Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/400 E. 2022/135 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/400
Karar No
2022/135
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2022/1726 KARAR NO:2025/519 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:21/09/2022 NUMARASI:2020/400 E. - 2022/135 K. DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/03/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin 2003 yılından itibaren İstanbul ...'de ... markası ile 28 ülkeye ihracat yapmakta olduğunu, davalı tarafından başvurusu yapılan ... ibareli markanın tescil kazanmasının müvekkilinin tescilden doğan haklarına zarar verdiğini, iltibas ve iktibas tehlikesi doğmasına sebebiyet verdiğini, Müvekkiline ait tescilli markalardan görüleceği üzere müvekkilinin hem 25. Sınıfta hem 35. Sınıfta 3 adet markası için önceki tarihli tescillerin mevcut olduğunu, Davalının ise ayniyet derecesinde benzer marka ibaresi ile aynı sınıfta ve aynı sektörde ve hatta ... semtinde ve aynı şekilde erkek giyim üzerine hizmet verdiğini, Davalının müvekkili şirkete ait markanın bilinirliğinden faydalanmakta ve her iki marka arasındaki iltibas ve iktibas tehlikesi oluşturduğunu, Davalı tarafa ait olan ve davaya konu ... ibareli şekil markası incelendiğinde; markaların son derece benzer olduğunu ve hatta özellikle müvekkiline ait ... ile ... tescil numaralı şekil markalarındaki logo - kanat şekli - neredeyse birebir aynı şekilde kompoze edildiğini, iddia ederek davalıya ait 25. Sınıfta tescilli ... no lu ... ibareli markanın tümden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini, davalı eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve müvekkiline ait tescilli markalara yönelik a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti, b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi, c)Tecavüz fiillerinin durdurulması, ç) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere ele geçirilen tabela ve sair ürünlerin imhası, d)Haklı bir sebebin veya menfaatin bulunduğu kabul edilerek, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde davacı marka tescilinden önce benzer markaların tescil edildiğinin görüleceğini, 16.05.2001 tarihinde ... tescil numarası ile 18/25/35 sınıflarda tescili sağlanmış ... “...” şekil markasının davacının tescilinden 3 YIL önce tescil edilmiş bir marka olduğunu,Davacının markası ile önceki bu marka arasındaki tek fark başındaki ...ibaresi olduğunu, Davacı tarafın bu markaya B ibaresini ekleyerek...olarak tescilini sağladığını, Eğer bu eylem bir haksız rekabet ve taklit ise asıl davacının kendisi taklit yapmış ve haksız rekabette bulunmuş olduğunu, davacıya ait marka ile müvekkilinin markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak ciddi farklılıklar mevcut olduğunu,Müvekkilinin hiç bir zaman bir başkasının markasını kullanma yahut iltibas niyetinde olmadığını, haksız rekabet kastı da bulunmadığını, Müvekkilinin tamamen iyi niyetle marka başvurusunu yapmış ve mezkur markayı tescil ettirdiğini, müvekkilinin markası ile davacı markası arasındaki benzerliğin ortalama dikkat seviyesindeki tüketici için markaların iltibasına yol açacak seviyede olmadığını, Bu yönüyle davacı markasından yaklaşık iki yıl sonra müvekkili tarafından yapılan ve tescil edilen marka başvurusunun farklılaştırılmış ibare ve logo ile yapıldığını, davacı marka ibaresi "..."nun Türkçe bir kelime olmadığını tüketicide herhangi bir Türkçe kelime ile çağrışmaya sebep olmadığını, müvekkilinin markası "..."nun ise Türkçedeki "benzer" kelimesi ve zamir olan "o" sözcüğünün birleşiminden meydana geldiğini birlikte dahi okunduğunda Türkçe bir manayı ve anlamı ihtiva ettiğini,Bu yönüyle tüketici zihninde bir anlam meydana getiren müvekkilinin markası muhtemelen yabancı bir kelime olup anlamına ulaşılamayan "..." kelimesinden tamamen farklılaştığını, Ayrıca iki marka ibaresi ayrı ayrı telaffuz edildiğinde fonetik açıdan neredeyse tamamen farklılaşmış iki markanın söz konusu olduğunu, marka ibarelerinin yazı stillerine bakıldığında ise aynı yazı stilinin kullanılmadığını bunun yanında her ne kadar marka görselleri siyah ve beyaz renklerden ibaret olsalar da marka ibaresi için beyaz, logo için ise siyah fonun kullanıldığı davacı markasına karşılık, marka ibaresi için hem siyah hem de beyaz fonu, logo için ise beyaz fonu kullanan müvekkiline