Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/959 E. 2021/517 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/959
Karar No
2021/517
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/826 Esas KARAR NO: 2024/1420 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/563 Esas - 2022/158 Karar TARİHİ: 25/02/2022 DAVA: Çek İptal Kararının Kaldırılması/İptali KARAR TARİHİ: 26/09/2024 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... Bank Gebze/KOCAELİ şubesine ait, keşidecisi ... San. Ve Tic. A.Ş. Olan, 16/04/2021 keşide tarihli, ... seri numaralı ve 375.000,00 TL bedelli çekin yetkili hamili olduğunu, müvekkilinin çeki yasal süresi içerisine verdiği ve bunun üzerine Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/959 esas sayılı dosyası ile ödeme yasağı konduğunu, ödeme yasağı nedeni ile çek bedelini tahsil edemediğini bunun üzerine çeki icra takibine koymak istediğini ancak İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/255 esas sayılı dosyasıyla menfi tespit davası açıldığını ve çekin icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini öğrendiğini, müvekkili aleyhine bu davayı açan kişilerin çekin keşidecisi ... Hizmetleri olduğunu, çekin lehtarı ... Temizlik ve ikinci ciranta olan ... olup bu durumun çekin müvekkili elinde olduğunun karşı tarafça açıkça bilindiğini gösterdiğini, çek iptal davası sırasında çekin bulunmuş olması halinde çek iptal talebinde bulunan kişiye çeki elinde bulunduran aleyhine dava açmak için süre verildiğini akabinde de davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulduğunu, ancak Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/959 esas sayılı dosyası ile görülen çek iptal davasının 16/06/2021 tarihli celsesinde ... şirketi vekilinin "diğer çekle ilgili herhagni bir müracaat söz konusu değildir. Diğer çek yönünden iptal kararı verilmesini talep ederiz" şeklinde beyanda bulunduğunu, bu beyanı ile davalı tarafın açıkça kötüniyetli davrandığını ve Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/959 esas sayılı dosyası ile görelen çek iptali davasının 19/04/2021 tarihli duruşmasında çekin müvekkili elinde olduğunu bilmesine ve müvekkili aleyhine dava açmasına rağmen çek adeta kayıpmış gibi beyanda bulunmuş ve çekin iptaline karar verilmesini istediğini, mahkeme de çeki iptal yönünde karar verdiğini, kıymetli evrak iptali kararlarının maddi hukuk yönünden kesin hüküm teşkil etmediğini, kıymetli evrakın zilyedinin senedin meşru hamili olduğunu iddia ederek iptal kararının iptali istemiyle dava açıp zayi nedeni ile verilen iptal kararını her zaman ortadan kaldırabileceğini ve kıymetli evraka dayalı haklarını herzaman ileri sürebileceğini belirterek Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/959 esas sayılı dosyasından verilen çek iptali kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu çekin Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/959 esas sayılı dosyasına ibrazı için 3 aylık süre verildiğini ve süresi içerisinde ibraz edilmeyen çek hakkında hukuka uygun şekilde iptal kararı verildiğini, dava konusu çek hakkında İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/255 esas sayılı dosyasından ihtiyati tedbir kararı verildiğini, bu nedenle işbu dava ile Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/959 esas sayılı dosyasında verilen çek iptali kararı kaldırılsa dahi İstanbul 18 ATM'de verilen kararın devam edeceğini ve çekin bankaya ibraz edilemeyceğini, bu nedenle işbu davanın hukuki yarardan yoksun olduğunu, dava dilekçesinde davacı yanın çek hakkında ödeme yasağı kararının verildiğini çekin süresi içinde bankaya ibrazı sırasında öğrendiğini beyan ettiğini, çekin vade tarihinin 16/04/2021 olduğunu, dolayısıyla davacının çek hakkında iptal davası açıldığını ve ödeme yasağı kararının verildiğini Nisan 2021'de öğrendiğini ikrar ettiğini, oysaki Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince çek iptal kararının karar duruşmasının 17/06/2021'de yapıldığını, davacı yanın çek iptal dosyasına çeki elinde bulundurduğunu bildirip bu dava ile elde etmek istediği sonuca ulaşabilecek olduğunu ancak çeki elinde bulundurduğunu bildirmediğini, buna karşın 3 aya yakın bir süre sonra huzurda görülen davanın açıldığını bu sebeple işbu davada hukuki yararının olmadığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 25/02/2022 tarih ve 2021/563 