Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/631 E. 2022/352 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/631
- Karar No
- 2022/352
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/981 KARAR NO : 2024/2209 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31.03.2022 NUMARASI : 2020/631 E. - 2022/352 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25.12.2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 25.12.2024 İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.03.2022 tarih 2020/631 E. - 2022/352 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, 11.07.2020 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketine ZMSS ve İMMS ile sigortalı olan ve dava dışı sürücü ...'nın idaresindeki ... plakalı aracın ... zevk ve idresindeki ... plakalı araca çarptığını, bu sürücünün hakimiyetini kaybederek ... idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarptığını, ...'un da hakimiyetini kaybederek davacıya ait ... plakalı araca çarptığını, davacıya ait araç sürücüsü ...'un da hakimiyetini kaybederek ... idaresindeki ... plakalı araca çarptığını, ardından bu sürücünün de hakimiyetini kaybederek ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacının aracının hasar gördüğünü, sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını belirterek, şimdilik 60.000,00 TL hasar bedelinin ve 918,00 TL delil tespiti gideri ile 755,00 TL delil tespiti vekalet ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiz oranına göre temerrüt faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 11.01.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle, talep etmiş oldukları 60.000,00 TL hasar bedelini 69.700,00 TL'ye çıkartmıştır. CEVAP : Davalı vekili, zamanaşımı sebebiyle davanın reddini talep ettiklerini, davacı delillerinin davalıya tebliğ edilmediğini, 2918 sayılı yasanın 97. maddesine göre sigorta şirketine başvuru yapılması gerektiğini, usulüne uygun başvuru bulunmadığını, bu sebeple davanın reddini gerektiğini, esasa ilişkin olarak sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve gerçek zarar ile sorumluluğun sınırlı olduğunu, kaza tutanağında sürücü beyanlarında çelişki olduğunu, kusur tespiti için ATK İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, yol kusuru ve teknik arızaların da dikkate alınması gerektiğini, hasar bedelinin fahiş olduğunu, uzman bilirkişi tarafından tespitinin gerektiğini, faizden sorumluluklarının sınırlı olduğunu, yasal faizden sorumlu olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, alınan bilirkişi raporlarına göre meydana gelen kazada davalı sigorta şirketine sigortalı olan ... plakalı aracın kazanın oluşumunda etken olduğu, davacıya ait aracın kazanın oluşumunda etkisinin bulunmadığı, mahkemenin takdirine göre sigortalı aracın tam kusurlu olduğu, alınan sigorta ve hasar bilirkişi raporuna göre davacının aracında toplam 67.700,00-TL bedelli hasarın oluştuğu, 41.000,00-TL'nin ZMMS teminatı kapsamında bulunduğu, fazlaya ait 28.700,00-TL' nin İMMS kapsamında bulunduğu, dava açılışında 60.000,00-TL' nin talep edildiği, 41.000,00-TL yönünden temerrüt tarihinin 08/09/2020 tarihi olduğu, İMMS kapsamında kalan 28.700,00-TL' nin temerrüt tarihinin 26/08/2020 tarihi olduğu, ZMMS bakımından davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı Yasa' nın 91. maddesine göre zararın tazmininden sorumlu olduğu, İMMS'da kalan kısım yönünden 6102 Sayılı Yasanın 1427. maddesine göre zararın tazmininden faizi ile birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 41.000,00-TL maddi zararın ZMMS kapsamında olmak üzere 08/09/2020 temerrüt tarihinden itibaren, 28.700,00-TL maddi zararın ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında olmak üzere 26/08/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş' den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, dava konusu taleplerde davalı şirketin sorumluluğun söz konusu olmadığından davanın reddi gerekirken kabul edilmesinde hukuka aykırılık söz konusu olduğunu, kazanın akabinde davalı şirkete yapılan başvuru sonrasında her iki poliçe kapsamında da hasar dosyaları açıldığını, yapılan incelemeler neticesinde davalı şirketin sorumluluğunun olmadığının tespit edildiğini, işbu istinaf başvurusuna konu karara esas olarak gösterilen bilirkişi raporunda tayin ve tespit edilen yedek parça fiyatlarının fahiş oranda yüksek olduğunu, taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu tazminatın uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, öte yandan bilirkişi raporu alınmadan önce hasarın nasıl ve ne zaman meydana geldiği ile hasar ile haksız fiil arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının belirlenmesi, haksız fiil ile hasar arasında illiyet bağı var ise hesaplamanın yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için davanın haklı olduğu varsayılsa bile, davalı şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhlerine hüküm kurulması halinde davalı şirketin dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, davacı tarafça davalı şirkete iletilen feragat yazısından sonra, hiçbir şekilde davalı şirkete ikinci bir başvuruda bulunulmaksızın işbu davanın ikame edildiğini, dolayısıyla davalı şirketin dava öncesinde temerrüde düşürülmediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava, davaya konu trafik kazası nedeniyle davacı aracında meydana gelen hasar bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. ve 85/son maddeleri ile trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ) Davaya dayanak teşkil eden kazada, davalı sigorta poliçeli aracı kullanan dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyoneti ile Bornova istikametinden otobanı takiben Buca istikametine doğru sol şerit üzerinde seyir halinde iken Pınarbaşı-Işıkkent kavşağına yaklaştığında trafiğin yavaşlaması sebebiyle önünde aynı yön ve istikamete giden dava dışı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın arka kısımlarına, ... hakimiyetini kaybedip önünde seyreden dava dışı ...' un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın arka kısımlarına, ... hakimiyetini kaybedip önünde seyreden davacının maliki olduğu aracı kullanan dava dışı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı ... marka aracına, ... hakimiyetini kaybedip önünde seyreden dava dışı ...' ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araca, ...' hakimiyetini kaybedip önünde seyreden dava dışı ...' ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarpması sonucunda bir yolcunun yaralaması ile neticelenen toplam 6 araçlı zincirleme trafik kazası şeklinde meydana geldiği anlaşılmıştır. Yerel mahkemece taraf delillerinin toplanıldığı, kusur yönünden inceleme yapılması için dosyanın trafik bilirkişisine tevdi edildiği, alınan 22.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davalı sigorta poliçeli ... plakalı aracı kullanan dava dışı sürücü ...'nın teknik değerlendirmeler doğrultusunda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 56/1-c maddesinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu, davacının maliki olduğu ... plakalı aracı kullanan dava dışı sürücü ... ile diğer dava dışı araç sürücülerinin teknik değerlendirmeler doğrultusunda, kazanın oluşumuna etken olmadıkları kanaatini içerir bilirkişi raporunun olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uyumlu bulunduğu değerlendirilmiştir. Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K.) Motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluk zarar görenin uğradığı gerçek zarar ile sınırlıdır. TTK'nın 1427 vd maddeleri gereğince sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup motorlu aracın neden olduğu zarar nedeniyle meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. (Yargıtay 17 HD 15.12.2011 tarih ve 2011/4075 E. - 2011/12321 K.,28.03.2016 tarih ve 2015/17481 E. - 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih ve 2015/14700 E. 2016/4229 K.,17.03.2014 tarih ve 2014/4531 E. - 2014/3704 K.) Dosyanın, davacı aracında meydana gelen hasar bedelinin belirlenmesi için makine mühendisi ve sigorta konusunda uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi olunarak alınan 08.11.2021 tarihli heyet raporunda, davacıya ait ... plakalı araçta tüm hasarlı parçaların ayrı ayrı belirtilmek suretiyle tutarlarının hesaplandığı, buna göre davacı aracında değişmesi gereken yedek parça ve işçilik tutarından hurda tenzili düşülerek, KDV ilavesi ile toplam hasar bedelinin 69.700,00 TL olarak hesaplandığı, işbu raporun İzmir 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/72 D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de örtüştüğü görülmekle davalı vekilinin hasar tutarına ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davalı tarafça delil tespit giderlerine hükmedilmesinin isabetli olmadığı ileri sürülmüş ise de, yargılama giderleri yönünden yapılan incelemede delil tespiti giderlerinin makul giderler kapsamında değerlendirilmesi yerindedir. Davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf istemi yerinde değildir. Davalı vekilinin faiz başlangıcına yönelik istinaf nedenlerinin irdelenmesinde; ZMMS poliçesi yönünden başvuru tarihinden sonra 8 iş günü içerisinde ödeme yapılmadığından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bakımından 08.09.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yerindedir. Ancak Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.3.3.4.1. maddesi ile 6102 sayılı TTK'nın 1427/2. maddesine göre, sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 iş günü içinde genel ve özel şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur. Bu sürenin sonunda ödeme yapılmaması halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. (Yargıtay 4. HD 16.03.2023 tarih ve 2022/9410 E. 2023/3897 K.; 30.06.2022 tarih ve 2022/1725 E. - 2022/9741 K.) . Dosyada davacı tarafın davalı sigortaya 25.08.2020 tarihi itibarıyla müracaatta bulunmasına nazaran temerrüt tarihinin hasar ihbarından sonraki 45 gün sonrası olarak belirlenmesi gerekirken 26.08.2020 tarihinden itibaren faiz işletilmesi isabetli olmamıştır. Davalı vekilinin bu nedene ilişkin istinaf itirazı yerindedir. Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile, İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.03.2022 tarih 2020/631 E. - 2022/352 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜ İLE, dava konusu 41.000,00-TL maddi zararın ZMMS poliçesi kapsamında temerrüt tarihi olan 08.09.2020 tarihinden itibaren, bakiye 28.700,00-TL maddi zararın ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında temerrüt tarihi olan 09.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Tespit giderlerinin yargılama giderlerine dahil edilmesine, Alınması gereken 4.761,20-TL harçtan peşin alınan 1.055,10-TL ve ıslah ile alınan 165,66-TL'nin mahsubu ile bakiye 3.540,44-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ilk masraf 1.117,30-TL, bilirkişi ücreti 1.350-TL, ıslah harcı 165,66-TL, posta ve müzekkere gideri 51,70-TL, tespit gideri 1.673-TL olmak üzere toplam 4.357,66-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 4-Davalı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan giderlerin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.