Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/580 E. 2021/711 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/580
- Karar No
- 2021/711
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/239 - 2024/552 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/239 KARAR NO : 2024/552 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/11/2021 NUMARASI : 2020/580 E. - 2021/711 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02/11/2021 tarih ve 2020/580 E. - 2021/711 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, taraflar arasında oluşan ticari ilişki kapsamında ödenmeyen alacak yönünden icra takibi yaptıklarını, davalının takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek Ankara 23. İcra Dairesinin 2020/6226 esas sayılı dosyasında itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında cari hesap şeklinde işleyen taşıma işi kapsamında tüm ödemelerin yapıldığını, takibe konu faturanın ve cari hesap alacağı belgesinin alacağı ispat etmeye yeterli olmadığını, davacıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında taşıma işi nedeniyle ticari ilişki bulunduğu, bu kapsamında 31/10/2019 - 30/06/2020 tarihleri arasında düzenlenen faturaların ve ödemelerin tarafların ticari defter ve kayıtlarında karşılıklı olarak kayıtlı bulunduğu, bu tarihler arasında düzenlenen faturalar ve yapılan ödemeler dikkate alındığında davacının 9.698,63 TL alacağının olduğu, davacı tarafından 30/06/2020 ve 16/07/2020 tarihlerinde düzenlenen faturalarda yazılı hizmetin yerine getirildiği hususunun davacı tarafından ispat edilemediği gibi söz konusu faturaların davalıya bildiriminin yapıldığına ilişkin dosya kapsamına herhangi bir bilgi veya belgenin sunulamadığı, alınan bilirkişi raporuna göre davacının taraflar arasında oluşan ticari ilişki kapsamında her iki taraf defterlerine de kaydedilen faturalar nedeniyle 9.698,63 TL alacağının bulunduğu, bu hali ile takibe konu alacağın tespit edilen miktarının mevcut ve talep edilebilir olduğu, davalının tespit edilen miktar yönünden takibe yapmış olduğu itirazının ise haksız olduğu, davacı tarafından davalı hakkında başlatılan takibin kötü niyetli olarak fazla miktar üzerinden başlatıldığı hususunda herhangi bilgi veya belgenin bulunmadığı, davacının ticari defter ve kayıtlarını dikkate almak suretiyle takip başlatması nedeniyle kötü niyetli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davalının ise kendi ticari defter ve kayıtlarına göre borçlu olduğu miktarı tespit ederek buna göre itiraz etme imkanı bulunmasına rağmen tüm takibe itiraz ettiği, itirazının tespit edilen kısmının haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun Ankara 23. İcra Dairesinin 2020/6226 esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 9.698,63 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin davanın reddine, haksız itiraz edildiği kabul edilen asıl alacak miktarı olan 9.698,63 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 1.939,73 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine, takibin kötü niyetli olarak başlatıldığı ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatına yönelik talebin reddine, karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, reddedilen kısım yönünden verilen kararın hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkili tarafından "... Personel Taşıma-... Personel Taşıma" hizmetine dair düzenlenmiş bulunan; 30.06.2020 tarihli 13.706,88-TL bedelli personel taşıma bedeli faturası ile16.07.2020 tarihli 6.005,90-TL bedelli personel taşıma bedeli faturasının davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı ve faturalarda yazılı hizmetin yerine getirildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle, bu tutarlar yönünden talebi reddettiğini, müvekkilinin, ... ve ... güzergahlarında personel taşıma hizmeti verdiğinin açık olduğunu, taşıma işlerine ilişkin davalarda davalının, hizmeti almadığını ispat etmesi gerektiğini, mahkemenin, taraflar arasında taşıma işi nedeniyle ticari ilişki bulunduğu yönündeki tespitine rağmen, ispat yükünün davacı taşıyıcıya ait olduğu şeklindeki yanılgılı gerekçesiyle vermiş olduğu hüküm, hukuka, kanuna ve uygulamaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yönelik başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında kurulan taşıma sözleşmesi kapsamında 31/10/2019 - 30/06/2020 tarihleri arasında düzenlenen faturaların ve ödemelerin tarafların ticari defter ve kayıtlarında karşılıklı olarak kayıtlı bulunduğunun, bu tarihler arasında düzenlenen faturalar ve yapılan ödemeler dikkate alındığında davacının 9.698,63 TL alacağının olduğunun dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği, davacı tarafından 30/06/2020 ve 16/07/2020 tarihlerinde düzenlenen faturalarda yazılı hizmetin yerine getirildiği hususunun ise dosya kapsamına göre davacı tarafından ispat edilemediği, ayrıca bu faturaların davalıya gönderildiğine ilişkin dosya kapsamına herhangi bir delil sunulamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/03/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/03/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.