Esas - 2022/158 Karar sayılı kararında; "....Davacının çeki kötü niyetle veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiği yönünde bir iddia bulunmamakla, davalının savunmaları kapsamında; davacının çek iptali kararının kaldırılmasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, dava konusu çekin ciro zincirinde bir kopukluk olmadığı, ciro silsilesinden TTK.'nın 790. Maddesi kapsamında anlaşıldığı üzere davacının çekin yetkili hamili olduğu anlaşılmakla, bu nedenlerle davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir."gerekçesi ile, ''1-Davacının davasının KABULÜ ile, Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/959 E. ve 2021/517 K. Sayılı kararı ile ... Bank Gebze/Kocaeli şubesine ait, keşide yeri İstanbul olan, 16.03.2021 vade tarihli ... numaralı ve ... hesap numaralı 375.000,00-TL bedelli çek hakkında verilen ZAYİ NEDENİYLE ÇEKİN İPTALİ kararının İPTALİNE, 2-492 sayılı harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 25.616,25-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 6.404,07.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 19.212,18.-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 59,30.-TL başvurma harcı ve 6.404,07.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından dosyada yapılan 41,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 34.700,00- TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Çek İptali kararının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyen aksi ispat oluncaya karar geçerli olan çekişmesiz yargı işi olduğunu; Çek İptali Kararından sonra çeki elinde bulunduran meşru hamilin işbu Çek İptali Kararının İptali için dava açabileceğini; davacının meşru hamil olmadığını ancak bu hususun aşağıdaki maddelerde izah edileceğini; işbu uyuşmazlık konusu çek iptali kararının iptalinin talebinden ibaret olduğunu; işbu davanın; hasımsız olarak açılmş bir çekişmesiz yargı işinde verilen kararın aksini ispat için açılmış "İptalin İptali" davası olduğunu; Çek İptali davasından herhangi bir alacağın varlığına ya da yokluğuna karar verilmediğini; dolayısıyla Çek İptali kararının İptali için açılan işbu davanın konusunun para alacağı olmadığını; işbu "İptalin İptali" davası ile bir alacağın varlığı ya da yokluğuna karar verilmemekte olduğunu, Konusu para ile değerlendirilemeyen davaların maktu harcın konusunu belirlediğini; Konusu para veya para ile değerlendirilebilen bir şey olan davalarda, esas hakkında karar verilmesi ile hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu üzerinden nispi harç alındığını; Bu açıklamalar ışığında işbu davadan maktu harç alınması gerekirken nisbi harç alınmasının hukuka aykırı olduğunu, Çek Bedeli üzerinden nispi vekalet ücretinin (34.700,00 TL) Müvekkili aleyhine hükmedilmesinin hukuka ve daha da önemlisi hakkaniyete aykırı olduğunu İşbu davanın açılmasına Müvekkilinin değil bilakis Davacı sebebiyet verdiğini; Dava dilekçesinde Davacı yan çek hakkında ödeme yasağı kararı verildiğini, çekin süresi içinde bankaya ibrazı sırasında öğrendiğini dava dilekçesinde beyan etmiştir. Çekin vade tarihi 16.04.2021'dir. Dolayısıyla davacı çek hakkında iptal davası açıldığını ve ödeme yasağı kararı verildiğini Nisan 2021'de öğrendiğini ikrar ettiğini; oysaki Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce çek iptal kararının karar duruşması 17.06.2021'de yapıldığını, dolayısıyla da davanın açılmasına sebep olmayan Müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Davaya konu çekin Müvekkili uhdesinde iken çalındığını; bunun akabinde Savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/29917 Sor. Nolu dosyasından soruşturmanın halen devam ettiğini; bu soruşturma kapsamında ifade veren bir kısım şüphelilerin çeki kırdırma maksadıyla tedavüle soktuklarını ikrar ettiklerini; akabinde İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/255 E. sayılı dosyasından tedbir talepli Menfi Tespit davası açıldığını ve tedbir kararı verildiğini; Menfi Tespit davasının dosya bilgilerinin işbu davaya sundukları Cevap Dilekçesinde de bildirildiğini; Menfi Tespit Dosyasından alınan Bilirkişi Raporu'nda (Ek-1) ise işbu davanın Davacısı hakkında "Davalı ... Meşrubat firmasının işletme adresinin kapalı olduğu, komşu işletmelerce tanınmadığı ve adrese gelen giden kimsenin olmadığı yönünde beyanda bulunulduğu Ayrıca, davalı şirketlerin