Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/46 E. 2021/273 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/46
Karar No
2021/273
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2022/547 KARAR NO:2024/1803 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:09/12/2021 NUMARASI:2020/46 E. - 2021/273 K. DAVANIN KONUSU:Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/11/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dünyaca meşhur "..." markası ve ilgili şekil, logo, yazı ve sözcükleri ile markanın ayırt edici unsuru olan "..." ibareli markasının ... ve ... tescil numaraları ve "sıçrayan kedi" ibareli markalarının TPMK nezdinde birçok tescilinin bulunduğunu, "..." markasının TPMK tarafından ayrıca tanınmış marka olarak kabul edildiğini, ancak hal böyle iken davalının piyasaya satışa arz ettiğini belirttiği ".." ve "..." isimli ürünler ile müvekkilinin tescilli "..." markasını iltibasa neden olacak şekilde kullandığını, davaya konu ayakkabıların görseli ile müvekkiline ait tescilli markaların görselleri karşılaştırıldığında iltibas varlığının açıkça görüleceğini, davalının dava konusu ayakkabıları kendisine ait internet sitesinde satışa sunduğunu, davalının müvekkilinin tescilli "..." ibareli markasını kullanması sonucu müvekkilinin tescilli markadan doğan haklarının ihlal edildiğini iddia ederek, müvekkilinin tescilli markasına yönelik tecavüzün tespitini, önlenmesini, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 08/03/2021 tarihli dilekçesi ile, 1.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 5.000,00 TL olarak ıslah edip harcını yatırmıştır. Aynı dilekçe ile bilirkişi raporunda belirtilen ve davalı tarafça internet sitesinde piyasaya arz edilen "..." isimli ürün yönünden de taleplerini ıslah ettiklerini bildirmiştir. Bilahare bilirkişi raporunda belirtilen 29.947,00 TL tutar üzerinden maddi tazminat talebini HMK 107 maddesi kapsamında arttırmıştır. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllardır Türkiye'de faaliyet gösteren "...", "..." gibi tanınmış pek çok markanın TPMK nezdinde tescilli marka sahibi olduğunu, davacının herhangi bir markasını ya da logosunu kullanmasına ihtiyacı olmadığını, dava konusu ayakkabının da müvekkiline ait "..." markası altında üretildiğini, ayrıca davacının ... kullanımı ile müvekkilinin ürettiği spor ayakkabılardaki yan çizgilerin gerek boyutları, gerekse kullanım şekli ve gerekse de konumları itibariyle birbirlerinden farklı olduklarını, ... bandının tek başına ayırt edicilik özelliğine sahip olmadığını, müvekkili ürünleri ile davacı ürünlerinin benzer olmadığını ve müvekkilinin herhangi bir iltibasa sebebiyet vermediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; "Tüm dosya kapsamı deliller ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; ilk dava dilekçesinde marka haklarına tecavüz teşkil ettiği iddia olunan "kırmızı-beyaz kadın sneaker" ve "..." isimli davalı ürünleri yönünden davacı ... haklarını ihlal eder ve haksız rekabet teşkil eder bir kullanımın olmadığı anlaşılmakla, davacının bu ürünler yönünden olan davasının reddi gerekmiştir. Davacının ıslah dilekçesi ile davaya dahil ettiği ürün olan davalı tarafa ait "..." isimli ürün yönünden yapılan değerlendirmede ise; dava tarihi itibariyle davalı tarafça bu ürünün kullanıldığı veya piyasaya arz edildiği hususunun ispatlanamadığı, dava açıldıktan sonra internet sitesi üzerinden bilirkişi heyetince tespit edildiği, keza mali müşavir bilirkişi tarafından alınan raporda da, dava tarihinden önce bu ürünün piyasaya sunulmadığı anlaşılmıştır. Yüksek Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17/06/2019 tarih ve 2019/2148 Esas - 2019/4473 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır. Islah yoluyla dahi dava tarihinden sonraki olayların(maddi vakıaların) davaya dahil edilmesi mümkün değildir. Buna göre , bu ürün yönünden usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına" şeklindeki gerekçeleri ile;Davacının dava dilekçesinde belirttiği ve davalının piyasaya satışa arz ettiğini belirttiği "..." ve "..." isimli ürünler yönünden davacının davasının REDDİNE, Davacının ıslah dilekçesi ile davaya dahil ettiği ürün olan davalı tarafa ait "gri süet kadın sneaker" isimli ürün yönünden usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporunda da belirtiği üzere davalı ayakkabılarında kullanılan ... müvekkilin tanınmış ... markalarına iltibastan ziyade birebir ve ayniyet derecesinde benzediğini, müvekkil firmanın ... markası ... tescil numarası ile TPMK tarafından tanımış marka olduğunu, müvekkilin ..markası, dünyaca bilinirliğe sahip olup TPMK tarafından tanınmış marka statüsüne