Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/943 E. 2024/259 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/943
Karar No
2024/259
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2020/943 KARAR NO : 2024/259 KARAR TARİHİ : 01/02/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/01/2020 NUMARASI : 2014/388 Esas 2020/60 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit BİRLEŞEN İZMİR 3.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN TARİHİ : 17/11/2011 NUMARASI : 2011/788 Esas 2011/555 Karar DAVA : İstirdat DAVA TARİHİ : 19/09/2011 KARAR TARİHİ : 23/01/2020 BAM KARAR TARİHİ : 01/02/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/02/2024

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2010/545 E.sayılı dosyasına sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça İzmir 19.İcra Müdürlüğünün 2008/5920 sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibine geçilmiş olduğunu, ödeme emrinin müvekkili şirkete 15/09/2010 tarihinde tebliğ edildiğini, takip konusu 31/10/2007 tarihli 9.000,00-TL tutarlı çekin müvekkil şirketin cirosundan sonra ... adlı bir kişinin cirosu mevcut olduğunu ancak cironun karalanarak iptal edildiğini, müvekkili şirketin dava konusu çeki ... A.Ş. ' ne verdiğini, ... A.Ş. tarafından çekin çaldırıldığını, dava konusu çekin iptali için Uşak 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/231 E.sayılı dosyası ile ... şirketi tarafından dava açıldığını, son meşru hamilin ... A.Ş. olduğunu, davalının yetkili hamil olmadığını beyanla takibin dava sonuna kadar durdurulmasına, müvekkilinin takip konusu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, ayrıca davalının çalıntı çeki bile bile ve yasa dışı bir şekilde tahsil etmeye çalışması nedeniyle takibin iptali ile birlikte davalının % 40' dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/545 E.sayılı dosyasına sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekin müvekkili ...'a, sattığı mallar mukabilinde ciro edilerek verilen bir çek olduğunu, İddia edildiği gibi müvekkil tarafından çalman bir çek olmadığını, çekin ... isimli şahıs ile yapılan ticari ilişki neticesinde müvekkile geçmiş olduğunu, çeki bankaya ibraz edenin bizzat müvekkili olduğunu, müvekkilinin söz konusu çekin meşru hamili olduğunu, davacı tarafından iddia edildiği üzere dava dışı ... A.Ş. nin söz konusu çekte cirosu olmadığını, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığı konusundaki beyanlarının soyut iddialar olduğunu, ispat yükünün tamamıyla davacıda olduğunu beyanla öncelikle icra dosyasına konulmuş olan tedbirin kaldırılmasına, tedbirin devamına karar verilmesi halinde tüm dosya borcunun teminat olarak yatırılmasının istenmesine, haksız ve dayanaksız davanın öncelikle usul yönünden, bu talep kabul edilmezse esastan reddine, davacının % 40 tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DAVA: Davacı vekili Birleşen 2011/788 E.sayılı dosyasına sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 31.10.2007 keşide tarihli 9.000,00.-TL bedelli ... Sanayi emrine düzenlenen ve sağlam bir ciro silsilesi ile devir ve teslim aldığı çekin yetkili hamili iken bu çekin müvekkilinin arabasında meydana gelen hırsızlık neticesinde çalındığını, müvekkilinin Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/231 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığı ancak yetkisizlik kararı verilerek Şişli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/873 Esas numaralı dosyasına gönderildiğini ve bu mahkemece de yetkisizlik kararı verildiğini, davalı ... tarafından çekin bankaya ibraz edildiğini, verilen yetkisizlik kararı neticesinde çekin ödenmemesi yönünde verilen tedbir kararı kalktığından ... isimli vatrandaşın çekin arkasındaki cirolara daha önce icra takibi başlattığını ve parayı cirantalardan ... Tic. Ltd. Şti.'den 19.500,00.-TL aldığını, ...'ın çekin yetkili hamili olmadığını, ... hakkında İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/272 E. saylı dosyasında dava açıldığını ve yargılamasının devam ettiğini, müvekkilinin bu çeki ... San. ve Tic. A.Ş. isimli firmadan ciro yoluyla devir ve teslim alındığını ve kendi cirosunu koymadan çalındığını, ... tarafından ...'a karşı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/545 Esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığını ve dosyanın halen derdest olduğunu, müvekkilinin çekin alacaklısı iken çekin çalınması nedeniyle 2007 keşide tarihli çekten dolayı dört yıldır alacağına kavuşamadığını, ancak çekin meşru hamil olmayan ...'a ödendiğini ve davalının bu nedenle sebepsiz zenginleştiğini, bu nedenle 9.000,00.-TL'nin dava tarihi itibariyle ile işleyecek faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Birleşen 2011/788 E.sayılı dosyasına sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin İzmir 19. İcra Müdürlüğünün 2008/5920 E. sayılı dosyasından işleme konulan ... ... şubesi ... numaralı hesaptan kullanılan keşidecisi ... Ticaret Ltd. Şti. olan 31.10.2007 keşide tarihli 9.000,00.-TL meblağlı çekin zilyedi ve yetkili hamili durumunda olduğunu, çek aslının ...-...'dan ciro yoluyla devir alındığını, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla çeki bizzat muhatap bankaya ibraz ettiğinde Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/231 Esas sayılı dosyasından ödeme yasağı konulduğunu ve çekin arkasının bu şekilde belgelendirildiğini, çekin ödenmesi için yerel mahkemeden ödeme yasağının kaldırılmasını talep ettiklerini ve mahkemenin yetkisizlik kararı ile dosyayı göndererek Şişli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/873 E. sayılı dosyası olduğunu, bu dosyada yapmış oldukları görev ve yetki itirazı kabul edilerek dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiğini ancak gerekli müracaatın yasal süre içinde yapılamadığından bir çek iptal ve istirdat davası bulunmadığını, davacının süresi içerisinde istirdat davası açamadığını ve istirdat davası açma hakkını kaybettiğini, davacının dava konusu çekte hak sahibi olmadığından ve istirdat davası açma süresini kaçırdığından bu davayı açma ehliyeti bulunmadığını bu nedenlerle ehliyet yokluğundan bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Mahkememiz Asıl davası; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası, Mahkememiz birleşen davası ise istirdat davasıdır. Birleşen dava yönünden; her ne kadar davacı ... şirketi , davalıya karşı istirdat talepli dava açmış ve davaya konu çekte kendisinin yetkili hamil olduğunu beyan etmiş ise de; davacının ciro silsilesinde olmadığı, yetkili hamil olduğunu başkaca delillerle de ispatlayamadığı, dolayısıyla bu davayı açmakta aktif husumet ehliyetinin olmadığı kanaatine varılarak davanın aktif husumet yokluğundan reddine," gerekçesi ile, Mahkememiz 2014/388 E.Sayılı Dosyası yönünden; davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, harçlar Kanununun uyarınca, karar tarihi itibariyle alınması gereken 54,40-TL peşin harcın peşin olarak yatırılan 133,65-TL harçtan mahsubu ile bakiye 79,25- TL harcın istek halinde davacıya iadesine, dosyada yapılan harç ve masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince 3.400,00.-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazılmaya gerek görülmeden artan gider avansının derhal taraflara iadesine, Birleşen Mahkememiz 2011/788 Esas Sayılı Dosyası yönünden; davanın aktif husumet yokluğundan reddine, harçlar Kanununun uyarınca, karar tarihi itibariyle alınması gereken 54,40-TL peşin harcın peşin olarak yatırılan 133,65-TL harç ile yenileme harcı olarak yatırılan 153,70-TL harçtan mahsubu ile bakiye 232,95-TL harcın istek halinde davacıya iadesine, yapılan harç ve masrafların davacı üzerinde bıkarılmasına, davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince 3.400,00.-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazılmaya gerek görülmeden artan gider avansının derhal davacı tarafa iadesine,"şeklinde karar verilmiştir, Mahkeme kararına karşı birleşen dosya davacısı ...vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece yanılgılı değerlendirme ile husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı çekin yetkili hamili olmayıp müvekkilinin çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, ayrıca dosya kapsamında aldırılan her iki bilirkişi raporunda da çekin diğer davacı ...'e ondan da müvekkili ... A.Ş'ne geçtiğinin tespit edilmiş olup her iki defterdeki kayıtların da birbirini teyit ettiğini, mahkemece çekte ciroları olmadığından meşru hamil olduklarını ispatlayamadıklarının varsayıldığını, oysa izah ettikleri üzere çekin ... tarafından müvekkiline ciro edilir edilmez çalınmış olup müvekkilinin de çeki elinde bulundurup bir başkasına ciro etmediğinden cirosunun olmadığını ve ciro yapmadan çekin çalındığını, müvekkilinin ve diğer davacı ...’in ticari defter ve kayıtları incelenerek aldırılan bilirkişi raporlarından ortaya çıkan sonucun işbu çekin meşru hamilinin müvekkili olduğunu, bu çekle ilgili görülmüş çek iptali davası ve ...'ın yargılandığı ceza davalarının mevcut olup bu çek ile birlikte çalınan diğer çekler için de onlarca dava varken, mahkemenin çekin çalındığına ikna olmadığını, İzmir 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/272 E. sayılı dosyasından da anlaşılacağı üzere ... isimli şahsa ulaşılamadığını, bunun ...'ın tamamen hayal ürünü bir şahıs olduğunu gösterdiğini, davalının ...'