Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/542 E. 2022/552 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/542
- Karar No
- 2022/552
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1932 - 2024/2073 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1932 KARAR NO : 2024/2073 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/09/2022 NUMARASI : 2020/542 E. - 2022/552 K. DAVACI VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/09/2022 tarih ve 2020/542 E. - 2022/552 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin sağlık ürünleri alanında faaliyet gösterdiğini, sattıkları ürünleri kargo aracılığı ile müşterilerine gönderdiğini, 08.05.2018 tarihinde de sağlık ürünleri içeren ve SG135731 fatura kapsamı ve iki paket kargonun alıcısına ulaştırılmak üzere davalının ... Şubesine teslim edildiğini, paket halinde gönderilmiş olan kargolardan bir tanesinin süresinde 09.05.2018 tarihinde tesliminin yapıldığını, ancak gönderilen diğer paketin 14.05.2018 tarihinde hem de kutusu açılıp çuvala konulmuş, artık kullanılamayacak hale gelmiş şekilde tesliminin sağlandığını, zayi olan kargo kutusunda 10 adet .... Destek Katateri 35X90 CM ve 10 adet .... Destek Katateri 35X135 CM ürünleri bulunduğunu, her bir adedinin fiyatının 850,00-TL olduğunu, kutuda 20 adet katater bulunması sebebiyle zararın tutarının 17.000,00-TL olduğunu, başvuruya rağmen davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, 17000,00 TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile karşı taraftan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, teslimatta taşınmak üzere teslim edilen ürün niteliğinin açıklanmadığını, taraflarca tutanak altına alınmadığını, ambalajlamanın yetersiz olduğunu, davacının kusurunun bulunduğunu, ürünlerin kullanılmayacak düzeyde hasarlı olduğunun ispat edilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, tarafların iştigal alanları, eşyanın 2 paket halinde teslim edilmesi, birinin aynen ve süresinde sorunsuz tesliminin sağlanması, diğerinin teslim edilen paket dışında çuval içinde ve üstelik hasarlı şekilde tesliminin yapılması karşısında, davalının üstlendiği taşıma sözleşmesindeki zararının pervasızca bir davranıştan kaynaklandığı, istemin 3 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, taşıma belgelerinde her ne kadar salt değer bildirilmiş ve içerik bildirilmemiş ise de davacının sunduğu faturaların içeriği, sağlık alanında iştigal etmesi, esasen davalının teslim ettiği hasarlı çuval ve içerisindeki malzemeler birlikte değerlendirildiğinde tamamen hasarlanarak kullanılmaz hale gelen ve teslim edilen emtianın sağlık alanında kullanılan 'katater' olduğu, ağırlık dikkate alındığında açıklanan miktarda bulunduğu, zararın 'pervasızca' davranıştan kaynaklandığı sonucuna varıldığından davalının sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı, davacı zararının tam olarak karşılanması gerektiği, bilirkişi raporunda değerin daha fazla tespit edildiği, taleple bağlı kalınacağı, davacının daha önce davalıya yazılı olarak başvurduğu ve temerrüde düşürdüğü gerekçesiyle, davacının davasının kabulüne, 17.000,00 TL’nin temerrüdün gerçekleştiği 25/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal oranda temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece, dava konusu taşımadaki ambalajın taşıma koşulları ve günümüz teknolojik verilerine uygun şekilde tüm dış etkilere karşı yeterince korunaklı yapılıp yapılmadığının tespit edilmediğini, kargo içeriğine ilişkin iddianın ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğunu, taşınan mala ve değerine ilişkin kargo şirketine beyanda bulunulmadığını, taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olduğunu, kast ya da kasta eşit kusurun söz konusu olmadığını, faturanın iki tarafça imzalanan belge niteliği taşımaması nedeniyle kargo içeriğini ispata elverişli olmadığını, davacının ticari faaliyeti gereği taşıttığı emtia için taşıma tarihi ile aynı tarihli sevk irsaliyesi ibraz etmesinin ve kargo üzerinde bulundurmasının gerektiğini, kargo içeriği hakkında beyanda bulunmaksızın taşıttığı kargolardan zayi olanın içinde sonradan toplamda 17.000,00 TL değerinde ürün bulunduğu iddiası ile zararının tazminini talep etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığını, davacı tarafından hasarın somutlaştırılmadığını, ürünün kullanılamayacak derecede hasara uğrayıp uğramadığının ve tamirinin mümkün olup olmadığının tartışılmadığını, avans faiz talep edildiği halde yasal faize hükmedilmesinin talebin aşılması anlamına geldiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 875. maddesi uyarınca taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu, somut olayda da, davacı tarafça taşınmak üzere davalıya teslim edilen emtianın, davalı tarafından alıcısına kolisi açılıp çuvala konulmak suretiyle, kullanılmaz halde ve geç teslim edildiği, bu nedenle kusurlu bulunan davalı taşıyıcının, davacının bu nedenle oluşan gerçek zararından sorumlu bulunduğu, davaya konu zarar davalının pervasızca hareketinden kaynaklandığından, taşıyıcının sınırlı sorumluluğuna ilişkin hükümlerin somut uyuşmazlığa uygulanamayacağı, zararın gerçekleşme şekline göre TTK'nın 855/5. maddesine göre davanın 3 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, davanın süresinde açıldığı, dosya kapsamına sunulan delillerle kargo içeriğinin usulüne uygun şekilde ispatlandığı, TTK'nın 880. maddesi uyarınca, taşıyıcının, eşyanın tamamen veya kısmen zıyanından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminatın, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanacağı, talep edilen miktarın, bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve değerine uygun (daha az) bulunduğu, mahkemece taleple bağlı kalınarak yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.161,27-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL maktu, 209,61-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 870,96-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/12/2024 tarihinde HMK 362/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/12/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.