ait markanın farklılaşmış markalar olduklarını,markalarda kullanılan işaretlere odaklanıldığında bariz bir şekilde davacı markanın logosunda kullanılmış olan işaret bir çift kanat iken müvekkiline ait marka logosunda kullanılan işaret ise geometrik bir çift üçgen olduğunu, Bu noktada aşağıdan yukarıya doğru genişleyen, üst orta kısmı boşluklu ve yırtıcı hayvanları çağrıştıran kanat işaretiyle kendine özgü geometrik bir şekil olan üçgen arasında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olduğu iddiası da gerçeklikten uzak olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları,TPMK belgeleri, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişilerin kök ve ek raporu dikkate alındığında taraf markaları arasında iltibas bulunduğundan, davalı adına ... nolu markanın( ... şekil ibareli) 25. Sınıf tüm emtilar yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksiz rekebetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,, marka hakkına tecavüzün tespitine karar verilmiş olduğundan hükmün ilanında davacının hukuki yararı bulunduğundan karar kesinleştiğinde; Hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline karar verilerek yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulması gerekmiştir." şeklindeki gerekçeleri ile,Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksiz rekebetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,Davalı adına ... nolu markanın( ... şekil ibareli) 25. Sınıf tüm emtilar yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE,Karar kesinleştiğinde kesinleşen ilamın TPMK’ne gönderilmesine,Hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen tecavüz ve haksız rekabetin tespitine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, TPMK nezdinde tescil edilmiş tüm markalar göz önüne alındığında müvekkili markasından daha çok davacı markasına benzeyen tescilli markaların bulunduğunun görüleceğini ve müvekkili markasının davacı markasından farklılaşmış bir marka olduğunun kabul edileceğini, dava tarihi itibariyle müvekkili markasının 15/08/2016 tarihinde yani yaklaşık 4 sene önce tescil olduğunu ve müvekkilinin davacı markasından, davanın açılması akabinde haberdar olduğu gerçeği olduğunu, bu durumun mahkemece verilen tecavüz ve haksız rekabete ilişkin tespiti boşa çıkardığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, davacıya ait marka ile müvekkili markası arasında görsel, işitsel veya kavramsal olarak ciddi farklılıklar mevcut olduğunu, müvekkilinin hiçbir zaman bir başkasının markasını kullanma yahut iltibas niyetinde olmadığı gibi haksız rekabet kastı da bulunmadığını, müvekkilinin tamamen iyi niyetle marka başvurusu yaptığını ve mezkur markayı tescil ettiğini, müvekkili markası ile davacı markası arasındaki benzerliğin ortalama dikkat seviyesindeki tüketici için markaların iltibasına yol açacak seviyede olmadığını, bu yönüyle davacı markasından yaklaşık iki yıl sonra müvekkili tarafından yapılan ve tescil edilen marka başvurusunun farklılaştırılmış ibare ve logo ile yapıldığını, davacı marka ibaresi "..."nun Türkçe bir kelime olmayıp tüketicide Türkçe bir kelime ile çağrışıma sebep olmadığını, müvekkili markası "..."nun ise Türkçe'deki "..." kelimesi ve zamir olan "o" sözcüğünün birleşiminden meydana geldiğini ve birlikte okunduğunda dahi Türkçe bir mana ve anlam ihtiva ettiğini, yazı tiplerinin aynı olmadığını, marka görselleri siyah ve beyaz olsa da farklı şekillerde kullanıldığını, davacının logosunda kullanılan işaret bir çift kanat iken müvekkilinin markasında kullanılan işaretin geometrik bir çift üçgen olduğunu, doktrine göre markaya bütüncül yaklaşılması gerektiğini, müvekkili markasının davacı markasından farklı olduğunu, kötü niyet, iltibas yahut haksız rekabetten söz edilemeyeceğini, müvekkili markasının anlam, görsel ve işitsel olarak davacı markasından farklı olduğunu, aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını, tecavüzün tespiti ve hükümsüzlük yönünden ayrı iki vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı vekilinin bir takım marka ibarelerini emsal gösterdiğini, söz konusu dava ve yargılama konusu dışı markaların bu davada emsal alınamayacağını, her somut durumun kendi koşullarında incelenebileceğini, müvekkiline ait markanın ... kelimesinden ibaret olup görsel tasarımı ve logosunda kanat şeklinden esinlenilerek ayırt edici bir logo ve tasarım tercih edildiğini, davalı adına tescilli markada hem marka ibaresi ve kanat şeklinin çok benzer şekilde yer aldığını hem mde bütüncül olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer kompozisyon kullanıldığını, neredeyse müvekkili logosunun ters çevrilmiş halini kullandığını, bu hususun 29.