üçünün de iletişim numaralarının görüşmeye kapalı olması, ticaret sicilinde kayıtlı adreslerinde bulunamamaları sebebiyle kendilerine ulaşılamamış olması dikkat çeken bir durum arz etmektedir." tespiti yer almakta olduğunu; yine Bilirkişi Raporu'nun 7. sayfasının 2. paragrafında "... Davalı şirketlerin üçünün de kayıtlarının kontrol edilememesi ve davacı şirketlerin defter kayıtlarında davalı şirketlerle ilgili herhangi bir bilgiye rastlanılmamış olması sebebiyle davaya konu çekin CİRO SİLSİLESİNİN, DAVACILARIN CİROLARINDAN SONRA AKAMETE UĞRADIĞI görüş ve kanaatine varılmıştır." tespiti yer almaktadır. Bu durum aynı zamanda "4. SONUÇ" bölümünün 3. kısmında "... davaya konu çekin ciro silsilesinin kesintiye uğradığı" ifadesi ile de tekrar vurgulandığını, Dava konusu çalıntı çekin, piyasada kırdırma olarak bilinen hukuka aykırı tefecilik işlemine tabi tutulması için gerçekte faal olmayan içinde Davacının da bulunduğu şirketler tarafından cirolandığı ve böylece hukuka aykırılığın gizlenmeye çalışıldığı Bilirkişi Raporu'nda yer alan yukarıdaki tespitler ile sübuta erdiğini, Uyuşmazlık konularıyla benzer olan T.C. Yargıtay 11. HUKUK DAiresi'nin 2015/3708 E., 2016/3328 K. sayılı içtihadında "Dava, çek iptali kararının kaldırılması istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı vekili dava konusu çekin davalı şirketin işyerinde yapılan hırsızlık sonucu çalındığını, bu suretle davalı şirketin çekin meşru hamili iken hırsızlık neticesi çekin elinden çıktığını, müvekkilinden sonraki cironun meşru hamil tarafından yapılmadığından geçerli olmadığını, ciro silsilesinin bozulduğunu, ayrıca çekin keşide tarihi nazara alındığında süresinde ibraz edilmediğinden çek vasfını yitirdiğini, davalı tarafın çeki ele geçirmede ve elinde bulundurmada kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu savunmuş, taraflar arasında görülen dava konusu çeke dayalı menfi tespit ve istirdat davasının bulunduğu ifade edilmiştir. Bu durumda, mahkemece davalı vekilinin savunmaları doğrultusunda bu husustaki ispat yükünün davalıda bulunduğu nazara alınarak, menfi tespit ve istirdat davası dosyasının celbi sağlanıp, tüm deliller bir arada değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususta gerekçede bir değerlendirmeye yer verilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir." tespiti yer aldığını, Her ne kadar Yerel Mahkemece, Menfi Tespit dosyaları getirtilse de Gerekçeli Kararda görüldüğü üzere çekin çalınması ve neticeleri ile ilgili iddiaları hakkında bir değerlendirme ve yargılama yapılmadığını; çeki elinde bulunduran davacının meşru hamil olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini; davacı tarafın çeki kırdırma maksadıyla temin ettiğini; ayrıca ciro zincirinin bozulduğunun da Bilirkişi Raporu'nda tespit edildiğini; bu hususların Bilirkişi Raporu ile de sabit olduğunu; bu yönüyle Davacının yetkili hamil olmadığını; Yerel Mahkeme kararının hem hukuka hem de hakkaniyete aykırı olduğunu, ... A.Ş., ... marka adıyla sağlık hizmeti vermekte olup, ... A.Ş., ...'da aralarında akdedilmiş hizmet sözleşmesine istinaden temizlik hizmetlerini yürütmekte olduğunu; ... A.Ş., yalnızca ...'da temizlik hizmeti vermek üzere kurulmuş bir şirket olduğunu; her iki şirketinde işletme merkezinin ... Mahallesi, Bağcılar olduğunu; bu yönüyle 2 şirket arasında sıkı bir ticari ilişki ve hatta organik bağ mevcut olduğunu, İki şirket arasında devam eden birbirine özgülenmiş hizmet ilişki doğrultusunda; ... A.Ş., ... A.Ş. emrine 16/03/2021 tarihli 375.000 TL bedelli ve 16/04/2021 tarihli 375.000 TL bedelli ve toplam 750.000 TL bedelli 2 adet çek düzenleyip, teslim ettiğini; ... Sağlık yetkilisi ... ise her çekte rutin olarak yaptığı gibi çekleri şahsi olarak ciroladığını, Çek bilgileri: ... Bank Gebze/Kocaeli şubesinden, keşide yeri İstanbul olan, 16.03.2021 vade tarihli ... çek nolu, 375.000,00 TL bedelli çek. (Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/270 E. Sayılı Menfi Tespit Davasına konu edildiğini,) ... Bank Gebze/Kocaeli şubesinden, keşide yeri İstanbul olan, 16.04.2021 vade tarihli ... çek nolu, 375.000,00 TL bedelli çek. (İşbu dava konusu) Çalınan iki adet çekin ... yetkilisi tarafından uhdesinde iken aşağıda izah edileceği üzere ... tarafından çalınmak suretiyle, ... vasıtasıyla tefecilik suçu kapsamında çeklerin kırdırılması için ...'a