Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/730 E. 2022/194 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/730
- Karar No
- 2022/194
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2022/1086 KARAR NO:2025/14 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:22/03/2022 NUMARASI:2020/730 E. - 2022/194 K. DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet SözleşmesindenKaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:07/01/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil ile davalı şirket arasında 26.04.2012 tarihinde ... sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin ... tarafını oluşturan müvekkili davacının, Franchisor tarafı olan ve “...” kurumsal kimliğini kullanan davalı şirkete “Ankarayolu 3. Km Merkez/ÇORUM” adresinde bulunan işyeri kampüsünde hasar onarım hizmeti vereceğini, sözleşmenin yürürlük tarihi olan 18.05.2012'den itibaren müvekkil tarafından davalı şirkete sözleşme gereği hizmet sunulduğunu, sözleşmenin 5 yıl süreli olarak yapılıp 18.05.2017 tarihinde sona erdiğini, ancak tarafların karşılıklı rıza beyanı ile sözleşmenin fiilen devam ettiğini, İstanbul'da yaşanan dolu felaketi ile de sözleşme kapsamında birlikte çalışan tarafların, 31.05.2018 tarihi itibariyle sözleşmeyi fiilen sona erdirdiğini, davacı tarafından, davalıya verilen onarım hizmetleri karşılığında düzenlenen faturaların usulüne uygun olarak davalıya gönderildiğini, davalı yanca, faturalara herhangi bir itiraz olmaksızın faturaların içeriğinin kanunen kabul edildiğini, davalı yanın, düzenlenen faturalar uyarınca peyderpey ödemeler ile fatura bedellerini uzun süre ödemediğini, süresince itirazın söz konusu olmadığı fatura bedellerinden 84.539,25 TL'nin ödemesinin yapılmadığını, ... Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin, icra takibine itiraz ederek takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğini, davanın kabulü ile; ... Sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın iptaline, kötüniyetli davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, Müvekkil Şirket ile Davacı arasında 18.05.2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 26.04.2012 imza tarihli ... Yenileme Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme’nin 14. maddesinde yer alan yetki şartının geçerli olduğunu, davaya bakmaya yetkili mahkemenin, İstanbul (Çağlayan) Mahkemeleri olduğunu, takibe konu edilen 14.05.2018 tarihli,... numaralı ve 95.497,35-TL tutarındaki faturaya ilişkin dönemde müvekkil şirket ile davacı arasında sözleşme kapsamında yürütülen bir ticari ilişki bulunduğunu, takibe konu faturanın İstanbul’daki dolu hasarı onarım operasyonuna davacı tarafından verilen teknik destek hizmetine ilişkin olduğunu, davaya konu takibe ilişkin fatura haricinde iki adet fatura daha düzenlendiğini, takibe konu fatura da dahil olmak üzere söz konusu fatura bedellerinin davacı’ya ödendiğini, müvekkil şirket ile davacı arasında mutabakat sağlanarak taraflar arasındaki bakiyelerin tasfiye edilmesi amacıyla 16.05.2018 tarihinde ...ve ... Protokolü imzalandığını, dolu hasarı onarım operasyonuna verilen teknik destek kapsamında, davacı tarafından müvekkil şirket’e KDV dahil toplamları 352.212,00-TL olan 3 (üç) adet fatura düzenlendiğini; bu faturalara ilişkin 153.429,00-TL’lik tutarın Protokol’ün imzalanmasından önce davacı’ya ödendiği; faturalara ilişkin 40.000,00-TL’lik tutarın ise protokol’ün imzalanmasından önce dolu hasarı onarımı operasyonuna teknik destek veren ve davacı’nın bordrolu çalışanı olan teknisyen ...’a prim avansı olarak ödendiğinin açıkça belirtildiğini, müvekkil şirket tarafından davacı’ya ödendiğini, toplam 193.429,00-TL’ye ilişkin olarak taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık olmadığını, söz konusu tutarın ödendiği