sahip olduğunu, TPMK kararında ... sayılı ile tescilli "..." markasının spor giyim sektöründe herkes tarafından yaygın olarak bilinirliği dikkate alınarak tanınmış marka olduğunu, hükümde esas alınan bilirkişi raporlarında haklılıklarının ispatı için gösterdikleri hiçbir hususun değerlendirilmediğini ve müvekkilin ... markasının tanınmış marka olduğu hususunun raporlarda dikkate alınmadığını, davalı tarafa ait “...” ürünleri raporun aksine dava tarihinde mevcut olduğundan ilk derece mahkemesi tarafından tecavüzün tespitine karar verilmesi gerektiğin,“...” isimli ürünü ıslah dilekçesi ile davaya dahil etmelerinin amacının, ürünlerin müvekkilin ... markasına tecavüz teşkil eder nitelikte olup olmadığının tespitine ve bunun sonucunda maddi tazminat hesaplaması yapılmasına yönelik olduğunu, Aşağıdaki tabloda gri ayakkabının ilk sevk tarihi 05.02.2020 olup davanın açılması tarihi 06.02.2020 olduğunu İş bu durum davanın maddi vakıası açısından dava konusu ürünün dava açıldığı sırada var olduğunu gösterdiğini İşbu durumda bilirkişi raporunda gri süet ayakkabı açısından tecavüz tespit edildiği tespit edilmiş iken sayın mahkemece davanın sadece tecavüzün tespiti anlamında davanın kabulü ama tazminat isteminin reddi olarak karar verilmesi gerektiği Zira yukarıda da açıklandığı üzere tazminat davaları içinde tespit ve eda hususları içeren karma dava niteliğinde olduğunu, iki ayakkabı açısından iltibas ve benzerlik değerlendirilmesinin doğru yapılmadığını, tanınmış marka hükümlerinin uygulandığı, ıslah ile davaya dahil edilen ayakkabı açısından da dava tarihinde bu ayakkabının var olduğunu, ispat edildiği halde tecavüzün tespiti ve davanın kabulü kararı gerektiği, istinaf itirazlarının dikkate alınarak kararın kaldırılarak aynı veya başka bilirkişiden yeniden rapor aldırılması için mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir. İSTİNFA CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı istinafa cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu edilen "..." ..." ayakkabıların davanını tescilli ... markası ile benzerlik tespit edildiğini, raporda iki modelin karşılaştırıldığını ve benzerlik bulunmadığını, davacı istinaf dilekçesinde davaya sonradan dahil edilen ve "..." modeli olarak geçen ayakkabının dava açıldıktan sonra sevkıyata çıktığını, bilirkişi iki ayakkabı modeli yönün den yaptığı incelemenin hatalı olduğunu, davacının yaptığı ıslahın süresinde yapılmadığını, davaya sonradan dahil edilen "..." modelinin 07/02/2020 tarihinden geriye doğru iki yıl periyod da satışının olmadığını, bu modelden elde ettiği bir kazanç bulunmadığını, diğer iki modelinde benzerliğinin bulunmadığını, müvekkilinin tasarımlarının tamamen özgün olduğunu ve davacının ... markasının ihlal edilmediğini, .. ayakkabılardaki tescilini aldıkları logo tabana doğru inerken kavisli ve oval olduğunu, müvekkilin ise ayakkabısının düz olduğunu, bağcık kısımlarının ise farklı olduğunu, ...'nın ...i ayakkabının arkasında yukarıya devam ederek bütünleştiğini, müvekkilin ayakkabısında ise arka kısımda yukarıda bu bütünleşmenin olmadığını, ayakkabıların arka kısımları ile tabanları, renkleri, biçimlerinin birbirinden farklı olduğunu, bu sebepler davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu ,davalının davacıya ait tanınmış- tescilli markalarına tecavüz ettiğinin tespiti önlenmesi, maddi ve manevi tazminat talebidir. TPMK kayıtlarına göre,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,... tescil numaralı markaların davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve 30/11/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle, davacı tarafa ait marka tescilleri ile davalı tarafa ait “...” isimli ürünün yan yüzeyde kullanılan şerit öğe desenin benzer olarak algılandıkları, ilgili kullanımların davacı yana ait markalara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu, davalı yanın "..." ve "... ..." isimli ürünler yönünden olan sair kullanımlarının ise davacı yana ait markalar ile nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vermeyeceği belirtilmiştir. 