verildiğini; çeklerin ...'a teslim edildiği ve kendi uhdesinde olduğunun Savcılık Soruşturması kapsamında alınan Karakol ifadesi ile sabit olduğunu, Savcılık Soruşturması kapsamında alınan Karakol ifadesinde ...'un çekleri ...'ten aldığını beyan etmiştir. ...'in ise çekleri kırdırmak için aracılık ettiğini, 415.000 TL karşılığında çekleri kırdırdığını, kendisinin de 15.000 TL aracılık bedeli aldığını beyan ettiğini, Soruşturma dosyası kapsamında ortaya çıkan veriler ve Menfi Tespit dosyasından alınan Bilirkişi Raporu ışığında; çekleri elinde bulunduran kişiler ile müvekkili şirketler arasında hiçbir ticari alışveriş ve borç ilişkisinin bulunmadığını; ayrıca Müvekkili şirketlerin, 16.03.2021 vade tarihli çek ile ilgili cebri icra tehdidi ile karşı karşıya kalarak ödeme yapmak (493,463.00 TL) zorunda kaldığını ve işbu çek için de Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/270 E. Sayılı dosyası ile Menfi Tespit Davası açtıklarını, Müvekkili şirketin elinden çalınarak çıkan çeklerin piyasada kötü niyetli olarak tefecilik işlemine maruz tabii tutulmakta olduğunu; şüphelilerin ikrarları ile bu durumun ispatlı nitelikte olduğunu, İşbu çeklerin, müvekkillerin elinden çalınarak bedeli ödenmeksizin, ... tarafından ele geçirildiğini; Ticari defter ve kayıtların incelenerek temin edilen ekte yer alan Bilirkişi Raporu'nda görüleceği üzere Müvekkilin; ...'e, ...'e veya ...'a bu çekin teslimini gerektirecek bir ticari borç ilişkinin bulunmadığını, Savcılık Soruşturması kapsamında alınan Karakol ifadesinde ... "2 yıldır tanıdığı Piyasada ... olarak bilinen şahıs ...den whatsap üzerinden çeklerin görüntüsünü aldığı, Çevresinde faktoring olarak bilinen ... isimli kişiye kırdırmak amaçlı götürdüğünü, bu şahsa borcunun olmadığını, Rakamların büyük olup ... ile birlikte eline büyük paralar kalacağını düşündüğü, Paranın bir kısmını ... isimli hesaptan havale aldığını, 400.000 TL yi ... isimli şahsa elden teslim edildiğini taraflarına çekin 415.000 Tl ye açıkça ve HUKUKA AYKIRI OLARAK KIRILDIĞINI" beyan ederek bu işi meşrulaştırdığını, ..., Faktoring şirketi gibi çekleri "kırdırmak" için teslim aldığını; Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu gereğince sadece lisans almış Anonim Şirketler faktoring işlemi yapabileceğini; bu yönüyle ...'un yasal ve meşru olmayan yollarla çekleri temin ettiğini; kendisi hakkında Tefecilik suçlamasıyla soruşturmanın devam ettiğini; ayrıca bir an için ...'un Faktoring lisansı almış bir Anonim Şirket olduğu farzedilse dahi çekin keşideceleri ve lehdarlarının, Faktoring şirketine şahsi defilerini ileri sürebiliyorken, Faktoring şirketinin ancak mal ve hizmet alımı ile ilişkilendirilebilen çekleri faktoring işlemine tabi tutması zorunluyken, bu zorunluluk ve yükümlülüklerden ...'u ayırarak yetkili hamil sıfatını yüklemek hukuk normlarına ve hakkaniyete aykırı olduğunu; ...'un açıkça kötüniyetli olarak çekleri teslim aldığını, Dava konusu çekin Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/959 E. Sayılı dosyasına ibrazı için 3 aylık süre verildiğini ve süresi içinde ibraz edilmeyen çek hakkında hukuka uygun şekilde İptal kararı verildiğini, Dava konusu çek hakkında İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/255 E. Sayılı dosyasından tedbir kararı verildiğini; bu nedenle işbu dava ile Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin çek iptali kararı kaldırılsa dahi İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tedbir kararı devam edeceğini ve çekin bankaya ibraz edilemeyeceğini; bu nedenle işbu davanın hukuki yarardan yoksun olduğunu; hukuki yarardan yoksun olması nedeniyle de davanın reddi gerektiğini, Dava dilekçesinde Davacı tarafın çek hakkında ödeme yasağı kararı verildiğini, çekin süresi içinde bankaya ibrazı sırasında öğrendiğini dava dilekçesinde beyan ettiğini; çekin vade tarihinin 16.04.2021 olduğunu; dolayısıyla davacı çek hakkında iptal davası açıldığını ve ödeme yasağı kararı verildiğini Nisan 2021'de öğrendiğini ikrar ettiğini; oysaki Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce çek iptal kararının karar duruşmasının 17.06.2021'de yapıldığını; İleri sürerek, yukarıda açıklanan nedenlerle; istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek; davanın esastan reddine, aksi kanaat halinde ise öncelikle dava açılmasına sebebiyet verdiği için yargılama gideri ve vekalet