Protokol’de açıkça ifade edildiğini, müvekkil şirket ile davacının bahsi geçen Protokolü imzalayarak bu durumu kabul ettiğini, protokol kapsamında ödendiği sabit olan 193.419,00-tl’lik tutarın, protokol’de belirtilen toplam 352.212,00-tl’den düşülmesi ile kalan 158.783,00-tl’lik tutarın ise 3 (üç) taksit halinde müvekkil şirket tarafından davacı’ya ödeneceği konusunda tarafların mutabık kaldığını, kalan 158.783,00-tl’lik tutarın ödemesi de protokol’e uygun bir şekilde yapıldığını, ilk taksit olan 40.243,17-tl 10.07.2018 tarihinde ödendiğini, ardından ikinci taksit olan 53.833,31-tl 10.08.2018 tarihinde yapıldığını, son taksit olan 52.594,33 tl ise 10.09.2018 tarihinde davacı’ya ödenerek kalan tutarın 146.670,81-tl’si de davacı’ya 3 (üç) taksit halinde ödendiğini, kalan 158.783,00-tl’lik tutar ile 3 (üç) taksit halinde ödenen toplam 146.670,81-tl’lik tutar arasındaki fark olan 12.112,19-tl’lik farkın ise, müvekkil şirket’in davacı’dan olan alacaklarının yapılan ödemeler esnasında mahsup edilmesinden kaynaklandığını beyanla , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "1-Davanın KISMEN KABULÜNE, ... Sayılı icra takibine yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 11.112,19 TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibarın 11.112,19 TL'ye değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, kabul edilen alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalının tazminat isteminin reddine,2-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.222,43 TL icra inkar tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme’ce takip konusu faturaya konu alacağın taraflar arasında akdedilen ...Protokolü kapsamında olduğu belirtilerek fatura bedelinin davacı’ya ödendiği sonucuna varılırken, işbu davanın takip konusu faturaya ilişkin olmasına ve söz konusu faturaya konu alacağın ödendiği belirtilmesine rağmen, 11.112,19-TL borçlu bulunduğu kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, takibin dayanağı olan 14.05.2018 tarihli, ... numaralı ve 95.497,35-TL tutarındaki fatura bedelini ... Protokolü kapsamında ödediği açık olup bu husus kararda da belirtildiği halde davacının bakiye 11.112,19-TL alacağı olduğu şeklindeki kararın hatalı olduğunu, söz konusu Faturanın İstanbul’daki dolu hasarı onarım operasyonuna verilen teknik destek hizmetine ilişkin olduğunu , bu kapsamda KDV dahil toplamları 352.212,00-TL olan üç adet fatura düzenlendiğini ; bu faturalara ilişkin 153.429,00-TL’lik tutarın Protokol’ün imzalanmasından önce ödendiği; faturalara ilişkin 40.000,00-TL’lik tutarın ise Protokol’ün imzalanmasından önce davacı’nın bordrolu çalışanı olan teknisyen ...’a (Davacı adına ve hesabına olmak üzere) prim avansı olarak ödendiğini Protokol kapsamında ödendiği sabit olan 193.419,00-TL’lik tutarın, Protokol’de belirtilen toplam 352.212,00-TL’den düşülmesi ile kalan 158.783,00-TL’lik tutarın ise üç taksit halinde ödemesi de Protokol’e uygun bir şekilde yapılmış olup ilk taksit olan 40.243,17-TL 10.07.2018 tarihinde ödenmiş, ardından ikinci taksit olan 53.833,31-TL 10.08.2018 tarihinde yapılmış ve son taksit olan 52.594,33 TL ise 10.09.2018 tarihinde davacı’ya ödenerek kalan tutarın 146.670,81-TL’si de Davacı’ya üç taksit halinde ödendiğini, 158.783,00-TL’lik tutar ile üç taksit halinde ödenen toplam 146.670,81-TL’lik tutar arasındaki fark olan 12.112,19-TL nin ise, davacıdan olan alacaklarının mahsup edilmesinden kaynaklandığını, davacı Protokol’de düzenlenen borçlardan başka herhangi bir borç ve alacağı kalmadığını, tüm alacaklarını eksiksiz olarak almış olduğunu, başkaca her ne ad altında olursa olsun hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını kabul ve ibra ettiğini, ibraya rağmen "davacının bakiye 11.112,19-TL alacağı olduğu” sonucuna varılmasının