.09.2019 tarihli kararı ile; zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verildiğini ancak icra takibine konu alacağın finansal kira sözleşmesinden kaynaklanması ve 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olması nedeniyle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına konu alacağın zamanaşımına uğramadığının İİK 33/a maddesi kapsamında tespitini talep etmiştir. Davalı vekili, icra takibinin dayanağının kambiyo senedinin vadeden itibaren üç yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, takibin 3 yıldan fazla işlemsiz bırakıldığını ,alacaklının kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarını kaybettiğini beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İstanbul .. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyasında; alacaklı ... A.Ş tarafından borçlular; ... Üretim ve Tic A.Ş, ..., ... Üretim ve Tic A.Ş aleyhine 562.170,00 USD asıl alacak, 26.953,50-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 589.123,50-USD alacağın tahsili için 27/07/2012 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe girişildiği, borçlulara ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçlu ... vekilinin; takibe konu bonoların zamanaşımına uğradığından bahisle, icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talepli olarak açtığı dava sonunda , İstanbul 19 İcra Hukuk Mahkemesi 2018/803-2019/767 E K sayılı, 26.09.2019 tarihli kararı ile; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyasındaki icranın geri bırakılmasına karar verildiği, iş bu kararın temyiz edilmeyerek 14/07/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlıkta, davacı alacaklı kambiyo takibinin dayanağı bonoların verilmesine sebep olan finansal kiralama sözleşmesi nedeniyle takip konusu alacağın temel ilişkiye dayalı olarak zamanaşımına uğramadığının tespitini talep etmektedir. Dosya kapsamına göre , taraflar arasında 26/07/2010 tarih ... yevmiye sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi ve 18/10/2010 tarih ... yevmiye sayılı tadil sözleşmesi düzenlendiği, davalı ...'ün finansal kiralama sözleşmesinde müşterek borçlu-müteselsil kefil olduğu, bu sözleşme nedeniyle davacı alacaklıya bono düzenlenerek verildiği, davacı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında 27/07/2012 tarihinde kambiyo takibine konu edildiği, takip dosyasının 28.10.2013 tarihi ile 03.03.2017 tarihi arasında işlemsiz bırakıldığı , takibin 16.03.2017 tarihinde yenilendiği, bu süre zarfında 14.08.2014 tarihli teminatın iadesi talebinde bulunulduğu ancak zamanaşımını kesen bir işlem yapılmadığı bu nedenle icranın takibin kesinleşmesinden sonra gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle geri bırakılmasına dair icra mahkemesi kararının kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bono; ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illî ilişkiye dayanır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. İİK 33/a -2 maddesine göre, alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder. Davacı alacağını temel ilişkiden bağımsız borç ikrarı niteliği bulunan bonoya dayalı takip etmiş olup, icra takibinin 3 yıldan fazla işlemsiz bırakıldığı bu nedenle takibin kesinleşmesinden sonra bononun zamanaşımına uğradığı , alacaklının kambiyo hukukuna dayalı müracaat haklarını yitirdiği sabittir. Dava İİK'nın 33/a maddesine dayalı açılmış takip konusu alacağın zamanaşımına uğramadığının tespiti davası olduğundan, davacının temel ilişkide alacaklı olup olmadığı bononun tabi olduğu kambiyo hukukunun konusu değildir. Davacının finansal kiralama sözleşmesi ile alacaklı olup olmadığı, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı bu temel ilişkiye dayalı başlatılacak bir ilamsız takip veya alacak davasında genel hukuk kuralları çerçevesinde dikkate alınacağından, bu şekilde eda davası açmak yerine öncesinde tespit davası açılmasında ise hukuki yarar bulunmadığı açıktır. Sonuç olarak, dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2021 tarih ve 2021/101 E., 2021/633 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 10/10/2024