Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/548 E. 2021/890 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/548
- Karar No
- 2021/890
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1714 - 2025/1263 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1714 KARAR NO : 2025/1263 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/12/2021 NUMARASI : 2020/548 E.- 2021/890 K. DAVANIN KONUSU : İTİRAZIN İPTALİ İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : TARAF VEKİLLERİ KARAR TARİHİ : 26/06/2025 KARAR YAZMA TARİHİ : 26/06/2025 Mahkemece verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Asıl davadaki dava dilekçesinde davacı vekili, davacı kurum çalışanları tarafından yapılan kontroller sırasında davalıya ait ... adresinde bulunan inşaatta abone olmadan doğrudan şebekeye bağlanarak kaçak su kullanıldığının tespit edildiğini ve 18/09/2019 tarihli kaçak tespit tutanağının tutulduğunu, borcun ödenmemesi üzerine Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2019/16684 E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Birleşen davadaki dava dilekçesinde ise davacı vekili; davacı kurum tarafından davalıların ... adresinde bulunan inşaatta abone olunmadan şebekeye hortum takarak kaçak su kullanıldığının tespit edildiğini ve 18/12/2019 tarihli kaçak tespit tutanağının düzenlendiğini, borcun ödenmemesi üzerine Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2020/4383 E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Asıl ve birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde, davalının abonelik işleminin gerçekleşmemesinin nedeninin davacıdan kaynaklandığını, davalının ... Belediyesinden inşaat ruhsatı alabilmek için davacı kuruma başvurduğunu, davacının üzerine düşen görevi yerine getirmediğini ve aradan uzun bir süre geçtikten sonra inşaata gelerek kaçak su kullanım tutanağını tuttuğunu, davalının milyarlarca liraya mal olacak bir yatırım üstlendiğini, davalının inşaat sözleşmesi uyarınca belli süre içerisinde sorumluluğunu yerine getirmek zorunda olduğunu, hukukta hiç kimse kendi kusurundan dolayı başkalarına sorumlu tutamaz ilkesi gereği davacının kendi ihmal ve kusurundan kaynaklanan bu durumdan kendi lehine bir hukuki sonuç yaratamayacağını, talep edilen su bedelinin hakkaniyete uygun olmayıp fahiş olduğunu, buna rağmen davalının davacı ile anlaşmaya vardığını ve davacıya 36.517,22 TL ödendiğini ve herhangi bir borcunun kalmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: Mahkemece; asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2019/16684 E. sayılı takibe vaki itirazın 16.241,67 TL alacak yönünden iptali ile takibin 16.241,67 TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı yanın icra inkâr tazminatı isteminin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı süresinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf talebinde, davalıların inşaata su aboneliği yaptırmadan doğrudan şebekeye hortum bağlayarak kaçak su kullandığını, bu nedenle cezalı su bedeli tahakkuk ettirildiğini ve bedelin ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ederek kurumun alacağının gecikmesine neden olduğunu, ayrıca hazır beton imalatında kullanılan suyun da bedel hesaplanmasına doğru şekilde dahil edildiğini bilirkişi raporlarının bunu desteklediğini, ancak mahkemece bu hususların mahkemece yeterince değerlendirilmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili ise istinaf talebinde, ...'nin su aboneliğini zamanında yapmaması nedeniyle kaçak su kullanımından kaynaklanan sorumluluğun davalılara değil bizzat davacıya it olduğunu, zamanında abonelik yapmayan davacının müterafik kusurnun bulunduğunu, kaldı ki, tüm su bedelinin davacı tarafça ödenmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hazır betonda kullanılan suyun hesaplamaya yanlış şekilde dahil edildiğini, rapora yönelik itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın tümden reddie karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davalılara ait ...'ki inşaatta kaçak su kullanımından kaynaklanan kaçak su bedeline ilişkin alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı talebine ilişkindir. Hükme esas alınan