hukuki dayanağı bulunmadığını beyanla kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin kısmen ret kararının hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki çorum ilinde gerçekleştirilen bu hizmet sözleşmesinden bağımsız olarak, İstanbul ilinde dolu afetinden kaynaklı hizmet ifası olduğunu, bu hizmete ilişkin olarak taraflar 16.05.2018 tarihinde fesih ve ibra protokolü düzenlendiğini, bakiye hizmet bedelinin 157.783,00 tl olduğu ile hizmet bedelinin ödeme şekli belirlenip ve belirtilen ödemeler şart koşularak tarafların birbirini ibra ettiklerini, protokolün 3. maddesinde ise, dolu onarım hizmeti dışında kalan işler için davalının sorumluluğunun devam ettiğinin belirtildiğini, davalının, çorum ilinde verilen faaliyetlerden kaynaklanan borçları için ... numaralı 95.497,35 tl bedelli fatura düzenlendiğini, ticari defterlerinde yapılan incelemede "incelenen davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre; davacı şirket cari hesap bakiyesinin 80.965,52 tl alacaklı durumda olduğu görülmektedir." şeklinde tespit yapıldığını buna karşın bilirkişinin yalnızca İstanbul'da dolu onarımı işine ilişkin düzenlenen "fesih ve ibra protokolü" başlıklı sözleşmeyi, taraflar arasındaki tüm ticari ilişki için düzenlenmiş şeklinde esas alarak adı geçen protokole göre rapor düzenlediğini, mahkemece taraflar arasındaki ilişkinin tamamının "fesih ve ibra protokolü" ile tasfiye edildiği şeklinde hüküm tesis edildiğini, ancak ... Protokolü'nün İstanbul'da yapılan dolu hasarı onarım işine ilişkin olduğunu , davaya konu icra takibinin dayanağını oluşturan ... numaralı 95.497,35 TL bedelli faturanın ise , 26.04.2012 tarihinde düzenlenen franchise sözleşmesinden kaynaklı borcu olduğunu, bilirkişi tarafından davalı yanın ticari defterlerinde tespit edilen, davacı şirkete 80.965,52 TL borçlu olduğu tespitine göre hüküm kurulması gerektiğini, mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava; ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Çorum 3.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 2019/302 E. 2020/142 Karar sayılı, 06/10/2020 tarihli yetkisizlik kararı ile dosya yukarıda belirtilen esasa kaydedilmiştir.Davacı vekili, taraflar arasında 26.04.2012 tarihinde ... sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin yürürlük tarihi olan 18.05.2012'den itibaren müvekkili tarafından davalı şirkete sözleşme gereği hizmet sunulduğunu, 5 yıl süreli olarak yapılan sözleşmenin 18.05.2017 tarihinden sonra fiilen devam ettiğini, 31.05.2018 tarihi itibariyle sözleşmeyi fiilen sona erdirdiklerini davalıya verilen onarım hizmetleri karşılığında düzenlenen faturaların usulüne uygun gönderildiğini, faturaların içeriğinin kanunen kabul edildiğini, fatura bedellerinden 84.539,25 TL'nin ödemesi yapılmadığından , .... Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını beyanla itirazın iptaline, %20 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, takibe konu faturanın davacı’ya ödendiğini, bakiyelerin tasfiyesi amacıyla 16.05.2018 tarihinde ...Protokolü imzalandığını, ödemelerden sonra kalan 12.112,19-tl’lik farkın ise, müvekkil şirket’in davacı’dan olan alacaklarının yapılan ödemeler esnasında mahsup edilmesinden kaynaklandığını beyanla davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. ... sayılı takip dosyasında; davacı/alacaklının 84.539,25 TL asıl alacağın tahsiline ilişkin icra takibine geçtiği, takibin dayanağının ... no.lu 95.497,35 TL tutarlı faturadan kaynaklı alacak olarak gösterildiği , davalının 08/07/2019 tarihli borca ve ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu , davanın süresinde açıldığı görülmüştür. Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/31 Talimat sayılı dosyası ile alınan bilirkişi ...'