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda da bu şekilde ifade edildiğini, müvekkili markasında yer alan ... ibaresinin davalıya ait markanın esaslı ve baskın unsuru olan ... ibaresi ile aynı harflerin kullanılması ile birbirine yakın bir ibare seçilerek hem logo görselliği açısından hem de fonetik açıdan hem de sesçil açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalıya ait markanın özellikle de çift kanat şekli açısından bir bütün olarak bakıldığında müvekkilinin markasının bir serisi algısı oluştuğunu, 2004 yılında "..." markasını tescil ettirerek devamında bu marka ile bir seri ve bütüncül olacak şekilde ..., ..., ..., ... gibi markaları tescil ettirdikten sonra 2016 yılında müvekkiline ait ...markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer ... ibareli marka tescil başvurusunda bulunmasının davalının kötü niyetli olduğunu ispatlar nitelikte olduğunu, davalı tarafından müvekkiline ait markanın varlığından dava açılması ile haberdar olduğu iddiasın TTK'de yer alan basiretli tacir hükümleri gereği gerekse TPMK sicilinin aleniliği karşısında itibar edilemeyeceğini, davalı vekili tarafından davalıya ait marka ile müvekkili markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı iddiasının doğru olmadığını, markalar arasındaki benzerlik incelemesinde ortalama tüketiciler baz alınacağından dikkat seviyesi ortalama düzeydeki tüketicilerin dava konusu markalar arasında idari bir bağ olduğunu düşünme tehlikesinin dahi yeterli olduğunu, davalının ticaret sitelerinde ürün satışı gerçekleştirmekte olup bu sayede geniş bir tüketici kitlesine ulaşabildiğini, her iki firmanın da erkek giyim üzerine hizmet verdiğini, vekalet ücreti yönünden; birden fazla istemin aynı dava içerisinde ileri sürülmesinin mümkün olduğunu, ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka uygun olduğunu, tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu; davalı adına ... nolu "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü, davacı markasına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi davasıdır.TPMK kaydına göre; Davacının ...(25. Sınıf dahil) ve ... Şekil markaları 2004, 2011 ve 2014 tarihli olup, davalının ... nolu ... şekil markası ise 25. Sınıfta tescillidir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 29/06/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;" Tasarımcının tasarımı gerçekleştirirken sahip olduğu sonsuz seçenek özgürlüğü gözetilerek yapılan inceleme kapsamında davalı markasının davacı markasından ayrışmak yerine benzeme çabası içinde olduğu ve markayı oluşturacak logoyu tasarlarken yaptığı değişikliklerin genel görünümde farklılık yaratmaktan uzak olduğu değerlendirilerek her iki markanın görsel olarak bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, dolayısıyla benzer olarak algılandıklarına, detay ve gerekçeleri verilen taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzerlik teşkil etmesi, tescilli oldukları sınıf ve içeriğindeki emtiaların aynı olması sebebi ile davalıya ait 2016 03325 tescil numaralı markasının 25. Sınıf kapsamında tüm emtialar bakımından (Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri:şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler) takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, hükümsüzlük şartlarının oluştuğuna,Davacı markaları ile davalı markasının görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzerlik teşkil ettiği, tescilli oldukları sınıfların aynı olduğu, bu sebeple karıştırılma ihtimali olduğu kanaatine varılmakla, davalı yan tarafından gerçekleştirilen kullanımların davacı yan markaları ile karıştırma ihtimali yarattığından, davacı tarafın marka hakkına tecavüz edildiği ne,ayrıntısıyla yapılan karşılaştırma ile davacı markaları ile davalı markasının karıştırılma ihtimali olduğu, nihai tüketiciler nezdinde gerek mallar gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve bunların aynı yerden piyasaya sürüldükleri yönünde çağrışım yapabileceği, sadece alıcıların belirli bir mal yerine başka bir