21/01/2021 tarihli ek raporda özetle, davacı yanın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu... uzantılı alan adının heyet incelenmesi sonrasında ilgili görsellere ulaşılmış olduğu, davalı yanın da ürün örneği olarak ilgili ayakkabıyı dosya arasına sunduğu, konu hakkında nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu, arz edilen husus dışında kök raporda Mahkemeye arz edilen görüşlerin değiştirilmesini gerektirir herhangi bir durumun mevcut olmadığı belirtilmiştir.01/10/2021 havale tarihli mali müşavire ait raporda özetle, davalı tarafın incelenen ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı tarafın dava konusu "...” açıklamalı 5023909 kodlu ayakkabıyı, ilk olarak 15.08.2019 tarihinde satışa sunduğu, dava tarihine kadar olan dönemde 113 çift ayakkabı satışı olduğu, bu satışlardan 25.205,00 TL satış hasılatı elde ettiği, genel giderler hariç alış maliyetinin 12.769,00 TL olduğu ve bu modelin satışından dava tarihine kadar olan dönemde 12.436,00 TL kazanç elde ettiği, “...” açıklamalı ... kodlu ayakkabıyı ilk olarak 05.04.2019 tarihinde satışa sunduğu, dava tarihine kadar olan dönemde 215 çift ayakkabı satışı olduğu, bu satışlardan 36.216,00 TL satış hasılatı elde ettiği, genel giderler hariç alış maliyetinin 18.705,00 TL olduğu ve bu modelin satışından, dava tarihine kadar olan dönem de 17.511,00 TL kazanç elde ettiği, ...” açıklamalı ... kodlu ayakkabıdan, dava tarihinden önce satışının bulunmadığı ve kazanç elde etmediği, davalı tarafın dava konusu tasarımlardan, dava tarihinden önceki dönemde genel giderler hesaba katılmaksızın yapılan hesaba göre toplam 29.947,00 TL kazanç elde ettiği belirtilmiştir. Davacı vekili 08/03/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile,Taraflarınca önce dava dilekçesinde daha sonra da delil listesinde dayandıkları ... isimli internet sitesinde yapılan inceleme sonucunda, dava kapsamında düşünülmesine rağmen tereddüte mahal vermemek adına, davalıya ait “...” isimli ayakkabıyı ıslah ederek söz konusu ürünü davaya dahil ettiklerini belirterek fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte 5.000,00 TL olarak ıslah ettiklerini belirtmiştir Yargıtay içtihatlarına göre, bir markayı oluşturan unsur, o markanın başka markalardan ayırt edilebilmesini sağlayan kelime, harf, sayı vs.den oluşan şekil olup, marka birden ziyade unsuru ihtiva ediyorsa, asıl unsuru markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hakim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajda aramak lazımdır. Bir markanın koruma kapsamı bir bütün olarak bıraktığı izlenime göre saptanması gerekmektedir.Somut olayda toplanan tüm deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde dava konusu olan marka haklarına tecavüz teşkil ettiği iddia olunan "...." ve "..." isimli davalı ürünleri yönünden davacı ... haklarını ihlal eder ve haksız rekabet teşkil eder bir kullanımın olmadığı bu ürünler yönünden davanın reddi kararı verilmesi dosya kapsamına uygundur.Mahkeme gerekçesinde, Davacının ıslah dilekçesi ile davaya dahil ettiği ürün olan davalı tarafa ait "...." isimli ürün yönünden dava tarihi itibariyle davalı tarafça bu ürünü kullanıldığı veya piyasaya arz edildiği hususunun ispatlanamadığı, dava açıldıktan sonra internet sitesi üzerinden bilirkişi heyetince tespit edildiği, keza mali müşavir bilirkişi tarafından alınan raporda da, dava tarihinden önce bu ürünün piyasaya sunulmadığı ıslah yoluyla dahi dava tarihinden sonraki olayların(maddi vakıaların) davaya dahil edilmesi mümkün olmadığı Buna göre, bu ürün yönünden usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı belirtilmek sureti ile karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği belirtilmiştir.Bilirkişi raporunda dava dilekçesinde belirtilen ... uzantılı alan adı incelendiğinde ilgili alan adında davacı yana ait davaya mesnet markalara tecavüz teşkil eder kullanımların var olup olmadığı değerlendirildiği, Davalı tarafın kullanımında olan ...isimli ayakkabının dava dilekçesinde davalı yanın kullanımlarının yer aldığını bildirdiği .... uzantılı alan adında mevcut olduğu tespit edildiği belirtilmiştir.Somut olayda davacı tarafından markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesinin talep ve dava edildiği dava dilekçesinde belirtilen ürünlerin markaya tecavüz etmediğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiği, Davacı vekili 08/03/2021 tarihli dilekçesi ile taraflarınca önce dava dilekçesinde daha sonra da delil listesinde dayandıkları... isimli internet sitesinde yapılan inceleme sonucunda, dava kapsamında düşünülmesine rağmen tereddüte mahal vermemek adına, davalıya ait “....” isimli ayakkabıyı ıslah ederek söz konusu ürünü davaya dahil ettiklerini belirtmiş ise de ıslahın söz konusu olmadığı “....” ayakkabı yönünden usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece verilen karar dosya kapsamına uygundur.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 09/12/2021 tarih ve 2020/46 E. 2021/273 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 -TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/11/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/46, K. 2021/273, T. 05.04.2019, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-46-e-2021-273-k-d667d321cf0f