ın düzenlediği 14/07/2021 tarihli raporda ; "davacının 2017-2018 yıllarına ait ticari defterlerin sahibinin lehine kesin delil olma vasfına haiz olduğu, taraflar arasında 26.04.2012 tarihinde imzalanan ve 18.05.2012 tarihinde başlayan beş yıllık ... Yenileme sözleşmesi bulunduğu, davacı tarafın davalının cari hesaplarını iki ayrı hesapta takip ettiği, 01.01.2017 tarihli 120.02.002 nolu alıcılar hesabının açılış kaydında davacıya 55.841,00 TL borcu olduğu ve yıl içinde yapılan ticaretin neticesinde 31.12.2017 tarihli kapanış kaydında 320.728,16 TL borç ile bir sonraki yıla devrettiği , 310.02.014 nolu satıcılar hesabının açılış kaydında davalının 49,56 TL alacağı olduğu ve yılsonu kapanış kaydında ise bu alacağın 10.101,25 TL olduğu, alacak ile borç birbiri ile mahsup edildiğinde davalının davacıya (320.728,16- 10.101,255) 310.626,91 TL borcu olduğunun tespit edildiğini, davalının 01.01.2018 tarihli 120.02.002 nolu alıcılar hesabının açılış kaydında davacıya 320.728,16 TL borcu olduğu ve yılsonunda ise bu borcun 131.679,86 TL olduğu kapanış kaydının da bu şekilde yapıldığı, davalının ... nolu satıcılar hesabının açılış kaydında 10.101,25 TL alacağı olduğu ve yıl sonu kapanış kaydında ise bu borcun 29.77 TL olarak devrettiği, 2018 yılı için borç ile alacak birbiri ile mahsup edildiğinde davalının davacıya (131.679,86-29,77) 131.650,09 TL borcu olduğunun tespit edildiğini , davacının 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 131.650,19 TL alacağı olduğunu , davacının davalıya düzenlediği faturaların e fatura olduğunu , davalının faturalara itiraz ettiğine iade veya fiyat farkı faturasına rastlanmadığını, davalının cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu 10.07.2018 tarihli 40.243,17- 10.08.2018 tarihli 53.833,31 TL ve 10.09.2018 tarihli 52.594,33 TL ödemelerin davacının ticari kayıtlarında olduğu davalının 40.000,00 TL davacının bordrolu çalışanı ... adına yaptığı ödemenin davacının 2017-2018 yılına ait kayıtlarında görülmediğini , dava dosyasında ödeme makbuz veya banka dekontunun bulunmadığını, sonuç olarak davacı şirketin kayıtlarına göre davalıdan 131.650,09 TL alacaklı olduğu " belirtilmiştir. 11/01/2022 tarihli mali bilirkişi heyet raporda ; Dava ve takip talebine konu alacağı - oluşturan 14.05.2018 tarihli ... nou 95.497,35 TL bedelli e-Fatura” nın davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenip elektronik ortamda iletilmiş olduğunu, itiraz edilmediğini, Taraf şirketler arasında 26.04.2012 - tarihinde imzalanan 5 yıl süreli ... YENİLEME SÖZLEŞMESİ davacı şirket tarafından ... Alan sıfatıyla, davalı şirket tarafından ... veren sıfatıyla imzalandığını, 16.05.2018 tarihinde imzalanan ... PROTOKOLÜ bulunduğunu , buna göre taraflar arasındaki anlaşmanın 31.05.2018 tarihi itibarıyla sona erdiği ve cari hesap tasfiyesinde; KDV dahil 351.212,00 TL tutarındaki fatura bedellerinin 153.429,00 'TL lık kısmının davacıya ödenmiş olduğu, 40.000,00 TL lık kısmının davacı şirket teknisyeni...” a ödenmiş olduğu ve kalan 157.783,00 TL tutarının 3 taksit halinde davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığını, Davacı şirket teknisyeni ...' toplam 40.000,00 TL ödeme yapılmış olduğunun tespit edildiğini, Kalan 157.783,00 TL tutara istinaden davacı şirkete 10.07.2018 tarihinde 40.243,17 TL, 10.08.2018 tarihinde 53.833,31 TL ve 10.09.2018 tarihinde 52.594,33 TL olmak üzere Toplam 146.670,81 TL tutarında ödeme yapılmış olduğunu, Protokol ile 3 taksit olarak ödenmesi kararlaştırılan tutardan 11.112,19 TL farkın davalı şirketin davacıdan olan alacaklarına mahsup edilmiş olduğunu, Davacı şirket tarafından takip talebine konu edilen 14.05.2018 tarihli ... no.lu 95.497,35 TL tutarlı faturanın, taraflar arasında imzalanan protokol içerisinde bulunduğu ve protokolde belirlenen şartlar çerçevesinde davalı şirket