ücretinin Davacı üzerinde bırakılmasına, yine aksi kanaatte ise davanın maktu harca tabi olduğu ve vekalet ücretinin de maktu olması gerektiğinden hükmün ilam vekalet ücreti ve harç kısmının düzeltilmesine, Tehiri icra taleplerinin bulunduğunu, Tehiri icra talepleri olması sebebiyle taraflarına derkenar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, kıymetli evrak iptali (çek iptali ) kararının Kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Çekin zayi nedeniyle iptali istemi için açılan davada verilmiş bulunan iptal kararı bir ilam olmayıp tespit niteliğini taşımaktadır. Ayrıca bu karar, hasımsız olarak tesis edilmiş bulunmaktadır. Bu durumda iptal edilen çekin gerçek hamili olduğunu ileri süren davacının mahkemeden iptale ilişkin kararın ortadan kaldırılmasını istemesi mümkündür. (Yargıtay 11. HD.'nin 15/05/2018 tarih ve 2016/12402 Esas-2018/3564 Karar, Yargıtay 11. HD.'nin 30/09/2014 tarih ve 2014/8403 Esas-2014/14873 Karar, Yargıtay 11. HD.'nin 19/06/2007 tarih ve 2006/7027 Esas-2007/9354 Karar) Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/959 E. ve 2021/517 K. Sayılı kararı ile; dava konusu çekin zayi olduğundan bahisle iptaline karar verilmesinin talep edildiği ve dava konusu çekin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde ibraz edilen dava konusu çek sureti incelendiğinde, davacının dava konusu çekde yetkili hamil olduğu, davalının ise dava konusu çekin lehtarı olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenleme uyarınca çek iptali kararının kaldırılmasına ilişkin davalarda davalının dava konusu yapılan çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin (davacının) çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gereklidir. Bu durum karşısında davada ispat yükü davalıya ait olup aksinin kabulü kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldırır. Somut olayda, iptaline karar verilen çekin ortaya çıktığı, dava konusu çekin hırsızlandığı şeklindeki iddianın davalı tarafça dava konusu çek nedeniyle 19/04/2021 tarihinde İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/255 E sayılı dosyasıyla davacı aleyhinde açtığı menfi tespit davası sırasında tartışılacak iddialar olduğu, davalı tarafından davacının çeki kötü niyetle iktisap ettiği ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğu ispat edilemediği anlaşılmakla; İlk derece mahkemesince davanın esasına ilişkin verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Dava, alacak istemine ilişkin olmadığı, zayi nedeniyle verilen çek iptali kararının kaldırılması talebine ilişkin olup bu durumda eldeki davanın maktu harca ve maktu vekalet ücrektine tabi olduğu halde mahkemece nispi harca ve davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak dairemizce yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda harç ve vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/02/2022 tarih ve 2021/563 Esas - 2022/158 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 1-Davacının davasının KABULÜ ile, Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/959 E. ve 2021/517 K. Sayılı kararı ile ... Bank Gebze/Kocaeli şubesine ait, keşide yeri İstanbul olan, 16.03.2021 vade tarihli ... numaralı ve ... hesap numaralı 375.000,00-TL bedelli çek hakkında verilen ZAYİ NEDENİYLE ÇEKİN İPTALİ kararının İPTALİNE, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 2-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harçdan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvurma harcı ve 59,30-TL peşin harç toplamı olan 118,6‬0-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan toplam: 67,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre hesap ve taktir olunan 17.900- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-Kullanılmayan gider avansı varsa yatıran tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 9-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 10-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 40,00-TL dosyanın istinafa gidiş dönüş gideri toplamı olan 260,7‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 11-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 12-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/09/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/959, K. 2021/517, T. 16.03.2021, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-959-e-2021-517-k-57a417ec34cf