Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/563 E. 2022/374 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/563
Karar No
2022/374
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1112 KARAR NO : 2025/159 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12.05.2022 NUMARASI : 2020/563 E. - 2022/374 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 31.01.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 31.01.2025 İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.05.2022 tarih 2020/563 E. - 2022/374 K.sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, 04.10.2017 tarihinde davalı İsmail sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletle çarpıştığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin tedavi ve sonrasındaki dönemde çalışamayarak mahrum kaldığını kazanç kaybı için şimdilik 100 TL, kaza nedeniyle %23 engelli hale gelmesi nedeniyle güç kaybı tazminatı olarak şimdilik 100 TL, kazadan sonraki ilaç tedavi, bakıcı ve ulaşım giderleri için şimdilik 100 TL maddi tazminatın tüm davalılardan; müvekkilinin yaşadığı acıların hafifletilmesi amacıyla 50.000 TL manevi tazminatın 04.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı gerçek kişilerden alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... Sigorta AŞ vekili, dava esasına sunulan 16.03.2022 tarihli adli tıp kurumu genişletilmiş uzmanlar kurulu kusur bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmadığını, defaatle belirtildiği üzere ve dosya kapsamından anlaşılacağı üzere sigortalı aracın meydana gelen kazaya etkisinin olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ile ... vekili, müvekkili ... 04.10.2017 tarihinde diğer müvekkil ... adına kayıtlı bulunan ... plakalı araç ile Torbalı ilçesinden Bayındır istikametine doğru seyir halinde iken, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısmı ile davalı İsmail'in sevk ve idaresindeki kamyonun sağ arka çamurluk kısmından çarpması neticesinde kazanın meydana geldiğini, meydana gelen kazada kusurun tamamen davacı tarafa ait olduğunu, müvekkillerin herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen kusur raporlarına göre her iki aracın aynı yönde aynı şeritte ilerlediği, davacı motorsiklet sürücüsünün güvenli duruş için gerekli takip mesafesini korumadığı, önünde aynı şeritte seyreden aracın yavaşladığını ve dönüş yaptığını fark edebilecek olup kendisi de yavaşlayarak durabileceği gibi şerit değiştirerek yoluna devam edebilme imkanı var iken gerekli takip mesafesini korumayarak yola gerekli özen ve dikkati göstermediği ve bu suretle kazanın meydana gelmesinde davacı motosiklet sürücüsünün tam kusurlu olduğu, kazanın oluşu açısından davalı kamyon sürücüsünün sinyal verip vermemesinin sinyalinin kırık olup olmamasının kazanın oluşuna bir etkisinin olmadığı sonucuna varıldığı, raporlardaki tespit ve değerlendirmelerin mahkemece de benimsenerek davaya konu kazanın meydana gelmesinde davacının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, dosya kapsamında ATK tarafından iki adet rapor tanzim edilmiş olup tanzim edilen her iki raporda da davalı sürücünün sağa dönmek için sinyal vermediği, ani hareket edip etmediği ve olayın gerçekleştiği tarihte davalının sağa dönüş yaptığı kaza yerinde sağa dönüşün uygun olup olmadığı hususlarının değerlendirme konusu yapılmadığını, ATK tarafından düzenlenen raporlarda sağa dönüşte sinyal verilmemesi hususunda değerlendirme yapılmadığını, davalı sürücünün sağa dönerken sinyal vermediğinin 04.10.2017 tarihli kaza tespit tutanağındaki ''Kamyonun sağ ve sol arka sinyal lambaları eski ve kırık halde'' yönündeki ifade ile sabit hale geldiği, kamyon sinyal lambalarının kırık olmasından dolayı davalının sağa dönerken sinyal verip vermediği konusunda anlaşmazlık mevcut olmayıp, fiziki imkansızlıktan dolayı davalının istese de sağa sinyal veremeyeceğini, ATK tarafından tanzim edilen raporda bu durumun değerlendirilmediğini, ATK raporunda takip mesafesinin korunmadığı gerekçesiyle kusur atfedildiğini, ancak kazanın sebebinin müvekkilin takip mesafesine riayet etmeyerek yakın olması değil, davalının sinyal vermeden, aniden ve dönüşün mümkün olmadığı bir noktadan sağa dönmesi olduğunu, İlk derece mahkemesinin davalı sürücünün kullandığı aracın sinyal lambalarının kırık olmasının işbu dava konusu kaza ile bir bağlantısının olmadığı yönündeki gerekçesinin kararı hukuka aykırı olduğunu, kaza ile ilgili tanzim edilen raporlar arasındaki çelişkinin tam olarak giderilmediğini, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda davalı sürücünün kusurlu olduğunu, ceza mahkemesince belirlenen kusur oranının TBK m.74/2 gereğince hukuk mahkemesini bağlayacağını, mahkemenin maddi ve manevi tazminatlar yönünden iki farklı ilam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. GEREKÇE :Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda, düzenlenen 04.10.2017 tarihli kaza tespit tutanağında sürücü ...'ün gidiş istikametine göre sağ tarafa herhangi bir işaret vermeyerek (kamyonun sağ ve sol arka sinyal lambaları eski ve kırık halde) dönmeye çalışması ve aradaki mesafenin de korunmaması sebebiyle motorsikletin ön kısmı ile kamyonun sağ arka çamurluk kısmına çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği ve davalı kamyon sürücüsünün sağa dönüş kurallarına riayet etmemesi nedeniyle kusurlu olduğunun belirtildiği, aldırılan ATK raporunda ise buna ilişkin herhangi bir inceleme yapılmamasına karşın, mahkemece davalı sürücünün kullandığı aracın sinyal lambalarının kırık olmasının işbu dava konusu kaza ile bir bağlantısının olmadığı yönündeki gerekçesinde isabet bulunmadığı, bu hususta gerekirse ATK'dan ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde hüküm kurulduğu, dolayısıyla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının haklı ve yerinde olduğu değerlendirilerek HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esasa ilişkin başkaca hususlar incelenmeksizin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.05.2022 tarih 2020/563 E. - 2022/374 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halindekendisine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 31.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/563, K. 2022/374, T. 31.01.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-563-e-2022-374-k-8363d251b033