tarafından davacıya yapılan ödemeler neticesinde, davacının davalıdan alacağının 11.112,19 TL olarak tespit edilebileceği, Her ne kadar anılan alacak davalı tarafından cari hesap alacaklarına mahsup edilmiş ise de, bu mahsuplaşmanın hangi alacaklara istinaden yapıldığına ilişkin somut bir delil sunulmadığı, bu bakımdan anılan mahsuplaşma işleminin ispata muhtaç olduğunun kabulü gerektiği" belirtilmiştir. Uyuşmazlık , takip konusu fatura alacağının taraflar arasında düzenlenen ibraname kapsamında olup olmadığı ve ödenip ödenmediğine ilişkindir. İbra, borcun özel bir sona erme sebebi olup, borçlunun borcundan kurtulmasını sağlayan bir sözleşmedir.Dosya kapsamına göre, taraflar arasında ... Sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğu,16.05.2018 tarihinde imzalanan autoking ... anlaşmasının fesih ve ibra protokolü gereğince sözleşmenin 31.05.2018 tarihi itibarıyla sona erdiği , cari hesap bakiyesinin tasfiyesi amacıyla düzenlendiği belirtilen sözleşmede , Franchisor’ a düzenlenmiş olan faturaların KDV dahil toplam 351.212,00 TL olduğu , bu tutarın 153.429,00 TL sı Franchise’a ödendiği , 40.000,00 TL sı prim avansı olarak Franchise’ ın teknisyeni ...’ a ödendiği, kalan 157.783,00 TL bakiyenin 3 taksit halinde Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında ...’ a ödeneceği kararlaştırılmıştır. Tarafların Anlaşma kapsamında birbirlerine yukarıda anılan borçlardan başka herhangi bir borç ve alacak hakları kalmadığını, Anlaşma'dan kaynaklanmış olan tüm alacak ve sair haklarını eksiksiz olarak almış olduklarını, başkaca her ne ad altında olursa olsun hiç bir hak ve alacaklarının bulunmadığını, yukarıda anılan borçların tümünün ödenmesi ile birlikte birbirlerinden başkaca bir talep hakları bulunmayacağını ve yukarıdaki borç ilişkisinin sonlanması ile birbirlerini karşılıklı olarak ibra etmiş sayılacaklarını kabul ve beyan etmişlerdir.Protokol, anlaşma tarihi itibariyle düzenlenmiş olan 3 adet fatura toplamı 351.212,00 TL fatura alacağı için düzenlenmiştir. Tarafların ticari kayıtlarına göre bu faturaların 14.05.2018 tarihli ... no.lu 95.497,35 TL, 30.12.2017 tarihli ... no.lu 126.054,93 TL, 05.12.2017 tarihli ... no.lu 129.660,26 TL tutarlı ve toplamı 351.212,54 TL olan e-Faturalar olduğu bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiş olmakla takip talebine konu edilen 14.05.2018 tarihli ... no.lu 95.497,35 TL tutarlı faturanın, taraflar arasında devam eden ticari ilişki nedeniyle düzenlendiği ve fatura tarihinden sonra imzalanan protokol içerisinde bulunduğu, takip konusu ödenmemiş fatura dışında protokolde belirtilen toplam alacak içerisinde yer alan başkaca bir fatura alacağı bulunduğunun, takip konusu faturanın protokol kapsamında bulunmadığının ya da devam eden başkaca hizmetlerden kaynaklı alacak olduğunun davacı tarafından ispat edilemediği , tarafların birbirini doğrulayan ticari kayıtları ile kalan 157.783,00 TL bakiyenin 146.670,81 TL'sinin davalı tarafından ödendiği ispatlanmıştır. Bu haliyle davalının mahsup işleminin dayanağını ispat edemediği 11.112,19 TL yönünden davacının bakiye alacağı olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak , dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Taraf vekillerinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince, ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/03/2022 tarih ve 2020/730 E., 2022/194 K. sayılı kararına karşı taraf vekillerince yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacı tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 759,07 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 189,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 569,31 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,7- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/01/2025