mal almak istediklerinde değil, bunların kaynağının aynı işletme olduğunu veya işletmeler arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri bunun da iltibas ihtimali yaratacağı nedenleriyle,davalı tarafın gerçekleştirdiği markasal kullanımlarının, davacı yan markaları ile karıştırma ihtimali yarattığından haksız rekabetin oluştuğuna, davacı ve davalının aynı alanda faaliyet göstermesi, ürün çeşitlerinin benzer olması,markaların benzer olması, aynı nice sınıflarında tescil edilmiş olması, davalının daha önce tescil edilmiş olan davacı markasını bildiği ve buna rağmen markanın benzerini tescil ettirdiğini, kötü niyet hususundaki nihai takdirin mahkemeye ait olduğu" belirtilmiştir.15/03/2022 tarihli bilirkişi heyet EK raporunda özetle; "Kök rapordaki görüş ve düşüncelerinin değişmediğini, Ortalama tüketicinin daha önceden bildiği gömlek, pantolon, kazak vb. dış giysilerinde kullanılan ... markasını, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Üzerinde yüksek derecede benzer... şeklinde görmesi, , tüketicileri malların kaynağına veya menşeine ilişkin olarak yanılgıya düşüreceği, malların aynı işletmeden veya ekonomik olarak bağlantılı bir işletmeden geldiğini düşündüreceği sebebi ile karıştırılma ihtimali bulunduğu" belirtilmiştir.6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır.Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.SMK m. 29/1-a atfıyla uygulanacak olan SMK m, 7/2- b'ye göre tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tesdili markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, marka hakkına tecavüz niteliği taşıyacaktır.6102 sayılı TTK'nın 54 vd. maddeleri Haksız Rekabete ilişkindir.6769 sayılı SMK'nın 25. Maddesine göre 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. "Marka tescilinde mutlak ret nedenleri" Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez: .... d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler...(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez." hükümlerine amirdir."Marka tescilinde nispi ret nedenleri" başlıklı Madde 6- (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir....(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükümlerine amirdir.Davacı dava dilekçesi davalının markasının hükümsüzlüğü ve markaya tecavüzün, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesinin talep ve dava ettiği, davalı tarafından davacı markasından daha önce ... tescil nolu 18/25/35 sınıflarda tescili sağlanmış ... “...” şekil markasının davacının tescilinden 3 yıl önce tescil edilmiş bir marka olduğunu, Davacının markası ile önceki bu marka arasındaki tek farkın başındaki "V" ibaresi olduğunu, Davacı tarafın bu markaya "B" ibaresini ekleyerek...olarak tescilini sağladığını, eğer bu eylem bir haksız rekabet ve taklit ise asıl davacının kendisinin taklit yaptığını ve haksız rekabette bulunduğunu, davacıya ait marka ile müvekkilinin markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak ciddi farklılıklar mevcut olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, Taraf markalarının görsel ve işitsel benzerliği, markalarda benzer kavramlara tekabül eden şekiller kullanılması, markaların birinin ya da her ikisinin özel anlamları bulunsa da, bütünsel değerlendirme sonucunda markalar arasında kavramsal benzerlik bulunduğu, davalı markası tescilli ise de, SMK madde 155- (1) Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez.”hükmüçerçevesinde, davalı yanın dava konusu markalarını “tecavüz davasında savunma argümanı olarak ileri süremeyeceği” ve taraf markaları arasında iltibas bulunduğu bilirkişi heyet raporu ile tespit edildiğinden, davalı adına ... nolu markanın( ... şekil ibareli) 25. Sınıf tüm emtilar yönünden Hükümsüzlüğüne,Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, dair verilen karar dosya kapsamına uygundur.-Davalı istinafında markaya tecavüz ve markanın hükümsüzlüğü davasında ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüş ise de her bir davada ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davalının bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/09/2022 tarih ve 2020/400 E., 2022/135 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/03/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/400, K. 2022/135, T. 29.06.2021, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-400-e-2022-135-k-792ae0144422