ın cirosunu kullanarak kendisine iyi niyetli üçüncü şahıs görüntüsü vermeye çalıştığını, mahkeme vekalet ücretinde hüküm kurarken yaptığı hatayı tavzih suretiyle gidermiş olup, bu hususun tavzih ile düzeltilemeyeceğini, ancak istinaf/temyiz kanun yoluna gidilebileceğini, bu hususun da ayrı bir bozma nedeni olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit, birleşen dava istirdat istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. ''...Dava, davacı ve davalı olmak üzere iki taraf sistemine göre kurulmuştur. Davanın taraflarının kimler olduğu davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde gösterilir. Taraf ehliyeti ise, bir davada taraf olabilme yeteneğini ifade eder. Hak ehliyetine sahip olan her gerçek ve tüzel kişi, davada taraf olabilme yeteneğine sahiptir. Taraf ehliyeti dava şartı olduğundan mahkemece tarafların taraf ehliyetine sahip olup olmadıkları hususu re’sen araştırılır. Bir davada taraf olarak gösterilen kişilerin gerçekten o dava ile ilgili olup olmadıkları hususu ise taraf sıfatı ile ilgilidir. Sıfat, dava hakkı ile taraflar arasındaki ilişkiyi ifade etmektedir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde taraf sıfatı bir usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu subjektif hakkın özüne ilişkin maddi bir hukuk sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Kural olarak, bir davada davacı olma sıfatı (aktif husumet) o hakkın sahibine, davalı sıfatı (pasif husumet) ise; o hakka uymakla yükümlü bulunan kişiye (borçlu) aittir. Davanın tarafları o davada gerçekten taraf sıfatına sahip ise mahkeme davanın esası hakkında inceleme yaparak karar verir ( Kuru, Baki: Medeni Usul Hukuku El Kitabı, Ankara 2020, C.I, s. 331 vd.). Görülmektedir ki, mahkemenin davanın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı, bir dava şartı, dolayısıyla bir usul hukuku sorunu değildir. Sıfat, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur. Taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir olgudur. Aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 27.01.2016 tarihli ve 2014/13-684 E., 2016/106 K.; 11.11.2020 tarihli ve 2017/13-663 E., 2020/873 K.; 04.11.2021 tarihli ve 2018/1-941 E., 2021/1342 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir...'' (Bknz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.03.2022 tarih ve 2021/(17)-4-282 Esas 2022/299 Karar sayılı Kararı) Asıl davada; davalı ...' ın ... Bankası ... Şubesine ait keşidecisi ... Ticaret Ltd.Şti olan 31.10.2007 keşide tarihli 9.000 TL bedelli ve 496 953 seri no'lu çeke ilişkin olarak asıl dosya davacısı ... ... A.Ş. aleyhine İzmir 19. İcra Müdürlüğü'nün 2018/5920 Esas sayılı takip dosyası ile başlatmış olduğu icra takibi sonrası davacının dava konusu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği; birleşen davada, davacının, 31.10.2007 keşide tarihli 9.000 TL bedelli ve 496 953 seri no'lu çekin yetkili hamili iken meydana gelen hırsızlık neticesinde cirosunu koyamadan çalındığı, davalının çekin cirantalarından olan dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nden 19.500,00.-TL aldığı, meşru hamil olmayan davalının bu nedenle sebepsiz zenginleştiği iddiası ile 9.000,00.-TL'nin davalıdan istirdadının talep edildiği, mahkemece asıl davada davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Karar sadece birleşen 2011/788 esas sayılı dosya davacısı ... ... Şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir. Alınan bilirkişi raporlarına göre davaya konu çekin 29.05.2007 tarihinde dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nden alındığı ve 31.05.2007 tarihinde birleşen dosya davacısı ... A.Ş.'ye verildiğinin, asıl dosya davacısı ... A.Ş. Resmi defterlerine kaydedildiği, birleşen dosya davacısı ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait 2007 yılı yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre, birleşen dosya davacısı ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile diğer davacı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında ticari münasebetlerin olduğu, çekin diğer davacı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden alındığı kaydının 16.06.2007 tarih 221 yevmiye maddesiyle yevmiye defterine kayıt edildiği belirtilmiş olması karşısında davacının husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının yemin deliline de dayandığı görülmekle işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi yerine birleşen davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Bu itibarla delillerin toplanarak sonuca varılması için yargılamaya devam edilmesi gerektiğinden, birleşen dosya davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/(1).a.4. ve 6. maddeleri gereğince ilk derece mahkeme kararının birleşen dosya yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Birleşen dosya davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/01/2020 tarih, 2014/388 Esas ve 2020/60 Karar sayılı hükmünün, birleşen dosya yönünden 6100 sayılı HMK’nın 355. ve 353/(1)-a-4. ve 6. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA 3-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davacı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 54,40 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE, 6-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 7-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 01/02/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/943, K. 2024/259, T. 01.02.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-943-e-2024-259-k-c286694c94cc