makina mühendisi tarafından düzenlenmiş olan 28/07/2021 tarihli bilirkişi ek ve 26/11/2021 tarihli 2. ek raporda özetle; "... asıl davanın konusunun ... tutanak no'lu ve 18.09.2019 tarihli kaçak su tutanağı olduğu, bu kaçak su tahakkuk fişindeki normal su bedelinin davalının ödemeyeceği ( davalının normal su bedelini ödediğinden), davacı kurumca tanzim edilen ve hesaplanan kaçak su tahakkuk fişindeki su hesaplamalarında fiş tarihindeki su birim fiyatının kullanıldığı, yapılan hesaplamada; davalının davacı kuruma bu ... nolu kaçak su tutağındaki cezalı su bedelini olan 36.996,96 TL olarak hesapladığı, yönetmelik gereği (davalının hazır beton faturası dava dosyasına sunduğundan) davalının %30 tenzilat ile 18.06.2019 ve ... nolu kaçak su tutanağındaki davalının ödemesi gereken kaçak su bedelinin 36.996,96 * 0,70= 25.897,87-TL olarak hesaplandığı, davalının bu tutanaktaki normal su bedeli 9.989,18 TL olduğu, bu bedelin %30 indirimli ödemesi gerektiğinden 9.989,18 TL * 0,30=2.996,75 -TL' nin ödemesi gereken kaçak su bedelinden çıkarılması gerektiğinden; 25.897,87-2.996,75= 22.901,12 TL ödemesi gereken cezalı su bedeli olarak hesaplandığı, birleşen davadaki kaçak su tutanağı yönünden, birleşen davada ... tutanak no'lu ve 18.12.2019 tarihli “Kaçak Su Kullanım Tutanağı” daki kaçak su bedelininden yönetmelik gereği davalının sorumlu olmayacağının anlaşıldığı, ayrıca birleşen davada dava konusu olan tutanaktaki (... tutanak no'lu ve 18.12.2019 tarihli “kaçak su kullanım tutanağı” daki kaçak su bedelininden davalının sorumlu olmayacağı, zira yönetmelik gereği anlaşıldığından) normal su bedelini de davalıya iadesi gerektiği, bu normal su bedeli de kaçak su tahahkkuk fişindeki KDV dahil normal su bedeli 6.659,45 TL olup, asıl davadaki borçtan düşülmesi gerektiği, davalının asıl ve birleşen davadaki toplam ödemesi gereken cezalı su bedeli yönünden, sonuç olarak; asıl davadaki kaçak su bedeli olan 22.901,12 TL' den 6.659,45 TL'nin çıkarılması ile 16.241,67-TL 'nin davalının ödemesi gereken cezalı su bedeli olduğu, diğer dava konusu tutanaklar yönünden; davalının tüm normal su bedelini ödediğinin anlaşıldığı bu nedenle davacı kurumun hazırlamış olduğu kaçak su tahakkuk fişlerindeki normal su bedelini talep etmemesi gerektiğinin anlaşıldığından, diğer dava dosyalarındaki hesaplamalarda bu hususun göz önüne alınması gerektiği, davalının 13.06.2019 tarih ve ... evrak no ile abonelik başvurusunda bulunduğu ve abonelik için başvuru yapmasına rağmen davacı kurumun gerekli vecibelerinin yerine getirmediğini analaşıldığı, yukarıda izah edilen nedenlerle, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın yerinde olduğunun anlaşıldığı, ilgili hazır betonun faturalarda " ..." yazısının olduğu tespit edilmiş olup, bu faturaların ... Abone Dairesi Tarifeler Yönetmeliğine göre düzenlendiği" belirtilmiş ise de bilirkişi raporunun taraflar arasındaki ihtilafı çözücü nitelikte olmayıp, hüküm kurmaya ve yasa yolu denetimine denetime elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece; davalı tarafın dava konusu kaçak su kullanımına ilişkin tutanaklardan kaynaklanan borcunun bulunup bulunmadığı, var ise miktarı hususunda tereddüte yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli, denetime uygun, üç kişilik uzman bilirkişi heyeti tarafından düzenlenecek rapor alındıktan sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile itiraza uğrayan ve hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle, mahkemece; denetime ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmayan bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden, taraf vekillerinin istinaf başvurlarının kabulü ile HMK.'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-)ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ' nin, 24/12/2021 tarih, 2020/548 E.- 2021/890 K. sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-)Dosyanın yukarıda açıklandığı şekilde karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-)Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 4-)Taraflarca yatırılan istinaf peşin harcının istek halinde başvuranlara iadesine, 5-)Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır